Bağışıklık sistemimizi nasıl güçlendirebiliriz?

Önceki yıllara oranla bu yıl fazla soğuk bir kış geçirmedik. Fakat, son günlerde soğuklar epeyce arttı. Mevsim geçişlerinde günlük sıcaklık değişimleri ve vücudumuzun su kaybı yüksek olduğu için, bağışıklık sistemimiz zayıflıyor ve enfeksiyon riskleri artıyor. Ofix Blog’da bu haftaki sağlık köşemizde, bağışıklık sistemimizi güçlendirme yolları hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız.

Karbonhidrat tüketiminizi sınırlandırmalısınız.

Mevsim geçişlerinde vücudun karbonhidrat isteği artıyor efendim. Fakat, karbonhidrat tüketimindeki artışa bağlı olarak yorgunluk ve halsizlik hissi de artıyor. Güne eğer kahvaltı yapmadan başlıyorsanız, öğle saatlerine doğru enerjiniz düşecek ve vücudunuz sizi, güçlü miktarda karbonhidrat tüketmeye zorlayacaktır. Yaptığınız işler ne olursa olsun, beyin fonksiyonlarınızın sağlıklı çalışabilmesi için glikoza ihtiyacınız var. Ancak, güne kahvaltı yapmadan başlayıp öğle saatinde bol karbonhidrat tükettiğinizde, kan şekerinizi düşürmek için pankreas insülin miktarını arttıracak ve karbonhidratlar yağa dönüştürülerek depolanacaktır.

Başka deyişle, tüketilen fazla karbonhidratlar beynin ihtiyaç duyduğu glikozu sağlamıyor. Bağışıklık sistemimizi güçlendirme yollarından biri olarak, özellikle de mevsim geçişlerinde karbonhidrat ağırlıklı bir beslenme programı yerine, protein ağırlıklı bir beslenme programı uygulamalısınız. Protein kaynağı olaraksa hayvansal gıdalar daha etkili. Örneğin et, tavuk, balık, yumurta gibi besinler güçlü birer protein kaynağıdır ve bağışıklık sisteminizi güçlendirir. Bitkisel gıdalar içinse renkli sebze ve meyveleri tercih edebilirsiniz. Bu besinler, antioksidan bakımından da zengin birer kaynaktır. Bu mevsimde özellikle de havuç, içerdiği betakaroten nedeniyle bağışıklık sisteminizi hızlı bir şekilde güçlendirecektir.

Probiyotik ve prebiyotikleri ihmal etmemelisiniz.

Probiyotik ve prebiyotik gıdalar, bağışıklık sistemimizi güçlendirme yolları içinde bir diğer önemli konudur. Nitekim probiyotikler, bağırsaklarımızda yaşayan ve bağışıklık sistemimizin güçlenmesine katkı sağlayan maddeleri ortaya çıkartan yararlı bakterilerdir. Prebiyotikler ise vücudumuzda sindirilmeyen ve bu bakterilerin hem miktarını, hem de çalışma şeklini olumlu yönde etkileyen besin ögeleridir. En zengin probiyotik gıdalar yoğurt, kefir, ayran, peynir, tarhana ve turşudur. Prebiyotik bakımından zengin gıdalar ise sarımsak, elma, muz ve pırasadır. Bağışıklık sistemimizi güçlendirme yolları içinde bu besinlerden en az bir-iki tanesini günlük düzenli olarak tüketirseniz, hem enfeksiyonlara yakalanma riskiniz azalır, hem de sindirim sisteminiz daha iyi çalışır.

Bu noktada, önemli bir konunun daha altını çizelim. Probiyotik takviyelere yönelik ilgi ve talep mevsim geçişlerinde artıyor. Bu takviyeleri kullanmadan önce mutlaka hekiminize danışmalısınız. Çünkü, bilinçsizce kullanılan bu takviyeler bağırsak floranızın zarar görmesine yol açmakta. Ayrıca, her şeyin doğalı daha makbul olduğu gibi, probiyotiklerin de doğal olanı daha makbul. Eğer yapabiliyorsanız yoğurt ve turşularınızı kendiniz yapıp hiçbir katkı maddesi kullanmadan bağışıklık sisteminizi ve bağırsak sağlığınızı güçlendirebilirsiniz.

D vitamini ve güneşten daha fazla yararlanmalısınız.

Aslına bakarsanız, bütün vitaminler vücut için faydalıdır. Fakat, yaygın kanının aksine, bağışıklık sistemini güçlendiren en önemli vitamin C vitamini değil, D vitaminidir efendim. Üstelik, C vitamini vücutta depolanmıyor, bu vitamini günlük düzenli olarak besinlerden almalı; takviye kullanmanız gerekiyorsa hekiminizin gözetiminde kullanmalısınız. Oysa D vitamini, vücutta depolandığı gibi, diğer vitaminlerden farklı olarak pek çok metabolik fonksiyonu yerine getirmekte.

Diğer taraftan, D vitaminin kullanılabilmesi için vücudun güneş ışığına ihtiyacı var. Oysa, tüm günü masa başında geçiren ve çok az hareket eden beyaz yakalılar, güneş ışığından yeterince yararlanamıyor ve D vitamini eksikliği yaşıyorlar. Bu sorun, özellikle de kış aylarında daha fazla hissedilmekte. Hava aydınlanmadan işe gelen, hava karadıktan sonra işten çıkan ve neredeyse tüm günü masa başında geçen beyaz yakalılar, D vitamini eksikliğine bağlı olarak pek çok sağlık sorununa maruz kalıyor.

D vitamini eksikliğine bağlı olarak bağışıklık sistemi zayıfladığı gibi, romatizmal hastalıklar ve saç dökülmesi ile sedef gibi rahatsızlıklar da ortaya çıkabiliyor. Daha ileriki aşamalarda ise kemik erimesi gibi hastalıklar gelişebiliyor. Üstelik, D vitamini eksikliği olan kişilerde dışarıdan alınan kalsiyum takviyelerinin bir faydasının olmayacağını da ekleyelim. Eğer kalsiyum eksikliği çekiyorsanız, mutlaka D vitamini değerlerinizi de kontrol ettirmelisiniz. Bağışıklık sistemimizi güçlendirme yolları içinde D vitamini en çok tereyağı, ton balığı, süt, yoğurt, peynir, yumurta sarısı, karaciğer ve istiridyeden alabilirsiniz.

Kuruyemişlerden faydalanabilirsiniz.

Bağışıklık sistemimizi güçlendirme yolları içinde kuruyemişler de oldukça etkili. Özellikle de magnezyum, omega-3 ve folik asit bakımından zengin kuruyemişler, bağışıklık sistemimizi güçlendirmekte. Mevsim geçişlerinde ceviz, fındık ve badem tüketiminizi arttırarak enfeksiyonlara yakalanma riskinizi azaltabilirsiniz. Bu maddeler içinde magnezyumun vücudumuzdaki etkisi çok fazla. Nitekim, 400’e yakın enzimin etkinlik gösterebilmesi için magnezyum gerekiyor ve bu enzimler, enfeksiyonlar karşısında vücudun doğal direncini yükseltiyor.

Magnezyum ayrıca, D vitamininin etkisini arttırıyor, sindirimi destekliyor, kemikleri güçlendiriyor ve uyku kalitesini yükseltiyor efendim. Özellikle de mevsim geçişlerinde bu gibi sorunlarla karşılaşıyorsanız, magnezyum yönünden zengin kuruyemişleri günlük düzenli olarak tüketebilirsiniz. Ayrıca, gün içinde fazla kahve içmemeye de dikkat etmelisiniz. Çünkü kahve tüketimi, vücuttaki magnezyumu azaltmakta.

Bitki çayları bağışıklık sistemimizi güçlendirir.

Bitki çayları da yine, bağışıklık sistemimizi güçlendirme yolları arasındadır. Bu konuda özellikle de ıhlamur, ada çayı, yeşil çay, zencefil çayı ve kuşburnu çayından yararlanabilirsiniz. Bu bitki çaylarından ıhlamur, üst solunum yolu enfeksiyonlarına karşı güçlü bir koruma sağlıyor. Ada çayı, bağışıklık sisteminizi uyararak nezle ve gribe yakalanma riskini azaltıyor. Polifenol bileşikler yönünden zengin yeşil çay, vücut direncinizi yükselttiği gibi, kansere karşı da önleyici etkilere sahip. Zencefil ve kuşburnu çayları ise lenf sisteminizi temizliyor ve vücudunuzda toksin birikmesini engelliyor. Fakat, bitki çaylarını günde 2 bardaktan fazla tüketmemeniz gerektiğini de hatırlatalım.

Lipton Bitki Çaylarında % 15 İndirim!

Bağışıklık sistemimizi güçlendirme yolları hakkında faydalı bilgiler paylaştığımız bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix.com‘da devam etmekte olan Lipton Ürünlerinde Kaçırılmayacak Fırsatlar! kampanyamızı da hatırlatmak istiyoruz. Bu kampanya kapsamında Lipton bitki çaylarını % 15 indirim fırsatıyla sipariş verebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir