Canon: Görüntü teknolojilerinde devrim yaratan marka…

1937 yılında faaliyete başlayan Canon, “Her eve bir kamera!” sloganının hakkını verircesine, kameraları bir lüks olmaktan çıkarttı. Başlangıçta 35 mm kamera üretmek için yola çıkan firma, aradan geçen 80 yıllık süre zarfında, görüntü teknolojilerinde pek çok devrim yarattı. Üstelik, çok geniş bir ürün çeşitliliğine sahip oldu. Bugün artık Canon etiketini, fotoğraf makinelerinden hesap makinelerine, fotokopi makinelerinden kartuş ve tonerlere kadar pek çok üründe görebiliriz. Ofix Blog‘da her Pazartesi konu edindiğimiz başarı hikayelerine, bu hafta Canon markasıyla devam ediyoruz.

80 yıllık bir başarı hikayesi…

Çok uluslu bir Japon markası olan Canon‘un kuruluş serüveni, aslında 1930’ların başlarına kadar uzanıyor. Precision Optical Instruments Laboratory‘de optik alanında çeşitli prototipler üzerinde çalışan Takeshi Mitarai, Goro Toshida, Saburo Uchida ve Takeo Maeda, geliştirdikleri ürünlerin tescilini alarak Tokyo’da şirketin temellerini attılar.

Canon ismi, Budizmde bağışlama tanrısı olan Kwanon‘dan geliyor. Bu isim ayrıca, İngilizcede “kural, standart” gibi anlamlara sahip. Bu ismin seçilmesinde esas amaçlardan biri, şirketin fotoğrafçılık alanında yeni kural ve standartları belirleme konusundaki kararlılığını yansıtmaktı. Ürünlerinin yüksek kalitesi, hakikaten de fotoğrafçılık alanında pek çok şeyi yeni baştan değerlendirmeyi sağladı.

Faaliyete başladığı ilk yıllardan itibaren Canon, yüksek teknoloji ve yaratıcılıkla dolu bir üretim sürecinin içinde oldu. 1937 yılında piyasaya sunduğu 35 mm ilk focal plane-shutter kamerası, bu gelişim sürecinin ipuçlarını veriyordu. Bu başarıyı, 1940 yılında geliştirdiği ilk X-ray kamerası izledi. 1947 yılında ise şirketin ismi Canon Camera Corporation olarak değiştirildi ve dünya pazarına açılım süreci başlatıldı.

Dünya Pazarında Canon

1955 yılında şirket, dünya pazarına açıldı. Savaş yorgunu Avrupa pazarında ürünleri, yeni bir tüketici kitlesi buldu. Fotoğrafçılığın hobi haline gelmeye başladığı bu dönemde bu ürünlerin fiyat avantajı, Avrupa pazarında gücünü pekiştirmesini sağladı. Avrupa’da yeni faaliyete açtığı üretim tesisleri sayesinde, ithal ürünlere uygulanan yüksek vergi engelini aşmayı başardı ve pazar hakimiyetini geliştirdi.

1958 yılında Canon, televizyon yayıncılığı için geliştirdiği yeni bir lensin lansmanını yaptı ve fotoğrafçılık alanından sonra yayıncılık alanında da iddialı olduğunu ispatladı. 1960’lı yıllarda ise elektronik hesap makineleri konusunda dünya devleriyle yarışmaya başladı. Geliştirdiği Canola 130 modeli, dünyanın ilk 10 tuşlu elektronik hesap makinesi unvanını kazandı. 1969 yılında şirket, ismini Canon Inc. olarak değiştirdi ve ofis otomasyonu ve elektronik araçlara yatırım yapmaya başladı.

Ofis Otomasyonunda ve Elektronik Alanında Üstünlük

Geliştirdiği fotoğraf makineleri ve kameralarla görüntü teknolojilerinde devrim yaratan şirket, 1970’lerin ortalarından itibaren ofis otomasyonu ve elektronik araçlara yoğunlaştı. Özellikle de mürekkep püskürtme teknolojisi üzerindeki çalışmalara büyük önem verdi. Ürün yelpazesini hızlı bir şekilde arttırdığı bu dönemde, yeni teknolojilere öncülük yapmayı sürdürdü.

Geliştirdiği özel püskürtme teknolojisinde mürekkep damlalarını çıkartmak için ısı enerjisinden yararlanıldı. Böylelikle, dünyanın ilk termal injet (Buble Jet) teknolojisini geliştirmiş oldu. Bu yeni teknolojide mürekkep damlalarını çıkartmak için ısı enerjisinden yararlanıldı. Mürekkep içeren bir şırınga iğnesinin yüzeyde oluşturduğu mürekkep damlacıklarını yazıcılar üzerinde uygulayan Canon, 1985 yılında piyasaya sunduğu Buble Jet-80‘le yeni bir çığır açtı.

Canon‘un marka tarihinde 1988 yılının özel bir önemi var. Bu tarihte, tıpkı kuruluş sürecinde olduğu gibi yine Budizmden hareketle, Kyosei adını verdiği kurumsal felsefesini halka tanıttı. Türkçesi “ortak fayda için yaşamak ve çalışmak” anlamına gelen bu felsefe, şirketin kurumsal ilkelerini yansıtıyordu. Aynı zamanda da öncülük yaptığı yenilikler için geçerliydi. Nitekim şirket, yalnızca bir ürünü daha güçlü bir teknolojiyle geliştirmek değil, aynı zamanda da insan hayatını kolaylaştıran ve ortak faydayı amaçlayan bir üretim politikasına sahip.

2000’li Yıllar ve Dijital Devrim

Canon‘un geliştirdiği termal injet teknolojisi, 1990’lı yıllara doğru önemli bir dönüşüm geçirdi. Yazıcılarda kullanılan mürekkep tankı ve baskı başlığı, tek bir ultra kompakt mürekkep kartuşuna dönüştü. Ve böylelikle, dünyanın ilk tüketici kiti olan yazcısı BJC-600 piyasaya sürüldü. Geliştirdiği bu yeni kartuş teknolojisinde düz kağıda tam renkli çıktı almak çok kolay hale geldi. 1999 yılında piyasaya sunduğu BJ F850 ise yüksek kaliteli baskı almak için özel bir fotolitografik mürekkep püskürtme teknolojisine sahipti.

2000’li yıllar, çok sayıda elektronik araçla ofis ortamının giderek “dijital” bir hale gelmeye başladığı yıllardı. Canon, bu değişimi izlemek yerine bu değişimde pay sahibi olmayı amaçladı. Dahası, ofis otomasyonunun yalnızca dijitalleşmesi yeterli değildi, aynı zamanda işlevsellik kazanması da gerekiyordu. Ve bu işlevselliğe estetik ögelerin katılması da gerekiyordu.

Bu çerçevede üretim politikalarını güncelleştiren şirket, dijital devrim sırasında gücüne güç kattı. Ürün yelpazesinde bilgisayar ekipmanları ve özellikle de yazıcılar büyük beğeni topladı. Geliştirdiği kablosuz baskı sistemleri ve bulut tabanlı servis bağlantıları çok beğenildi. Çünkü bu ürünler, dijital devrim sırasında değişen yaşam tarzına büyük bir uygunluk göstermekteydi.

Diğer taraftan, görüntü teknolojisinde yarattığı devrimler, 1992 yılında piyasaya sunduğu EOS 5‘le devam etti. AF (Auto Focus) teknolojisine sahip bu ürünler, gözle kontrol edilebilen ilk fotoğraf makinesi unvanına sahip. 1995 yılında ise ilk dahili görüntü sabitlemeli SLR objektifli EF 75‘i piyasaya sundu. Ve saniyede 10 kare çekim hızına sahip fotoğraf makinesi EOS-1N RS‘yle pazar gücünü pekiştirdi.

Ofis dostu Canon ürünleri Ofix.com’da!

Online alışveriş sitemiz Ofix.com, ofislerin en sık sipariş verdiği Canon ürünlerine uygun fiyat avantajlarıyla sahip olma fırsatı sunuyor. Bu yazımızda sizlere önereceğimiz ilk ürün, MF 411 DW lazer yazıcı. Çok fonksiyonlu bu ürünlerin baskı kalitesi 1200 x 1200 dpi. WiFi özelliğine sahip, 1 GB bellekli, tarama özellikli bu yazıcılar, 350 kağıt kapasiteli. Bu ürünlerle ayda maksimum 50 bin sayfa çıktı alabilirsiniz.

Eğer renkli çıktı almanız gereken bir işle uğraşmaktaysanız, Pixma G1400 renkli yazıcı sizin için uygun bir seçim olabilir. Siyah ve renkli çıktı alabileceğiniz ofis dostu bu ürünlerde dakikada 8.8 sayfa çıktı alabilirsiniz. Siyah ve renkli baskı kalitesi 4800 x 1200 dpi olan bu ürünlerde renkli kartuş verimliliği 7 bin sayfa.

Canon markasına ait hesap makineleri de sitemizde en sık sipariş verilen ürünler arasında. Hesap makineleri konusunda eğer standart hesap makinesi sizin için yeterliyse, önerimiz AS-120 12 haneli hesap makinesi. Pil ve güneş enerjisiyle çalışma özelliğine sahip bu ürünler 145 x 10 x 33 mm ölçülerinde.

Eğer daha gelişmiş bir hesap makinesine ihtiyacınız varsa, F-715-SG bilimsel hesap makinesi sizin için güzel bir seçim olabilir. 2 satır geniş LCD ekrana sahip bu ürünlerle 16 basamaklı dahili hesaplama yapabilirsiniz.

Hesap makinesi konusundaki tercihiniz şık bir masaüstü hesap makinesi ise LS-120 HI 12 haneli masaüstü hesap makinesini önerebiliriz. Profesyonel metalik yüzeye sahip bu ürünler 140 x 105 x 32 mm ölçülerinde.

Sitemizde satışını yaptığımız diğer Canon ürünlerine buradan ulaşabilirsiniz.

Tüm okurlarımıza başarı hikayeleri ile dolu bir hafta diliyoruz…

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir