Durmuş Yaşar: Dükkandan holdinge bir başarı hikayesi…

Rodos göçmeni Durmuş Yaşar tarafından 1927 yılında İzmir’in Şeritçiler Çarşısı’nda kurulan Durmuş Yaşar Müessesesi, Türk milli ekonomisine büyük katkılar sağlayacak çok özel bir başarı hikayesinin ilk adımıydı. İzmir’de küçük bir dükkan işletirken Türkiye’nin ilk yerli boyasını üretmeyi başaran Durmuş Yaşar, 1945 yılında kurduğu Yaşar Holding‘le başta boya olmak üzere gıda, içecek, tarım ve hayvancılık, enerji, bilgi işlem ve dış ticaret gibi birçok alanda büyük başarılara imza attı. Yarattığı markalar içinde özellikle Dyo ve Pınar ile binlerce kişiye istihdam olanağı sundu. Durmuş Yaşar ve oğulları tarafından gerçekleştirilen başarılar, Yaşar Topluluğu‘nun yanı sıra Türk ekonomisi için de çok önemliydi. Ülkemizde ilk boya ve vernik fabrikasını kuran, ilk reçine fabrikasını hizmete açan Durmuş Yaşar‘ın bıraktığı izler, günümüzde pek çok alanda hissedilmeye devam ediyor. Bir Ofix Blog klasiği olan başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Durmuş Yaşar‘ın hayatından kesitler sunarak başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız.

Durmuş Yaşar kimdir?

Durmuş Yaşar, 1889 yılında Rodos’ta doğdu. Babası Mustafa Kaptan, bir taraftan deniz ticareti yapıyor, Anadolu’dan Rodos’a gıda ürünleri getiriyordu. Bir taraftan da çiftçilikle uğraşıyordu. Mustafa Kaptan‘ın en büyük yardımcısı eşi Dilara Hanım‘dı. Eşi seferdeyken çiftlikteki işlerle Dilara Hanım ilgileniyordu. Et ve süt üretiminin yanı sıra kök boyacılık işlerini de Dilara Hanım sürdürüyordu. Ailenin tek çocuğu olan Durmuş‘un okuyup iyi bir insan olması ailenin en büyük isteğiydi. Deniz yolculukları sırasında Mustafa Kaptan‘ın bünyesi zayıf düşmüştü. 1905 yılında geçirdiği deniz kazasından sonra bünyesi daha da zayıf düşünce hayatını kaybetti. Henüz 16 yaşında olan küçük Durmuş, böylelikle babasının işlerinin başına geçti. Balkan Savaşları’nın yaklaşmakta olduğu bu dönemde, babasından öğrendiği gıda ticaretine devam etti. Anadolu’dan mal alıp satmak aslında kârlı bir işti. Anadolu’dan getirilen gıda maddelerine ilgi Rodos’ta hep yüksek olmuştu. Fakat siyasi dengeler değişiyor, Türklere yönelik baskılar artıyordu. Küçük Durmuş ve annesi bu gelişmeleri kaygı içinde izliyordu.

Balkan Savaşları öncesinde Rodos’ta ticari bağlantılarını geliştiren ve babasının işlettiği dükkanı büyüten Durmuş Yaşar, I. Dünya Savaşı döneminde dükkana ortak aldı. Anadolu’dan ithal ettiği ürünlerin satışını sürdürdü, ürün yelpazesini genişletti. Ayrıca Hikmet Hanım‘la evlendi. Çocukları Selçuk ve Selman bu dönemde dünyaya geldi. Fakat ne var ki, Rodos’ta Türklere yönelik baskılar artmaya devam ediyordu. Türkleri Rodos’ta istemeyen yönetim anlayışı, Durmuş Yaşar ve ailesi için yeni bir sayfanın açılmasına vesile oldu. Siyasi baskıların yanı sıra ortağıyla da bazı sorunlar yaşadı. Rodos’ta artık kalamayacağını ve ticaret yapamayacağını düşünen Durmuş Yaşar, Türkiye’ye göç etmeye karar verdi. Rodos’taki ortaklığını sonlandırdı, 1927 yılında İzmir’in Şeritçiler Çarşısı’nda Durmuş Yaşar Müessesesi‘ni kurdu. İşte bu müessese, Durmuş Yaşar ve oğulları için olduğu kadar Türk ekonomisi için de büyük bir başarı hikayesinin ilk adımıydı. Bu müessesede çok önemli projeler hayata geçirildi. 1930 yılında ailenin Rodos’ta kalan üyelerinin de İzmir’e göç etmesiyle Rodos defteri artık kapanmış oldu. 

Durmuş Yaşar ve Oğulları

İzmir’e ilk geldiğinde Karşıyaka’da istasyonun arka tarafına düşen bir eve yerleşen Durmuş Yaşar, İzmir’de ticaret için güzel imkanlar buldu. Dürüst kişiliğiyle İzmir halkının gönlünü kazandı. 1930’lu yıllarda Durmuş Yaşar Müessesesi, İzmir’de çok ihtiyaç duyulan denizcilik malzemeleri ve boya satışı yapmaktaydı. Ancak ürünler ithal ediliyor, bu da fiyatların yükselmesine yol açıyordu. Büyümek için üretimin kaçınılmaz olduğunu düşünen Durmuş Yaşar, üretim için ilk adımı 1941 yılında attı. Türkiye’nin ilk boya atölyesi Durmuş Yaşar Müessesesi‘nin arkasında kuruldu. İlk yerli boya ürünleri önce Yaşarin, ardından Hazırlanmış Boya marka isimleriyle kullanıcıların beğenisine sunuldu. Ürünlerin gördüğü ilgi, Durmuş Yaşar için yeni birtakım fırsatları da beraberinde getirdi. Dükkanın artan ünüyle birlikte artık yalnızca boya ve diğer ürünlerin satışı yapılmıyordu. İthal ürünler için siparişler artıyordu. İthal ürünlerden yüksek vergi alınan bu dönemde yerli üretim teşvik ediliyordu. Böylelikle Durmuş Yaşar, başka ürünlerde de yerli üretime geçmeye karar verdi. Ve en büyük desteği oğullarından gördü. 

Üretime Geçiş ve Yaşar Holding’in Doğuşu

1940’lı yıllarda Durmuş Yaşar, ticaretten sanayiye doğru hızla ilerliyor, bu süreçte en büyük desteği oğulları Selçuk Yaşar ve Selman Yaşar‘dan görüyordu. Sanayi yatırımlarında en önemli sorumluluğu oğlu Selçuk Yaşar üstlenmişti. Sanayileşme konusunda büyük atılımların yapıldığı bu dönemde İzmir, milli sanayinin dışa açılan kapılarından biri haline geliyordu. Durmuş Yaşar öncülüğünde kurulan Yaşar Holding, İzmir’de elde edilecek başarıların merkez üslerinden biri olacaktı. 1954 yılında İzmir Bornova’da faaliyete başlayan boya üretim tesisi, Durmuş Yaşar ve Yaşar Holding tarihi için büyük bir dönüm noktasıydı. Milli ekonominin geliştirilmesi için sağlanan teşvik ve desteklerle büyüyen holding, piyasaya sunulan ürünler için Dyo marka ismini kullanmaya başladı. Bu isim, Durmuş Yaşar ve Oğulları ifadesinin baş harflerinden oluşturuldu. Ürünlerin tanıtımı için hazırlanan reklamlarda ise yalnızca bir ürün reklamı yapılmadı. Aynı zamanda yerli ürün kullanımı da teşvik edildi. Türkiye’nin ilk yerli boya fabrikasını kurmanın gururunu yansıtan Dyo reklamları, yerli boya pazarının yan ürünlerle büyümesine katkı sağladı. 

Durmuş Yaşar ve Dyo Markası

Durmuş Yaşar için Dyo markası, sıradan bir boya markasının çok ötesinde bir anlama sahipti. Rodos’taki çiftlikte kök boya üretimi gerçekleştiren annesi Dilara Hanım, Durmuş Yaşar‘ın boyalara duyduğu ilginin en önemli nedeniydi. Boya işleriyle uğraşmak ona çocukluğunu, annesini ve Rodos’ta ailecek geçirdikleri mutlu zamanları hatırlatıyordu. Babası Mustafa Kaptan‘dan ötürü denizcilik alanına duyduğu ilgiyi de hiçbir zaman kaybetmedi. İzmir’de artık Durmuş Yaşar ve oğulları için yeni bir hayat başlamıştı. Ancak Durmuş Yaşar‘ın Rodos günlerinden kalma birçok alışkanlığı ve denizcilik merakı peşini bırakmıyordu. Öyle ki, Dyo markasının logosunda kullanılan kalyon görseli aslında eski günlere duyduğu özlemin sembolüydü. 1950’li yıllardan itibaren Dyo markası, genişleyen ürün yelpazesiyle Türk insanına rengarenk bir dünya sundu. Dyo boya ürünleri için hazırlanan reklam kampanyaları ve verilen gazete ilanları sektörde hep ilgiyle takip edildi. Markanın logosunda kullanılan kalyon sembolü zaman içinde kaldırılmış olsa da Yaşar ailesinin boya ve denizcilik alanlarına ilgilisi hep devam etti. 

Türkiye’nin ilk yerli boya fabrikasını kuran Durmuş Yaşar, bu alanda duyulan ihtiyaçları doğru şekilde analiz ediyordu. Dyo markasını büyütmek için iç ve dış bağlantılarını Selçuk Yaşar ile birlikte güçlendiriyordu. 1960’lı yıllarda Dyo boya çeşitleri yalnızca İzmir’de değil, tüm Türkiye’de tanınan ve kullanılan ürünler haline gelmişti. Ürünlerin yurt dışı pazarlara satışı için gerekli temaslar Selçuk Yaşar gözetiminde kuruluyordu. Dyo boya çeşitlerinin en önemli özelliği, suya ve neme dayanıklı olmasıydı. Ancak ürünlerin daha da geliştirilmesi için kimya sanayisine yönelmek gerekiyordu. Bununla birlikte Durmuş Yaşar ve oğulları, büyümenin başka alanlara da yayılması gerektiğine inanıyordu. Durmuş YaşarRodos’ta geçen yılları içinde ticaretin yanı sıra çiftçilikle uğraşmıştı. Tarım ve hayvancılıkta önemli deneyimler kazanmıştı. Babası Mustafa Kaptan gibi Durmuş Yaşar da toprakla uğraşmayı çok seviyordu. Dyo markasının pazardaki lider konumu güçlendikten sonra, Yaşar Holding bünyesinde süt ve et ürünlerinin ticaretinin yapılması konusunda Selçuk Yaşar‘a bazı görevler verdi. Böylelikle Pınar Süt‘ün temelleri atıldı. 

Yaşar Holding’in Büyümesi ve Pınar Süt

20 Mart 1973 tarihinde kurulan Pınar Süt, Türkiye’nin ilk uzun ömürlü sütlerini piyasaya sundu. Selçuk Yaşar yönetiminde Türkiye ve Ortadoğu’nun en büyük ve UHT teknolojisiyle üretim yapan ilk özel sektör fabrikası Pınar Süt fabrikası oldu. Fabrikada başka ürünler de üretilmekteydi. Sütün yanı sıra peynir, yoğurt, tereyağı ve süt tozu da Pınar Süt‘ün ürün çeşitliliği içinde yer aldı. Çocukluğundaki gibi doğal gıdalarla beslenmeye özen gösteren Durmuş Yaşar, aynı doğal lezzetin tüketicilere sunulmasını istiyordu. Bu konuda Selçuk Yaşar‘ı yönlendiriyordu. Pınar Süt fabrikasıyla birlikte gıda ve içecek pazarında ürün çeşitliliğini arttırmaya başlayan Yaşar Holding, ülkemizde tarım ve hayvancılığın geliştirilmesine yönelik bir dizi projeyi hayata geçirdi. 1960’lı yıllarda Yaşar Holding‘in faaliyet alanı genişlerken, yabancı ortaklık sistemiyle büyümesi de devam etti. Danimarka merkezli Sadolin firmasıyla başlayan yabancı ortaklık süreci, kısa sürede başka firmaların da katılımıyla holdingin mali gücünü ve yurt dışı bağlantılarını arttırdı. Bu süreçlerde Selçuk Yaşar kilit roller üstlendi. 

1980’li yıllar, Yaşar Holding ve Pınar için çok önemli atılımlara sahne oldu. Holdingin yurt dışına açılım sürecini hızlandırmak için 1980 yılında Almanya’da Yadex firması kuruldu. 1982 yılında kurulan Viking Kağıt, holdingin kağıt pazarında büyümesini sağladı. 1984 yılında Türkiye’nin ilk tek yönlü ambalajda kaynak suyu Pınar Su, 1985 yılında ise ilk kültür balığı tesisi Pınar Deniz ve ilk özel sektör entegre et tesisi Pınar Et faaliyete geçti. Bu dönemde Pınar Süt‘ün ürün çeşitliliği içinde dilimli kaşar, çilekli süt, ketçap, mayonez gibi ürünler yer almaya başladı. Selçuk Yaşar yönetiminde ilk ihracat ise 1982 yılında Orta Avrupa’ya yapıldı. 1983 yılında, artan talebi karşılamak için süt üreticilerinin yem ihtiyacını karşılamak üzere Pınar Yem kuruldu. Tüm bu girişimler sayesinde Selçuk Yaşar ve Yaşar Holding, ülkemizde tarıma dayalı sanayi zincirinin gelişmesinde çok önemli roller üstlendi. Sektörde 48 yılı geride bırakan Pınar Süt‘ün ürünleri her gün milyonlarca tüketicinin gıda ihtiyaçlarını karşıladı. 

Durmuş Yaşar ve Hayır İşleri

Hayırsever bir iş adamı olan Durmuş Yaşar, 1974 yılında İzmir’de kurduğu Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı‘yla binlerce öğrenciye burs imkanı sağladı. Yüksek ve orta öğretim kurumlarında okuyan yetenekli öğrencilere verilen bu burslar sayesinde gelecek nesillerin iyi yetişmesi için destek oldu. Bugüne kadar burs verilen öğrencilerin sayısı 6500’ü aştı. Vakfın sekizinci okulu ise Eskişehir’in Tepebaşı ilçesinde açıldı. Vakıf çalışmaları kapsamında ayrıca pek çok bilimsel ve eğitim faaliyeti gerçekleştirildi. Kongreler ve sempozyumlar düzenlendi. Yaşar Topluluğu‘nun eğitim, kültür ve sanat yatırımlarını gerçekleştiren bu vakfın yanı sıra Selçuk Yaşar Spor ve Eğitim Vakfı da Durmuş Yaşar‘ın izinde eğitim, kültür ve sanat alanındaki çalışmalara yön verdi. Türkiye’nin ilk özel resim müzesi 1985 yılında Selçuk Yaşar Müzesi ile açıldı. Müzenin alt kısmında resim, heykel ve seramik sanatının ustalarının sergileri düzenlendi. Vakıf bünyesinde 1999 yılında faaliyete başlayan Yaşar Üniversitesi ise her yıl binlerce öğrenciyi iş dünyasına hazırlıyor. Yaşar ailesi ayrıca, arkeoloji çalışmalarını da destekliyor.

1980’lerden Günümüze Yaşar Holding ve Pınar

1980’lerin başında ilerleyen yaşından dolayı işleri oğullarına devreden Durmuş Yaşar, 1982 yılında hayatını kaybedinceye kadar yeni şirketlerin kurulmasını ve Yaşar Holding‘in büyümesini yakından takip etti. Kurulan her şirketin milli ekonomiyi güçlendireceğine, Türk ekonomisini dışa bağımlılıktan kurtaracağına inandı. Yaşar Holding‘in bugün itibariyle 4’ü Türkiye’nin ilk 500 büyüğü arasında yer alan 22 şirketi, 24 fabrika ve tesisi, 7500 çalışanı var. Pınar‘ın ülkemizde gıda ve hayvancılığa sağladığı katkılar artarak devam ediyor. Ürün çeşitleri her gün milyonlarca kullanıcı tarafından beğeniyle tüketiliyor. 2005 yılında Türkiye’nin ilk organik sütünü piyasaya sunan Pınar Süt‘ün bugün itibariyle İzmir, Eskişehir ve Şanlıurfa’da 3 fabrikası var. Pınar Su, Türkiye’den yapılan su ihracatının yaklaşık yüzde 90’ını gerçekleştirmekte. Pınar Et ise yerli şarküteri pazarında yüzde 23.7’lik bir paya sahip. Türkiye’de sektörün en beğenilen şirketleri araştırmasında süt ve süt ürünleri kategorisinde Pınar Süt en beğenilen şirket konumunda. Pınar Et ise paketlenmiş et ürünleri kategorisinde ipi göğüsledi.

Durmuş Yaşar‘ın ardından Yaşar Holding‘in yönetimini üstlenen Selçuk Yaşar, halihazırda holdingin onursal başkanı. Selçuk Yaşar döneminde Yaşar Holding‘in büyümesi devam etti ve yurt dışı pazarlarda gücü arttı. Bu gelişmede en önemli pay, oğlu Mustafa Selim Yaşar‘a aitti. Holdingin gıda, içecek ve boya grubunda dış bağlantılarının güçlenmesinde Mustafa Selim Yaşar‘ın katkıları büyüktü. Holdingin yönetim kurulu başkanlığını da kısa bir süre öncesine kadar Mustafa Selim Yaşar üstlenmişti. Geçtiğimiz 2 Eylül günü koronavirüs nedeniyle hayatını kaybeden Mustafa Selim Yaşar‘ın ardından Yaşar Holding camiası derin bir üzüntüye boğuldu. İş hayatına Selçuk Yaşar gözetiminde 1981 yılında Yaşar Dış Ticaret A.Ş.‘de başlayan Mustafa Selim Yaşar, tıpkı babası Selçuk Yaşar gibi, Durmuş Yaşar ismini başarıyla temsil ediyordu. Bu vesileyle Ofix ailesi olarak kendisine Allah‘tan rahmet diliyoruz. Türk sanayi ve iş dünyasına büyük katkıları olan Selçuk Yaşar başta olmak üzere geride kalanlara da sabır diliyoruz.

Ofis dostu Pınar ürünleri Ofix.com’da!

Durmuş Yaşar‘ın hayatından kesitler sunarak başarı hikayesini kısaca özetlediğimiz bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix.com‘un verilerine göre ofislerin en çok sipariş verdiği Pınar ürünlerinden ilk üçte yer alanları kısaca tanıtacağız. Sitemizde kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için burayı tıklayabilirsiniz. 

Pınar Tam Yağlı Süt 1 L x 12 Adet

Listemizin ilk sırasında, Pınar tam yağlı süt 1 l x 12 adet var. Günlük protein ihtiyacını karşılamada süt çeşitlerinin önemi büyük. Günlük düzenli süt tüketimiyle protein ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz. Ancak sütün saklanma koşulları da kendisi kadar önemlidir. Sağlıksız koşullarda saklanan süt çeşitlerinin faydalı olduğunu söyleyemeyiz. Pınar tam yağlı süt 1 l x 12 adet ürünümüz, günlük süt ihtiyacınızı karşılamak için iyi bir seçim olabilir. Zengin protein içeriğine sahip bu ürünlerin besin değeri yüksek. Proteinin yanı sıra kalsiyum için de bu ürünler iyi bir kaynak olabilir. Ürünü sağlıklı şekilde tüketmek için buzdolabında saklamanız gerekmekte. Pınar tam yağlı süt 1 l x 12 adet ürünümüz için fiyat bilgisi öğrenme ve sipariş işlemlerinizi buradan yapabilirsiniz. 

Pınar Tam Yağlı Süt 200 ml x 27 Adet

Listemizin ikinci sırasında, Pınar tam yağlı süt 200 ml x 27 adet var. Ev dışı ortamlarda süt tüketiminde saklama koşulları çok önemlidir. Ofisinizde eğer süt tüketimi sınırlıysa, alacağınız ürünün miktarına dikkat etmelisiniz. 200 ml’lik ürünler yeterli olacaksa, Pınar tam yağlı süt 200 ml x 27 adet ürünümüz iyi bir seçim olabilir. Bu ürünleri de yine ambalajını açtıktan sonra fazla bekletmeden tüketmelisiniz. Aksi durumda sütün faydalarından yararlanamazsınız. Bazı yan etkilerle de karşılaşabilirsiniz. Pınar tam yağlı süt 200 ml x 27 adet ürünümüz için fiyat bilgisi öğrenme ve sipariş işlemlerinizi buradan yapabilirsiniz.

Pınar Denge Laktozsuz Süt 500 ml x 12 Adet

Listemizin üçüncü sırasında, Pınar Denge laktozsuz süt 500 ml x 12 adet var. Süt tüketiminde dikkat edilmesi gereken konulardan biri de laktoz intoleransıdır. Vücudunuz eğer laktoza karşı direnç gösteriyorsa, süt tüketiminde laktozsuz süt kullanmanız gerekir. Aksi durumda vücudunuz alerjik reaksiyon gösterebilir. Pınar Denge laktozsuz süt 500 ml x 12 adet ürünümüzün en önemli özelliği laktoz içermemesidir. Laktozsuz özel formülü sayesinde bu ürünlerin hazmedilmesi daha kolay hale gelmekte. Ürünlerin zengin protein ve kalsiyum içeriği ile uzun ömürlü oluşları da tercih nedenleri olarak değerlendirilebilir. Pınar Denge laktozsuz süt 500 ml x 12 adet ürünümüz için fiyat bilgisi öğrenme ve sipariş işlemlerinizi buradan yapabilirsiniz. 

Ofix.com‘da satışı devam eden diğer Pınar ürünlerini buradan inceleyebilirsiniz. 

Tüm okurlarımızın her gününün bir başarı hikayesi ile geçmesini diliyoruz… 

İlgili yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir