Bel kayması nedir?

Omur dizilimindeki düzeni bozan ve omurga sağlığı açısından büyük bir tehdit oluşturan bel kayması, omurganın içinden geçen omuriliğin sıkışmasına ve sinir kökünde baskı oluşmasına yol açar. Bu baskıyla birlikte hasta, bel ve kalça kısmında ve bazen de bacaklarında şiddetli ağrılar, yanma ve uyuşma gibi şikayetler yaşar. 40 yaş üstünde daha sık görülen bu hastalık, gerekli önlemler alındığında kolaylıkla önlenebilir. Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, bel kayması konusunu ele alacağız ve bel kaymasını önlemenin yolları hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. 

Kısaca Bel Kayması

Bel kaymasını kısaca, üstte bulunan omurun altta bulunan omur üzerinden öne doğru kayması şeklinde tanımlamak mümkün. Vücudun düzgün duruş pozisyonunda omurga, kafatası kemiğinin birleşim yerinden kuyruk sokumuna kadar dik bir şekilde durur. Tıp literatüründe postür olarak ifade edilen bu durum, kişinin kas ve eklem sağlığı için büyük önemdedir. Bel kayması vakıalarının büyük bir bölümünde, L4 omuru L5 üzerinde öne doğru kayar. Kuyruk sokumunun hemen üstünde bulunan bu iki omurun öne doğru hareketi, hastanın düzgün duruş posizyonunda bulunmasını engeller. Omur dizilimindeki düzeni bozan bu durum, omurganın içinden geçen omuriliğin sıkışmasına ve sinir kökünde baskı oluşmasına yol açar. Bu baskıyla birlikte hasta, bel ve kalça kısmında ve bazen de bacaklarında şiddetli ağrılar, yanma ve uyuşma gibi şikayetler yaşar.

Bel kaymasının belirtileri nelerdir?

Bel kaymasının en önemli belirtilerinin kalça ve belde oluşan şiddetli ağrılar olduğunu söyleyebiliriz. Bel kayması şikayeti olan hastaların ağrıları özellikle öne doğru eğilirken artış gösterir, arkaya doğru eğilirken azalır. Bu ağrılar yürüyüş sırasında da oluşabilir ve hatta, hastanın durmak zorunda kalmasına yol açabilir. Ağrılara kimi zaman bacaklarda oluşan kramplar da eşlik edebilir. Bel ve bacak ağrıları nedeniyle hasta, bacaklarında hissizlik ve güçsüzlük hissedebilir. Yavaş adımlarla yürümekte, hatta ayakta durmakta bile zorluk çekebilir. Bu gibi şikayetlerle belirti veren bel kayması, hastanın fiziksel aktivitelerinde ciddi bir kısıtlama oluşturur.

Bel kaymasının nedenleri ve türleri nelerdir?

Bel kaymasının farklı birçok nedeni bulunabilir. Bunlar içinde en önemlilerinin yaşa bağlı aşınma, bele aşırı yüklenme, kazalar nedeniyle oluşan travmalar, doğuşsal anomali, çeşitli enfeksiyonlar ve tümör olduğunu söyleyebiliriz. Yaşa bağlı aşınma nedeniyle oluşan bel kayması türü, tıp literatüründe dejeneratif spondilolistezis olarak ifade edilmekte. Bu bel kayması türünde, ilerleyen yaşa bağlı olarak oluşan aşınmalar sonucunda omurga ve çevresindeki dokular birbiri üzerinde kaymakta. Dejeneratif spondilolistezis, özellikle 40 yaş ve üzeri kişilerde daha sık görülmekte.

En sık karşılaşılan ikinci bel kayması türü, stres kırığı olarak da bilinen spondilolizistir. Bel bölgesine aşırı yüklenme sonucunda gelişen bu bel kayması türünde, üst kısımda yer alan omur aşağıya doğru kaymakta. İstirahat sırasında belirti göstermeyen bu sorun, ileriki aşamalarda yoğun bel ve kalça ağrılarına yol açmakta. Bel kayması türleri içinde en sık karşılaşılan bir diğer tür ise travmatik spondilolistezistir. Kişinin yaşadığı kazalara bağlı olarak gelişen bu bel kayması türünde ağrılar, daha çok ayakta dururken ve hareket ederken artar. Bunlara ek olarak doğuşsal anomali, çeşitli enfeksiyonlar ve tümör nedeniyle de bel kayması oluşabilmekte.

Bel kaymasını önlemek için neler yapmak gerekir?

Bel kaymasını kısaca bu şekilde ele aldıktan sonra yazımızın bu kısmında, bel kaymasını önlemek için neler yapmak gerektiği hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. Fakat şu noktayı özellikle belirtmek istiyoruz. Burada paylaşacağımız bilgiler yalnızca genel sağlık bilgileri bağlamında olup tedavi edici hiçbir nitelik taşımamaktadır. Bel kayması şikayetiniz varsa, vakit geçirmeden bir ortopediste başvurmalı ve tedavi süreçlerinizi ortopedist gözetiminde sürdürmelisiniz.

Kilonuza dikkat etmelisiniz.

Fazla kilolar nedeniyle eklemler üzerindeki baskının arttığı bilinen bir gerçek. Fazladan alınan her kilo, eklemler üzerinde 4 kiloluk bir basınç yaratıyor ve eklem sağlığı üzerinde risk teşkil ediyor. Alınan fazla kilolar nedeniyle, omurlar arasında bulunan diskler ve arka kısımda bulunan faset eklemler büyük zarar görüyor ve bel kayması riskine zemin hazırlanıyor. Eklem sağlığınızı korumak ve bel kayması sorunu yaşamamak için sağlıklı beslenmeli ve formunuzu korumalısınız.

Aşırı ağır ve dengesiz yük taşımamalısınız.

Ağır kaldırırken belinize yüklenmeniz, oluşabilecek kaza ve yaralanma risklerini arttıracaktır. Belinize fazla yüklenmemek için mutlaka dizlerinizi kırarak çömelmeli, belinizi yere dik olacak şekilde tutmalı ve destek almak için dizlerinizi kullanmalısınız. Yere çömelmek yerine belinizi eğerek yapacağınız kaldırma hareketleri gün içinde bel ağrılarına yol açacak, aşırı zorlama durumunda yalnızca bel kayması değil, aynı zamanda bel fıtığı riski de artacaktır. Ağır kaldırırken doğru şekilde hareket ederseniz, bunları kolayca önleyebilirsiniz. Bu konuda daha geniş bilgileri, Ofix Blog‘da daha önce yayınlamış olduğumuz Ağır kaldırırken nelere dikkat etmek gerekir? isimli yazımızda bulabilirsiniz.

Fazla efor gerektiren sporlardan uzak durmalısınız.

Fazla efor gerektiren sporlar, vücuttaki zorlanma miktarının artışıyla birlikte omurilik ve sinirlerin sıkışmasına yol açmakta. Özellikle de yarışmalı sporlarda bu riskler daha fazla görülmekte. Üstelik, artan stresle birlikte vücudun verdiği tepkiler de daha yüksek düzeyde olabilmekte. Fazla efor gerektiren sporlardan uzak durursanız hem eklem sağlığınızı daha iyi koruyabilir, hem de bu sporlara bağlı olarak gelişen karıncalanma, yanma, uyuşma gibi nörolojik semptomlardan kurtulabilirsiniz.

Doğru ayakkabı seçmelisiniz.

Doğru ayakkabı seçimi, kalça ve omurga üzerinde rahatlatıcı etkiye sahip. Yanlış ayakkabılar ise hem iş hayatında, hem de günlük hayatta ve özellikle spor yaparken çeşitli sağlık sorunlarına zemin hazırlayabilmekte. Ayakkabı seçerken, doğal malzemelerden yapılmış deri ayakkabıları ilk sırada değerlendirmeli, sıkılığı ayarlanabilen bağcıklı ayakkabılara öncelik tanımalısınız. Dar kalıplı, sivri burunlu ve yüksek topuklu ayakkabıları tercih etmemeli, yürüyüş veya spor gibi etkinlikler için tabanı uygun olmayan ayakkabılar kullanmamalısınız.

C ve D vitaminlerinden yararlanmalısınız.

C ve D vitaminleri kas, kemik ve eklem sağlığı üzerinde güçlendirici etkilere sahip. Nitekim C vitamini, kıkırdak dokusundaki bozulma, incelme ve aşınmalara iyi geliyor. Beslenme programınız içinde C vitamini yönünden zengin sebze ve meyvelere yeterince yer verirseniz, özellikle sabah saatlerinde diz, kalça, el bileği ve omurganızda oluşan ağrılarda azalma görebilirsiniz. Kemik erimesi, kemiklerde çatlama ve kırılma, kireçlenme gibi şikayetleriniz içinse D vitamini bakımından zengin besinler tüketebilir, omurga sağlığınızı güçlendirebilirsiniz.

Editörün Tavsiyesi: Seta Ortopedik Bel Yastığı

Bel kayması konusunu ele aldığımız bu yazımızı bitirmeden önce, Seta ortopedik bel yastığı ürünümüzü kısaca tanıtmak istiyoruz. 36 x 34 x 12 cm ölçüsündeki bu ürünler, belinize destek olacak şekilde bel boşluğunuzu kapatarak bel ağrısı şikayetlerinizden kurtulmanıza yardımcı olabilir. Esnek yapısıyla bel boşluğunu tam olarak kavrayabilme özelliğine sahip bu ürünlerde yaslanma bölgesi, hava akışı sağladığı için soğuk hissi vermiyor, yazın terlemeyi azaltıyor. Arka kısmındaki lastik sayesinde koltuğa kolayca sabitlenebilen bu ürünleri buradan sipariş verebilir, kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için burayı tıklayabilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir