Beyaz yakalıların kalp karnesi çok kötü!

Kalp hastalıkları son yıllarda yüksek artış oranları yakaladı. Ülkemizde ölüm nedenlerinin yarıya yakını, kalp hastalıklarından kaynaklanıyor. Avrupa’yla karşılaştırdığımızda Türkiye, kalp hastalıklarının en çok görüldüğü ilk üç ülkeden biri. Temel risk grupları içinde beyaz yakalılar ilk sırada. Kalp sağlığının önemine dikkat çekmek için ülkemizde her yıl Nisan ayının ikinci haftası, Kalp Sağlığı Haftası olarak kutlanıyor. Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, beyaz yakalılarda kalp sağlığı konusunu ele alacağız ve kalp sağlığımızı korumak için faydalı bilgiler paylaşacağız.

Beyaz yakalılarda kalp sağlığını tehdit eden unsurlar nelerdir?

Modern iş hayatı, pek çok çarpıklık üzerine kurulu efendim. Bunlardan en önemlileri, mümkün olan en kısa süreye en fazla işi sıkıştırmak ve en az emekle en yüksek kazancı elde etmeye çalışmak şeklinde ifade edilebilir. Hızın artıp emeğin azaldığı yerde sağlıklı bir yaşam sürdürmek son derece zordur. Modern iş hayatının çarpıklıkları, özellikle de beyaz yakalılarda pek çok sağlık sorununu beraberinde getiriyor. Nitekim sağlıksız beslenmek, yoğun stres altında çalışmak, uzun süre bilgisayar başında oturmak, trafikte uzun süre beklemek, sık uçak yolcuğu yapmak gibi nedenlerden dolayı beyaz yakalılar, kalp hastalıklarına daha sık yakalanıyor. Yazımızın bu kısmında, beyaz yakalılarda kalp sağlığını tehdit eden unsurları kısaca ele alacağız.

Sağlıksız Beslenme

Beyaz yakalılarda kalp sağlığını tehdit eden unsurların başında, şüphesiz ki sağlıksız beslenme geliyor. Beslenme alışkanlıkları hakkında yapılan araştırmalara göre, beyaz yakalılar arasında öğün atlama oldukça yaygın. Güne kahvaltı yapmadan başlama, yüksek ve hatta toksik kalorili gıdalarla beslenme, fazla beyaz un ve ekmek tüketimi, kızarmış besinler, gün içinde fazla tüketilen çay, kahve, şeker ve meyve suları, kalp sağlığına büyük zarar veriyor. “Tencere yemeği” olarak adlandırılan geleneksel yemeklerimiz, beyaz yakalılar tarafından yeterince tüketilmiyor. Bu yemeklerin yerine daha çok kızarmış et tercih ediliyor.

Eti kızartarak tüketmek, son derece sağlıksız bir pişirme şekli. Bu yolla etin besin değeri düştüğü gibi, kalp damar hastalıklarına da zemin hazırlanıyor. Üstelik, etin kemiğinden ayrılarak pişirilmesi, kemik suyunun pek çok faydasından mahrum kalınmasına yol açıyor. Sakatat tüketimi ise beyaz yakalılar arasında yok denecek kadar az. Oysa sakatatlar, kalp sağlığını güçlendiren kalojen için en önemli kaynaklardan biri. Ayrıca, doymuş yağ oranı yüksek yiyeceklere yönelip doymamış yağ oranı yüksek yiyecekleri terk etmek ve kalp sağlığını güçlendiren potasyum yerine sodyuma yönelip sofra tuzu tüketimini arttırmak da kalp sağlığına zarar veren en kötü beslenme alışkanlıkları içinde yer almakta. 

Ezbere Diyetler ve Yanlış Bilgiler

Konu beslenme olunca, bilen bilmeyen herkesin söyleyecek bir şeyleri mutlaka oluyor efendim. Ve bu nedenle, doğru bilgilerin yayılmasından çok daha hızlı bir şekilde, yanlış bilgi ve önyargılar toplumda yayılıyor. Özellikle de mevsim geçişlerinde enfeksiyonların artışıyla birlikte internet sitelerinde ve televizyon programlarında “Her şeye iyi gelir” türünden yakıştırmalarla bahsedilen birtakım ürünler, yanlış bilgi ve önyargıların toplumda yayılmasını hızlandırıyor. Bu tür yakıştırmaların hiçbir bilimsel değeri olmadığı gibi, herhangi bir etik ilkeyle ilişkilendirilebilmesi de mümkün değil.

Ezbere diyetler ve yanlış bilgiler içinde kalp sağlığına zarar veren konuların başında, günlük yumurta tüketimi geliyor. Bazı internet sitelerinde ve televizyon programlarında, günde 8-10 yumurta yemenin kalp sağlığına iyi geldiği şeklindeki açıklamaları mutlaka okumuş veya duymuşsunuzdur. Oysa, her gün bu kadar yumurta tüketmek, koroner hastalık riski olanları ölüme daha hızlı bir şekilde uğurlamaktan başka bir anlama gelmiyor. Kolesterol ilaçları hakkında yapılagelen yorumların yarattığı bilgi kirliliğini ise tarif edecek bir sözcük bulmak hakikaten çok güç. Herhangi bir kalp damar hastalığınız varsa veya beyaz yakalılar gibi riskli gruplardan biri içinde yer alıyorsanız, hekiminizin söyleyecekleri dışında hiçbir beslenme programına kesinlikle itibar etmemenizi tavsiye ederiz.

Hareketsiz Yaşam

Neredeyse tüm günü masa başında geçen beyaz yakalılar, hareketsiz bir yaşam sürdürmekte. Masa başında geçen uzun zaman dilimlerine bir de özel araçların, yürüyen merdivenlerin ve asansörlerin kullanımı eklenince, beyaz yakalılarda kalp sağlığı bozuluyor ve kalp hastalıklarına yakalanma riski yükseliyor. Günlük egzersizlerin hayattan çıkartılarak spor yapmanın belirli gün ve saatlere sıkıştırılması, kalbe yapılan baskının artmasına ve kalp krizi risklerine yol açıyor. Uzman gözetimi olmaksızın ve günün en yanlış saatlerinde yapılan bu tür faaliyetler, kalp krizine bağlı olarak ani ölüm vakıalarındaki artışın esas nedenleri arasında.

Yoğun Stres

Stres aslında, vücudun tehlike veya sorun olarak algıladığı durumlar karşısında verdiği doğal bir tepki olsa da beyaz yakalıların yaşadığı stres doğal nedenlere dayanmıyor. Modern iş hayatının çarpıklıklarından kaynaklanan beyaz yakalılarda stres sorunu, son yıllarda artan kalp krizi vakıalarının esas nedenlerinden biri. Gün içinde ruhsal ve duygusal durumlardaki her dalgalanma, beyaz yakalılarda kalp sağlığı sorunlarına zemin hazırlıyor ve stres kaynaklı kalp krizi risklerini arttırıyor. Stres ayrıca, koroner damar tıkanıklıklarının da en önemli nedenlerinden biri. Stresin en yoğun olduğu gün ise Pazartesi. Haftanın ilk iş günü olan Pazartesi sabahında yükselişe geçen stres, beyaz yakalılarda tüm hafta boyunca yüksek düzeylerde seyrediyor.

Beyaz yakalılarda kalp sağlığı nasıl korunabilir?

Kalp sağlığımızı korumak için, her şeyden önce sağlıklı beslenmeliyiz efendim. Ve sağlıklı beslenmeyi belirli dönemlerle sınırlandırmamalı, tüm hayatımız boyunca gerçekleştireceğimiz bir ilke olarak benimsemeliyiz. Beyaz un, tuz ve şeker tüketimimizi sınırlandırmalı, hayvansal yağlardan uzak durmalı, sigara ve alkol kullanmaktan vazgeçmeliyiz. Kafeinli içecek tüketirken dikkatli olmalı, günde bir-iki bardağın üzerine çıkmamalıyız. Ezbere ve bilinçsizce diyet yapmamalı, özellikle de mevsim geçişlerinde hızlı kilo vermek için metabolizmamızı hızlı değişimlere zorlamamalıyız.

Kalp sağlığı konusunda ayrıca, kuruyemişlerden de etkin bir şekilde yararlanabiliriz. Özellikle de ceviz, badem ve fındık, kalp dostu kuruyemişler arasında daha fazla öne çıkıyor. Cevizdeki omega-3 ve E vitamini, badem ve fındıktaki magnezyum ve potasyum, düzenli tüketildiğinde damar tıkanıklığını önlüyor, kan basıncını düzenliyor, kötü kolesterolü düşürüyor ve kalp krizi riskini yüzde 25 oranında azaltıyor. Kuruyemişlerin yanı sıra balık, domates, ıspanak, yulaf, çavdar, tam buğday unu, bulgur ve baklagiller de kalp sağlığı için çok faydalı.

Diğer taraftan, gün içinde duygu ve düşüncelerimiz arasında yüksek dalgalanmaları önlemeye çalışmalı, hayatımızı olabildiğince sakin bir şekilde geçirmeye çalışmalıyız. Aşırı heyecan, aşırı sevinç, aşırı üzüntü, kalp sağlığımıza büyük zarar veriyor. Ayrıca, gün içinde daha fazla hareket etmeli, bilinçsizce spor yapmamalı, kalbimizde aşırı yüklenmemeliyiz. Akut enfeksiyonlar ve ani sıcaklık değişimlerine karşı kendimizi korumalı, mevsim geçişlerinde protein ağırlıklı beslenmeli, vücut direncimizi korumalıyız.

Ofix.com’daki kampanyaları takip ediyor musunuz?

Beyaz yakalılarda kalp sağlığı konusunu ele aldığımız bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix.com‘da bu hafta başlayan Makelsan Güç Kaynaklarında Fırsat! kampanyamızı hatırlatmak istiyoruz. Kampanyamız kapsamında bu ürünleri % 20 indirim fırsatıyla sipariş verebilirsiniz. Devam etmekte olan tüm kampanyaları buradan inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir