Firuz Kanatlı, Eti’yi nasıl yönetti?

Eti markasının kurucusu Firuz Kanatlı, 1960’lı yıllarda girdiği bisküvi pazarında 10 yıl gibi kısa bir sürede önemli bir güce ulaştı, sektörde birçok yeniliğe imza attı. Ünlü bisküvi markası Ülker‘le girdiği rekabette modern üretim teknikleri ve tam otomasyon sistemleriyle kazandığı gücü gazete ve radyo reklamlarıyla pekiştiren Firuz Kanatlı, Eti‘nin hızlı bir ivmeyle büyümesini sağladığı gibi yerli bisküvi pazarının da büyümesini sağladı. Ofix.com sitesinin online alışveriş rehberi Ofix Blog‘da her Pazartesi yer verdiğimiz başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Firuz Kanatlı‘nın başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız.

Kısaca Firuz Kanatlı

Firuz Kanatlı, 1932 yılında Eskişehir’de dünyaya geldi. Kanatlı ailesi, 1924 yılında Gümülcine’den Türkiye’ye göç ederek önce Adapazarı’na, ardından Eskişehir’e yerleşmişti. Gümülcine’de varlıklı sayılabilecek bir hayat yaşayan aile, un değirmeni işletiyor ve kerestecilik yapıyordu. Balkan Savaşları’ndan sonra bölgede Türklere yönelik baskılar artınca, işlerini yapamaz hale geldiler. Nüfus mübadelesiyle birlikte önce Adapazarı’na yerleştiler. Fakat Eskişehir’de daha çok buğday olduğunu öğrenince, değirmencilik işini devam ettirebilmek için Eskişehir’e yerleştiler.

Kanatlı ailesi, Eskişehir’e kısa sürede uyum sağladı ve değirmencilikte önemli başarılar elde ettiler. Firuz Kanatlı‘nın babası Ahmet ve amcası Mehmet Bey tarafından Porsuk çayının yakınlarında satın alınan arazinin üzerinde kurdukları Gümülcineli Un Fabrikası, ailenin geçimini sağladığı gibi çevre halkı için de istihdam olanağı yaratmıştı. Küçük Firuz, ilköğretimini Eskişehir’de tamamladıktan sonra liseyi Galatasaray Lisesi‘nde tamamladı.

Öğrencilik hayatı başarılarla dolu Firuz Kanatlı, aslında baba mesleğini sürdürmek istemiyor, mimar olmak istiyordu. Mimarlık konusundaki yeteneklerinin de farkındaydı. O kadar ki, Kanada’da bir mimarlık fakültesinden kabul yazısı bile almıştı. Ne var ki ailesi, genç Firuz‘un baba mesleğini sürdürmesini istiyor, işleri büyütmesini bekliyordu. Bu beklentiyi karşılamak için Firuz Kanatlı, üniversite eğitimi için İsviçre’de bulunan Cenevre Üniversitesi‘ne gitti ve işletme okudu. İsviçre’den döndükten sonra, fabrikada işe başladı. Bu dönemde fabrikanın ismi Kanatlı Un Fabrikası olarak değiştirildi.

Aile Fabrikasından Kopuş

Firuz Kanatlı‘nın fabrika yılları uzun sürmedi. İsviçre’de bulunduğu sırada fabrikanın işletmesini amca oğulları üstlenmiş, tüm işleri üzerlerine almışlardı. Fabrikayı ve işleri büyütmek için yeterli vizyona sahip olmayan amca oğullarıyla birlikte devam etmeyi anlamlı görmeyen Firuz Kanatlı, işten ayrılmak için babasından izin aldı ve kendi işini kurmak konusunda bazı girişimlerde bulundu. Önce makarnacılık, ardından tavukçuluk işine girmeye çalıştı. Bu sırada askerliğinin gelmiş olması işlerin yarım kalmasına yol açtı.

1957-1958 yılları arasında Firuz Kanatlı, askerliğini İstanbul Terkos yakınlarındaki Yassıviran’da kantin sorumlusu olarak yaptı. Bisküvi işine girmek, ilk olarak bu dönemde aklına geldi. Her gün arabayla İstanbul’a gelip iaşeleri alan Firuz Kanatlı, askerlerin bisküvilere ilgi duyduğunu gözlemledi. Fakat askerler, ikinci sınıf ucuz bisküvileri değil, dönemin en önemli bisküvi markaları Ülker, Arı ve Besler gibi markaların ürünlerini tercih ediyordu. Bisküvileri aldığı toptancı, Firuz Kanatlı‘nın babasının un fabrikası olduğunu öğrendiğinde “Niçin bisküvi işine girmiyorsun?” diye bir soru sordu. Kantinde satışını yaptığı ürünler askerlerin beslenme ihtiyaçlarını karşılıyor, bisküvi satışından güzel bir gelir elde edilebiliyordu. Böylelikle Firuz Kanatlı, bisküvi işine girmeyi düşünmeye başladı.

Eti Bisküvilerinin Doğuşu 

Askerden döndükten sonra Firuz Kanatlı, bisküvi işine girmek için çalışmalara başladı. Bu dönemde tanıştığı bir banka müdürü, Eskişehir’de bisküvi işine girmesi halinde sermaye desteği konusunda yardımcı olabileceğini söyledi. Nitekim, Kanatlı ailesi Eskişehir’de un sektöründeydi ve şehirde bir de şeker fabrikası vardı. Bu yönüyle Eskişehir, yerli bisküvi pazarının gelişebilmesi için en elverişli koşullara sahipti. Hem bisküviler hafif olacağı için, nakliyesi ve satış pazarlaması da kolay olabilirdi.

Firuz Kanatlı‘nın bisküvi işine girecek olması, Kanatlı Un Fabrikası‘nın işletmesini sürdüren amca oğulları tarafından önce hoş karşılanmadı. Çünkü Firuz Kanatlı, Batıda eğitim almış, işletmeciliği çok iyi bilen ve girişimci ruha sahip bir kimseydi; amca oğulları için büyük bir rakipti. Başlangıçta yalnızca babasından destek gören Firuz Kanatlı, babasının sağladığı 280 bin liralık sermaye desteği ve Sınai Kalkınma Bankası‘ndan aldığı 300 bin liralık krediyle sermaye sorununu aştıktan sonra, ilk olarak Bal markasıyla bisküvi pazarına giriş yaptı.

Ne var ki, Bal markalı ilk ürünler istediği kaliteye sahip değildi. Çalışmalarını sürdüren Kanatlı, 1962 yılında Eti markasıyla bisküvi pazarına tekrar giriş yaptı. Ürünlerin gördüğü ilgi sonucunda Eti bisküvilerinin pazarda tanınırlığı artmaya başladı. Bir yıl sonra kurulan Eti Bisküvi Fabrikası‘nda çalışan sayısı 22’ye yükselmişti. Dahası, fabrikada kullanılmaya başlanan modern makine ve ekipmanlar, Eti‘nin hızlı bir büyüme ivmesi yakalamasını sağlayacaktı.

Eti Markasının Yükselişi 

Kısa süre içinde Firuz Kanatlı, işleri büyütmeye ve bisküvi pazarında marka tanınırlığını arttırmaya başladı. Kendisini geliştirmek için bisküvi imalatıyla ilgili İngilizce ve Fransızca kitaplar getirtti, önemli kısımları tercüme etti, öğrendiği bilgileri çalışanlarıyla paylaştı, çalışanlarının eğitimiyle bizzat ilgilendi. Öğrendiği bilgiler bisküvi hamurunun hazırlanışından pişirme tekniklerine kadar çok geniş bir alana yayılıyordu. Kanatlı‘nın çözmesi gereken en önemli sorun ise ürünlerin hepsinin aynı lezzet ve kaliteye sahip olmasıydı. Nitekim, modern makine ve ekipmanları kullanmadan tüm ürünlerde aynı lezzet ve kaliteyi yakalamak neredeyse olanaksızdı.

1960’lı yılların ikinci yarısında Eti Bisküvi Fabrikası bir taraftan modern makine ve ekipmanlarla gelişirken, bir taraftan da personel eğitimleri sistematik hale geldi. Eti‘nin ürün çeşitliliği Finger, Marie, Kremalı, Sable ve Bademli ürünleriyle genişledi. Fabrikada modernizasyon arttıkça, ürünlerin formülleri standart hale getirildi ve tüm ürünlerin aynı lezzet ve kalitede olması sağlandı. 1965 yılında Firuz Kanatlı tarafından kurulan ve Türk mühendislerinden oluşan özel bir ekip, fabrikada tam otomasyon sistemine geçilmesi için çalışmalara başladı. 1972 yılında şirket, ticari unvanını Eti Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. olarak değiştirdi. Eti‘nin ilk ihracatı 1974 yılında Kıbrıs’a gerçekleştirildi.

Yerli Bisküvi Pazarında Eti

1970’li yıllarda yerli bisküvi pazarında Ülker markası, büyük bir güce sahipti. Bu dönemde Ülker‘in gazete ve radyo reklamları ile kullandığı sloganlar pazarda öne çıkmasını sağlıyor, pazara başka oyuncuların girmesini zorlaştırıyordu. O dönemden akıllarda kalan “Ülkersiz çay saati düşünülemez” sloganı ve bugün artık bir reklam fenomeni haline gelen “Akşama babacığım unutma Ülker getir” sloganı, Ülker markasının gücünü pekiştirmekteydi. Eti markasının güçlenebilmesi ve Ülker‘le rekabet edebilir hale gelmesi için sağlam bir büyüme ve rekabet stratejisine ihtiyacı vardı.

1970’lerin ikinci yarısında Firuz Kanatlı, Eti‘nin makine ve tesis ihtiyaçlarını karşılamak üzere gerekli yatırım çalışmalarına hız verdi. Bu amaçla kurulan Eti Makine Sanayi ve Ticaret A.Ş. bisküvi, kraker, kek ve çikolata üretiminde yüksek otomasyona sahip üretim hatlarının geliştirilmesini sağladı. Hamur hazırlamadan paletleme bölgesine kadar olan tüm süreçlerde hijyen ve verimlilik sağlayan bu hatlar, üretim kapasitesinin yanı sıra kalite konusunda da Eti‘yi Ülker‘le rekabet edebilir hale getirdi.

Ülker‘le rekabetinde Eti, en önemli reklam başarısını “Bir Bilmecem Var Çocuklar” reklam kampanyasıyla kazandı. Şarkının bestecisi ve söz yazarı Oktay Tem, 1972 yılında TRT‘de Cumartesi akşamları bir çocuk programı hazırlayıp sunuyordu. Programın açılış şarkısında kullandığı beste çocukların büyük beğenisini kazanmıştı. Eti yöneticileri, radyo reklamları için beste arayışı içindeydi. Bu işi Oktay Tem‘in yapabileceğine inanarak kendisiyle temasa geçtiler. Bir ay kadar sonra Oktay Tem, 1970’lere damgasını vuran ve günümüzde de bir reklam fenomeni olarak hatırlanan meşhur bestesini tamamlamıştı. Eti reklamlarında kullanılan koro çocuk sesleri Oktay Tem‘in oğlu Tolga ve kuzenleri Zeynep ile Ahmet‘e aitti. Reklamlar o kadar beğenildi ki, Eti‘nin marka tanınırlığı bu dönemde hızlı bir ivmeyle artmaya başladı.

1970’lerden Günümüze Eti

1976 yılı, Firuz Kanatlı ve Eti için çok önemli bir dönüm noktası oldu. Bu tarihte piyasaya sunulan ilk bebe bisküvisi Eti Cicibebe, Ülker‘le rekabette önemli bir sıçrama noktası olacaktı. Pazar için büyük bir yenilik olan bu ürünler, yurt dışındaki muadillerine oranla hem daha ekonomik, hem de daha ulaşılabilirdi. Bu ürünlerle birlikte Eti‘nin büyümesi hızlandığı gibi, yerli bisküvi pazarının gelişmesi de devam ediyordu. Eti‘nin pazara getirdiği bir diğer yenilik ise hazır kızarmış ekmeklerdi. 1978 yılında satışına başlanan ilk hazır kızarmış ekmek olan Etimek, Eti‘nin inovasyon konusunda geniş bir vizyona sahip olduğunu göstermişti.

1980’lerin başında Eti, grup şirketlerinin tüm makine ve tesis ihtiyaçlarını kendisi karşılayabilir duruma geldi. Bu dönemde şirketin adı Tam Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. olarak değiştirildi. Ürün yelpazesi de genişlemeye devam etti. Bisküvilerin yanı sıra çubuk kraker ve kek türlerinde de ürün çeşitlerini arttıran şirket, ürünlerin satış ve pazarlaması için yeni kanallar geliştirmek üzere çalışmalarına hız verdi. Satış ve pazarlama işlerini daha etkin bir şekilde yürütebilmek için Eskişehir’de Eti Pazarlama ve Sanayi A.Ş. kuruldu.

1980’li yıllarda Eti‘nin ürün yelpazesi genişlerken ürünlerin ambalajları da sektörde büyük beğeni toplamaya başladı. 1983 yılında Eti, Alimentacion Europe ve Golden Mercury International ödüllerini almaya hak kazandı. Firuz Kanatlı tarafından temelleri atılan modern üretim teknikleri ve tam otomasyon sistemleriyle büyüme stratejisi başarılı sonuçlar vermeye devam ediyor, Eti ürünlerinin yanı sıra ambalajları da sektörde fark yaratıyordu. 1988 yılında Türk Standartları Enstitüsü tarafından verilen birincilik ödülü, bu başarıların sektörde büyük ilgi toplamasını sağladı.

1992 yılında Eti, Türkiye’nin bisküvi sektöründeki ilk ISO 9002 belgesini almaya hak kazandı. 2002 yılında, Tüketicinin En Güvendiği Marka anketi sonucunda Kalite Ödülü’ne layık görüldü. Günümüzde Eti, büyümeye ve ürün çeşitliliğini arttırmaya devam ediyor. Ürün çeşitleri arasında krakerlerin yanı sıra gofret, kek, çikolata kaplamalı ürünler ve turta çeşitleri ön planda. Ürün çeşitlerinin sayısı ise 150’den fazla.

Ofis dostu Eti ürünleri Ofix.com’da!

Firuz Kanatlı‘nın başarı hikayesini kısaca özetlediğimiz bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix.com‘un verilerine göre ofislerin en sık sipariş verdiği Eti ürünlerinden ilk üçte yer alanları kısaca tanıtacağız. Sitemizde kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için burayı tıklayabilirsiniz.

Eti Topkek Fındıklı Kakaolu

Listemizin ilk sırasında, Eti Topkek fındıklı kakaolu var. 35 gram ağırlığındaki bu ürünlerin paket içi miktarı 24 adet. Ofiste acıktığınız zaman veya kan şekeriniz düştüğünde bu ürünler iyi bir seçim olabilir. Topkek lezzetini fındık ve kakaoyla birleştiren bu ürünler, ofiste çay veya kahve molaları için tercih edilebilir. Sipariş için burayı tıklayabilirsiniz.

Eti Crax Çubuk Kraker

Listemizin ikinci sırasında, Eti Crax çubuk kraker var. 45 gram ağırlığındaki bu ürünlerin paket içi miktarı 16 adet. “Eğlenceyi Crax’la!” sloganını zihinlere yerleştiren bu ürünlerin 100 gramında 5.6 gram yağ, 78.5 gram karbonhidrat, 4.6 gram şeker, 4.5 gram lif, 10.6 gram protein, 2.8 gram tuz var. Sipariş için burayı tıklayabilirsiniz.

Eti Browni Çikolatalı Fındıklı Kek

Listemizin üçüncü sırasında, Eti Browni çikolatalı fındıklı kek var. 40 gram ağırlığındaki bu ürünlerin paket içi miktarı 20 adet. Islak kek denildiğinde akla gelen ilk ürünlerden biri olan bu ürünler hem kıvamı, hem de lezzetiyle Eti kalitesini en iyi şekilde yansıtıyor. Ürünlerin 100 gramında 25.4 gram yağ, 52.9 gram karbonhidrat, 29.1 gram şeker, 2.3 gram lif, 5.3 gram protein, 0.9 gram tuz var. Sipariş için burayı tıklayabilirsiniz.

Ofix.com‘da satışı devam eden diğer Eti ürünlerini buradan inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza başarı hikayeleri ile dolu bir hafta diliyoruz…

Related Posts

  1. Fetö’nün evlerinde kalan arkadaşlarımız yüzünden, yıllarca elimiz Eti markasına gidemedi, bugün bile eti alırken duraksıyoruz. Harika bir yazı olmuş, ne zaman eti görsem aklıma o saçma zamanlar geliyor…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir