Julius Meinl: Viyana’dan bir başarı hikayesi…

16. yüzyılda Yemen’in fethiyle birlikte kahveyle tanışan Osmanlılar, kahveyi çok sevdi ve günlük hayatın bir parçası haline getirdi. İlk olarak sarayda başlayan kahve tüketimi kısa sürede konaklara yayıldı. Kahvehanelerin açılmasıyla birlikte kahve tüketimi arttı. Kahvenin bu kadar çok sevilmesi, seferlere bile kahve götürülmesine yol açtı. II. Viyana Kuşatması’ndan istenilen sonucu alamayan Osmanlılar geri çekilirken, yanlarında getirdikleri kahveyi Viyana’da bıraktı. Böylelikle kahveyle tanışan Viyanalılar, kahvenin lezzetini ve ticari potansiyellerini kısa sürede gördüler. 1862 yılında Viyana’da kahve satışına başlayan Julius Meinl, kendi ismiyle anılan kahveleriyle Viyanalıların büyük beğenisini kazandı. Kahve satışına getirdiği yenilikler sayesinde Julius Meinl kahveleri, Avrupalılara yepyeni bir kahve deneyimi sundu. Özellikle Viyanalılar için Julius Meinl, sıradan bir kahve markası olmanın çok ötesinde bir anlama sahip. Markanın logosundaki fesli çocuk figürü ise Meinl ailesinin Osmanlılara olan sevgisini yansıtmakta. Bir Ofix Blog klasiği olan başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Julius Meinl‘ın hayatından kesitler sunarak başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız. 

Julius Meinl kimdir?

Julius Meinl, 10 Nisan 1824 tarihinde Bohemya’nın Graslitz kasabasında orta gelirli bir ailede dünyaya geldi. Babası aile mesleği olan fırıncılıkla ilgileniyor, dedesi gibi o da kasabada usta bir fırıncı olarak biliniyordu. Amcası ise boya ticaretiyle uğraşıyordu. Küçük Julius‘un ticarette deneyim kazanmasını ve ileride iyi bir hayat sürdürmesi için babası onu boya dükkanına çırak olarak verdi. Küçük Julius amcasının yanında sürdürdüğü çıraklık döneminde hem ürünleri tanıyor, hem de satış ve pazarlama alanında deneyim kazanıyordu. Bununla birlikte, boya ticaretinde imkanlar sınırlıydı. Satışlar ilkbahar ve yaz aylarında artış gösterirken diğer dönemlerde oldukça düşüyordu. Çıraklık döneminin ardından Julius Meinl, farklı işlerde deneyim kazanmak istedi. Ticarette başarılı olmanın yolunun her mevsim kullanılabilecek veya tüketilebilecek ürünlerden geçtiğini gördü. Bu ürünler içinde içeceklerin potansiyelleri daha yüksekti. Uzakdoğu’dan getirilen çayın hem kârlılığı, hem de potansiyelleri yüksekti. Kahve de yine 17. yüzyıldan itibaren Viyanalıların ilgisini çeken bir içecek haline gelmeye başlamıştı. 

1862 yılında Julius Meinl, Viyana’da bir dükkan açarak çay ve kahve satışına başladı. II. Viyana Kuşatması öncesinde Viyanalılar, kahveyle henüz kitlesel olarak tanışmamıştı. Ortadoğu’yla yapılan ticaret sırasında kahve Venedik’e geliyor, fakat ötesine pek geçemiyordu. Maliyetinin yüksek olması ve tüketim şeklinin bilinmemesinden dolayı Viyanalılar kahveye henüz ilgi göstermemişti. 17. yüzyıla kadar Avrupa’da en popüler içecek çaydı. Osmanlılar Viyana kapılarından çekilirken yanlarında getirdikleri pek çok erzağı burada bırakmak zorunda kalmışlardı. Bu dönemde Georg Kolschitzky isimli diplomat, hayvan yemi zannedilen yeşil çekirdek dolu yüzlerce çuvalı Osmanlılardan istedi. Diplomat asında çuvalların içinde kahve olduğunu biliyor ve bu içeceğin potansiyellerini görüyordu. Talebinin karşılanmasıyla birlikte Georg Kolschitzky, Viyana’nın ilk kahve dükkanını açtı. Kısa süre içinde Viyana’da günlük kahve tüketimi için çok sayıda kahvehane açılmaya başlandı. Viyana’da kurulan kahvehaneler, zaman içinde bir tür buluşma noktası haline geldi. 1862 yılında Viyanalılara çay ve kahve satışı gerçekleştiren Julius Meinl, 14 yıl boyunca satışları sürdürdü. 

Julius Meinl Kahveleri

Julius Meinl esasen tüccardı ve küçük yaşlardan itibaren ticaretin inceliklerini öğrenmeye başlamıştı. Viyana’da kahve ticareti getirisi yüksek bir işti. Ancak yine de büyümek için yeterli değildi. 19. yüzyıl Viyana’sında kahvehanelerin ayrı bir önemi vardı. Viyana Avrupa’nın en önemli kültür merkezlerinden biri haline gelirken kahvehaneler öne çıkıyor, her gün binlerce misafiri ağırlıyordu. Kahvehanelerde yapılan bilimsel, felsefi, siyasi tartışmalara eşlik eden kahveye talep her geçen gün artıyordu. Kahve hazırlamak ise zahmetli bir işti. Kahve çekirdeklerinin önce kavrulması, ardından öğütülmesi gerekiyordu. Bu dönemde Julius Meinl, kahve satışında fark yaratmak ve Viyana’nın en önemli kahve tedarikçilerinden biri haline gelmek için çok önemli bir hamle yaptı. Kahve çekirdeklerini kavurup öğüterek satışa çıkardı. Bu satış şekli hem kahve hazırlama konusunda yeni bir buluştu, hem de kahvenin fazla kavrularak tadının bozulmasını önleyen yepyeni bir çözümdü. Julius Meinl kahveleri 1877 yılından itibaren Viyanalıları kahve çekirdeklerini kavurma ve öğütme sorunundan kurtardı. 

Julius Meinl kahveleri Viyanalılar tarafından büyük ilgi gördü. Kahve hazırlamayı kolaylaştıran bu ürünler, aynı zamanda da kahvede asidite ve aromanın korunmasını sağladı. Kahvehanelerde kavrulan kahvelerde her seferinde aynı aromayı yakalamak mümkün değildi. Fazla kavrulan kahvelerin asiditesi düştüğü için aroması düşüyordu. Julius Meinl kahveleri Viyanalılara standart bir kahve deneyimi sunarak bu sorunu çözmeyi başarmıştı. Julius Meinl kahvelerinin kullanımı yaygınlaştıkça Viyana’daki kahvehanelerde standart bir kahve kullanımı sağlandı. 1891 yılında Julius Meinl, II. Viyana Kuşatması sırasında Osmanlıların çuvallar dolusu kahve çekirdeği bıraktığı yerde ilk kahve kavurma tesisini açtı. Tesiste kullanılan modern araçlar, kahve çekirdeklerinin kavrulmasıyla ilgili standartların korunmasında kritik bir öneme sahipti. Kahvenin kavrulmasının yanı sıra kahve harmanlarının oluşturulmasına da büyük özen gösterildi. 20. yüzyılın başlarında Viyanalılar, kahve sözcüğü ile Julius Meinl kahvelerini eş anlamlı görmeye başladı. 1914 yılında hayata veda eden Julius Meinl, çocuklarına yalnızca bir şirket veya marka değil, aynı zamanda çok önemli bir kahve deneyimini miras bıraktı. 

Kahve Pazarında Büyüme

Hayata veda etmeden 1 yıl önce Julius Meinl, işleri oğlu Julius Meinl‘e devretti. Bu dönemde Julius Meinl kahveleri, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun tümünü kapsayan büyük bir satış ağına sahipti. Babasının sadece 5 çalışanla kurduğu şirket, artık imparatorluğun en önemli ticaret ağlarından biri haline gelmişti. I. Dünya Savaşı’nın adım adım yaklaştığı bu dönemde Julius Meinl kahveleri yalnızca imparatorluk sınırları içinde değil, Kıta Avrupası’nda da aranır hale geldi. Hatta İngilizlerin de dikkatini çekti. Bu başarıda oğul Julius Meinl‘ın payı büyüktü. Gazetelere verdiği reklamlar sayesinde Julius Meinl kahvelerinin ününün tüm Avrupa’ya yayılmasını sağladı. 1913 yılından itibaren şirketin büyümesi artarak devam etti. Viyana’da 44, Budapeşte’de 10, Prag’da 5, Lviv, Brno ve Graz’da 3 ve Trieste’de 2 şubesiyle Julius Meinl kahveleri, Viyanalıların kahve deneyimini Avrupa’ya yaydı. Budapeşte’de kurulan yeni kahve kavurma tesisi, artan talebi karşılamada etkin bir rol üstlendi. Kahve çekirdekleri ise büyük ölçüde Brezilya’dan geliyordu. 

Savaş koşulları tüm sektörleri etkilediği gibi Julius Meinl kahvelerini de etkiledi. Brezilya’dan kahve çekirdeği tedariğinde ciddi sorunlar başlayınca şirket ayakta kalmak için farklı ürün gruplarına yöneldi. Bunlar içinde bisküvi, makarna, sirke, hardal ve şeker ön plana çıktı. Bu dönemde uygulanan sabit fiyat politikası, markanın prestijini korumasını sağladı. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun yıkılması Julius Meinl kahveleri için bazı bölünmeleri beraberinde getirdi. Julius Meinl markası 7 farklı şirkete bölünürken ana şirketin hisseleri Meinl ailesinde kaldı. Savaş öncesinde 60 milyonluk bir ekonomik alana çay ve kahve ithalatı gerçekleştiren Julius Meinl, savaşın ardından ciddi bir pazar kaybı yaşasa da bu süreci atlatmayı başardı. 1937 yılında Macaristan’da 57, Çekoslovakya’da 20, Viyana’da 30 şubesiyle Avrupa’nın en önemli kahve tedarikçilerinden biri olmayı sürdürdü. Aynı zamanda da pastacılık alanında büyüme sağlandı. Şirketin mali yapısını güçlendirmek için kurulan şirketlerle birlikte sektördeki öncü ve lider konumunu geri kazandı. 

Küresel Pazarda Julius Meinl Kahveleri

Julius Meinl kahvelerinin marka tarihçesinde II. Dünya Savaşı koşulları da pek çok zorluğu beraberinde getirdi. Savaşın sona erdiği 1945 yılında yönetimi devralan torun Julius Meinl, dünya pazarında büyümeyi ilk hedef olarak belirledi. Büyümek için yalnızca satış ağlarını güçlendirmek yeterli olamazdı. Aynı zamanda da yeni ürün tipleri geliştirilmeliydi. Julius Meinl kahveleri farklı ürün gruplarında da kahve severlere yepyeni kahve deneyimleri yaşatmalıydı. 1962 yılında şirketin 100. yıl dönümünü kutlamak için piyasaya sürülen Jubilaum kahveleri pazarda büyük ilgi gördü. Bu ürünlerin en önemli özelliği, zengin narenciye aromaları içeren yumuşak içimli bir tada sahip olmasıydı. 1980 yılında piyasaya sürülen President kahveleri de pazarda büyük beğeni topladı. Bu ürünlerin en önemli özelliği ise orta kavrulmuş ve hafif asiditeye sahip olmasıydı. Kahve çekirdekleri ise Orta Amerika, Güney Amerika ve Güney Doğu Asya’dan getirilen kahve çekirdeklerinden harmanlanmıştı. Jubilaum ve President kahvelerinden sonra pek çok yeni ürünle şirketin büyümesi devam etti. 

2002 yılında Chicago’daki ilk kahvehanesini açan şirket, Amerika pazarında da dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. 2003 yılında Crem Caffé markasının satın alınması, ürün çeşitliliğini arttırmasını sağladı. 2008 yılında kapsül kahve pazarına giriş, Julius Meinl kahveleri için çok önemli bir dönüm noktası oldu. Kullanımı her geçen gün artan kapsül kahveler grubunda büyük pazar potansiyelleri gören şirket, kafe ve restoranlara odaklanan yeni satış ağları ve satış yöntemleri sayesinde pazar payını sürekli arttırdı. 2010 yılında Julius Meinl kahvelerinin ambalajları da yenilendi ve marka imajı güçlendirildi. Bu çalışmalar sırasında dijital kanallardan ve sosyal medya platformlarından da yararlanıldı. 2012 yılında 150. yılını kutlayan Julius Meinl markası, halihazırda Meinl ailesinin 5. kuşak üyeleri tarafından yönetilmekte. Julius Meinl Group bünyesinde çok sayıda şirketle ve pek çok alanda faaliyet gösteren Meinl ailesi, ülkemizde de tanınan ve itibar gören bir aile. Julius Meinl kahvelerinin logosu ülkemizde pek çok kesimin dikkatini çekiyor ve bu logonun anlamı merak ediliyor. 

Julius Meinl Logosu

Julius Meinl kahveleri hakkında en fazla sorulan sorulardan biri, “Julius Meinl logosu ne anlama geliyor?” sorusudur. Başlangıçta logosu bulunmayan Julius Meinl kahvelerinin ilk logosu 1924 yılında Viyanalı grafik sanatçısı Josef Binder tarafından tasarlandı. Kafasında fes taşıyan kahveci çocuktan oluşan bu logo, yıllar içinde evrilerek günümüzdeki şeklini aldı. Logoda kullanılan püsküllü kırmızı fes, Osmanlıların izlerini taşıyordu. Viyanalıların kahveyle tanışması Osmanlılar sayesinde gerçekleşmişti. Osmanlılara karşı derin bir sevgi besleyen Meinl ailesi, logoda fes takmış küçük bir çocuk görseli kullanarak bu sevgilerini ifade ettiler. Julius Meinl kahvelerinin tüketimi arttıkça Avrupa’ya kahveyi tanıtan Osmanlılara da gönderme yapılmış oldu. Logoya son şekli, 2004 yılında İtalyan tasarımcı Matteo Thun tarafından verildi ve bu tasarım, modern fincan tasarımıyla birleştirildi. Julius Meinl‘ın tüm ürünlerinde kullanılan bu logo, Julius Meinl kahvelerinin ülkemize girişinin ardından Türk halkının da dikkatini çekti. Julius Meinl logosunun ikonik tasarımında kullanılan çocuk figürü, zaman içinde Julius Meinl Group‘un logosu haline geldi. 

Ofis dostu Julius Meinl kahveleri Ofix.com’da!

Julius Meinl‘ın hayatından kesitler sunarak başarı hikayesini okurlarımızla paylaştığımız bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix.com‘un verilerine göre ofislerin en çok sipariş verdiği Julius Meinl kahvelerinden ilk üçte yer alan ürünleri kısaca tanıtmak istiyoruz. Sitemizde kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için burayı tıklayabilirsiniz.

Julius Meinl Prasident Filtre Kahve 250 g

Listemizin ilk sırasında, Julius Meinl Prasident filtre kahve 250 g var. Markanın dünya genelinde en popüler ürünlerinden biri olan bu ürünler, filtre kahvede hafif asidite tercih eden kahve severler için iyi bir seçim olabilir. Orta Amerika, Güney Amerika ve Güney Doğu Asya’dan getirilen Arabica kahve çekirdeklerinin harmanlanmasıyla elde edilen bu ürünlerde başka herhangi bir katkı maddesi bulunmamakta. Ürünlerin lezzetinin yanı sıra kokusu da kahve severlere lezzetli bir filtre kahve deneyimi sunuyor. Julius Meinl Prasident filtre kahve 250 g ürünümüz için fiyat bilgisi öğrenme ve sipariş işlemlerinizi buradan yapabilirsiniz.

Julius Meinl Lungo 4 Classico Nespresso Uyumlu Kapsül Kahve 10 Adet

Listemizin ikinci sırasında, Julius Meinl Lungo 4 Classico nespresso uyumlu kapsül kahve 10 adet var. Kapsül kahve kullanımı ülkemizde her geçen gün artıyor. Bunun en önemli nedeni şüphesiz ki kapsül kahve makinelerine erişimin kolaylaşmasıdır. İşyerlerinde kapsül kahve makinesi kullanımı arttıkça kahve severlerin farklı kahve deneyimlerine kolayca ulaşmaları mümkün olmakta. Maliyet açısından da yüzde 50’nin üzerinde avantaj sağlamak mümkün. İşyerinizde veya evinizde nespresso makineniz varsa bu ürünleri kullanarak farklı bir kapsül kahve deneyimi yaşayabilirsiniz. Bu ürünlerin en önemli özelliği, ince kremalı kahve çeşitleri için daha uygun olmalarıdır. Julius Meinl Lungo 4 Classico nespresso uyumlu kapsül kahve 10 adet ürünümüz için fiyat bilgisi öğrenme ve sipariş işlemlerinizi buradan yapabilirsiniz. 

Julius Meinl Espresso Decaf Kafeinsiz 8 Nespresso Uyumlu Kapsül Kahve 10 Adet

Listemizin üçüncü sırasında, Julius Meinl Espresso Decaf kafeinsiz 8 nespresso uyumlu kapsül kahve 10 adet var. Yumuşak içimli ve kafeinsiz bir kahve deneyimi yaşamak istiyorsanız bu ürünler iyi bir seçim olabilir. Bu ürünlerde Arabica ve robusta kahve çekirdeği harmanı kullanılmakta. Nespresso kahve makinesiyle uyumlu bu ürünleri evde veya ofiste kapsül kahve kullanarak yapabileceğiniz farklı kahve çeşitleri için rahatlıkla kullanabilirsiniz. Julius Meinl Espresso Decaf kafeinsiz 8 nespresso uyumlu kapsül kahve 10 adet ürünümüz için fiyat bilgisi öğrenme ve sipariş işlemlerinizi buradan yapabilirsiniz. 

Ofix.com‘da satışı devam eden diğer Julius Meinl kahvelerini buradan inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımızın her gününün bir başarı hikayesi ile geçmesini diliyoruz… 

İlgili yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir