Max Morgenthaler: Nescafeyi yaratan adam…

1930 yılında Brezilya hükümeti, ekonomik kriz nedeniyle azalan kahve satışlarını arttırmak için gıda ve içecek firmalarını suda kolayca çözünebilen hazır kahve üretiminde yeni yöntemler geliştirmeleri konusunda teşvik etti. 1929 Bunalımı’ndan çok ağır bir şekilde etkilenen Nestle firması, kahve pazarında yeni ürünler geliştirerek krizi atlatmak istiyordu. Ne var ki, hazır kahve üretimine ilişkin 5 yıl boyunca sürdürdüğü Ar-Ge çalışmaları istenilen şekilde sonuçlanmadı ve 1936 yılında durduruldu. Fakat, büyük bir kahve tutkunu olan ve bu projeye yürekten inanan Max Morgenthaler‘in vazgeçmeye niyeti yoktu… Ofix.com sitesinin online alışveriş rehberi Ofix Blog‘da her Pazartesi ele aldığımız başarı hikayelerine bu hafta, Max Morgenthaler ve nescafenin icadı ile devam ediyoruz.

Dünya Gıda ve İçecek Devi Nestle

Nestle‘nin doğuşu 1867 yılına kadar uzanıyor efendim. İsviçre’nin Vevey şehrinde Henri Nestle tarafından kurulan şirket, zaman içinde gıda ve içecek sektöründe dünya devlerinden biri haline gelecekti. Şirketin piyasaya sunduğu ilk ürünü olan Farine Lactee (sütlü un), dünyanın ilk süt bazlı bebek mamasıydı. Süt, buğday unu ve şekerden oluşan bu ürün, anne sütüyle beslenemeyen bebekler için geliştirilmiş ve bebek ölüm oranlarının düşmesine büyük bir katkı sağlamıştı. Bunun üzerine şirket, ürünlerinde “kuş yuvası” anlamına gelen Nest logosunu kullanmaya başladı. 1905 yılında, Avrupa’nın ilk konsantre süt şirketi olan Anglo-Swiss Condensed Milk Company‘le birleşti ve bugünkü Nestle şirketine dönüştü.

1900’lerin başlarında Avrupa’da şehirler büyüyor ve uluslararası ticaret hızla gelişiyordu. Buhar gemileri ve trenlerde kullanılan yeni teknolojiler sayesinde mal ve hizmetlere ulaşım kolaylaşıyor, emtia fiyatları düşerken ticaret artıyordu. Şehirlere yapılan toplu göçler nedeniyle sağlıklı beslenmek zorlaşıyor, anne ve bebek ölümlerinde artış yaşanıyordu. Farine Lactee ürünlerinin piyasada gördüğü ilgi, sektöre kısa sürede yeni oyuncuların girmesini sağlamış ve firmalar arasındaki rekabeti arttırmıştı. Bu dönemde Nestle, üretim ve satışları arttırmak için yeni kimyagerler ve kalifiye elemanlar istihdam etmeye öncelik verdi. I. Dünya Savaşı döneminde orduların konserve ve süt ihtiyacını karşılayarak büyük bir güce ulaştı.

1929 Bunalımı öncesinde şirket, ürün çeşitliliği ve üretim kapasitesini büyük ölçüde arttırmayı başarmıştı. Üstelik, süt ve tahıllı bebek mamalarında Nestle ürünleri, piyasada genel standartların oluşmasını sağladı ve çikolata pazarını genişletti. Konsantre süt üzerine yapılan çalışmalar, sütlü çikolata çeşitlerinin geliştirilmesiyle Nestle‘ye büyük ticari başarılar getirdi. Bununla birlikte, şirketin büyümesi için yabancı ortaklık sistemine geçilmesi sonucu satış faaliyetleri, büyük ölçüde dış pazarlara ve özellikle de ABD’ye odaklandı. Hal böyle olunca, 1929 Bunalımı sırasında Nestle, mali bakımdan büyük sorunlarla karşı karşıya geldi.

Nestle ve Hazır Kahve Ar-Ge Çalışmaları

Nestle‘nin tarihinde 1930 yılı, büyük bir dönüm noktası oldu. Dönemin Brezilya hükümeti, düşen kahve satışlarını arttırmak için gıda ve içecek firmalarını hazır kahve üretiminde yeni yöntemler geliştirmeleri konusunda teşvik etti. 1929 Bunalımı’nın başta ABD olmak üzere dünya piyasalarında büyük daralmalara yol açtığı bu dönemde bu teşvik, Nestle için büyük bir fırsattı. 1900’lerin başlarından itibaren hazır kahve üretim yöntemleri üzerinde sürdürülen çalışmalar istenildiği şekilde sonuçlandırılamamıştı. Kahve çekirdeklerinin işlenerek kahvenin içilebilir hale getirilmesi zor olduğu için kriz döneminde kahvenin hem fiyatı yükselmiş, hem de tüketimi azalmıştı.

Ekonomik krizden çıkış yolu arayan Nestle, hazır kahve üretimi konusunda şimdiye kadar denenmiş tüm yöntemleri incelemek ve kahvenin doğal tadını bozmayan yeni bir pişirme şekli geliştirmek üzere Ar-Ge çalışmaları başlattı. 1901 yılında Japon kimyager Satori Kato, hazır çay üretmek için kullanılan yöntemleri kahve üzerinde denemiş ve Sanka ismini verdiği bir tür hazır kahve geliştirmişti. Fakat, Sanka kahvelerinin üretiminde kullanılan yöntemler, kahvenin doğal tadını bozuyor ve kahveyi çok daha acı hale getiriyordu. Kahve çekirdekleri suda kolayca çözünse de kahvenin lezzeti hoş olmuyordu.

Hazır kahveyi geliştirmek için Max Morgenthaler öncülüğünde Nestle tarafından kurulan Ar-Ge ekibi, Sanka kahvelerinde kullanılan yöntemlerin kahvenin tadına zarar verdiğinin farkındaydı. Ne var ki, daha iyi bir yöntem geliştirmek için sürdürülen çalışmalar 5 yıl boyunca devam ettiği halde bir türlü başarıyla sonuçlandırılamadı. Kriz döneminde şirketin geleceği, bu projenin başarısına bağlanmıştı. İstenilen sonucun bir türlü alınamamasının yarattığı hayal kırıklığı bu nedenle çok büyük oldu. Bunun üzerine şirket, 1936 yılında hazır kahve konusundaki çalışmalarını sonlandırdığını açıkladı. Fakat, büyük bir kahve tutkunu olan ve bu projeye yürekten inanan Max Morgenthaler‘in vazgeçmeye niyeti yoktu. 

Max Morgenthaler ve Nescafenin İcadı

Ar-Ge ekibinin dağılmasının ardından hazır kahve konusundaki çalışmalarını tek başına sürdüren Max Morgenthaler, birkaç ay sonra istediği sonuçlara ulaşmaya başladı. Bern Üniversitesi’nde kimya eğitimi alan Morgenthaler, başarılı sonuç alıncaya kadar bu çalışmaları sürdürmekte kararlıydı. Kısa bir süre sonra bulduğu yöntemde filtre kahve, püskürtmeli kurutma yöntemiyle kurutuluyordu. Demlenen kahve, ısıtılmış bir kulenin tepesinden püskürtülerek damlacıkların toz halinde aşağıya düşüşü ve kuruması sağlanıyordu. Taze kahve sıcak hava kaynağında damlacık şekline dönüşüp anında kuruduğu için tadını kaybetmiyor, kahve çekirdeklerinin doğal tadında herhangi bir bozulma oluşmuyordu. 

Max Morgenthaler tarafından geliştirilen bu yöntem, kullanımı yüzlerce yıl öncesine dayanan kahve için yeni bir pişirme tekniğinin doğuşunu sağladı. Nitekim Morgenthaler, Sanka kahvelerine oranla çok daha kolay çözünebilen yeni bir hazır kahve yaratmıştı. Üstelik, kahvenin suda çözünmesini kolaylaştırmak için özel karbonhidrat bileşiklerinden yararlanıyor ve bu sayede kahvenin lezzeti de artıyordu. Sadece sıcak su eklenmesiyle kolayca hazırlanan bu yeni kahve, 1 Nisan 1938 tarihinde “toz saf kahve özütü” olarak piyasaya sunuldu. Ürünlerde kullanılan Nescafe marka ismi ise Nestle şirket isminin ilk üç harfi ile “cafe” sözcüğünün birleştirilmesiyle oluştu.

Nescafe Markasının Yükselişi

1939 yılında Brezilya hükümeti, elindeki kahve stoğunu azaltmak için Nestle‘ye başvurdu. Ki bu durum, nescafenin toplu üretimi için büyük bir fırsattı. Hem bu sayede Nestle, kuru süt ürünlerinde ve çikolata pazarında kriz nedeniyle oluşan daralmayı kolayca atlatabilirdi. Nescafenin toplu üretimi, kahve fiyatlarının düşmesini ve pazarın büyümesini sağlayabilirdi. Fakat, bu değişimin sağlanması için yalnızca toplu üretim değil, aynı zamanda reklam ve pazarlama faaliyetleri de gerekliydi. 1940’lı yıllarda Nestle, çok sayıda gazete ilanı ve reklamlar sayesinde ürünlerini geniş halk kitlelerine tanıttı. Nescafe‘nin esas yükselişi ise II. Dünya Savaşı’ndan sonra gerçekleşti.

Max Morgenthaler, geliştirdiği püskürtmeli kurutma yöntemi sayesinde kahve hazırlamayı artık “anlık” bir iş haline getirmişti. Kahve pişirmeyi hiç olmadığı kadar hızlı ve kolay hale getiren nescafeler, kahve fiyatlarını düşürerek tüketici tarafında talebi arttırdığı gibi, üretici tarafında da önemli bir tasarruf sağladı. Bu yöntemle kahve üretimi sırasında atık kahve oluşumu önlendi. Nescafe ayrıca, kahvenin tüketiciye sunulma şeklini de değiştirdi. Kahve ürünleri, 1960’lara kadar yalnızca teneke kutularda piyasaya sunulmaktaydı. 1961 yılında, ilk cam kavanozlu kahve Nescafe tarafından Japonya’da piyasaya sunuldu. Japonya’da kazanılan büyük satış başarısının hemen ardından, cam kavanozlar 1962 yılında Avrupa’da da kullanılmaya başlandı.

Bununla birlikte, Max Morgenthaler ile Nestle arasındaki ilişkiler pek de olumlu yönde seyretmedi. Nitekim Nestle, hazır kahveyi geliştirme konusundaki Ar-Ge çalışmalarını 1936 yılında resmi olarak tamamlamıştı. Çalışmaların bundan sonraki kısımları, tümüyle Max Morgenthaler tarafından sürdürülmüş ve masraflar da Morgenthaler tarafından karşılanmıştı. Morgenthaler‘in geliştirdiği püskürtmeli kurutma yöntemi sayesinde Nestle, hiç beklemediği bir anda kahve pazarında büyük bir güce ulaştı. Hal böyle olunca, Morgenthaler‘in Nestle‘den beklentileri de zaman içinde arttı. Fakat şirket, bu beklentileri karşılamaya yanaşmadı. 1955 yılında emekliye ayrılan Morgenthaler, İsviçre’nin Vevey şehrinde hayatını kaybedeceği 1980 yılına kadar çalışmalarını tek başına sürdürdü.

Dünya Pazarında Nescafe

1970’li yıllar, Nescafe‘nin ürün çeşitliliğini hızla arttırdığı ve dünya pazarında büyük başarılar elde ettiği yıllardı. İlk olarak 1965 yılında piyasaya sunulan Nescafe Gold, dondurularak kurutulmuş çözünebilir kahve çekirdeklerinden üretiliyor ve yepyeni bir kahve deneyimi sunuyordu. Bu başarının ardından Espresso, Frappe, Cappuccino gibi ürünler geldi. Ve bu ürünlerin hepsi, kahve tüketim alışkanlıklarında önemli değişiklikleri de beraberinde getirdi.

Artan ürün çeşitliliği ve pazar payına paralel bir şekilde, Nestle‘nin üretim tesislerinin sayısında da yıllar içinde önemli bir artış gerçekleşti. Bugün sayıları 50’yi bulan fabrikasında, 150’den fazla ülkenin damak zevkine uygun bir şekilde, bin 600 kadar farklı formül kullanılarak üretim gerçekleştirilmekte. Aynı şekilde, 1984 yılında giriş yaptığı Türkiye’de de ürünlerine yönelik büyük bir talep var. Yapılan araştırmalara göre, ülkemizde hazır kahve tüketen her 4 kişiden 3’ü bu ürünleri kullanıyor.

Ofis dostu Nescafe ürünleri Ofix.com’da!

Max Morgenthaler ve nescafenin icadını kısaca özetlediğimiz bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix.com‘un verilerine göre ofislerin en sık sipariş verdiği Nescafe ürünlerinden ilk 3’te yer alanları kısaca tanıtacağız. Kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için burayı tıklayabilirsiniz.

Nescafe Gold

Listemizin ilk sırasında, Nescafe Gold kahve poşet 200 gram var. 1 tatlı kaşığı yalnızca 2 kalori. Bu miktarın içinde 0.1 mg karbonhidrat ve 0.2 mg protein var. Fakat bu ürünler, normal hazır kahveye oranla daha yüksek düzeyde kafein içermekte. Ve diğer kahve türlerine göre daha yoğun bir tadı ve kokusu var. Ürün sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

Nescafe Klasik

Listemizin ikinci sırasında, Nescafe Classic kahve poşet 200 gram var. Çekilmiş kahve çekirdeklerinin suyun yardımıyla filtre edilmesiyle demlenen bu ürünlerde, hiçbir katkı maddesi yok. Dilediğiniz her ortamda bu ürünleri hızlı ve kolay bir şekilde içime hazır hale getirebilir, keyifle yudumlayabilirsiniz. Ürün sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

Nescafe 2’si 1 Arada

Listemizin üçüncü sırasında ise Nescafe 2’si 1 arada 11 gram var. Paket içi miktarı 48 adet olan bu ürünler, ofiste lezzetli bir kahvenin en kolay ve pratik yolunu sunuyor. Üstelik, içinde şeker barındırmaması da şeker kullanmayı tercih etmeyen tüketiciler için önemli bir nokta. 48’li ekonomik paketle bu ürünleri uygun fiyat avantajıyla sipariş verebilir, ofiste kendiniz ve misafirleriniz için güzel bir kahve keyfi yaşayabilirsiniz. Ürün sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

Ofix.com‘da satışını yapmakta olduğumuz diğer Nescafe ürünlerini buradan inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza başarı hikayeleri ile dolu bir hafta diliyoruz…

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir