Bill Gates’in Başarı Hikayesi

Dünyanın en zengin insanları listesinde uzun yıllardır üst sıralarda yer bulan Bill Gates, Microsoft yazılım şirketini dünyanın en büyük yazılım şirketi haline getirerek bilgisayar pazarında büyük başarılara imza attı. 1980’li yıllarda geliştirilen Windows işletim sistemi, ünlü bilgisayar şirketi Apple‘ın VisiCorp yazılımıyla sağladığı pazar üstünlüğünü sarstı, bilgisayar pazarında en fazla tercih edilen işletim sistemi haline geldi. Windows‘un her yeni sürümü, bilgisayar kullanıcılarının işlerini kolaylaştıran pek çok yeniliği sektöre kazandırdı. Ofix.com sitesinin online alışveriş rehberi Ofix Blog‘da her Pazartesi yer verdiğimiz başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Microsoft‘un kurucusu Bill Gates‘in başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız. 

Kısaca Bill Gates

Bill Gates, 28 Ekim 1955 tarihinde ABD’nin Washington eyaletine bağlı Seattle kentinde orta sınıf bir ailede dünyaya geldi. Ablası Kristianne ve kardeşi Libby‘yle birlikte küçük Bill, teknolojik ürünlere meraklı bir aile ortamında yetişti. Babaları William H. Gates, dönemin tüm teknolojik yeniliklerini takip ediyor, bunlardan etkin şekilde yararlanmaya çalışıyordu. Aile ortamı içinde küçük Bill‘in teknolojik ürünler ve özellikle bilgisayarlara olan ilgisi henüz küçük yaşlardan itibaren ortaya çıkmaya başladı. 13 yaşında Lakeside Lisesi’ne giderken bilgisayar programcılığına duyduğu ilgi daha da arttı ve kendi kendine yazılımlar geliştirmeye başladı.

Bill‘in babasından edindiği bir diğer özellikse rekabetçilikti. Gerek aile ortamında, gerekse okulda yaptığı işleri daha iyi yaparak öne çıkmak konusunda doğal bir istek duyan Bill, bu özelliği kendisine kazandıran babası William H. Gates‘e hayatı boyunca minnet duyacaktı. Derslerinden arta kalan zamanlarda arkadaşlarıyla birlikte oynadığı masa oyunları da Bill‘in rekabetçi kişiliğinin gelişmesine katkı sağladı. Annesi Mary Maxwell ise kısa süren öğretmenlik kariyerinin ardından zamanının çoğunu hayır işlerinde geçirmekteydi ve Bill‘in hayırseverlik yönünün gelişmesini sağladı.

Lisede özellikle matematik ve fen derslerine büyük ilgi duyan Bill, zamanının çoğunu bilgisayar laboratuvarında geçiriyordu. Kendisinden 2 yaş büyük olan ve Bill gibi bilgisayarlara yoğun ilgi duyan Paul Allen’la tanıştıktan sonra, bilgisayar laboratuvarında birlikte çalışmaya başladılar. Fakat zamanla bilgisayar başında o kadar fazla vakit geçirdiler ki, diğer öğrencilerin bilgisayarlardan yararlanmasını engelledikleri gerekçesiyle okul yönetimi tarafından bilgisayar laboratuvarına girmeleri yasaklandı. Laboratuvara tekrar girmeleri, bilgisayarlarla ilgili yaşanan yazılımsal bir sorunu hızlıca çözmelerinden sonra mümkün oldu. Okul yönetiminin ihtiyaç duyduğu plan ve çizelgeler için birlikte geliştirdikleri programlar, bu iki genç yeteneğin ileride yazılım alanında büyük başarılara imza atacaklarını gösterdi.

Bill Gates ve Paul Allen

Lise yıllarında başlayan Bill Gates ve Paul Allen dostluğu, ticari anlamda ilk başarısını 1970 yılında verdi. Birlikte hazırladıkları trafik bilgilerini gösteren Traf-o-data isimli yazılım, bu ikiliye 20 bin dolar kazandırdı. Henüz 15 yaşında elde ettiği bu başarı, kendi şirketlerini kurmak konusunda cesaretlerini arttırdı. Fakat Gates ailesi, Bill’in üniversite eğitimini tamamlamadan iş hayatına atılmasına sıcak bakmadı. Dahası, yazılım alanında elde edilen ticari başarıların kalıcı olmadığına inandı ve Bill‘in bilgisayar bölümünde değil, hukuk fakültesinde okumasını istedi. Ailesinin isteği üzerine Bill, Harvard Üniversitesi‘nde hukuk okumaya başladı. Fakat, zamanının büyük bir bölümünü tıpkı lisede olduğu gibi, yine bilgisayar laboratuvarında geçirmeye başladı.

Bu dönemde Paul Allen, ünlü teknoloji şirketi Honeywell için çalışmak üzere Boston’a gitmişti, ancak Bill‘le görüşmeye devam ediyordu. Günlerden bir gün Paul Bill‘e, Altair 8800 mini bilgisayar kiti hakkında bir yazı gösterdi. Bu kiti geliştirmeyi başarırlarsa bilgisayarlarda çığır açacaklarına inandılar. Kitin üretimini yapan New Mexico merkezli Micro Instrumentation (MITS) şirketiyle temasa geçtiler, kiti geliştirecek bir yazılım geliştirebileceklerini şirket yetkililerine anlattılar. MITS’in başkanı Ed Roberts, bu iki gencin neler yapabileceğini görmek istedi. Bunun üzerine Bill Gates ve Paul Allen, Harvard’ın bilgisayar laboratuvarında birlikte çalışarak Altair 8800 için yazılım geliştirdiler. Yazılımın çok beğenilmesi üzerine Paul Allen, MITS’te işe başladı. Bill Gates ise ailesinin rızası olmamasına rağmen okulu bırakarak Paul‘le birlikte çalışmaya başladı.

Microsoft’un Doğuşu ve Yükselişi

MITS için geliştirdikleri yazılım, Bill Gates ve Paul Allen‘ı kendi şirketlerini kurma konusunda cesaretlendirdi ve 1975 yılında Microsoft Corporation‘ı birlikte kurdular. Şirketin ismi, microcomputer ve software sözcüklerinin ilk hecelerinin birleştirilmesiyle oluşturuldu. Microsoft markasıyla ürettikleri ilk yazılım olan BASIC, bilgisayar meraklıları arasında kısa sürede popüler oldu. O kadar ki, yazılımın korsanları hızla üretildi ve korsan yazılımlarla büyük bir ciro elde edildi. Bill Gates‘in o dönemlerle ilgili yaptığı açıklamaya göre, BASIC kullanıcılarının yalnızca yüzde 10’u orijinal yazılımı kullanıyor, geri kalan kısmı yazılımı kopyalayıp dağıtıyordu.

1970’lerin ikinci yarısında Microsoft, MITS’ten sonra birçok bilgisayar firması için yazılım geliştirmeye devam etti. 1979 yılında şirket, Washington’a taşındı ve operasyon gücünü arttırdı. Aynı zamanda pazarlama, ürün ve strateji geliştirme konularına da büyük önem vermeye başladı. Bu gelişmeler sayesinde Microsoft‘un değeri, 1980 yılında 2.5 milyon dolara yükseldi. Şirket yönetimini Bill Gates üstlenirken, diğer süreçler Paul Allen tarafından yönetildi. Rekabetçi ve mükemmeliyetçi kişiliği nedeniyle Bill Gates, Microsoft‘un ürettiği yazılımlarda tüm kodları baştan sona inceliyor, yapılan işin kusursuz olmasını ve şirketin rakiplerini geride bırakmasını istiyordu. Sektörde Apple, Intel ve IBM gibi donanım üreten şirketler arasındaki rekabet arttıkça, Microsoft‘un yazılımlarını tanıtmak ve pazarlamak için sürdürdüğü çalışmalar da arttı.

1980 yılında IBM, PC adını verdiği yeni bilgisayarında kullanılacak yazılımı geliştirmesi için Microsoft’a başvurdu. Fakat Microsoft’un elinde bu bilgisayarı işletecek temel işletim sistemi yoktu. Yazılımı geliştirmek için farklı bir yüklenici firmayla görüşme yapan Microsoft, geliştirilen yazılımın tüm haklarını satın aldı ve bazı uyarlamalarla bunu IBM‘e sattı. Aynı yazılım, başka bir bilgisayar üreticisine ise MS-DOS adıyla satıldı. Zaman içinde bilgisayar üreticileri, IBM‘in PC‘sine benzer bilgisayarlar üretmeye başladı ve MS-DOS yazılımının kullanımı yaygınlaştı. 1981 yılında Microsoft‘un değeri 16 milyon dolara yükseldi.

Microsoft ve Apple Rekabeti

1980’lerin başlarında Microsoft‘un hızlı bir büyüme ivmesi yakalamış olması, Apple‘ın dikkatini çekti ve Apple II için gerekli yazılımı Microsoft‘un üretmesi istendi. Microsoft‘un Apple II için ürettiği Softcard yazılımı, bu iki şirket arasında hem ticari ilişkileri, hem de rekabeti başlattı. 1981 yılında Apple, Macintosh adını verdiği bilgisayarın yazılımını geliştirmesi için Microsoft‘a başvurdu.

Microsoft Macintosh için yazılım geliştirirken Apple ekibi, kullanımı MS-DOS sistemine göre daha kolay olan grafikli ve görüntülü VisiCorp işletim sistemini kullanıyordu. Bu sırada Bill Gates, grafiksel bir arayüze sahip Windows adında yeni bir işletim sistemi geliştirdiklerini açıkladı. MS-DOS sisteminde ancak kod yazarak yapılabilecek birçok işlem, Windows sisteminde bir mousela kolayca yapılabilir hale geliyordu. Üstelik bu sistem, MS-DOS sistemiyle çalışan tüm bilgisayarlarla uyumlu olacaktı.

Başka deyişle Windows işletim sistemi, Apple‘ın VisiCorp‘la sağladığı pazar üstünlüğünü sarsacaktı. O güne kadar MS-DOS sistemini kullananlar bilgisayar pazarının yüzde 30’unu oluştururken, Windows‘un piyasaya sunulmasından sonra durum Apple‘ın aleyhine dönmeye başladı ve Microsoft‘un büyüme süreci çok daha yüksek bir ivme kazandı. 1985 yılında Windows‘un ilk sürümü piyasaya sunulduğunda Apple ve VisiCorp yazılımı hızlı bir itibar kaybına uğradı. Bu dönemde Apple, yazılım geliştirme süreçlerini askıya aldı ve bilgisayar satışları üzerine yoğunlaştı. Microsoft ise Macintosh yazılımlarının aksayan yönlerini inceleyerek Windows işletim sistemini daha da geliştirmeye yöneldi.

Dünya Bilgisayar Pazarında Windows

1986 yılında Microsoft, halka arz edildi. Şirketin yüzde 45’lik hissesini elinde bulunduran Bill Gates, yalnızca 1 yıl içinde dünyanın en zengin işadamlarından biri haline geldi. Windows işletim sistemini geliştirmeye yönelik çalışmalar hiç azalmadan devam etti. Bu süreçlerde Bill Gates, olabilecek en kötü olasılıkları dikkate alarak tüm süreçleri titizlikle inceledi, hiçbir aşamada aksaklık yaşanmaması için yazılım geliştirme süreçlerini ustalıkla yönetti. Rekabetçi kişiliği, mükemmellik tutkusu ve işine gösterdiği özen, Windows‘un yeni sürümlerinde daha da yüksek standartlara ulaşmasını sağladı.

1989 yılında piyasaya sunulan Microsoft Office, bilgisayar kullanıcıları için yeni bir dönemin habercisiydi. Microsoft Office içinde yer alan Word ve Excel programları, bilgisayarda yazı yazma ve analiz yapma süreçlerini büyük ölçüde kolaylaştırdı. Farklı yazılım şirketleri tarafından bu programların benzerleri geliştirilmiş olsa da Office programları karşısında önemli bir başarı gösteremediler. Öyle ki, Microsoft yazılımları bilgisayar pazarında tekel oluşturmakla suçlandı ve haksız rekabetten dolayı bazı soruşturmalara konu oldu. Bu soruşturmaların birçoğu Microsoft lehine sonuçlanırken Microsoft‘un pazar gücü artmaya devam etti.

Ofis dostu Microsoft ürünleri Ofix.com’da!

Bill Gates‘in başarı hikayesini kısaca özetlediğimiz bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix.com‘un verilerine göre ofislerin en çok sipariş verdiği Microsoft ürünleri içinde ilk üçte yer alanları kısaca tanıtacağız. Sitemizde kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için burayı tıklayabilirsiniz.

Microsoft 7MM-00002 Kablosuz Mouse

Listemizin ilk sırasında, Microsoft 7MM-00002 kablosuz mouse var. Windows ve Mac OS işletim sistemleriyle uyumlu bu ürünler optik okuyucu ve scroll teknolojisine sahip. Ofiste çalışırken kablosuz mouse kullanmayı tercih ediyorsanız bu ürünler iyi bir seçim olabilir. 1000 dpi çözünürlüğe ve 2 yıllık garanti süresine sahip siyah renkli bu ürünleri buradan sipariş verebilirsiniz.

Microsoft Office 2016 T5D-02714 Ev ve İş Türkçe Kutu

Listemizin ikinci sırasında, Microsoft Office 2016 T5D-02714 ev ve iş Türkçe kutu var. Çalışmalarınızda Word, Excel, PowerPoint, Outlook gibi uygulamaları kullanmak ve Office 365‘in sunduğu fırsatlardan yararlanmak istiyorsanız bu ürünleri tercih edebilirsiniz. Ek olarak 1 TB OneDrive depolama alanı elde edeceğiniz bu ürünleri buradan sipariş verebilirsiniz.

Microsoft Windows 10 Pro FQC-09127 Türkçe 32/64 Bit Kutu

Listemizin üçüncü sırasında, Microsoft Windows 10 Pro FQC-09127 Türkçe 32/64 bit kutu var. 1 GHz veya daha hızlı işlemcilerle kullanılabilen, 32 bit için 1 GB, 64 bit için 2 GB RAM gerektiren bu ürünler için gerekli sabit disk alanı 20 GB’ı bulmakta. Sipariş için burayı tıklayabilirsiniz.

Ofix.com‘da satışı devam eden diğer Microsoft ürünlerini buradan inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza başarı hikayeleri ile dolu bir hafta diliyoruz…

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir