İyi Bir Konuşmacı Olmanın 4 Altın Kuralı

Merhaba sevgili beyaz yakalılar, bu aralar kafayı bir konuya fena halde taktım! Televizyonlarda gördüğüm, YouTube‘da denk geldiğim konuşmacılar gerek kendi şirketleri için olsun, gerekse Türkiye için çok önemli konuşmalar yapıyorlar. Fakat, hitabet konusunda birçoğunda ciddi eksiklikler var. İyi bir konuşmacı olmak, kitleleri coşturmaktan çok daha fazlasını ifade ediyor bence. Bu işin inceliklerini bilir ve başarıyla uygularsanız ikna kabiliyetiniz yükselir, parlak fikirleriniz yerini bulur, hak ettiklerinizi fazlasıyla alabilirsiniz. İyi bir konuşmacı olmanın 4 altın kuralı işte huzurlarınızda…

Konuşmanıza kişisel hikayenizle başlamalısınız.

Aslına bakarsanız, herkes hikaye anlatabilir. Fakat en iyi anlatabileceğiniz hikaye, kendi deneyimlerinizi içeren kişisel hikayenizdir. Konuşmaya kişisel hikayenizle başladığınızda, karşı tarafın dikkatini bir anda üzerinize çekebilirsiniz. Konuşmanızın içeriğine göre, belki bir müşteriyle olan anınızı, şirketinizle ilgili bir olayı ya da iş hayatınızın karakterinizi nasıl etkilediğini anlatabilirsiniz. Konuşmanıza “özel” bir anıyla başlarsanız, ardından getireceğiniz cümleler de halihazırda kazandığınız bu “yüksek dikkat”ten faydalanır. İnsanlar size dikkat kesildiklerinde görüş, fikir ve düşüncelerinizi daha kolay kabul ettirebilirsiniz. 

Ses tonunuza dikkat etmelisiniz. 

Düşünün; bir iş görüşmesindesiniz, sunumunuzu yapıyorsunuz ve karşı taraftan çıkacak o bütçeye fazlasıyla ihtiyacınız var. İçeriğiniz ne kadar mükemmel olursa olsun, sönük bir konuşma yaparsanız o bütçeyi alabilir misiniz? Elbette hayır! Monoton bir ses tonu, karşınızdakilerin dikkatinin dağılmasına ve hatta esnemesine yol açabilir. Konuşmanız sırasında ses tonu seviyenizi mutlaka değiştirmeli, önemli şeyleri vurgularken ses tonunuzu mutlaka yükseltmelisiniz. Bunu yaparken bağırma seviyesine çıkmanıza gerek yok. Üstelik, bazen fısıltı düzeyinde bile konuşarak karşı tarafın dikkatini çekebilirsiniz. Bu gibi konularda deneyim kazandıkça ses tonunuz zaten kendiliğinden alçalıp yükselecektir. 

Vücut dilinizi etkin bir şekilde kullanmalısınız. 

Konuşmanızı vücut dilinizle mutlaka desteklemelisiniz sevgili beyaz yakalılar. Konuşmanız sırasında yalnızca sunum kumandası tuttuğunuz elinizi hareket ettirmeniz yeterli olmayacaktır. Ellerinizin yanı sıra tüm vücudunuz, kurduğunuz cümleleri karşı tarafa anlatabilmeli. Konuşmanız sırasında dinleyicilerle göz teması kurmaya büyük önem vermelisiniz. Yüzünüzü eğer sunum panosu yönüne çevirir ve dinleyicilerle göz teması kurmazsanız, kısa bir süre içinde dinleyicilerin dikkatleri dağılacaktır. 

Konuşmanıza çok iyi hazırlanmalısınız. 

Yapacağınız konuşmaya çok iyi hazırlanmanız gerektiğini belki söylememe bile gerek yok. Fakat, önemi son derece açık olan bu maddeye eklemek istediğim iki şey var. Bunlardan ilki, konuşmanıza ayna önünde hazırlanmanızın daha etkili olacağıdır. Konuşurken kendinizi izlemeniz, eksiklerinizi daha kolay fark etmenizi sağlayacaktır. İkincisi, konuşmanızın en önemli kısımlarını ezberlemeniz. Bazı kısımlar eksik kalabilir, sorun değil. En önemli kısımları hiç teklemeden ne kadar akıcı bir şekilde ifade ederseniz, yaratacağınız etki o kadar güzel olacaktır. 

Tüm okurlarıma iyi konuşmalar, başarılı işler diliyorum. 

Ofixboy…

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir