Demans nedir?

Beyinle ilgili hastalıklar içinde demansın görülme sıklığı hızlı bir artış ivmesinde. Beyin hücrelerinin zarar görmesi sonucu oluşan demans, erken evrelerde teşhis edildiğinde yavaşlatılabilmekte. İleriki evrelerde ise hastanın yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürebilmekte. Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, demans hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. 

Kısaca Demans

Demans aslında, tek bir hastalık değil, unutkanlığın ön planda olduğu birçok hastalığın ortak ismidir. Halk arasında “bunama” olarak ifade edilen demans sözcüğü, Latincede zihin anlamına gelen mens sözcüğünden türetilmiş olup önüne aldığı -de ekiyle birlikte zihnin yitirilmesi anlamına gelir. Hafıza ve düşünsel yeteneklerin yanı sıra sosyal ilişkileri de olumsuz etkileyen demans içinde en sık karşılaşılanı Alzheimer demansıdır. Öyle ki, demans vakıalarının yaklaşık yüzde 70’ini Alzheimer demansı oluşturur.

Demansın en sık karşılaşılan ikinci türü, inme sonucunda oluşan vasküler demanstır. Diğer demans türleri, vücutta bir ya da birkaç maddenin eksikliği veya kullanılan bazı ilaçların yan etkileri olarak ortaya çıkar. İlk iki demans türünden farklı olarak bu demanslar, genellikle ilerleyici türden değildir ve doğru bir tedavi sürecinde hastanın hafıza ve düşünsel yetenekleri eski haline gelebilir. Alzheimer demansı ve vasküler demansta ise hastanın eski haline gelmesinden çok yaşam kalitesinin yükseltilmesine çalışılır.

Demans neden oluşur?

Demansın çeşitli nedenleri olmakla birlikte esas nedeninin beyin hücrelerinin zarar görmesi olduğunu söyleyebiliriz. Beyinde her biri farklı işlevlerden sorumlu birçok bölge var. Beyin hücreleri zarar gördüğünde, bu bölgeler normal işlevlerini yerine getiremez. Demansa yol açan beyin hücresi zararları, bu hücrelerin birbirleriyle iletişim kurmasını engeller. Buna bağlı olarak hasta, hafıza kaybı yaşar, muhakeme yeteneğini kaybeder, günlük işlerini bile yerine getirmekte güçlük çeker.

İlerleyen yaşla birlikte demans vakıalarının görülme sıklığı artmakta. En sık karşılaşılan demans türlerinden biri olan Alzheimer demansında hastanın beyninde hipokampus bölgesi daha fazla etkilendiği için hafıza kaybı yüksek düzeyde olur ve muhakeme yeteneği kaybolur. Bununla birlikte, Alzheimer demansı bir anda oluşmaz, yavaş yavaş kendisini gösterir ve kesin tedavisi olmasa da hastalığın ilerleme hızı yavaşlatılabilir.

Demansın en sık karşılaşılan ikinci türü olan vasküler demans, beyne kan taşıyan damarların zarar görmesiyle oluşur. Beyne yeterince kan ulaşmadığı için beyin hücreleri, birbirleriyle iletişim kurmakta güçlük çeker. Buna bağlı olarak hasta dikkat ve odaklanma, problem çözme ve sosyal organizasyon konularında çeşitli sorunlar yaşar. Demansın daha az rastlanan türlerinden Lewy cisimciği demansı, Lewy cisimciği denilen protein yapılarının beynin motor faaliyetlerini düzenleyen bölgelerine yerleşerek beyin hücrelerine zarar vermesiyle oluşur. Frontotemporal demans, beynin kişilik, davranış ve dil alanlarında oluşan zararlar sonucunda gelişir. Karışık demans türü ise birden fazla demans türünün aynı anda oluşmasıyla ortaya çıkar.

Demans hangi belirtilerle anlaşılır?

Demansın en önemli belirtisi hatırlama güçlüğüdür. Demans hastaları özellikle yeni alınan bilgileri hızlı bir şekilde unutur. Uzak geçmişi daha iyi hatırlayan hastalar, muhakeme yeteneklerini kaybettikleri için kendilerini geçmişte hisseder, olaylar ile kişiler arasında doğru bağlantılar kuramazlar. Hafıza kaybının yanı sıra iletişim ve dil becerileri zayıflar, dikkat ve odaklanmakta güçlük çekerler, görsel algıları zayıflar.

Erken evrede demans hastaları, zamanı ve mekanı algılamakta güçlük çeker, iyi bildikleri yerlerde dahi kolayca kaybolabilirler. Hastalığın daha ileriki aşamalarında, son olayları ve insanların isimlerini unuturlar, sürekli gezinme ve tekrarlayan sorgulamalar şeklinde davranış tarzı değişikliği gösterirler. Hastalığın en ileri aşamalarında ise yürüme zorluğu çekerler, kişisel ihtiyaçlarını bile tek başlarına karşılayamazlar.

Demansı önlemek için neler yapmak gerekir?

Demans hakkında faydalı bilgiler paylaştığımız bu yazımızı bitirmeden önce, demansı önlemek için neler yapmak gerektiğine kısaca deyinmek istiyoruz. Fakat şu noktayı özellikle belirteceğiz. Burada paylaşacağımız bilgiler yalnızca genel sağlık bilgileri bağlamında olup demansı tedavi edici hiçbir niteliğe sahip değildir. Demansa ilişkin olarak yukarıda bahsettiğimiz belirtilerden biri veya birkaçını yaşamaktaysanız, vakit geçirmeden hekiminize başvurmalısınız.

Zihninizi aktif bir şekilde kullanmalısınız.

Zihninizi ne kadar aktif bir şekilde kullanırsanız, beyin hücrelerinizin birbirleriyle iletişimini o kadar güçlendirebilir, demans gibi hastalıklara karşı beyin sağlığınızı koruyabilirsiniz. Zihninizi aktif bir şekilde kullanmak için vakit buldukça bir şeyler okuyabilir, bulmaca çözebilir veya scrabble gibi kelime oyunları oynayabilirsiniz.

Hafızanızı güçlendirmelisiniz.

İnsan hafızası aslında, sınırları belirsiz diyebileceğimiz kadar büyük bir depolama alanıdır. Günümüzde hızla ilerleyen teknoloji ve hayatımızda giderek daha fazla yer kaplayan teknolojik ürünler maalesef, hafızamızın zayıflamasına yol açabiliyor. Hafızanın farklı türleri mevcut; kısa süreli hafıza, uzun süreli hafıza, anısal hafıza, anlamsal hafıza ve işlemsel hafıza bunlardan birkaçı. Bu türler içinde hafızanızı ne kadar güçlendirirseniz, demansa yakalanma riskiniz o kadar azalır. Aynı şekilde, hafızayı güçlendirmek suretiyle demansın ilerlemesini yavaşlatmak da mümkün.

Sağlıklı beslenmeli, egzersiz yapmalısınız.

Beyin sağlığı üzerinde beslenme şekilleri ve yaşam tarzının etkisi büyük. Özellikle mevsim geçişlerinde hafızanızda zayıflama hissediyorsanız, bunun en önemli nedenleri sağlıksız beslenme ve gün içinde yeterince hareket etmemek olabilir. Bu dönemlerde vücudun karbonhidrat isteği artıyor. Fakat, karbonhidrat ağırlıklı beslenmek, kan şekerini yükseltiyor ve kanda yüksek miktarda şeker dolaşımını tehlikeli gören karaciğer, şekeri yağa dönüştürerek depolanmasını sağlıyor.

Hal böyle olunca, beynin temel besin maddesi olan glikoz, henüz beyne ulaşmadan yağ olarak depolanıyor ve beyin fonksiyonları zayıflıyor. Bu durumun önüne geçmek için, hafıza zayıflığı hissettiğiniz dönemlerde sağlıklı beslenmeye özen göstermeli, gün içinde egzersizler yaparak kan dolaşımınızı hızlandırmalısınız. Omega-3 bakımından zengin ceviz, ton balığı, ıspanak, lahana, soya fasulyesi gibi besinler sağlıklı beslenme programınız içinde mutlaka yer almalı. Sağlıklı beslenir ve kan dolaşımınızı hızlandırırsanız, beyninize glikoz ve oksijen akışı daha sağlıklı gerçekleşir, beyin fonksiyonlarınız güçlenir.

Stresten uzak durmalısınız.

Stres altında çalışmak, vücuttaki adrenal ve kortizol seviyesini yükseltiyor ve beyin fonksiyonlarını, tehlike olarak algılanan koşulların üstesinden gelmeye koşullandırıyor. Başka deyişle, kişinin tüm ilgi ve dikkatini belli noktalara yoğunlaştırıp hafıza gibi bilişsel yetileri baskılıyor. Stresten uzak durursanız, beyin fonksiyonlarınızı daha etkin bir şekilde kullanabilirsiniz. Bunu yapmak için, sizde stres yaratan koşullar hakkındaki farkındalıklarınızı arttırmalı, bu koşulların değişmesi için çevrenizdekilerden yardım istemelisiniz. Ofiste stres yaratan ortamlar varsa, bu ortamlardan mümkün olduğunca uzak durmalısınız.

Sigara ve alkolü hayatınızdan çıkarmalısınız.

Sigara ve alkol kullanımı, tüm metabolizmayı olumsuz etkilediği gibi, beyin sağlığına da büyük zarar veriyor. Özellikle orta yaş ve üzerindeki kişilerde sigara ve alkol kullanımı arttıkça beyin hücrelerinin gördüğü zararlar artıyor ve demans riski yükseliyor. Kan damarlarının yapısını bozan ve beyne daha az glikoz ve oksijen taşınmasına yol açan sigara ve alkol kullanımı arttıkça, özellikle vasküler demansın görülme sıklığı artıyor. Sigara ve alkolü hayatınızdan çıkarırsanız, vasküler demans riskiniz büyük ölçüde azalacaktır.

Uyku düzeninizi korumalısınız.

Demansı önlemede uyku sağlığı da önemli bir diğer konu. Uyku düzeninizi korursanız, beyin fonksiyonlarınız güçlenir ve demans riskiniz azalır. Uyku düzeninizi korumak için, yatış ve kalkış saatlerinizi olabildiğince sabit tutmaya çalışmalısınız. Bu sayede uyku ritminizi korumakta güçlük çekmezsiniz. Uyku saatiniz geldiğinde uykunuz gelmese bile yatakta olursanız uyumanız kolaylaşır. Fakat en fazla yarım saat içinde uykuya dalamamışsanız, yatakta dönüp durmak yerine uykunuzu getirecek bir şey yapabilirsiniz. Örneğin, dinlendirici bir müzik dinleyerek uykuya daha kolay dalabilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir