Kuruyemiş tüketirken nelere dikkat etmek gerekir?

Kuruyemişler içerdiği yüksek miktarda vitamin, mineral, protein, lif gibi maddeler nedeniyle son derece önemli besinlerdir. Bununla birlikte, kuruyemiş tüketimi daha çok diyet dönemlerimizde aklımıza geliyor. Kan şekeri ve kolesterolün yükselmesini engelleyen kuruyemişler, tokluk hissi vererek kilo almayı önlüyor. Kuruyemişler ayrıca, ofiste en sık tükettiğimiz atıştırmalıklar arasında. Bu besinlerden tam olarak faydalanabilmemiz için, bazı konulara dikkat etmemiz gerekiyor. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, kuruyemiş tüketimi konusunu ele alacağız ve kuruyemiş tüketirken nelere dikkat etmemiz gerektiği hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız.

Kuruyemiş tüketimi niçin önemlidir?

Kuruyemişler, başta da belirttiğimiz gibi vitamin, mineral, protein, lif gibi maddeler bakımından oldukça zengin besinlerdir efendim. Bu özellikleri nedeniyle vücudumuzda pek çok sistem üzerinde önemli etkilerde bulunur, vücut direncimizin yükselmesini sağlar. Kalp damar hastalıkları, diyabet ve pek çok enfeksiyonun önlenmesinde kuruyemişlerin katkıları yüksektir. Her gün düzenli olarak tüketeceğimiz ceviz, badem, fındık gibi kuruyemişlerle hem sağlığımızı daha iyi koruyabilir, hem de enfeksiyonlarla daha etkin bir şekilde mücadele edebiliriz.

Kuruyemişlerinizi güvenilir yerlerden almalısınız.

Gıda güvenliği, günümüzün en önemli sorunlarından biri. İlgili kurumlar tarafından denetimler belirli periyotlarla gerçekleştirilse de merdiven altı dediğimiz işletmelerin gıda sektöründe yarattığı tehlikelerin ortadan kalktığı pek söylenemez. Hiçbir sağlık ve hijyen koşulunu gözetmeyen bu işletmelerin piyasaya sunacağı ürünler diğer markaların ürünlerine oranla daha ucuz olsa da kesinlikle tüketilmemesi gerekir. Özellikle de kabuksuz kuruyemişler satın alındıktan sonra herhangi bir temizleme işlemine tabi tutulmadan doğrudan tüketileceği için, üretim ve paketleme aşamalarında temizlik ve hijyen şartlarının yerine getirildiğinden emin olmamız çok önemli.

Hava geçirmeyen cam kaplarda saklamalısınız.

Kuruyemiş tüketimi konusunda en yaygın yanlışlardan biri, kuruyemişleri kese kağıtları veya naylon poşetlerde saklamak oluyor. Aslında en ideali, tüketeceğiniz kadarını almak ve bu besinleri fazla bekletmeden tüketmektir. Fakat bekletmeniz gerekiyorsa, mutlaka hava geçirmeyen cam kaplar kullanmalısınız. Kuruyemiş alırken ayrıca, açıkta satılan ürünlerden ziyade vakumlu poşetlerde satılanları tercih etmelisiniz. Paket açılmadığı sürece bu ürünler, tazeliğini uzun süre koruyabilmekte. Paketi açtıktan sonra tüketim için fazla bekletmemeli, bekleme süresinde havayla temaslarını mutlaka kesmelisiniz.

Rutubet ve güneşten uzak tutmalısınız.

Kuruyemişleri saklamak için en ideal ortam buzdolabıdır. Açık ortamda bekletilen kuruyemişlerin sağlık ve hijyen koşullarını koruması mümkün değildir. Aynı şekilde, rutubetli ve sıcak ortamlarda bekletilmeleri durumunda da yine, kuruyemişler üzerinde çeşitli mikroorganizmaların üremesi kaçınılmazdır. Oysa, cam kavanozlar içinde buzdolabında saklarsanız, daha sağlıklı bir şekilde kuruyemiş tüketimi gerçekleştirebilirsiniz.

Aşırıya kaçmamalısınız.

Kuruyemişlerin faydaları hakkında bazen o kadar abartı yapılabiliyor ki, aşırı ve bilinçsiz tüketimin ortaya çıkmasına yol açılıyor ve bazı sağlık risklere davetiye çıkartılıyor. Kuruyemiş tüketimi bilinçli bir şekilde yapıldığında pek çok faydayı beraberinde getirir. Özellikle de omega-3 bakımından zengin olan ceviz, badem ve fındık gibi kuruyemişler, bilinçli tüketildiğinde kalp damar hastalıklarının önlenmesinde, yağ yakımının hızlanmasında ve kötü kolesterolün düşürülmesinde oldukça etkin.

Ne var ki, kuruyemiş tüketimi konusunda aşırıya kaçmak kilo artışına yol açabilmekte. Gerçi, bitkisel kaynaklı yağ içerdikleri için kolesterolü yükseltmezler, ama karaciğer ve göbek bölgesinde yağlanmaya yol açabilirler. Ayrıca ciltte kızarıklık, yanma hissi ve tahriş gibi etkiler de aşırı kuruyemiş tüketimi sonucu ortaya çıkabilmekte. Kan şekeri üzerinde ani hareketlenmeler yaratmaları nedeniyle özellikle de diyabet hastalarının kuruyemiş tüketimi konusunda aşırıya kaçmaması çok önemli.

Kuruyemişler ilaç değildir.

Kuruyemişlerin pek çok faydasının olduğu bilinen bir gerçek. Ancak, herhangi bir sağlık sorununun tedavisinde tek başına kullanılması kesinlikle yeterli değildir. Nasıl bir sağlık sorunu yaşamakta olursanız olun, mutlaka hekiminize başvurmalı, gerekli tedavi süreçlerini hekiminizin gözetiminde sürdürmelisiniz. Kuruyemişlerin faydaları hakkında birtakım yazılar okuyup kuruyemişlerle sınırlı bir tedavi yolu izleyecek olursanız, iyileşme süreciniz bundan olumsuz yönde etkilenecektir.

Örneğin, potasyum ve magnezyum bakımından zengin kuruyemişlerin tansiyona iyi geldiği bilinen bir gerçek. Fakat, tansiyon hastasıysanız hekiminizin onayı olmadan ilaçlarınızı bırakıp kuruyemişlere yönelmeniz hayati riskleri beraberinde getirecektir. Doğum sonrasında da yine, kuruyemiş tüketiminin mutlaka hekim onayıyla sürdürülmesi gerekmekte.

Dondurucuda saklamamalısınız.

Ülkemizde pek yaygın olmasa da kuruyemiş tüketimi konusunda bir diğer yanlış da kuruyemişleri dondurucuda saklamaktır. Tüm besinleri mevsiminde tüketmek en güzeli, kuruyemişler için de aynı durum geçerli. Kuruyemişler konusunda ülkemiz, toprak ve iklim koşulları bakımından son derece müsait. Her mevsim neredeyse tüm kuruyemişleri taze taze tüketme imkanımız var. Tüketemeyeceğiniz kuruyemişleri dondurucuda saklayıp besin değerlerini düşürmek yerine, sevdiklerinizle paylaşabilirsiniz.

Kuruyemiş alerjisine dikkat etmelisiniz.

Ülkemizde kuruyemiş alerjisi yüzde 1 düzeyinde olsa da özellikle de çocuklar söz konusu olduğunda bu konuya çok dikkat etmelisiniz. Kuruyemişleri tüketmeden önce çocuğunuzda kuruyemiş alerjisi olup olmadığını anlamanız çok zordur. Çocuğunuz eğer kuruyemiş alerjisine sahipse, fazla tüketim halinde hayati riskler ortaya çıkabilir. Bebeklerde kuruyemişe başlama yaşı genellikle 1-3 yaş aralığı olmakta. Anne veya babada kuruyemiş alerjisi varsa, çocuklara kuruyemiş vermeden önce bir sağlık kuruluşuna giderek alerji testi yaptırmakta fayda var. Kuruyemişe geç başlanılması, bu riskleri ortadan kaldırmıyor.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

İlgili yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir