Çikolata mutluluk verir mi?

Merhaba arkadaşlar! Şu sıralar toplum olarak en çok ihtiyaç duyduğumuz şey nedir diye sorsanız, mutluluk cevabını veririm. Malumunuz, güzelim ormanlarımız cayır cayır yandı. Yanan her ağaçla birlikte içimiz yandı. Söndürme çalışmalarını büyük üzüntü içinde izledik. Korona deseniz, yeniden yükselişe geçti. Son 2-3 hafta içinde rakamlar fena halde cozuttu. Tatil sezonu bittikten sonra kapanmalar yeniden başlarsa hiç şaşırmam! Başka örnekler vererek sizleri daha da mutsuz etmek istemiyorum arkadaşlar. İnsanları mutsuz etmek kolaydır. Peki mutlu etmek de kolay olabilir mi? Bu konuda hemen herkesin aklına çikolata geliyordur. Peki çikolata mutluluk verir mi? Neden insanların önemli bir kısmı kendisini mutsuz hissettiğinde çikolataya adeta saldırıyor? Çikolatanın mutluluk verdiği söylemi acaba bir pazarlama kurnazlığı mıdır yoksa bilimsel bir gerçek midir? 

Bu haftaki blogumda hangi konuyu ele alsam diye düşünürken aklıma bu geldi arkadaşlar. Her zamanki gibi yine çok çalıştım, çok araştırma yaptım. Çikolata ve mutluluk ilişkisine dair birçok makale okudum, bu konuda en doğru bilgileri derledim. “Çikolata mutluluk verir mi?” sorusu sizin de zihninizi kurcalıyorsa, bu blogu okuduktan sonra zihninizdeki soru işaretlerinden kurtulacağınıza inanıyorum. Çikolatanın mutlulukla ilişkisinin ne olduğunu araştırırken, bir zamanlar eczanelerde ilaç olarak satıldığı, çocuklar için yapılan ilaçlara çikolata katıldığı şeklinde bazı bilgilere de ulaştım. Bu blogumda çikolatayla ilgili çok ilginç bilgiler bulacaksınız. Fakat sizleri daha fazla çatlatmadan söyleyeyim. Evet arkadaşlar, çikolata mutluluk verir! Ve bu durum, bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Çikolata ve mutluluk ilişkisi hakkında sizler için derlediğim bilgiler işte huzurlarınızda… 

Önce mutluluktan başlayalım.

Mutluluk nedir diye sokakta yüz kişiye sorsak, herhalde yüzünden de ayrı cevaplar gelir arkadaşlar. Mutluluğun ne olduğunu tanımlamak hakikaten de çok güç. Felsefede bile bu konuda onlarca söylem geliştirilmiş, farklı teoriler üretilmiş. Stoa ahlakından Kant etiğine, hatta varoluşçuluğa kadar mutlulukla ilgili bugüne kadar söylenmedik pek bir şey kalmamıştır herhalde. Şimdi burada böyle felsefi mevzulara girmeyeceğim. Merak edenler felsefe tarihi kitaplarında bu konular hakkında diledikleri bilgileri bulabilirler. Kitap tavsiyesi isterseniz, Macit Gökberk‘in Felsefe Tarihi kitabını tavsiye edebilirim. Ayrıca Bedia Akarsu‘nun Mutluluk Ahlakı kitabına da bakabilirsiniz. Başta da belirttiğim gibi, “Çikolata mutluluk verir mi?” sorusuna ben bilimsel bir cevap arıyorum. Dolayısıyla mutluluğu da bilimsel olarak ele almamız gerekir. Aksi durumda vereceğimiz cevaplar bilimsellikten uzaklaşabilir. 

Bilimsel açıdan ele aldığımızda mutluluk, kişinin kendisini mutlu hissetmesidir. Kişide bu hissin oluşmasını sağlayan 4 farklı hormon vardır. Bunların başında, birçoğunuzun bildiği gibi serotonin hormonu gelir. Serotonin nedir diye merak edenler için söyleyeyim. İnsanda mutluluk hissi yaratan hormonların en önemlisi serotonin hormonudur. Bu hormon sayesinde insanlar kendilerini aynı zamanda da canlı ve zinde hisseder. Eksikliği halinde ise depresif bir ruh hali ortaya çıkar, kişi kendisini yorgun, bitkin ve mutsuz hisseder. Mutluluk hormonlarından ikincisi endorfindir. Bu hormonun en önemli özelliği, vücutta bir tür ağrı kesici etkisi yaratmasıdır. Vücudunuz endorfin salgılamaya başladığında pek çok ağrınızı hissetmezsiniz. Üçüncü mutluluk hormonu dopamindir. Bu hormon ise beynin ödül merkezleriyle ilgilidir. Belirli bir hedefe ulaşmak için kişiyi motive eder. Fazla salgılanması durumunda ise stres ve kaygı bozukluğu gibi şikayetlere yol açabilir. Dördüncü mutluluk hormonu ise oksitosindir. Sevgi veya aşk hormonu olarak da bilinen bu hormon, sevdiğiniz insanlarla ilişkilerinizin düzgün şekilde yürümesini sağlar. 

Çikolata ve mutluluk arasındaki ilişki nedir?

Mutluluğu bilimsel açıdan ele aldığımızda karşımıza işte bu dört hormon çıkıyor arkadaşlar. Çikolatanın mutlulukla ilişkisi esasen serotonin hormonuyla ilgili. Bu konuyu incelemek için İsviçreli bilim insanları çok sayıda deney yapmış. Çikolata sanayisinin en önemli merkezlerinden biri olan İsviçre’de bu konunun incelenmesi hiç de şaşırtıcı değil. Ürettikleri sadece basit bir çikolata değil, aynı zamanda insanlara mutluluk veren bir iş var ortada. Bunun nedenlerinin bilimsel olarak analiz edilmesi gerekir. Yapılan incelemelere göre, 2 hafta boyunca günde 40 gram çikolata tüketen kişilerde stres düzeyi ciddi ölçüde düşmüş. Stresin fizyolojik etkilerine karşı daha güçlü hale gelen bu kişiler, kendilerini daha mutlu hissetmişler. Bunun en önemli nedeni, stresle başa çıkmak için serotonin hormonunun oldukça güçlü etkiler yaratması. Çikolatayı yediğinizde kendinizi mutlu hissetmenizin nedeni esasen buradan kaynaklanıyor. Bu etki öyle güçlü bir etki ki, henüz ilk ısırıkta bile bunu hissedebilirsiniz. 

Bu konuyu biraz daha açalım. Çikolata, serotonin hormonunun salgılanmasını nasıl sağlıyor? Bildiğiniz gibi çikolata, kakao ağacının meyvesinden üretilmekte. Çikolatanın aromasını zenginleştirmek için farklı maddelerden de yararlanılıyor. Günümüzde çikolata çeşitleri konusunda geniş bir ürün yelpazesinden bahsedebiliriz. Hangi türde olursa olsun, çikolatanın temel bileşimlerinden biri triptofan isimli bir aminoasittir. Bu madde vücuda girer girmez beyinde serotonin üretiminden sorumlu merkezi uyarıyor. Bazı çikolata çeşitlerinde triptofan aminoasidinin etkisini arttırmak için farklı maddelerden yararlanılabilmekte. Bazı çikolata çeşitlerinde ise kullanılan aromalar nedeniyle triptofanın etkisi azalabilir. Bu konuda çikolata üreticilerinin farklı tercihlerde bulunduğunu görüyoruz. Çikolata üretiminin aynı zamanda da ticari bir etkinlik olması, çikolata çeşitlerinin mutlulukla ilişkisinde bazı farklılıkların doğmasına yol açabiliyor. Ülkemizde mesela, acı çikolata olarak bilinen bitter çikolata yerine sütlü ve fındıklı çikolata çeşitleri daha fazla tercih edilmekte. Oysa bitter çikolata triptofan yönünden daha zengindir. 

Sadece serotonin mi?

Çikolata serotonin hormonunun yanı sıra endorfin ve dopamin hormonlarının salgılanmasında da etkili. Çikolatanın bu özelliği, bileşimindeki triptofanın yanı sıra PEA (phenethylamine) olarak bilinen feniletilamin ile diğer yağ asitlerinden kaynaklanıyor. Feniletilaminin en önemli özelliği, beyinde mutluluk hormonu salgılayan merkezleri uyarırken ağrılardan sorumlu merkezlere uyarı akışını engellemesidir. Çikolatanın böyle bir etkisinin olduğu çok eski zamanlardan beri biliniyor. Çikolatanın bir tür ağrı kesici olarak eczanelerde satışının yapılmasının esas nedenlerinden biri de bu. Salgılanmasını sağladığı endorfin hormonu sayesinde kişi kendisini mutlu hissederken ağrılarını unutuyor. Feniletilamin aynı zamanda da dopamin salgılanmasını sağlıyor. Beynin ödül merkezleriyle ilgili dopamin sayesinde kişi hem bir ödüle kavuştuğunu zannediyor, hem de zorlukların üstesinden gelmek için kendisini daha güçlü hissediyor. Çocuklar için yapılan ilaçlara çikolatanın katılmasının esas nedeni de bu. 

Peki çikolatanın oksitosin hormonu üzerinde etkisi yok mu? Var arkadaşlar. Çikolatanın bu etkisi daha çok sosyal ilişkiler içinde açığa çıkan bir etkidir. Oksitosin hormonunun en önemli özelliği, kişinin sevdiği insanlarla birlikte vakit geçirirken salgılanmasıdır. Bu hormon sayesinde sevgi ve aşk ilişkileri düzgün şekilde yürür. Hiç düşündünüz mü, misafirliğe gittiğimizde neden yanımızda çikolata götürürüz? Ya da misafirimiz geldiğinde ikramlık konusunda neden aklımıza hemen çikolata gelir? Çünkü birlikte çikolata yemek, diğer üç mutluluk hormonunda olduğu gibi kandaki oksitosin seviyesinin de yükselmesini sağlıyor. Misafirliklerin daha keyifli geçmesinde serotonin, endorfin ve dopaminin yanı sıra oksitosin de etkili. Birlikte çikolata yediğiniz kişilere karşı daha olumlu duygular geliştirebilirsiniz. Çikolata aynı zamanda bilişsel fonksiyonları olumlu yönde etkiliyor ve duygu durum bozukluklarına iyi geliyor. Ancak miktara dikkat etmek lazım. Fazla çikolata tüketirseniz, artan dopamin seviyeniz nedeniyle stres ve kaygı bozukluğu yaşayabilirsiniz. 

Çocukları çikolataya fazla alıştırmamak lazım.

Ülkemizde çikolata tüketim şekliyle ilgili en önemli sorunların başında bence çikolatanın çocuklar için bir ödül haline getirilmesi var. Gerçi yetişkinler için de ödül konusu biraz sorunlu. Ama yetişkinler bu sorunla daha kolay başa çıkabilir. Çocuklar söz konusu olduğunda bu iş çok riskli. İşin en kötü tarafı, çikolatadaki riskler konusunda ebeveynlerin yeterli farkındalığa sahip olmaması. Her şeyden önce, çocukların hormonal gelişimi ergenliğe kadar devam eder. Bu süreçte hormonal bozuklukların görülme ihtimali yüksektir. Çikolatayı bir tür ödül haline getirir ve her olumlu davranışı çikolatayla ödüllendirirseniz, çocuğunuzun vücudunda artan dopamin düzeyi nedeniyle bazı fiziksel ve psikolojik sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Çocuğunuzun hormonal gelişimi artan dopamini dengelemek için gerekli koşullara henüz ulaşamamış olabilir. Ki bu durum, çocuğunuzda kaygı ve stres yönetimi konusunda ciddi sorunlara yol açabilir. Kendisini endişeli hisseden çocuğunuzu çikolatayla sakinleştirmeye çalışırsanız, susayan bir kişiye tuzlu su içirmek gibi bir sonuçla karşılaşırsınız. Bunun hem arkası gelmez, hem de yaratacağı sorunlar çoğalır. 

Kendinizi mutsuz hissettiğinizde çikolataya saldırmamalısınız.

Çocuklar için geçerli bu durum yetişkinler için de geçerli arkadaşlar. Çikolatanın mutluluk veriyor olması, kendinizi mutsuz hissettiğinizde çikolataya saldırmanızı gerektirmez. Kendinizi mutsuz hissettiğinizde, öncelikle mutsuzluğunuzun nedenlerini analiz etmelisiniz. Maddi veya manevi herhangi bir sorununuz varsa, çikolataya saldırmadan önce bu sorunlara odaklanmalı, çözüm yolları geliştirmeye çalışmalısınız. Çikolatanın mutlulukla ilişkisi size ancak geçici bir rahatlama sunma imkanıyla sınırlıdır. Çikolatayı yersiniz, kendinizi mutlu hissedersiniz, sonra etkisi geçer. Olay bundan ibaret, bunu abartmamak gerek. Vücudunuz herhangi bir nedenle serotonin ve diğer mutluluk hormonlarını üretemeyebilir. Çok az olsa da çikolatayı yedikten sonra mutluluk hissetmiyorum diyen insanlara rastlayabilirsiniz. Bu kişilerde mutluluk hormonu üretimini baskılayan farklı nedenler söz konusu olabilir. Depresyon mesela böyle bir neden olabilir. Bu gibi durumlarda çikolataya saldırmak yerine psikolojik destek almayı tercih edebilirsiniz. 

Bu haftalık benden bu kadar arkadaşlar. “Çikolata mutluluk verir mi?” sorusu için yukarıda anlattıklarımdan sonra zihninizde her şey netleşmiştir diye tahmin ediyorum. Peki çikolatayı nereden alacağız derseniz, onun cevabı apaçık ortada; tabii ki de benim sevgili şirketim Ofix.com‘dan! Sitemizde pek çok markanın çikolata ürünlerini satışa sunuyor, kullanıcılarımıza fiyat avantajı sağlıyoruz. Napoliten çikolatadan sıcak çikolataya, Antep fıstıklı çikolatadan bitter çikolatalı bara kadar Ofix.com‘da dilediğiniz çikolata çeşidini bulabilirsiniz. Bu ürünleri incelemek için burayı tıklayabilirsiniz. Kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak içinse burayı tıklayabilirsiniz. Kararında tüketmek şartıyla, çikolata iyi bir şeydir, faydalıdır, ruh sağlığını güçlendirir. İçinde yaşadığımız bu keyifsiz zaman diliminde kendinizi bir parça iyi hissetmek için çikolata iyi bir seçim olabilir. 

Haftaya görüşmek üzere.

Ofixboy… 

İlgili yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir