Konosuke Matsushita, Panasonic’i dünya devi yapmayı nasıl başardı?

Panasonic markasının kurucusu Konosuke Matsushita, 95 yıllık ömründe sayısız başarıya imza attı. Japonya’nın Osaka şehrinde bir aydınlatma şirketinde 15 yaşında teknisyen olarak işe başlayan, 22 yaşındayken müfettişliğe yükselen, geliştirdiği ürün yönetim tarafından beğenilmediği için istifa edip kendi şirketini kuran ve Panasonic markasıyla tüketici elektroniği sektörüne birçok yeniliği kazandıran Konosuke Matsushita, Japonları dünya teknoloji pazarında zirveye taşıyan birkaç isimden biri olmayı başardı. Ofix.com sitesinin online alışveriş rehberi Ofix Blog‘da her Pazartesi yer verdiğimiz başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Konosuke Matsushita‘nın hayatından kesitler sunarak Panasonic‘i dünya devi yapmayı nasıl başardığını okurlarımızla paylaşacağız.

Kısaca Konosuke Matsushita

Konosuke Matsushita, 27 Kasım 1894 tarihinde Japonya’nın Wakayama şehrinde Wasamura köyünde çiftçi bir ailenin sekiz çocuğunun en küçüğü olarak dünyaya geldi. Pirinç ticaretiyle uğraşan ailesinin imkanları sayesinde güzel bir erken çocukluk geçiren küçük Konosuke, 1900’lerin başlarında Japon emtia piyasasında yaşanan olumsuz gelişmeler nedeniyle ailesiyle birlikte şehre yerleşti. Diğer kardeşleri gibi Konosuke de ailesine destek olmak için küçük yaşlarda çalışmaya başladı. Henüz ilkokuldan mezun bile olmadan perakende sektöründe hizmet veren birçok mağazada çıraklık yaptığı bu dönemde, Godia bisiklet mağazasında gördüğü elektrikli araçlar büyük ilgisini çekti.

Küçük Konosuke‘nin mesaisi gün doğmadan mağazanın temizliğiyle başlıyor, akşam geç saatlere kadar devam ediyordu. 9 yaşında bir çocuk için fazlasıyla ağır olan bu çalışma koşullarına Konosuke, aldığı maaşla ailesine destek olmanın verdiği gururla dayanabiliyordu. Godia bisiklet mağazasında çıraklık yaptığı dönemde bazı metal işlerini de yapıyor, torna tezgahı ve diğer araçları kullanmayı hızlı bir şekilde öğreniyordu. 5 yıl boyunca devam eden bu dönemde kendisini geliştirdi ve 1909 yılında Osaka Electric Light Company‘de işe başladı.

1900’lerin başlarında Osaka’nın ana caddelerinde tramvaylar görünmeye başlamıştı ve Thomas Edison’un icatları sayesinde elektrikli araçlara duyulan ilgi her geçen gün artıyordu. Konosuke Matsushita da birçok Japon gibi, geleceğin elektrikli araçlarla şekilleneceğini anlamıştı. Osaka Electric Light Company‘de yoğun ve zor bir çalışma ortamı buldu. Görev aldığı ilk proje, şehir tiyatrosuna elektrik kabloları döşemekti. O günün koşullarına göre son derece zor olan bu projenin tamamlanması tam 6 ay sürdü. Projenin zamanında tamamlanabilmesi için Konosuke Matsushita günde 20 saatten fazla çalışıyordu. Hal böyle olunca, genç bedeni bu çalışma koşullarına dayanamadı ve zatürreye yakalandı. İşine gösterdiği bu yoğun ilgi ve fedakarlık, Osaka Electric Light Company‘deki kariyerinde hızlı yükselişi beraberinde getirdi.

Konosuke Matsushita’nın Girişimcilik Ruhu

1915 yılında Konosuke Matsushita, kız kardeşinin bir arkadaşı olan Mumeno‘yla evlendi. Bir yıl sonra, şirkette müfettişlik görevine yükseldi. 15 yaşında teknisyen olarak başladığı şirkette 22 yaşında müfettişlik görevine yükselmek, Matsushita ailesi için büyük bir gururdu. Zamanının çoğunu işiyle geçiren Matsushita, boş zamanlarında ışık soketleri üzerinde çalışmaktaydı. Bu çalışmalar sayesinde, özel bir ışık soketi geliştirmeyi başardı. Soketi şirket yöneticilerine anlattığında, yönetim bu soketin işe yaramaz olduğunu düşündü ve Matsushita‘nın masa başı işlerde çalışmaya devam etmesini istedi. Fakat bu durum, Matsushita için büyük bir hayal kırıklığı yarattı ve hayatındaki en önemli dönüm noktalarından birini ortaya çıkarttı.

15 Haziran 1917 tarihinde Konosuke Matsushita, çok sevdiği ve büyük bir tutkuyla bağlı olduğu işinden ayrıldı. İyi bir girişimci olan babası, küçük yaşlardan itibaren Konosuke ve kardeşlerini aynı ruhla yetiştiriyor, inandıkları işte risk almaktan ve cesur olmaktan geri durmamalarını öğütlüyordu. Geliştirdiği ışık soketinin büyük bir satış başarısı yakalayacağına inanan Konosuke Matsushita, babasının aşıladığı bu girişimcilik ruhu ile çalıştığı şirketten istifa edip kendi şirketini kurması gerektiğine inandı. Matsushita‘nın yanında, daha sonra Sanyo Electric‘i kuracak olan kayın biraderi Toshio Iue vardı. Işık soketlerinin üretimini ve satışını yapmak için Osaka’nın doğusunda 2 odalı küçük bir apartman dairesi kiraladılar.

Ne var ki, Konosuke Matsushita ve Toshio Iue‘nin bu işleri çevirebilecek herhangi bir sermayesi yoktu. Üretim için gerekli maddi kaynağı bulmak için ailelerinin değerli eşyalarının bir kısmını sattılar. Dahası, piyasaya sundukları ilk soketler neredeyse hiç ilgi görmedi. Fakat ikisinin de vazgeçmeye niyeti yoktu. 1917 yılının sonlarına doğru, çok önemli bir fırsat yakaladılar. Konosuke Matsushita‘yı Osaka Electric Light Company‘de çalıştığı dönemden tanıyan dönemin önemli şirketlerinden birinin yöneticisi, elektrikli fanlar için yalıtım levhaları siparişi verdi. Levhaların üretimini kusursuz bir şekilde tamamlayan bu ikili, satıştan elde ettikleri gelirle 7 Mart 1918 tarihinde Matsushita Electric Industrial Company‘yi kurdular.

Matsushita Electric Industrial Company

Şirket kurulduğunda, yalnızca 3 çalışana sahipti. Zemin katta atölye olarak kullandıkları odaya, kalıp yapımı için iki elle çalışan bir pres makinesi yerleştirdiler. Üretimde kullanabilecekleri başka bir araç için gerekli kaynağa sahip değillerdi. Elektrikli fanlar için yalıtım levhası üretiminde kazandıkları başarılar, Konosuke Matsushita‘yı elektrikli ev aletleri geliştirmek konusunda motive etti. Fakat henüz yeterli sermayeleri yoktu, ışık soketlerinin satışı henüz istenilen düzeye ulaşmamıştı. Gerekli sermayeyi bulmak için küçük araçlar üzerine yoğunlaşmak daha akıllıcaydı. Bunun üzerine Matsushita, atölyede gece geç saatlere kadar çalışarak bir ek fiş ve iki yönlü soket geliştirmeyi başardı.

Konosuke Matsushita‘nın geliştirdiği bu ürünler, şirketin sermaye sorununa çözüm sağladı. Reçineden yapılan ve yenilikçi bir tasarıma sahip olan bu ürünler, piyasadaki diğer ürünlere oranla hem daha kaliteli, hem de yüzde 50 daha ucuzdu. Satışları daha da arttırmak için perakende satışı yerine toptancılarla çalışmaya başlayan şirket, ürünlerini daha geniş bir tüketici kitlesine sunmayı başardı ve hızlı bir büyüme ivmesi yakaladı. İşler artık yoluna girmekteydi. Bunun üzerine iki katlı bir ev kiraladılar ve elektrikli ev eşyalarının üretimine başladılar. Başlangıçta yalnızca 3 olan çalışan sayısı, yıl sonuna doğru 20’yi aştı.

1922 yılında şirket, 230 metre karelik bir alanda yeni fabrika ve yönetim ofisinin temellerini attı. Şirketin büyümesini devam ettirebilmesi için nitelikli iş gücüne ihtiyaç vardı, fakat Osaka’da böyle bir ihtiyacı karşılayabilecek bir eğitim kurumu yoktu. Hal böyle olunca Konosuke Matsushita, nitelikli iş gücünün oluşmasına katkı sağlamak için çalışanların eğitimiyle bizzat ilgilendi. Ve kısa sürede olumlu sonuçlar alınmaya başlandı. Bağlantı fişleri ve ışık soketlerine yönelik ilgi Osaka’nın ardından Tokyo’da da artış gösteriyor, gelen siparişleri karşılamak zorlaşıyordu. Artan talebi karşılamak için yeni elemanlar istihdam edildi ve yetiştirildi. Yıl sonuna doğru şirketin istihdam ettiği çalışan sayısı 50’yi aştı ve Tokyo’da şube açtılar.

1929 Bunalımı ve Panasonic Markası

İşlerin yoluna girmesiyle birlikte Konosuke Matsushita, zamanının büyük bir bölümünü yeni keşif ve icatlar üzerinde çalışmakla geçirmeye başladı. Aklına gelen yeni fikirleri yazmak için yanında sürekli kalem ve kağıt bulunduruyor, birbirinden ilginç buluşlara imza atıyordu. Bisikletlerde kullanılan lambalardan pille çalışan lambalara kadar pek çok ürünü bizzat kendisi geliştiren Matsushita, ürünlerini denemeleri için Osaka ve Tokyo’da pek çok mağazaya numuneler gönderdi. Pille çalışan bisiklet lambalarının pazar potansiyelinin yüksek olduğunu fark ettiğinde, bu ürünleri geliştirmek için daha fazla zaman harcamaya başladı. Bu dönemde akülü bisiklet lambaları mevcut olmakla birlikte, yaklaşık 3 saatlik bir ömre sahipti. Yaptığı çalışmalar sayesinde Matsushita, şarj süresi 40 saati bulan yeni bir bisiklet lambası geliştirmeyi başardı.

İkinci nesil bataryalı bisiklet lambaları sayesinde şirket, 1920’li yılların ikinci yarısında daha da hızlı büyümeye başladı. Ne var ki 1929 Bunalımı, pek çok Japon şirketi gibi Matsushita Electric Industrial Company‘yi de olumsuz etkiledi. Kriz döneminde yarı yarıya düşen talep, pek çok şirketin piyasadan silinip gitmesine yol açmıştı. Şirketinin iflasa sürüklenmesini önlemek için Konosuke Matsushita‘nın önünde iki seçenek vardı. Ya işçi çıkartacak, ya da talebin yüksek olduğu yeni bir alana yönelecekti. Matsushita, zor olanı seçti ve o yılların en gözde ürünlerinden biri olan radyolara yönelerek hiçbir elemanını işten çıkartmadı. Kokudo Electric Co.‘yla kurduğu ortaklık, kriz ortamına rağmen Panasonic markasının piyasa gücünü arttırdı.

Konosuke Matsushita tarafından geliştirilen R-31 tüplü radyolar, piyasadaki diğer radyolara oranla daha pahalı olsa da daha iyi teknik donanımlara sahipti ve yüksek bir satış rakamına ulaştı. 1933 yılından itibaren Matsushita, elektronik alanında ürün çeşitliliğini arttırmak için telsizler, lambalar, elektrik motorları, elektrikli vantilatörler gibi pek çok ürün grubu üzerindeki çalışmalarını yoğunlaştırdı. Şirketin büyümesini kolaylaştırmak için, bağlı birimlere kendi operasyonunu yönetme yetkisi verdi ve şirketine daha esnek bir yapı kazandırdı.

Bir Dünya Devi Olarak Panasonic

İşiyle ilgili düşüncelerini “İşimiz toplumun bize emanet ettiği bir şey. Bu nedenle şirketi, toplumun kalkınmasına ve insanların yaşamlarının iyileştirilmesine katkıda bulunacak sağlam bir şekilde yönetmek ve geliştirmek için çalışmalıyız.” şeklinde ifade eden Konosuke Matsushita, II. Dünya Savaşı’nın ardından Japonların başta teknoloji olmak üzere hemen her alanda yükselmesi için büyük bir çaba sarf etti. Bu dönemde Panasonic‘in ürün çeşitliliği 600’ün üzerine çıkmış, şirketin sermaye varlıkları 3 milyar yenden 10 milyar yene yükselmişti. Japon pazarının yanı sıra Avrupa pazarında da Panasonic‘in gücü artmıştı. Bununla birlikte, 1950 yılında hükümetin koyduğu emtia vergisi nedeniyle şirket zor günler yaşadı. Bu zorluğu aşmak için Philips markasıyla işbirliği yapıldı ve 1952 yılında Matsushita Electronics Corporation kuruldu.

Bu ortaklık sayesinde Panasonic markası, dünya pazarında hızlı bir yükseliş ivmesi yakaladı. Üstelik, Japonya ile Hollanda hükümetleri arasındaki ikili ilişkiler güçlendi ve Panasonic ürünlerinin Avrupa pazarına girmesi kolaylaştı. 1953 yılında üretimine başlanan buzdolaplarıyla Panasonic‘in ürün çeşitliliği elektrikli ev aletlerinde artmaya başladı. 1960 yılında piyasaya sunulan renkli televizyonlar Japon pazarının yanı sıra Avrupa ve Amerikan pazarında da büyük ilgi gördü. 1961 yılında şirketin ilk yurt dışı üretim faaliyetlerini gerçekleştirmek için Tayvan’da Matsushita Electric kuruldu. Şirketin ABD’deki üretim ve satış faaliyetleri ise New York’ta kurulan Matsushita Electric Corporation of America üzerinden yönetildi.

Konosuke Matsushita, 1961 yılında emekliye ayrıldı ve çalışmaları uzaktan takip etmeye başladı. 1963 yılında Başbakan Hayato Ikeda ile görüşerek nitelikli iş gücünün geliştirilmesi için eğitimde reform yapmanın Japonya için hayati bir öneme sahip olduğuna dikkat çekti. 1964 yılında Life dergisi tarafından yılın sanayicisi seçilen Matsushita, emeklilik döneminde verdiği bir dizi konferansta şirketlerin kriz dönemlerinde bile sürekli büyüme hamleleri yapmaktan asla vazgeçmemesi gerektiğinin altını çizdi. Esneklik ve operasyonel özerklik esasına dayanan yönetim felsefesini özellikle de genç nesillere kazandırmaya büyük önem veren Konosuke Matsushita, 27 Nisan 1989 tarihinde Osaka’da hayata veda etti.

Ofis dostu Panasonic ürünleri Ofix.com’da!

Konosuke Matsushita‘nın hayatından kesitler sunarak Panasonic‘i dünya devi yapmayı nasıl başardığını kısaca özetlediğimiz bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix.com‘un verilerine göre ofislerin en çok sipariş verdiği Panasonic ürünlerinden ilk üçte yer alanları kısaca tanıtacağız. Sitemizde kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için burayı tıklayabilirsiniz.

Panasonic KX-HDV130 Masaüstü IP Telefon

Listemizin ilk sırasında, Panasonic KX-HDV130 masaüstü IP telefon var. 2.3 inç ışıklı ekrana sahip 2 hatlı bu ürünlerde, full-duplex hoparlör ve geniş bant HD ses kalitesi var. 2 adet LAN bağlantı noktasına sahip bu ürünleri buradan sipariş verebilirsiniz.

Panasonic KX-TG1611 Dect Telefon

Listemizin ikinci sırasında, Panasonic KX-TG1611 Dect telefon var. Tek satır LCD ekran, arayan numarayı gösterme, arama kilidi ve konferans özellikleri ile 50 isim ve numara hafızasına sahip bu ürünlerin konuşma süresi 17 saati bulmakta. Sipariş vermek için burayı tıklayabilirsiniz.

Panasonic KX-TG6812 Dect Telefon

Listemizin üçüncü sırasında, Panasonic KX-TG6812 Dect telefon var. 1.8 inçlik LCD ekran, ışıklı tuş takımı, 120 isim ve numara hafızası ve 50 adet arayan numara hafızasına sahip bu ürünlerin maksimum çekim mesafesi 300 metre. Sipariş vermek için burayı tıklayabilirsiniz.

Ofix.com‘da satışı devam eden diğer Panasonic ürünlerini buradan inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza başarı hikayeleri ile dolu bir hafta diliyoruz…

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir