Kahvenin köpüğü neden kaçar?

İyi bir Türk kahvesinin olmazsa olmazlarından biri köpüğüdür. Türk kahvesi yalnızca lezzeti ve uyandırdığı güzel etkiler bakımından değil, aynı zamanda sunum şekliyle de önemli bir içecektir. Hazırladığınız kahvenin bol köpüklü olması, hem kahve pişirmede başarılı olduğunuzu, hem de misafirinize değer verdiğinizi gösterir. Ne var ki, kahve pişirirken ne kadar özen gösterirseniz gösterin, bazı nedenlerden dolayı kahvenin köpüğü kaçabilir. Bu nedenlerin neler olduğunu bilirseniz, bunları önler ve kahvenizin bol köpüklü olmasını sağlayabilirsiniz. Ofix Blog’da bugünkü yazımızda, “Kahvenin köpüğü neden kaçar?” sorusu çerçevesinde bazı püf noktaları paylaşacağız. Bol köpüklü Türk kahvesi hazırlamanın ipuçları işte huzurlarınızda. 

Taze kahve kullanmalısınız.

İyi bir Türk kahvesi pişirmek için her şeyden önce, iyi bir kahve almalı ve kahvenizi uygun koşullarda saklamalısınız. Kahveniz yeterince iyi değilse veya uygun koşullarda saklanmamışsa, kahve köpüğü konusunda istediğiniz sonucu alamayabilirsiniz. Taze kahvenin aroması da kokusu da bir başkadır. Bunu henüz ilk anda hissederseniz. Kahve bayatladıkça, kokusunu ve aromasını kaybeder. Bayat kahveyi bol köpüklü hale getirmek için karbonat kullananlara rastlayabilirsiniz. Oysa, kahveniz yeterince iyiyse ve tazeyse, kahvenin köpüğü konusunda daha başarılı olabilirsiniz. Taze kahve kullanırsanız, kahveyi bol köpüklü hale getirmek için karbonat kullanmanıza gerek yok.

Kahvenizi taze tutmak için tüketim miktarınıza göre alım yapmanızda yarar var. Eğer ihtiyaçlarınızın üzerinde kahve siparişi verirseniz, kahveyi saklamakta zorluk çekebilirsiniz. İdeal kahve saklama süresi olarak 15 gün makul bir süredir. Vereceğiniz kahve siparişi 15 günlük tüketim miktarlarınıza uygun olursa kahveyi taze tutmakta zorluk çekmezsiniz. Satın aldığınız kahvenin ambalajını açtıktan sonra, mutlaka hava almayan kaplarda saklamalısınız. Kahvenin köpüğü konusunda daha iyi sonuçlar almak için kahveniz her türlü nem ve kokudan uzak kalmalı.

Türk kahvesinin eski tüketim şekillerinde, hazır çekilmiş kahve almak diye bir şey yoktu. Osmanlı Türk kahvesi tüketim şeklinde kahve çekirdekleri evlerde tavada karıştırılarak kavrulurdu. Ardından, el değirmenlerinde çekilir veya havanda dövülürdü. Tabii, kahvenin hazırlanmasındaki bu güçlük, kahveyi çok daha değerli kılıyordu. O günlerden günümüze ulaşan “Bir fincan acı kahvenin 40 yıl hatırı var!” sözü, kahve hazırlamada çekilen zahmete işaret ediyordu.

Günümüzde kahve hazırlamak için böylesi zahmetlere girmiyoruz. Fakat buna karşın, bol köpüklü kahve hazırlamada eskilere oranla pek maharetli sayılmayız. Hazır Türk kahvesi çeşitleri için de benzer bir durum söz konusu. Kahvenin köpüğü konusunda nelere dikkat etmek gerektiğini bilmezsek, ister hazır kahve çeşitleri olsun, isterse diğer kahve türleri, istediğimiz sonucu alma şansımız olmaz.

Ölçüyü doğru ayarlamalısınız.

Türk kahvesini pişirme zorlukları içinde ölçüyü doğru ayarlamak ayrı bir önem taşır. Kahveyi çok seven ve hatta, ona “Türk kahvesi” şeklinde kendi adını veren bir toplumuz. Kahvenizi hangi ölçüye göre pişireceğiniz damak lezzetinizle doğrudan ilişkili. Kimi tüketiciler daha yoğun bir kahve aroması için cezveye daha fazla kahve koymayı tercih edebiliyor. Kimi tüketiciler ise tansiyon, çarpıntı vb. nedenlerden dolayı daha az kahve koymayı tercih edebiliyor. Türk kahvesine alternatif olarak çikolata kahve, granül kahve, soğuk kahve ve sütlü kahve türleri de tercih edilebilmekte.

Türk kahvesi çeşitleri içinde genel bir standart olmasa da kahve konusunda en fazla tercih edilen ölçünün fincan başına 1 tatlı kaşığı veya 2 çay kaşığı kahve olduğunu söyleyebiliriz. Bu ölçüye göre hazırlanan kahvenin köpüğü diğerlerine oranla ideal düzeydedir. Tabii, kahveyi tüketecek kişi sayısına uygun bir cezve kullanmalısınız. Küçük bir cezvede fazla kahve kullanmak, kahveyi bol köpüklü hale getirmez. Aynı şekilde, büyük bir cezvede az miktarda kahve pişirmek de kahvenizi bol köpüklü hale getirmeyecektir. Bol köpüklü Türk kahvesi için en iyi Türk kahvesi çeşitlerini kullansanız bile ölçüye dikkat etmeniz çok önemli.

Diğer taraftan, kahve miktarında olduğu gibi şeker miktarında da ölçüyü doğru ayarlamalısınız. Kahve tüketim şekilleri içinde kabaca 4 türün daha sık tercih edildiğini söyleyebiliriz. Bunlar sade kahve, az şekerli kahve, orta şekerli kahve ve şekerli kahve şeklinde sıralanabilir. Sade kahve, içinde hiç şeker barındırmayan kahvedir. Az şekerli kahvede yarım küp kesme şeker kullanılır. Orta şekerli kahvede bir küp kesme şeker, şekerli kahvede ise iki küp kesme şeker kullanılır. Kahvenizde şeker miktarı arttıkça, kahvenin köpüğü azalmaya başlar. Kahveyi şekerli tüketmeyi tercih ediyorsanız, en iyi sonucu az şekerli kahve çeşidinde alabilirsiniz.

Musluk suyu kullanmamalısınız.

Musluk suyu, içerdiği bol miktarda klor nedeniyle hem sağlık açısından sakıncalıdır, hem de içeceklerin tadına zarar veren konuların başında gelir. Kahvenin köpüğü konusunda daha iyi sonuçlar almak için içme suyu kullanmalısınız. Eğer musluk suyu kullanırsanız, içindeki klor nedeniyle kahvenizin lezzeti azalır, köpüğü istediğiniz şekilde olmaz. Musluk suyunun klor miktarı fazla olduğu gibi, sertlik derecesi de yüksektir. Musluk suyuyla hazırlayacağınız hiçbir içecek, yumuşak bir içime sahip olamaz. Üstelik, musluk suyunda çeşitli koku ve tat bozucu maddelere de rastlanılabilmekte. Bu maddeler de kahvenin köpüğünün kaçmasına neden olabilir.

Soğuk suyla hazırlanan kahvenin köpüğü daha çok olur.

Kahvenin köpüğü konusunda iyi sonuçlar almak için içme suyu kullanmanız yeterli olmaz. Kullanacağınız suyun soğuk olması gerekir. Oda sıcaklığındaki içme suyuyla hazırlanan kahvenin köpüğü çoğu zaman istenilen düzeyde olmayabilir. Soğuk suyla hazırlayacağınız kahvenin köpüğü ise beklentilerinizi daha iyi karşılayabilir. İnternet aramalarında gördüğünüz pek çok kahve resmi içindeki kahveler soğuk su ve hatta buz kullanılarak hazırlanmıştır. Buzlu kahve çeşitleri tüm çekirdek kahve çeşitleri içinde en yüksek köpük miktarına sahiptir. Çünkü buzla temas, kahvenin köpüğü konusunda daha iyi sonuçların alınmasını sağlamakta. Fakat buz kullanmanız her zaman mümkün olmuyorsa, buz yerine soğuk su kullanabilirsiniz.

Kahvenizi kısık ateşte pişirmelisiniz.

Kahvenin köpüğü konusunda sıcaklık miktarı da önemli bir diğer nokta. Aslında en güzeli, kahveyi tıpkı Osmanlı kahvesi pişirme tekniğinde olduğu gibi, çok ağır ateşte ve mümkünse közde veya mangalda pişirmektir. Fakat modern hayatta bu pişirme tekniğini uygulamak her zaman mümkün olmuyor. Bu nedenle, kahve pişirirken ocağınızın en küçük gözünü ve en kısık ateşi kullanabilirsiniz. Kısık ateşte pişirilen kahve resimleri internet aramalarında daha fazla ilgi görüyor. Bunlara alternatif olarak piyasada bulabileceğiniz pek çok Türk kahvesi makinesi kahvenin köpüğü konusunda beklentileri karşılayamamakta. Buna karşılık, kahvenin köpüğü konusunda espresso kahve çeşitleri ve espresso kahve makineleri daha başarılı olabilmekte.

Kahve türleri arasındaki ayrımlardan biri de kahvenin kavrulma sürelerine göre yapılan ayrımdır. Bu süreye göre piyasada az, orta veya koyu kavrulmuş kahve çeşitleri bulabilirsiniz. Kahve çekirdekleri daha fazla kavruldukça daha yoğun bir aroma verir. Bu nedenle, az kavrulmuş kahve çekirdekleri daha hafif bir aromaya sahiptir. Bu kahvelerin tadında bir miktar ekşilik vardır ve pişirme sırasında daha az köpük verir. Az kavrulmuş kahveler bu nedenle, genel kahve severlerin pek tercih etmediği bir kahve çeşididir. Orta kavrulmuş kahve çeşitleri ise genel kahve severlerin damak lezzetine daha uygundur. Bunların köpük miktarı da normal düzeydedir. Fakat bunları kısık ateşte pişirmek daha fazla vakit alır. Başka deyişle, kahvenin kavrulma süresi arttıkça pişme miktarı artar. Bu nedenle, kahve köpüğü konusunda iyi bir sonuç almak için sabırlı olmanız gerekir.

Hızlı ve sert şekilde karıştırmamalısınız.

“Kahvenin köpüğü neden kaçar?” sorusuna verebileceğimiz en önemli cevaplardan biri de kahveyi hızlı ve sert bir şekilde karıştırmaktır. Bol köpüklü bir Türk kahvesi için, cezvenizi ocağın üzerine aldıktan sonra kabarıncaya kadar mümkünse hiç karıştırmamanız. Kahve yapımı sırasında eğer cezvenizde çökme oluşuyorsa, kahvenizi çok az karıştırabilirsiniz. Aslına bakarsanız, cezveye kahve ve şekeri koyduktan sonra ateşin üzerine almadan önce 30-40 saniye kadar iyice karıştırmanız yeterlidir. Bu sayede, ateşin üzerine koyduktan sonra kahveniz kabarana kadar karıştırmanıza gerek kalmaz. Kahvenizi ateşe aldıktan sonra çökme oluşuyorsa, bu durum aslında, ateşin üzerine almadan önce karıştırma işlemini yeterince iyi yapmadığınızı gösterir. Hal böyle olunca, kahvenizde yoğun miktarda telve birikir. Ve kahve köpüğü rengi daha koyu olur.

Bol köpüklü bir Türk kahvesi hazırlamak için kahvenizi yeterince karıştırmadan ateşin üzerine koymamalısınız. Ateşin üzerinde yapacağınız karıştırma işlemleri kahvenin köpüğü konusunda istediğiniz sonuçları almanızı engeller. Karıştırma işlemi sırasında yavaş ve yumuşak hareketler yapmalısınız. Ateşin üzerinde kahvenizi hızlı ve sert bir şekilde karıştırırsanız çökmeyi önlersiniz ama kahveniz neredeyse hiç köpürmez. Dahası, kahveniz yeterince iyi karışmadığı için fincanınızda yoğun miktarda telve birikir. Ki bu da iyi bir kahve keyfi yaşamanızı engeller. Osmanlı kahvesi pişirme tekniğinde, kahve çekirdeği taze kavrulduğu için pişirme sırasında fazla karıştırılmaya ihtiyaç duymuyordu. Günümüzde damat kahvesi veya kumda kahve çeşitleriyle yaşatılan bu teknik, kahvenin köpüğü konusunda daha güzel sonuçlar veriyor.

Fincana yavaşça ve kenardan dökmelisiniz.

Kahvenin köpüğünün kaçmasının nedenlerinden biri de kahveyi hızlı bir şekilde ve fincanın ortasına dökmektir. Kahvenizi doğru pişirme tekniklerine uygun şekilde hazırlamış olsanız bile fincana alırken dikkatli olmazsanız köpükleri kaçabilir. Kahve hazırlamanın biraz emek alan ve yorucu bir iş olması, sunum sırasında aceleci davranmaya neden olabiliyor. Kahvenin Türk damak tadında çok özel bir yeri olduğu gibi, sunum şekli de çok önemli. Kahvenizi doğru şekilde hazırladığınız halde fincana alırken acele ederseniz, verdiğiniz tüm emek boşa gidebilir.

Kahve köpüğü yapma ve bunu iyi bir şekilde sunma hem kolay, hem de zor bir iştir. Türk kahvesi köpüğü çoğu zaman fincanda söner. Bol köpüklü kahve sunumu için, kahveniz cezvede biraz kabarınca, köpüğü fincanlara birer çay kaşığı kadar dağıtabilirsiniz. Bunu yapmadan önce kahveniz çok kabarırsa yine köpüğü sönebilir. Özellikle sade Türk kahvesi ve kafeinsiz Türk kahvesi çeşitleri kahvenin köpüğü konusunda daha kolay hayal kırıklığı yaratabilir. Kahvenin köpüğü fincanlara dağıtıldıktan sonra, cezvede kalan kahveyi tekrar kaynamaya bırakmalısınız. Kahve tekrar kabardıktan sonra fincanlara paylaştırabilirsiniz. Bu işlem sırasında kahveyi fincanın ortasına ve hızlıca değil, kenarından ve yavaşça dökmelisiniz.

Editörün Tavsiyesi: Kurukahveci Mehmet Efendi Türk Kahvesi 100 g

“Kahvenin köpüğü neden kaçar?” sorusu çerçevesinde bazı püf noktaları paylaştığımız bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix.com’un verilerine göre en fazla sattığımız Türk kahvesi olan Kurukahveci Mehmet Efendi Türk kahvesi 100 g ürünümüzü kısaca tanıtmak istiyoruz. Kurukahveci Mehmet Efendi kahveleri, Türk milletinin kahve tüketim şeklinin değişmesinde çok önemli bir rol üstlendi. Çiğ kahve çekirdeklerini özenle kavurup dibekte öğüterek pişirme hazır şekilde tüketiciye sunan Kurukahveci Mehmet Efendi, Türklerin dünya içecek kültürüne armağan ettiği Türk kahvesinin tarihinde büyük bir öneme sahip.

Kurukahveci Mehmet Efendi Türk kahvesi 100 g ürünümüz, kullanıcılarımızın tercihlerine bakılırsa en güzel Türk kahvesi çeşitlerinden biri olarak değerlendirilebilir. Geleneksel kahve lezzetini almanızı sağlayan bu ürünlerde en kaliteli kahve çekirdekleri özenle seçilerek tüketime hazır hale getiriliyor. Kahvenin tazeliğini korumak içinse kullanımın ardından paketin sıkıca kapatılarak muhafaza edilmesi gerekmekte. Evde veya ofiste taze Türk kahvesi keyfinizi kaçırmamak için kahvenizi 15 günlük tüketim peryotlarınıza göre sipariş vermenizi tavsiye ederiz. Kurukahveci Mehmet Efendi Türk kahvesi 100 g ürünümüz için fiyat bilgisi öğrenme ve sipariş işlemlerinizi buradan yapabilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir