Hazımsızlık nedir?

Yanlış beslenme şekilleri, aşırı stres, sigara ve alkol kullanımı, kafeinli ve gazlı içecek tüketimi gibi nedenlerden dolayı oluşan hazımsızlık, toplumumuzda en yaygın sağlık sorunlarından biri. Kişinin yaşam kalitesini ve iş performansını olumsuz etkileyen hazımsızlık sorunu, karbonhidrat tüketiminin arttığı kış aylarında daha büyük sorunlara yol açabiliyor. Hazımsızlık sorunundan kurtulmak için kimi zaman medikal çözümler gerektiği gibi, kimi zaman davranış tarzı değişikliği yeterli olabiliyor. Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, hazımsızlık konusunu ele alacağız. Hazımsızlık nedir diye merak ediyor, hazımsızlık belirtileri konusunda bilgilerinizi tazelemek istiyorsanız bu yazımızda çok şey bulabilirsiniz. 

Kısaca Hazımsızlık

Tıp literatüründe dispepsi olarak ifade edilen hazımsızlık bir hastalık olarak değil, sağlık sorunu olarak kabul edilmekte. Mide hazımsızlığı olarak da bilinen hazımsızlığı kısaca, karnın üst kısmında hissedilen şişkinlik, karın ağrısı, geğirme, gaz çıkarma, karın guruldaması gibi belirtilerle kendisini gösteren bir sindirim sorunu olarak tanımlamak mümkün. Midede hazımsızlık belirtileri olarak değerlendirilen bu şikayetler, kişinin sindirim sisteminde bir şeylerin yolunda gitmediğine işaret etmekte. Hazımsızlıkla ilgili yapılan araştırmalara göre hazımsızlık, toplumun dörtte birinde görülmekte. Aşırı stres altında çalışan, sık ve fazla yemek yiyen, lokmaları yeterince çiğnemeden yutan, fazla yağlı ve baharatlı gıda tüketen, sigara ve alkol kullanan, kafeinli ve gazlı içecek tüketen kişilerde bu sorun daha sık görülmekte. Bu gibi durumlarda hazımsızlığa iyi gelen şeyler etkin sonuçlar vermeyebilir. 

Hazımsızlık sorunu yemek yerken başlayabileceği gibi, yemekten hemen sonra veya birkaç saat sonra da başlayabilir. Yemek yerken ve yemekten hemen sonra başlayan hazımsızlık sorunları daha çok mideyle ilgilidir. Mide hazımsızlığı belirtileri daha çok bozuk beslenme şekillerine bağlı olarak gelişir. Bunlar içinde en önemlilerinin üst karında şişkinlik ve yanma hissi, sürekli olarak ağızda asitli tat, kusma ve bulantı hissi olduğunu söyleyebiliriz. Yemekten birkaç saat sonra başlayan bağırsak hazımsızlığı sorunları ise daha çok pankreas ve on iki parmak bağırsağıyla ilgili sorunlardan kaynaklanır. Hazımsızlık eğer fazla yağlı ve baharatlı yemeklerden sonra oluşuyorsa, safra veya pankreas yetmezliğine bağlı olabilir. Ayrıca kişide belirli yiyeceklere karşı gıda intoleransı varsa, bu yiyecekler de hazımsızlığa yol açabilir. 

Hazımsızlığın belirtileri nelerdir?

Hazımsızlığın en önemli belirtileri, karnın üst kısmında hissedilen şişkinlik, baskı, karın ağrısı veya yanma hissi, geğirme, gaz çıkarma, karın guruldaması ve ağızda asitli bir tat hissetmedir. Hazımsızlık nedenleri değişmekle birlikte hazımsızlığa bağlı olarak gelişen bu gibi şikayetler büyük benzerlik gösterir. Hazımsızlık için alınan önlemler yeterli değilse, kişinin sindirim sisteminde önemli bir sorun var demektir. Öyle ki, hazımsızlık sorunu olan kişiler, yemek sırasında birkaç lokma yedikten sonra doygunluk hissi alıp yemeği yarıda bırakabilirler. Midede hissedilen doluluk hissi uzun süre devam eder ve kişiyi rahatsız eder. Bazı durumlarda ise tüketilen yiyeceklerin ağza geri gelmesi gibi şikayetler de oluşabilir. Hazımsızlık ve kabızlık kimi zaman birlikte gelişebilir. Birine yol açan bir gelişme, diğerinin de tetikleyicisi olabilir. 

Hazımsızlığın nedenleri nelerdir?

Hazımsızlık birçok nedene bağlı olarak gelişebilmekte. Bunlar içinde en önemlilerinin aşırı stres ve yorgunluk, sık ve fazla yemek yemek, lokmaları yeterince çiğnemeden yutmak, fazla yağlı ve baharatlı gıda tüketimi, sigara ve alkol, kafeinli ve gazlı içecekler ve bilinçsiz ilaç kullanımı olduğunu söyleyebiliriz. Üstelik, hekim onayı olmaksızın kullanılan hazımsızlık ilaçları bile bazı durumlarda hazımsızlığın nedenleri arasında yer alabilmekte. Hazımsızlık için ilaç kullanmadan önce mutlaka hekiminizin onayını almanız gerekir. Yanlış hazımsızlık ilacı kullanımı, sindirim sisteminde oluşan mevcut sorunları daha da zor hale getirebilir. İnternet üzerinden hazımsızlık ilacı adı arıyorsanız, bunun yerine hekiminize başvurmayı tercih edebilirsiniz. Bu nedenlerin yanı sıra fazla lifli gıda tüketimi, safra taşı, gastrit ve ülser nedeniyle de hazımsızlıklar oluşabilmekte.

Son yıllarda ülkemizde ve dünyada hızla yaygınlaşan yanlış beslenme şekilleri, vücudumuzun kan şekeri dengesini olumsuz etkilemekte. Gece gelen açlık krizleri veya gün içinde ortaya çıkan karbonhidrat krizleri nedeniyle alınan yüksek kaloriler hem kilo artışına, hem de sindirim güçlüğü ve hazımsızlığa yol açmakta. Yanlış beslenme şekilleri içinde yalnızca fast food yiyecekler değil, aynı zamanda yemeğin yanında fazla ekmek tüketmek, yemeğin hemen ardından meyve tüketmek, çay ve kahve gibi içecekleri sık ve bol şekerli tüketmek gibi nedenlerden dolayı da hazımsızlık sorununa sıkça rastlanmakta. Hazımsızlık neden olur, sorusunun cevabı çoğu zaman bu gibi “küçük meseleler”le ilgili olmakta. Oysa sindirim sistemimiz, en ufak bir olumsuz gelişmenin üstesinden gelmek için bile normalden daha fazla çaba gösterir. Yanlışlar devam ettiğinde artık bunlarla baş edemeyecek noktaya gelir. 

Hazımsızlığı önlemek için neler yapmak gerekir?

Hazımsızlık konusunu kısaca bu şekilde ele aldıktan sonra yazımızın bu kısmında, hazımsızlığı önlemek için neler yapmak gerektiğine işaret edeceğiz. Fakat şu noktayı özellikle belirtmek istiyoruz. Burada paylaşacağımız bilgiler yalnızca genel sağlık bilgileri kapsamında olup tedavi edici hiçbir niteliğe sahip değildir. Hazımsızlık şikayetiniz varsa ve dispepsi belirtileri oluşmuşsa, vakit geçirmeden hekiminize başvurmalısınız. Nitekim hazımsızlık ayrı bir sağlık sorunu olarak ortaya çıkmış olabileceği gibi, sindirim sisteminizdeki bazı sorunlara bağlı olarak da ortaya çıkmış olabilir. Hazımsızlık hangi hastalıkların habercisidir, diye merak ediyorsanız mide ve bağırsak hastalıkları başta olmak üzere çok sayıda hastalıktan bahsedebiliriz. Hazımsızlığınızın esas nedenini anlamak ve en doğru tedavi sürecini uygulamak için mutlaka hekiminize başvurmalısınız.

Stresinizi kontrol altında tutmalısınız.

Hem iş, hem de özel hayatımızda zaman zaman yoğun strese maruz kalabiliyoruz. Stres aslında vücudumuzun tehlike veya sorun olarak algıladığı durumlar karşısında verdiği doğal bir tepki olsa da yaşadığımız yoğun stres çoğu zaman bozuk yaşam ve ilişki şekillerimizden kaynaklanıyor. Stres nedeniyle böbreküstü bezimiz, adrenali ve kortizolu harekete geçirerek kandaki dopamin ve şeker miktarını arttırıyor. Kan şekerini dengelemek için salgılanan insülin ise açlık hissini ve gıda tüketimini arttırıyor. Yoğun stres altında tüketilen bol kalorili yiyecekler ve diğer yanlış beslenme şekilleri, hazımsızlık sorununu beraberinde getiriyor. Bu bakımdan, hazımsızlığı önlemek için yapılması gereken en önemli şeylerden birinin stresi kontrol altında tutmak olduğunu söyleyebiliriz. Aksi durumda, hazımsızlığa iyi gelen şeyler etkin bir sonuç vermeyebilir. 

Ağır ve yağlı yiyeceklerden kaçınmalısınız.

Kış aylarında beslenme alışkanlıklarımız değiştiği gibi, bozuk beslenme şekillerinin yarattığı sorunlar da artıyor. Gerek gün içinde, gerekse akşam yemeğinde tüketilen ağır ve yağlı yiyecekler, hazımsızlığın yanı sıra vücuda giren toksik kalori miktarını da arttırıyor ve metabolizmanın sağlıklı çalışmasını engelliyor. Kış aylarında hazımsızlık sorunu yaşıyorsanız, ağır ve yağlı yiyeceklerden kesinlikle kaçınmalısınız. Beslenme biçiminizi daha sağlıklı hale getirmek ve metabolizmanızı düzene sokmak için bu dönemde dilerseniz protein ağırlıklı beslenebilirsiniz. Protein için esas kaynak hayvansal gıdalar olmalı. Ve tabii, bu besinleri tüketirken yanında bol miktarda ekmek veya unlu gıda tüketmekten kaçınmalı, karbonhidrat alımınızı olabildiğince sınırlı tutmalısınız. Şişkinlik ve hazımsızlık için ilaç kullanıyorsanız, fazla miktarda bitki çayı tüketmemeye de dikkat etmelisiniz. 

Hızlı yememeli, yavaş çiğnemelisiniz.

Hazımsızlıkla ilgili yapılan araştırmalara göre hızlı yemek yiyen ve lokmaları yeterince çiğnemeden yutan kişilerde hazımsızlık daha sık görülmekte. Nitekim hızlı yemek yemek, sindirim sorunları ve mide hastalıkları ile kabızlığın en önemli nedenleri arasında yer aldığı gibi, şeker metabolizmasını da olumsuz etkileyen başlıca nedenlerden biridir. Hızlı çiğnenen besinler midede yeterince sindirilmeden bağırsaklara taşınır. Ve kısa sürede acıkmaya yol açar. Artan açlık hissi yemek tüketimini arttırdığı gibi, kan şekerini de yükseltir. Yemek yerken tüm lokmaları yavaş çiğneyerek yutarsanız daha az yemek yer, hazımsızlık sorununuzu kontrol altında tutabilirsiniz. Hazımsızlığa çözüm olarak son derece faydalı bir yöntem olan yavaş çiğneme, kan şekerinde ani değişiklikleri önlemek için de oldukça etkili bir yöntemdir. 

Sigara ve alkolden uzak durmalısınız.

Sigara ve alkol, metabolizmamızın en büyük düşmanları arasındadır. Tüm doku, organ ve hücrelerimize zarar veren sigara ve alkolün mide sağlığımız üzerinde de zararlı birçok etkisi mevcut. Midemizi tahriş eden, midemizin daha fazla asit üretmesine ve mide duvarının aşınmasına yol açan sigara ve alkol diğer etkenlerle birleştiğinde daha büyük hazımsızlıklara yol açar. Sigara ve alkol kullanımı, hazımsızlık türleri içinde sinirsel hazımsızlık için de en önemli nedenlerden biridir. Sinir sistemine büyük zararlar veren sigara ve alkol, sinirsel hazımsızlık sonucu oluşan şikayetlerin daha şiddetli hale gelmesine yol açmakta. Kullanılan hazımsızlık giderici ilaçlar, sigara ve alkol kullanımının devamı halinde hiçbir sonuç vermeyebilir. Bu sorunların önüne geçmek için sigara ve alkolü kesinlikle yaşamınızın dışına çıkarmalısınız. 

Kafeinli ve gazlı içecekleri azaltmalısınız.

Beyaz yakalılar arasında kafeinli ve gazlı içecek tüketimi oldukça yüksek düzeyde. Ofiste çalışırken yanımızda enerji veren, motivasyonumuzu arttıran içecekler olmasını isteyebiliyoruz. Yemeklerin yanında gazlı içecek tüketerek yemekten aldığımız keyfi arttırabiliyoruz. Ne var ki, vücutta biriken kafein nedeniyle bu içecekler hazımsızlığa yol açabiliyor. Özellikle de akşam saatlerinde tüketilen çay ve kahveler ile gazlı içecekler doğrudan hazımsızlık nedeni. Hazımsızlık sorunu yaşıyorsanız, kafeinli ve gazlı içecek tüketiminizi mutlaka azaltmalısınız. Hazımsızlığa doğal çözüm yolları ancak gerekli önlemler alındığında etkili olur. Psikolojik hazımsızlık sorunu içinse hekiminize danışmanız gerekir. Psikolojik hazımsızlıktan kurtulma adına kişinin çikolata ve soda tüketimini arttırması, şeker metabolizması ve sindirim sistemi içinde başka sorunların oluşmasına yol açabilir. 

Hazımsızlığı önlemek için ayrıca, fazla kiloluysanız mutlaka kilo vermeli, formunuzu korumaya özen göstermelisiniz. Yatmadan 3-4 saat öncesinde yemek veya meyve tüketmemeli, dolu mideyle uykuya dalmamalısınız. Dispepsi nedenleri konusunda farkındalıklarınızı arttırmalı, bozuk beslenme şekillerini terk etmelisiniz. Kullandığınız ilaçlar nedeniyle hazımsızlık yaşıyorsanız, konuyu hekiminizle görüşmeli ve ilacınızı mutlaka değiştirmesini istemelisiniz. Mide asidinizi nötralize etmek adına hekiminize danışmadan hiçbir ilaç kullanmamalı, hazımsız kalmak korkusuyla bitki çaylarına bilinçsizce yönelmemelisiniz. Kullandığınız ilaçların birbiriyle ve bitki çayları ile etkileşimleri hakkında hekiminizden bilgi almalısınız. Mide ve karın bölgenizi sıkan dar giysiler giymemeli, kemerinizi sıkı bağlamamalısınız.

Editörün Tavsiyesi: Doğadan Rezene Bardak Poşet Çay

Hazımsızlık sorunu karşısında rezene çayının faydalı etkileri öteden beri bilinmekte. İçerdiği B kompleks ve C vitaminleri ile magnezyum, potasyum ve kalsiyum gibi mineraller sayesinde mide gazı ve şişkinliğe iyi gelen rezene çayıyla midenizi rahatlatabilirsiniz. Safra üretiminizi düzene sokabilir, sindirim sisteminiz üzerinde oluşan baskıyı azaltabilirsiniz. Rezene çayı için Doğadan rezene bardak poşet çay iyi bir seçim olabilir. Paket içi miktarı 20 adet olan bu ürünleri online ofis marketiniz Ofix.com üzerinden sipariş vermek için burayı tıklayabilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir