Ani Harabeleri Gezi Rehberi

20’den fazla medeniyete ev sahipliği yapan Ani, ülkemizin en önemli kültürel miraslarından biri. Tarih içinde “1001 Kilise Şehri” olarak anılan Ani’de günümüze ulaşmayı başaran 40 kadar kilise, şapel ve anıt mezar mevcut. Bu yönüyle Ani Harabeleri, Doğu Anadolu’nun en önemli ören yerlerinden biri durumunda. Volkanik bazalt taşından yapılan bu eserlere eşlik eden doğal güzelliklerin arasında keyifli bir tatil geçirebilirsiniz. Ofix Blog‘da bu ayki gezi rehberi köşemizde, Ani Harabeleri hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. 

Ani Harabeleri nerededir?

Ani Harabeleri, Kars’a 48 km uzaklıkta Arpaçay ilçesinde, Türkiye-Ermenistan sınırı yakınlarındaki Arpaçay nehri yakınlarında bulunmakta. Antik Ani kenti, 78 hektarlık bir alanı kaplıyor. Kentin çevresi 4.5 km boyunca surlarla çevrili. Surların üzerindeki yılan, kartal ve aslan motifleri, farklı medeniyetlerin izlerini en açık şekilde yansıtmakta. Surlarda Ermeni mimarisinin en seçkin örneklerinin yanı sıra Gürcü, Selçuklu ve Osmanlı mimarisinin de izlerini görmek mümkün.

Ani Harabeleri’ne ulaşım için Kars’a direkt seferler düzenleyen hava yolu ulaşım şirketlerini tercih edebilirsiniz. Kars’a geldikten sonra yaklaşık yarım saatlik bir kara yolculuğunun ardından Ani Harabeleri ile karşılaşabilirsiniz. Kars’a ulaşım için dilerseniz, son yılların en popüler ulaşım araçlarından biri haline gelen Doğu Ekspresi’ni de tercih edebilirsiniz.

Ani’nin Kısa Tarihçesi

Ani’deki ilk yerleşimlerin M.Ö. 3000’lerde başladığı düşünülmekte. Bölgenin tarih öncesi geçmişi pek fazla bilinmese de İpek Yolu üzerinde yer almasından dolayı önemli bir ticaret merkezi olduğu değerlendirilmekte. Ani’de nüfusun artması, Urartular döneminde gerçekleşti. Romalılar ve Persler arasında yapılan savaşlarda birçok kez el değiştiren Ani, 5. yüzyılda Kamsarakan hanedanlığının kontrolüne geçti. 7. yüzyılda bir süreliğine Arap hakimiyetine giren Ani’de 8. yüzyıldan itibaren Ermeni hanedanlar hüküm sürmeye başladı.

Ani’nin en güçlü zamanları, Ermeni hanedanlarından Bagratuniler döneminde yaşandı. Tarihsel kaynaklara göre II. Smpat (977-989) ve oğlu Gagik (989-1020) döneminde Ani’de nüfus 100 binin üzerindeydi. 1045 yılında Ani’nin kontrolü Bizanslıların eline geçti. 1064 yılında Ani, Sultan Alparslan komutasındaki Selçuklular tarafından fethedildi. 12 ve 13. yüzyıllarda Ani’nin kontrolü birkaç kez el de değiştirdi. 1239 yılındaki Moğol işgalinden sonra ise Ani’nin önemi yavaş yavaş azalmaya başladı.

Kafkaslar’dan Anadolu’ya ilk giriş kapısı olan Ani’de Saka Türkleri, Sasaniler, Bizanslılar, Harzemşahlar, İlhanlılar, Selçuklular, Osmanlı Devleti ve Ruslara ait birçok iz mevcut. 1878-1918 döneminde Rusların kontrolüne geçen Ani, zaman içinde terk edildi ve yerleşimler, bugünkü Kars merkeze doğru kaydırılmaya başlandı. Ani Harabeleri, 2011 yılında başlatılan kazı ve restorasyon çalışmalarıyla yeniden canlandırılmakta. 15 Temmuz 2016 tarihinde UNESCO Dünya Mirası Listesi‘ne dahil edildikten sonra Ani Harabeleri, yerli ve yabancı turistlerin daha fazla ilgisini çekmeye başladı.

Ani Katedrali

Ani Harabeleri denildiğinde akla gelen ilk mekanlardan biri olan Ani Katedrali, şehrin en büyük mabedi. Kral I. Gagik‘in eşi Katranide tarafından 1001 yılında yaptırılan bu eser, dönemin en ünlü mimarlarından Trdat tarafından inşa edildi. Ayasofya’nın da onarımını yapan Trdat, dikdörtgen planlı katedrali kayalık bir zemine oturttu. 1064 yılında Ani Sultan Alparslan tarafından fethedilince, katedral camiye dönüştürüldü ve Fethiye Camisi olarak anılmaya başlandı. Yapımında kırmızı taşlar kullanılan katedralin tavanı, 1319 yılında yaşanan depremin ardından yıkıldı. Buna rağmen katedral, anıtsal özelliklerini günümüzde de koruyor.

Aziz Gregor Kilisesi

10. yüzyılın sonlarında inşa edilen Aziz Gregor Kilisesi, 12 kenarlı şapeli ve kubbesiyle görkemini günümüzde de taşımaya devam ediyor. Kilisede 20. yüzyılın başlarında bulunan anıt mezarın Bagratuni hanedanından Prens Grigor Pahlavuni’ye ait olduğu sanılmakta. Fakat ne var ki mezar, 1990’lı yıllarda define avcıları tarafından yağmalandı. Kilisenin çevresinde gözetleme kuleleri ve kayalıklara oyulmuş mağaralar mevcut. Ani öncesi döneme ait olduğu düşünülen bu mağaraların Ani döneminde mezar ve kilise olarak kullanıldığı düşünülmekte. Mağaraların içinde yaşam, 20. yüzyılın başlarına kadar devam etti.

Genç Kızlar Kilisesi

Ani Harabeleri içinde yer alan Genç Kızlar Kilisesi ya da diğer adıyla Bakireler Manastırı, 13. yüzyıl Ani mimarisinden izler taşıyor. Ulaşım açısından zor bir noktaya inşa edilmiş olması, yapının büyük ölçüde korunmasını sağlamış. Duvar kabartmaları ve süslemeleri ile Ani Harabeleri içindeki en ilginç mekanlardan biri olan Genç Kızlar Kilisesi, Arpaçay nehir vadisinin batı yakasında, kervan yolunun başlangıç noktasında yer alıyor.

Ebu’l Manucehr Camisi

11. yüzyıldan kalma Ebu’l Manucehr Camisi, bölgede en eski Türk-İslam eserlerinden biri. Caminin minaresi günümüzde ayakta durmaya devam ediyor. Yapının esas işlevi hakkında çeşitli tartışmalar mevcut. Bir görüşe göre yapı aslında, Bagratuni hanedanlığı döneminde saray olarak inşa edildi, daha sonra camiye dönüştürüldü. Daha yaygın görüşlere göre ise yapı aslında cami olarak inşa edildi ve Selçuklu döneminde Türklerin Anadolu’da inşa ettiği ilk camiydi.

Selçuklu Kervansarayı

Selçuklu Kervansarayı, Ani Harabeleri bölgesinin merkezinde yer alıyor. 12. yüzyılda inşa edilen kervansarayın günümüze ulaşmayı başaran taç kapısı, dönemin Selçuklu mimarisini yansıtan en güzel örneklerden biri. Kervansarayın, 10. yüzyılda inşa edilen Arekletos Kilisesi’yle birleştirilerek inşa edildiği tahmin ediliyor.

Ani Harabeleri gezi rotanız içinde ayrıca Tigran Honents Kilisesi, İpek Yolu Köprüsü, Büyük ve Küçük Hamam ile İç Kale’ye yer verebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Görsel Kaynaklar:

https://www.turizmgunlugu.com
https://www.kulturportali.gov.tr
https://www.ntv.com.tr

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir