Akar alerjisi nedir?

Çapları 0.1 ile 0.5 mm arasında değişen mikroskobik canlılar olan akarlar, sıcak ve nemli ortamlarda kolayca üremekte ve bıraktıkları dışkılarla akar alerjisine neden olmakta. Ciltte kızarıklık ve kaşınma, burun akıntısı, hapşırma, öksürük vb. şikayetlere yol açan akar alerjisi, gerekli önlemler alınmadığı takdirde astım, kronik öksürük, nefes darlığı gibi sorunlara yol açabiliyor. Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, akar alerjisi hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. 

Kısaca Akar Alerjisi

Akar alerjisi kısaca, mite adı da verilen akarların yol açtığı alerjik reaksiyonlardır. Akarlar, çapları 0.1 ile 0.5 mm arasında değişen mikroskobik canlılardır. 1 gram toz içinde 20 bine yakın akar bulunabilir. Sıcak ve nemli ortamları seven akarlar, insanların dökülen deri hücreleri, kıl ve kepekler ile benzeri organik maddelerden beslenir. Akarlar en çok 20-30 derecede ve yüzde 60-70 nem düzeyinde çoğalır. Akarların çoğalmasında tozlu ve nemli yüzeylerin yanı sıra yatak ve yastıklar, yorganlar, halılar, kumaş kaplı mobilyalar da oldukça elverişlidir. Bu nedenle akar alerjisi, halk arasında ev tozu alerjisi olarak da adlandırılabilmekte.

Akar alerjisine yol açan şikayetler büyük ölçüde akarların dışkılarından kaynaklanır. Bir akarın yaşımı ortalama 3 ay sürer ve bu süre boyunca ürettiği dışkının miktarı kendi ağırlığının 200 katını bulabilir. Akarların yüzeye bıraktığı dışkılar, zamanla kurur ve ince bir toz tabakası oluşturur. Tozlu yüzeylerde biriken akar dışkısı deriye temas ettiğinde veya solunum yoluyla vücuda alındığında ciltte kızarıklık ve kaşınma, burun akıntısı, hapşırma, öksürük vb. şikayetlerin oluşmasına yol açar. Kişide astım, alerjik nezle veya egzama gibi şikayetler varsa, akar alerjisi şikayetleri daha kuvvetli bir şekilde ortaya çıkabilir. Akar alerjisinin uzun süre devamı halinde kişide astım, kronik öksürük, nefes darlığı gibi sorunlar oluşabilir.

Akar alerjisi hangi belirtilerle anlaşılır?

Akar alerjisinin en önemli belirtilerinin ciltte kızarıklık ve kaşınma, burun akıntısı, hapşırma, öksürük ve gözlerde kaşıntı, sulanma, kızarıklık veya şişlik olduğunu söyleyebiliriz. Temizliği ihmal edilen yatak ve yorganlarda biriken akar dışkılarını temas veya solunum yoluyla vücuda alan kişiler, sabah uyandıklarında burun akıntısı, hapşırık veya gözlerde yanma hissedebilir. Tüylü halılar, toz kaplı ve nemli ortamlar veya evcil hayvanlarla temas bile akar alerjisi şikayetlerinin ortaya çıkmasına neden olabilir. Öyle ki, tüylü halı üzerinde oynayan çocukların bir anda öksürmeye başlamasının nedeni akar alerjisi olabilir. Benzer şekilde, tümüyle halı kaplı ortamlarda akar alerjisi daha sık görülür ve daha güçlü şikayetlere yol açar.

Akar alerjisini önlemek için neler yapmak gerekir?

Akar alerjisini kısaca bu şekilde ele aldıktan sonra yazımızın bu kısmında, akar alerjisini önlemek için neler yapmak gerektiği hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. Fakat şu noktayı özellikle belirtmek istiyoruz. Burada paylaşacağımız bilgiler yalnızca genel sağlık bilgileri bağlamında olup akar alerjisini tedavi edici bir nitelik taşımamaktadır. Akar alerjisi şikayetiniz varsa, vakit geçirmeden hekiminize başvurmalısınız. Gerekli tedavi sürecini hekiminizin gözetiminde sürdürmelisiniz.

Temizlik ve hijyeni ihmal etmemelisiniz.

Akar alerjisinden korunmak için her şeyden önce, temizlik ve hijyene dikkat etmelisiniz. Akar dışkısı en çok tozlu ve nemli yüzeyler, yatak ve yastıklar, yorganlar, halılar ve kumaş kaplı mobilyalarda birikmekte. Bu yüzeylerin temizliğine çok özen göstermeli, tozlu ortamlarda bulunmamaya veya maske kullanmaya dikkat etmelisiniz. Evinizde temizlik ve hijyene gösterdiğiniz özeni ofis temizliği için de göstermelisiniz. Ofis ortamında akarlar sabit objelerin üzerinde saatlerce yaşayabilir. Ofiste en sık kullandığınız masaüstü gereçler, kapı kolları, ofis telefonları, kumandalar ve elektrik düğmelerinin üzerinde akar dışkısı birikmemesi için gerekli önemleri almalısınız.

Ellerinizi sık sık yıkamalısınız.

Tozlu ortamlarda akar alerjisi riski oldukça yüksektir. Ofiste masanızı ve kullandığınız araç ve gereçleri ne kadar temiz tutmaya çalışırsanız çalışın, tozlu ortamlardan temas yoluyla akar alerjisi riskine maruz kalabilirsiniz. Bu riskleri ortadan kaldırmak için ellerinizi su ve sabun kullanarak yıkamalısınız. Su ve sabuna ulaşamıyorsanız, el temizliği için ıslak mendiller kullanabilirsiniz. Fakat ıslak mendillerin ikincil bir temizlik şekli olduğunu unutmayın. El temizliğinde önceliğiniz daima su ve sabun olmalı.

Ofis sıcaklığınıza dikkat etmelisiniz.

Ofis sıcaklığı konusunda ideal aralık 20 ile 26 derece arasındadır. Ofis sıcaklığınızın 26 derecenin üzerine çıkması hem vücudunuzun sıvı kaybını arttırır, hem de akarların çoğalmasına yol açar. Ofis sıcaklığınızı 20 ile 26 derece, nem oranını ise yüzde 40-50 arasında tutarsanız daha sağlıklı bir çalışma ortamı yaratabilirsiniz. Nem oranının yüzde 50’nin altına inmesi, akar ve daha pek çok mikroorganizma için hayati tehlike anlamına gelmekte. Fakat nem oranının yüzde 40’ın altına inmesi, cilt kuruluğu ve pek çok sağlık sorununu gündeme getirebilir. Sıcaklığın 30 dereceye yaklaşması, nem miktarının ise yüzde 60-70 düzeyinde seyretmesi ise akarların ve diğer pek çok mikroorganizmanın üreme hızını arttırmakta.

Ofisinizi sık sık havalandırmalısınız.

Kış aylarında ısınma ihtiyaçları artıyor. Ofiste sıcaklık düşmesin diye çoğu zaman ofisi havalandırmak ihmal edilebiliyor. Ofiste ısınmak için eğer klima kullanıyorsanız ve üstelik, klimanızın filtresini temiz tutmuyorsanız, akarların çoğalması için elverişli koşullar yaratıyorsunuz demektir. Gün içinde ofisinizi havalandırıp temiz hava girişini sağlarsanız yalnızca akar alerjisi için değil, aynı zamanda tüm enfeksiyonlar için de riskleri azaltabilirsiniz. Ofisinizde hava giriş çıkışını engellememek için kalın ve ağır perdeler yerine ince tül veya stor perdeleri tercih etmelisiniz.

Otel ve hastanelerde dikkatli olmalısınız.

Otel ve hastane gibi büyük yapılarda yatak, yorgan, halı vb. yüzeylerin temizliğine yeterince özen gösterilmeyebiliyor. Bu gibi ortamlarda akar alerjisi riskine maruz kalmamak için güvenilir kurumları tercih etmeli, kullandığınız eşyaların temizlik ve hijyeninden emin olmalısınız. Otel veya hastanede geçirdiğiniz bir gecenin ardından sabah uyandığınızda akar alerjisi şikayetleriyle karşılaşırsanız, durumu yetkililere ivedilikle bildirmelisiniz.

Editörün Tavsiyesi: Focus Sıvı Sabun

Akar alerjisi hakkında faydalı bilgiler verdiğimiz ve akar alerjisinden korunma yollarını anlattığımız bu yazımızı bitirmeden önce, sitemizde satışına yeni başladığımız Focus sıvı sabunu kısaca tanıtmak istiyoruz. 5 litre hacmindeki bu ürünler, el hijyeni konusunda etkin çözümler sunuyor. Ciltle dengeli pH derecesi sayesinde cildi kurutmadan temizleyen bu ürünlerin bileşimindeki deri yağlandırıcıları, yıkama sırasında cildin kaybettiği nemi cilde geri kazandırıyor. Mikroorganizmalara karşı etkin bir koruma sağlayan bu ürünleri Ofix.com üzerinden sipariş vermek için burayı, kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için burayı tıklayabilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir