Klima çarpması nedir?

Sıcak yaz günlerinde en sık kullandığımız araçların başında klimalar geliyor. Fakat kullanım hatalarından dolayı klimalar çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilmekte. Bu sorunlardan biri olan klima çarpması, tüm günü ofiste geçen beyaz yakalıların sağlığını ciddi ölçüde tehdit edebilmekte. Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, klima çarpması konusunu ele alacağız ve klima çarpmasından korunmak için neler yapmak gerektiği hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız.

Kısaca Klima Çarpması

Klima çarpmasını kısaca, klimalar nedeniyle ani ısı değişimlerine maruz kalan vücudun verdiği tepkiler şeklinde tanımlamak mümkün. Klimaların sık kullanıldığı ve kalabalık ortamlarda klimanın sıcaklık değeri gün içinde birçok kez değiştirilebilmekte. Bu değişimlere bağlı olarak genellikle boyun, sırt ve kol kısımlarında şiddetli kas ağrıları oluşabilmekte. Bu ağrılara kimi zaman yüksek ateş, baş ağrısı, burun tıkanıklığı, mide bulantısı, halsizlik, cilt kuruluğu, nefes darlığı gibi şikayetler de eşlik edebilmekte. Klimalar nedeniyle bu şikayetlerin biri veya birkaçının görüldüğü vakıaların hepsine birden klima çarpması denilmekte.

Klima çarpmasının belirtileri çoğu zaman nezle, grip ve soğuk algınlığının belirtileriyle karıştırılabilmekte. Dahası, antibiyotikler hakkında yanlış ve ezbere bilgiler nedeniyle hemen antibiyotik kullanma yoluna gidilebilmekte. Oysa, hekiminiz yazmadıkça antibiyotik kullanmamanız gerektiği gibi, yaşadığınız şikayetlerin nezle, grip veya soğuk algınlığından kaynaklanmadığından da emin olmalısınız. Şikayetler ortaya çıktığında vakit kaybetmeden hekiminize başvurursanız bu konuda en doğru adımları hekiminizin gözetiminde atabilirsiniz.

Klima çarpması vakıaları hastanın hem yaşam kalitesini, hem de iş performansını ciddi ölçüde düşürmekte. Boyun, sırt ve kol ağrıları nedeniyle hastanın hareket yeteneği kısıtlandığı gibi, vücut ısısındaki ani değişimlere bağlı olarak bağışıklık ve savunma sistemleri de olumsuz etkilenmekte. Bazı vakıalarda klima çarpması şikayetleri 1-2 gün içinde geçmekteyken, bazı vakıalarda artarak devam edebilmekte. Klima çarpmasının ileriki aşamalarında hasta, göğüs ağrılarından dolayı nefes alma güçlüğü yaşayabilmekte. Oluşan nefes darlığı nedeniyle solunumu yavaşladığı için başka birçok sağlık sorununa da zemin hazırlanabilmekte.

Klima çarpmasından korunmak için neler yapmak gerekir?

Klima çarpması konusunu kısaca bu şekilde ele aldıktan sonra yazımızın bu kısmında, klima çarpmasından korunmak için neler yapmak gerektiği hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. Fakat şu noktayı özellikle vurgulamak istiyoruz. Burada paylaşacağımız bilgiler yalnızca genel sağlık bilgileri bağlamında olup tedavi edici hiçbir niteliğe sahip değildir. Klima çarpması şikayetlerinden biri veya birkaçıyla karşılaştığınızda, vakit kaybetmeden hekiminize başvurmalısınız.

Sıcaklık değerini sıkça değiştirmemelisiniz.

Klima kullanımıyla ilgili en sık yapılan hatalar içinde klimanın sıcaklık değerini sıkça değiştirmek başta geliyor. Özellikle de sıcak yaz günlerinde kapalı bir ortama girer girmez ilk yapılan şey klimayı çalıştırmak oluyor. Üstelik, vücut ısısının düşmesi beklenmeden klima çok düşük sıcaklıkta çalıştırılabiliyor. Oysa sanılanın aksine, klimayı fazla düşük sıcaklıkta çalıştırmak soğutma süresini kısaltmıyor. Klimanızda ideal sıcaklık değeri olarak 20-26 derece aralığını kullanabilirsiniz. Bu aralığın altına iner veya üzerine çıkarsanız ve bu değişimi gün içinde sıkça tekrar ederseniz klima çarpması şikayetleriyle karşılaşmanız kaçınılmaz hale gelir.

Klimanızın sıcaklık değeri konusunda ayrıca, klima kullandığınız ortamlar ile klima kullanmadığınız ortamlar arasındaki sıcaklık farkının 7 dereceden fazla olmamasına dikkat etmelisiniz. Nitekim klima çarpması, yalnızca klima kullanılan ortamlarda değil, klimalı bir ortamdan klimasız ortama geçildiğinde de oluşabilmekte. Klima kullandığınız ortam ile dışarısı arasındaki sıcaklık farkı 7 dereceden fazla olduğunda klima çarpması vakıalarına zemin hazırlanmakta.

Fan hızına dikkat etmelisiniz.

Sıcaklık değerindeki ani değişimler kadar fan hızındaki ani değişimler de klima çarpması şikayetlerine yol açabilmekte. Sıcak havalarda daha hızlı serinlemek, soğuk havalarda daha hızlı ısınmak için klimanın fan hızını değiştirebiliyoruz. Ne var ki, klimanın fan hızını gün içinde sıkça değiştirdiğimizde, vücudumuz bu duruma uyum sağlamak için daha fazla efor sarf ediyor, özellikle de kaslarımız ve eklemlerimiz bu duruma uyum sağlamakta ciddi zorluk çekebiliyor ve eklem ağrıları oluşabiliyor. Bu gibi durumların önüne geçmek için, klimanızın fan hızını arttırırken dikkatli olmalı, ortamın ısısı stabil hale geldiğinde fan hızını düşürmelisiniz. Fanlar yüksek hızda çalışırken klimanın hava akış yönünde kesinlikle bulunmamalısınız.

Klimanızın kanatlarını doğru konumlandırmalısınız.

Klimalar kapalı ortamlarda yapay hava sirkülasyonu yaratarak çalıştığı için doğru klima kullanımı konusunda hava sirkülasyonu büyük önem taşır. Klimanızın hava sirkülasyonunu sağlamak için klima kullanımı sırasında ortama hava giriş çıkışını önlemek gerekir. Aynı şekilde, ortamda havalandırma yaparken klimayı kapatmalı ve dinlendirmelisiniz. Klima çalışırken pencere veya kapıyı açarak ortama hava girişi sağladığınızda klimanızın yarattığı hava sirkülasyonu bozulacak ve bu durum, klimanızın daha yüksek kapasitede çalışmasına yol açacaktır. Klimanızın kanatlarını doğru konumlandırırsanız hava sirkülasyonunu daha etkin bir şekilde sağlayabilirsiniz. Ayrıca, klimanızın kanatları doğrudan vücudunuza hava üflememeli, kanatlar zemine veya tavana doğru ayarlanmalı. Aksi durumlarda klima çarpması şikayetleriyle karşılaşabilirsiniz.

Nem oranı yüzde 40-50 arasında olmalı.

Klimaları uzun süre çalıştırmak havanın kurumasına ve nem dengesinin bozulmasına yol açabiliyor. Kapalı ortamlarda azalan nem oranı nedeniyle boğaz kuruluğu, gözlerde yanma, cilt kızarıklığı gibi klima çarpması şikayetleri oluşabiliyor. Bu gibi sorunların önüne geçmek için klima kullandığınız ortamda nem oranının yüzde 40-50 arasında olmasına dikkat etmelisiniz. Bu oranın altına inildiğinde veya üzerine çıkıldığında leyjoner hastalığı gibi solunum yoluyla bulaşan virüs ve bakteriler kolayca çoğalıp yayılabiliyor.

Günlük su tüketiminize dikkat etmelisiniz.

Yaz aylarında vücudumuzun su kaybı artıyor. Sıcak yaz günlerinde vücudumuzda oluşabilecek aşırı su kaybı, hücrelerimizden doku ve organlarımıza kadar birçok şeyi olumsuz etkilemekte. Günlük su tüketiminize dikkat etmediğinizde, vücudunuzdaki birçok sistemin çalışması zarar görür ve klima çarpması şikayetleriniz daha hızlı şekilde gelişebilir. Bu gibi durumların önüne geçmek için, günlük ortalama 1.500 kalorilik bir beslenme programınız varsa tüketeceğiniz su miktarı kesinlikle 1.5 litrenin altına inmemeli. Sıcak yaz günlerinde bu oranın üzerine yarım litre daha ekleyebilirsiniz. Hamilelerin günlük su tüketimi ise 2 ile 2.5 litre arasında olmalı.

Editörün Tavsiyesi: Erikli 330 ml 12 Adet Pet Şişe Suyu

Klima çarpması konusunu ele aldığımız bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix.com‘un verilerine göre ofislerin en sık sipariş verdiği ürünlerimizden Erikli 330 ml 12 adet pet şişe suyunu kısaca tanıtmak istiyoruz. Türkiye’nin lider su markalarından biri olan Erikli, Uludağ’ın benzersiz lezzetteki suyunu tüketicilerle buluşturuyor. Büyük şehirlerimizde 1990’lı yıllarda yaşanan su kesintileri sırasında yaptığı yatırımlar ve hizmete açtığı dolum tesisleri sayesinde su piyasasında güçlü bir konum elde eden Erikli suları, içerdiği doğal minerallerle vücudu beslemekte, hastalıklara karşı direnci yükseltmekte. Uygun pH değerine sahip, doğal mineraller bakımından kaliteli, içimi lezzetli Erikli 330 ml 12 adet pet şişe suyunu sitemiz üzerinden sipariş vermek için burayı, kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için burayı tıklayabilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir