Datça’nın En Güzel Koyları

Muğla ilimizin turistik ilçelerinden biri olan Datça, Akdeniz ile Ege’nin birleştiği noktada yer alıyor. 230 km sahil şeridi ve 52 koyuyla mükemmel bir tatil fırsatı sunan Datça, masmavi suları, serin ve nemden uzak havası ve bol oksijeniyle huzur dolu bir yer. Öyle ki, ünlü şairimiz Can Yücel‘in birçok şiirine konu olan Datça’nın birbirinden güzel koylarında unutamayacağınız bir tatil geçirebilirsiniz. Ofix Blog‘da bu ayki gezi rehberi köşemizde, Datça’nın en güzel koylarını kısaca tanıtacağız. 

Datça nerededir?

Muğla’ya 122 km uzaklıkta bulunan Datça, Marmaris’e 70, Antalya’ya 394, Ankara’ya 708, İstanbul’a 882 km uzaklıkta. Kuzeyinde Gökova, güneyinde Hisarönü Körfezi’nin yer aldığı Datça, coğrafi açıdan Ege Bölgesi içinde yer alıyor. Bununla birlikte, Datça’da Akdeniz ikliminin tipik özellikleri görülmekte. Yüzölçümü 446 kilometrekare olan Datça, dağlık ve engebeli bir arazi yapısına sahip. Datça’nın en yüksek noktasını 1174 metre yükseklikle Bozdağ oluştururken, Bozdağ’ı 881 metre yükseklikle Kalecik Dağı, 786 metre yükseklikle Karadağ ve 704 metre yükseklikle Emecik Dağı izliyor. İlçede Karaköy, Palamutbükü ve Mesudiye gibi oldukça verimli ovalar yer almakta.

Datça’nın Kısa Tarihçesi

Datça’daki ilk yerleşimler, M.Ö. 2000’li yıllara kadar uzanıyor. Tarihsel kaynaklara göre Datça’da bilinen en eski yerleşimler Karlar’a air. M.Ö. 1000’li yıllarda bölgeye Yunan ana karasından Dorlar gelmeye başlamış. Datça’nın da yer aldığı bölgede Dorlar 6 kent-devleti kurmuş. Bunlar içinde Datça’da kurulan kent-devletinin ismi Knidos. M.Ö. 7 ve 6. yüzyıllarda en zengin dönemini yaşayan liman şehri Knidos, M.Ö. 546 yılında Perslerin egemenliğine girdi. Persler döneminde Knidos daha da zenginleşti ve M.Ö. 2. yüzyılda Büyük İskender tarafından ele geçirildi. M.S. 2. yüzyıldan itibaren Knidos’ta önce Roma İmparatorluğu, ardından Bizans hüküm sürdü.

M.S. 7. yüzyılda bölgeye yapılan Arap akınları, Knidos’un ticari önemini yitirmesine yol açtı. 13. yüzyıldan itibaren bölgeye Türkler yerleşmeye başladı. 15. yüzyıla kadar Menteşeoğulları Beyliği’nin sınırları içinde kalan bölge, beyliğin Osmanlılar tarafından fethiyle Osmanlı Devleti’nin yönetimine geçti. 1909 yılında bölgenin ismi, Sultan Reşad tarafından Reşadiye olarak değiştirildi. 1928 yılında Reşadiye ismi değiştirildi ve Datça ismi kabul edildi, Datça’nın Muğla iline bağlanmasına karar verildi.

Palamutbükü

Datça’nın birbirinden güzel 52 koyu içinde en fazla öne çıkanlarından biri Palamutbükü’dür. Uzun plajının yanı sıra aynı zamanda iki küçük köyüyle bir sahil kasabasına eşlik eden Palamutbükü, tekne ve yatlar için geniş bir limana sahip. Bölgeye yayılan zeytin ve badem ağaçları, masmavi suları yeşil doğayla birleştiriyor. Palamutbükü’nde Pazartesi ve Perşembe günleri kurulan köy pazarında doğal süt, yumurta, badem, bal, kekik gibi ürünleri bulabilirsiniz. Sahil şeridi boyunca dizilmiş lokantalarda yöresel yemekleri tadabilirsiniz.

Ovabükü

Datça’nın en güzel koylarından bir diğeri Ovabükü. Palamutbükü’ne oranla daha tenha olan bu koyun ufuk hattı Akdeniz’e açılıyor. Koyun en güzel zamanlarının Temmuz-Ağustos ayları arasında yaşandığı düşünülmekte. Ovabükü’nde plajın arka kısmında yer alan kafeterya ve lokantalarda yöresel lezzetleri tadabilir, gün batımının harika manzarasını izleyebilirsiniz. Ovabükü’nde esen serin kuzey rüzgarları, kavurucu yaz sıcaklarını bastırıyor ve konuklarına serin havada denize girme keyfi yaşatıyor.

Hayıtbükü

Datça’nın en güzel ve en tenha koylarından bir diğeri de Hayıtbükü. Uzun kumsala eşlik eden masmavi deniz ve ılık güneş, bölgenin güzelliğine güzellik katıyor. Özel aracınız varsa, bölgenin doğal güzelliklerinin arasında araç kullanma keyfini doyasıya yaşayabilirsiniz. Bölgede konaklamak için daha çok pansiyonlar ve ağaç evler tercih ediliyor. Otelde kalmayı tercih ediyorsanız, gecelik ücretin makul düzeylerde olduğunu söyleyebiliriz.

Kargı Koyu

Datça’ya uzaklığı 3 km olan Kargı Koyu, diğer koylara oranla daha küçük bir koy. Yürüyerek gezilebilecek kadar küçük olan bu koyun plajı da diğerlerine oranla daha küçük. Fakat bu koyda da deniz keyfi diğerlerini aratmıyor. Etrafını çevreleyen tepeler nedeniyle koyda rüzgar pek esmiyor. Bu yönüyle kapalı koy olma özelliğine sahip Kargı Koyu, Datça ve çevresinde küçük plajları tercih edenlerin en gözde mekanlarından biri.

Kızılbük

Adını bölgede gün batımı sırasında oluşan renklerden alan Kızılbük, Mesudiye’nin en şirin koylarından biri. Datça ve çevresinde birçok örneği olduğu gibi Kızılbük’te de mavi ve yeşil iç içe geçiyor. Kızılbük’te konaklama tesislerinin çoğu ahşap evlerden oluşan butik otel türünde. Kızılbük’te denizin keyfini çıkarırken ahşap evlerde konaklayabilir, yöre insanlarının doğal yaşam şekillerini görebilirsiniz.

Çiftlik Koyu

Datça sınırları içinde en güzel koylardan biri olan Çiftlik Koyu, Datça’ya 30 km uzaklıkta. Datça’nın tüm güzelliğini ve sakinliğini içinde barındıran Çiftlik Koyu, sessiz ve huzurlu bir tatil yapmak isteyenler için iyi bir seçim olabilir. Koyun etrafındaki konaklama tesisleri ve lokantalarda yöresel lezzetleri tadabilir, koyun hemen arkasındaki ormanlık arazide doğa yürüyüşleri yapabilirsiniz.

Murdala Koyu

Datça’ya 38 km uzaklıktaki Murdala Koyu’nun etrafı tepeler ve çam ağaçlarıyla kaplı. Koyun düzlük kısımlarında zeytin ve incir bahçeleri var. Datça içinde yeşilin hemen her tonunu görebileceğiniz bu koyun bir kısmı kayalık, bir kısmı ise kumlu zemine sahip. Doğa yürüyüşleri yapmayı seviyorsanız, Murdala Koyu’nda da unutamayacağınız doğa yürüyüşleri gerçekleştirebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

http://kesifperisi.com
https://oitheblog.com
http://www.hurriyet.com.tr

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir