Daniel Borel, Logitech’i nasıl yönetti?

İsviçreli iş adamı Daniel Borel, iki ortağıyla birlikte kurduğu Logitech şirketini 1982 yılından 2008’e kadar 26 yıl boyunca başarıyla yönetti. Şirketin ABD ve Avrupa pazarının yanı sıra Uzakdoğu ve Asya pazarında büyüme stratejilerini bizzat geliştiren Daniel Borel, bilgisayar ekipmanları alanında Logitech‘i bir dünya markası haline getirmeyi başardı. Halen Logitech‘in onursal başkanlığını sürdüren Borel, düşük sermayeli bir şirketin başarılı pazar öngörüleri ve iş bağlantıları sayesinde nasıl dünya devi haline gelebileceğini göstermesi bakımından güzel bir örnek. Ofix.com sitesinin online alışveriş rehberi Ofix Blog‘da her Pazartesi yer verdiğimiz başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Daniel Borel‘in başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız.

Kısaca Daniel Borel

Daniel Borel, 14 Şubat 1950 tarihinde İsviçre’nin Neuchatel eyaletinde dünyaya geldi. 1973 yılında Lozan’da bulunan İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü‘nde fizik mühendisliği bölümünden mezun oldu. Fakat fizik alanında çalışma yapmak istemiyor, küçüklüğünden beri ilgi duyduğu bilgisayarlar üzerinde çalışmak istiyordu. Bilgisayar bilimi alanında kendini geliştirmek için ABD’ye gitti ve California eyaletinde bulunan Stanford Üniversitesi‘nde yüksek lisansını 1977 yılında tamamladı.

1970’lerin sonlarında Silikon Vadisi, teknoloji alanında büyük dönüşümlere ev sahipliği yapmaktaydı. Teknolojiye yön verecek yeniliklerin temellerinin atıldığı bu dönemde Daniel Borel, Silikon Vadisi’ne taşındı ve Stanford‘dan arkadaşı Pierluigi Zappacosta ile işlemciler üzerinde çalışmaya başladı. Eski bir Olivetti mühendisi Giacomo Marini‘nin de aralarına katılmasıyla birlikte üç arkadaş, 1981 yılında Logitech şirketini kurdular.

Kendi şirketini kurma fikri, Daniel Borel‘in zihninde 1976 yılından beri vardı. Borel ve Zappacosta, bilgisayar biliminde yaşanan gelişmelerin bilgisayar ekipmanları ile desteklenmesi gerektiğini görmüş, kişisel bilgisayarlar için çevre birimleri, uzaktan kumandalar, ses sistemleri gibi ürünlerin önemini anlamıştı. Yazılım alanında ne denli büyük başarılara imza atılırsa atılsın, donanım alanında geri kalındığı sürece bilgisayarların hayatımızı kolaylaştırması istenilen düzeyde olamazdı. Bu nedenle Borel ve Zappacosta ikilisi, henüz 1970’lerin ikinci yarısından itibaren donanım geliştirme işine girmişlerdi.

Ne var ki, kendi şirketlerini kurmak için Borel ve Zappacosta, gerekli finans desteğine sahip değildi. Giacomo Marini‘nin ekibe katılmasıyla güç birliği yapan üç arkadaş, İsviçre merkezli Bobst için yaptıkları prototiple şirketlerini 2 Ekim 1981 tarihinde İsviçre’nin Apples kentinde kurdular. Şirketin ismini aslında, yazılım anlamına gelen software sözcüğünden türettikleri Softech olarak koymak istemişlerdi. Fakat bu ismin tescil edilmiş olduğunu öğrendiklerinde, sözcüğün Fransızca karşılığı olan logiciel sözcüğünden türettikleri Logitech ismini almaya karar verdiler.

Daniel Borel ve Logitech

Kuruluşunun üzerinden çok geçmeden Logitech, Japonya merkezli elektronik şirketi Ricoh‘un projelerinde yer almaya ve yazılımlarını geliştirmeye başladı. 1980’li yıllarda Ricoh markalı fotokopi makineleri, baskı hizmetleri ve ofis yazıcıları pazarda en çok Xerox‘la rekabet halindeyken, Logitech‘in sağladığı teknik destekle Xerox karşısında öne geçmeye başladı. Bu gelişmenin ardından Daniel Borel, California’da Ricoh‘un geliştirme ofisinin yakınlarında Logitech‘in yeni bir ofisini açma fikrini ortaya attı. Böylelikle şirketin bir ayağı İsviçre’deyken, bir ayağı da ABD ve Silikon Vadisi’nde olacaktı.

1980’li yıllar, ünlü bilgisayar şirketi Apple‘ın pazar gücünü kullanarak birçok yeniliğe öncülük yaptığı, kişisel bilgisayarların küçülmeye ve yaygınlaşmaya başladığı, mouse ve diğer bilgisayar ekipmanlarına yönelimin hızla arttığı yıllardı. Bu dönemde şirketin yönetim kurulu başkanlığını üstlenen Daniel Borel, bilgisayar ekipmanlarındaki gelişmelere öncülük etmeyi misyon olarak benimsedi. Borel ayrıca, kalite konusundaki hassas tutumu ve müşteri memnuniyetini esas alan hizmet anlayışıyla Logitech‘i bir dünya markası haline getirmek istiyordu.

Bu konuda mouselar özel bir öneme sahipti. Çünkü bilgisayarlarda kullanılan grafiksel ara yüzler geliştikçe, mouseların mükemmel bir navigasyon yardımcısı olduğu anlaşılmaktaydı. Yüzeyde kolayca hareket ettirilebilen mouselar, klavye üzerinde birkaç adımda yapılabilecek işlemleri hızlı ve kolay bir şekilde yapma fırsatı sunuyordu. Lisans eğitimini İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü‘nde tamamlayan Daniel Borel, enstitünün araştırma laboratuvarında yeni bir mouse geliştirmek için çalışmalara başlanmasını sağladı. Yapımı 1982 yılında tamamlanan bu ürün, kullanıcılar tarafından çok beğenildi ve Logitech P4 mouse ismiyle piyasaya sunuldu.

Bilgisayar Ekipmanları Pazarında Logitech

1982 sonbaharında Logitech P4 mouseları, Las Vegas’taki Comdex fuarında kullanıcıların beğenisine sunuldu. Mouseların gördüğü büyük ilgi sayesinde Daniel Borel, Apple‘dan HP‘ye kadar bilgisayar pazarında birçok büyük firma için mouse üretmek üzere görüşmelere hız verdi. Birkaç ay içinde şirket, büyük bir ticari başarıya imza attı ve toplu siparişler almaya başladı. Örneğin, ofis bilgisayarlarında önemli bir pazar gücüne sahip olan Apollo Computer, tanesi 99 dolardan ayda 500 mouse siparişi verdi. 1984 yılında şirket, HP için daha gelişmiş bir mouse üretmek üzere sözleşme imzaladı. HP‘yle yapılan anlaşma sonucu şirket, aylık mouse üretimini 25 bin adete çıkarttı ve kâr marjını arttırdı.

Bu dönemde Daniel Borel, şirketin mouse pazarındaki gücünü arttırmak için çok önemli kararlara imza attı. Borel için Logitech‘in gücü yalnızca cirosuyla değil, aynı zamanda pazarda öncülük yapacağı yeniliklerle artabilirdi. Bu yenilikler esasen, mouseların hacmini küçülterek kullanımını kolaylaştırmak ve işlevselliğini arttırmakla ilgiliydi. Mouselar ayrıca, her bilgisayarda kullanılabilmeli, her el ve parmak şekline uygun ergonomik özellikler taşımalıydı. Bunları sağladıkları takdirde yalnızca Logitech‘in değil, aynı zamanda bilgisayar pazarının da büyüyeceğini düşündü.

Diğer taraftan, Daniel Borel‘e göre bilgisayar pazarı yalnızca ABD ve Avrupa merkezli değil, aynı zamanda Uzakdoğu, Asya ve diğer coğrafyalarda da büyüyecekti. Özellikle Uzakdoğu pazarı, “Japon mucizesi”yle birlikte teknolojik yeniliklere büyük ilgi duyan ve gelişmeleri yakından takip eden oldukça genç bir pazardı. Ki bunun anlamı, bilgisayar ve donanım alanında büyük bir potansiyel demekti. Bu düşünceler doğrultusunda Daniel Borel, Tayvan ve Çin’i ziyaret ederek yerli bilgisayar firmalarıyla görüşmeler yaptı. 1986 yılının Temmuz ayında Logitech‘in Uzakdoğu’daki faaliyetleri ilk olarak Tayvan’ın Hsinchu şehrinde başladı. Eylül ayında Hsinchu’da Logitech‘in üretim faaliyetleri de başladı.

Microsoft ve Apple Rekabetinde Logitech

1980’li yıllar boyunca bilgisayar pazarında Microsoft ve Apple arasında büyük bir rekabet yaşandı. 1981 yılında Apple, Macintosh adını verdiği bilgisayarın yazılımını geliştirmesi için Microsoft‘a başvurmuştu. Microsoft Macintosh için yazılım geliştirirken Apple ekibi, kullanımı MS-DOS sistemine göre daha kolay olan grafikli ve görüntülü VisiCorp işletim sistemini kullanıyordu. Bu sırada Bill Gates, grafiksel bir arayüze sahip Windows adında yeni bir işletim sistemi geliştirdiklerini açıladı. MS-DOS sisteminde ancak kod yazarak yapılabilecek birçok işlem, Windows sisteminde bir mousela kolayca yapılabilir hale geliyordu. Üstelik bu sistem, MS-DOS sistemiyle çalışan tüm bilgisayarlarla uyumluydu. Başka deyişle Windows işletim sistemi, Apple‘ın VisiCorp‘la sağladığı pazar üstünlüğünü sarsıyordu. O güne kadar MS-DOS sistemini kullananlar bilgisayar pazarının yüzde 30’unu oluştururken, Windows‘un piyasaya sunulmasından sonra durum Apple‘ın aleyhine dönmeye başladı.

Bu dönemde Daniel Borel, mouse üretimi konusunda Microsoft‘la ortaklık kurmaya çalıştı. Çünkü Logitech‘in perakendecilikte henüz yeterli bilgi ve deneyimi yoktu ve ürünlerini tüketiciye doğrudan sunmak konusunda olanakları sınırlıydı. Microsoft‘la kurulacak ortaklık, her iki şirketin de büyüme sürecini hızlandırabilirdi. Ne var ki, 2 yıl süren pazarlıklar olumlu sonuçlanmadı. Bu sırada Logitech, C7 mouselar üzerindeki çalışmalarını hızlandırdı. Satış ve pazarlama kanallarının sınırlı olmasına karşın ürünlerin lansmanından sonraki ilk ayda 800 adet mouse satması, bilgisayar üreticilerinin dikkatini çekti. C7 mouselar ile Daniel Borel artık, perakende pazarında satış potansiyelinin yüksek olduğunu göstermişti. Microsoft‘un aksine Apple, Logitech‘e daha olumlu yaklaştı ve mouselar konusunda bazı ürün geliştirme projelerinde Logitech‘ten yararlandı.

Logitech Bilgisayar Ekipmanları

1990’lı yıllar, bilgisayar ekipmanlarında rekabetin kızıştığı yıllardı. Pazar büyüdükçe sektöre yeni oyuncular girmeye başlıyor, kişisel bilgisayar kullanımı arttıkça çevre birimlerinde müşteri beklentileri de artıyordu. Bu değişimlere ayak uydurabilmek için Daniel Borel, Çin’deki üretim faaliyetlerini konsolide etmek ve ürün yelpazesini genişletip çevre birimlerinde teknolojik yeniliklerin öncüsü olmak şeklinde iki stratejik hedefi hayata geçirdi. Bilgisayar ekipmanlarındaki en önemli buluşlarından biri olan radyo tabanlı ilk kablosuz mouseu Logitech MouseMan Cordless‘in lansmanı 1991 yılında yapıldı. Sonraki modellerde lazer izleme teknolojisi daha da geliştirildi.

1992 yılında lansmanı yapılan Fotoman isimli dijital kamera, Daniel Borel ve Logitech için önemli bir dönüm noktasıydı. İlk dijital kameralardan biri olan bu ürünler, hızlı görüntü paylaşımına ihtiyaç duyan emlakçılar ve sigorta şirketleri tarafından büyük ilgi gördü. Fotoman‘ın getirdiği satış başarısının ardından şirket, ürün yelpazesini genişletmek konusunda büyük bir atılım başlattı. 1992 yılında, ses kliplerini belirli uygulamalara yerleştirmeyi sağlayan bir hoparlör/mikrofon olan AudioMan‘in lansmanı yapıldı. 2 yıl sonra, bir tür joystick olan WingMan ile bilgisayar oyunu pazarına giriş yapıldı. 1995 yılında, esnek bir kol üzerine yerleştirilen Web kamerası VideoMan‘ın lansmanı yapıldı. Bu süreçte şirketin mouselarla ilgili ürün geliştirme süreçleri de ayrı bir koldan devam etti.

2000’li yıllarda şirket, ürün yelpazesinin içine klavye, trackball, dijital yazı çözümleri, geliştirilmiş uzaktan kumandalar, Web kameraları gibi iletişim ürünleri, oyun konsolları gibi interaktif eğlence ürünleri, portatif müzik çalarlar için hoparlör ve kulaklıklar gibi pek çok ürünü kattı. Hem mouselarda, hem de diğer ürün gruplarında elde ettiği başarılar Logitech‘in büyümesini sağladığı gibi, bilgisayar ekipmanları alanında genel standartların da oluşmasını sağladı. 2008 yılında Ultimate Ears‘ın satın alınması, Logitech‘in kulaklık ve ses sistemlerinde pazar gücünü daha da arttırmasını sağladı. 2008 yılında şirket yönetiminden ayrılan Daniel Borel, şirketin halen onursal başkanlığını sürdürmekte. Günümüzde Logitech‘in 30’dan fazla ülkede 8 bine yakın çalışanı var.

Ofis dostu Logitech ürünleri Ofix.com’da!

Daniel Borel‘in başarı hikayesini kısaca özetlediğimiz bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix.com‘un verilerine göre ofislerin en sık sipariş verdiği Logitech ürünlerinden ilk üçte yer alanları kısaca tanıtacağız. Sitemizde kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için burayı tıklayabilirsiniz.

Logitech MK220 Kablosuz Q Klavye-Mouse Seti

Listemizin ilk sırasında, Logitech MK220 kablosuz Q klavye-mouse seti var. Bilgisayarımızın en çok kullandığımız ve bu nedenle en hızlı yıpranan kısımlarını oluşturan bu iki araç, Logitech kalitesini parmaklarınızın ucuna getiriyor. Ofisinizde uzun yıllar keyifle kullanabileceğiniz bu ürünler, yazı ve çizim çalışmalarınızı büyük ölçüde kolaylaştırmakta. Standart klavyelere oranla yüzde 36 daha küçük olan bu klavyeler, çalışma alanınızda daha az yer kaplıyor ve hareket alanınızı arttırıyor. Bu ürünlerin kablosuz olması ise kabloların yarattığı görüntü kirliliğinden hoşlanmayanlar için önemli bir tercih nedeni. Ürün sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

Logitech M185 Nano Kablosuz Mouse

Listemizin ikinci sırasında, Logitech M185 Nano kablosuz mouse var. Şık ve ergonomik bir tasarıma sahip olan bu ürünler, özel nano alıcısı sayesinde 10 metrelik bir kapsama alanında kullanılabiliyor. 2.4 GHz frekans kanalına sahip bu ürünleri 1 adet AA pille kullanabilirsiniz. Pil kullanım süresi 1 yılı bulmakta. Ürün sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

Logitech K400 Plus Q Touch Klavye

Listemizin üçüncü sırasında, Logitech K400 Plus Q touch klavye var. 2 adet AA pille kullanabileceğiniz bu ürünler, 2.4 GHz frekans kanalına ve 10 metrelik bir kapsama alanına sahip. Tuş ömrü 5 milyon tuş vuruşu olan bu ürünler 2 yıl garantili. Ürün sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

Ofix.com‘da satışı devam eden diğer Logitech ürünlerini buradan inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza başarı hikayeleri ile dolu bir hafta diliyoruz…

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir