Bir hayat da sen kurtar!

Sevgili beyaz yakalılar, bu haftaki yazımı hem bir rica üzerine, hem de insani bir görevi yerine getirmek için yazıyorum. Geçen gün öğle yemeği için dışarı çıktığımda, Kızılay‘ın mobil kan toplama aracını gördüm. Önünden geçerken görevli, “Bir hayat kurtarmak ister misiniz?” diye sordu. O an kafamda şimşekler çaktı! “Bir hayat da sen kurtar!” diyerek kan bağışında bulundum. Üstelik, yalnızca 8 dakika süren kan verme işlemi sayesinde bir de değil, tam üç kişinin hayatını kurtarmak mümkün.

Görevli mesleğimi sorduğunda, Ofix.com‘un blogunda editörlük yaptığımı söyledim. Bu vesileyle kan bağışı konusunda bir yazı yazmamı rica etti. Hem kendisine verdiğim sözü yerine getirmek, hem de insani bir sorumlulukla kan bağışı konusuna dikkat çekmek için iş bu yazıyı sizlerle paylaşmaktayım.

Ülkemizde kış döneminde kan bağışı sayısı düşüyor.

Kızılay görevlisinden öğrendiğim kadarıyla, ülkemizde kış döneminde kan bağışı yapanların sayısında ciddi bir düşüş yaşanmakta. Nezle ve grip gibi enfeksiyonların arttığı bu dönemde kan bağışı yapabilecek kişi bulmak zorlaşıyor. Bağış yapabilecek durumda olan birçok kişi ise soğuk havada kan bağışı yaparsa vücut ısısını koruyamayacağı gibi tuhaf önyargılar içinde olabiliyor. Bu gibi konularda toplumsal farkındalıklarımızı arttırmak, hepimizin görevi diye düşünüyorum.

Bildiğiniz gibi, kanın tek kaynağı insan. Bu hayati sıvının yerine geçebilecek başka hiçbir şey yok! Kızılay‘ın internet sitesinden edindiğim bilgilere göre, ülkemizde her 4 saniyede 1 ünite kana ihtiyaç duyulmakta. Ve yapılan bir ünite kan bağışı, 3 kişinin hayatını kurtarmakla. Kan bağışı üstelik, bağış yapan kişi için de çok faydalı. Düzenli kan bağışında bulunmak, vücudun kan yapımını canlı tutuyor, kemik iliğinin yağlanmasını önlüyor, vücutta yeni hücre oluşumunu destekliyor. Ayrıca baş ağrısı, stres, yüksek tansiyon, yorgunluk gibi rahatsızlıkların giderilmesine de katkı sağlıyor.

Kimler kan bağışında bulunabilir?

50 kilonun üzerinde ve 18-65 yaş aralığında bulunan, hemoglobin ölçümü normal olan sağlıklı kişiler 2 ayda bir kan bağışında bulunabilir. Kan bağışı yapacak kişilerin genel sağlık durumlarının iyi, viral hepatit geçirmemiş, son 1 yıl içinde organ veya doku nakli yaptırmamış, bulaşıcı bir hastalığa sahip kişilerle yakın temas sağlamamış, son 3 yıl içinde sıtma, sedef ve benzeri hastalıklar geçirmemiş ve herhangi bir kronik hastalığa sahip olmaması gerekmekte. Bu şartları taşıyan tüm okurlarımı kan bağışı yapmaya davet ediyorum.

Kök hücre bağışı yapmak ister misiniz?

Kan bağışı konusuna ek olarak, kök hücre bağışına da bu vesileyle dikkat çekeceğim sevgili beyaz yakalılar. Ülkemizde kök hücre bağışı konusundaki farkındalık istenilen düzeyde olmadığı için ihtiyaç sahiplerinin sağlığına kavuşması çok zor veya olanaksız olabiliyor. Sağlığımızı korumamız için vücudumuzda yüzlerce farklı tip hücre bulunmakta. Bu hücreler içinde kök hücreler, farklı hücre tiplerinin oluşumunu sağlayan hücrelerdir. Kök hücreler bölünerek başka kök hücreler veya diğer hücre tiplerinden üretebilmekte.

Ne var ki, lösemi gibi bazı hastalıklar nedeniyle kandaki akyuvarların üretimi ve yapısı bozulduğunda, vücudun kök hücre üretmesi mümkün olmuyor. Bu gibi durumlarda hastanın kök hücre nakline ihtiyacı var. Bağışlanan kök hücreler sayesinde örneğin lösemili bir hastayı sağlığına kavuşturmak mümkün. Fakat uygun donörün bulunabilmesi için, çok sayıda kök hücre bağışçısına ihtiyaç var.

Kök hücre bağışında bulunmak isteyenlerden 2 tüp kan alınmakta. Örnekler Sağlık Bakanlığı tarafından saklanmakta ve bir hastayla eşleşme sağlandığı zaman donörle iletişime geçilmekte. Konuyla ilgili daha detaylı bilgileri, http://www.kanver.org linkini tıklayarak öğrenebilirsiniz.

Bizler için birkaç dakika, başkası için bir ömür olabilir! Tüm okurlarımı kan ve kök hücre bağışı konusunda sorumluluk göstermeye davet ediyorum.

Ofixboy…

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir