Michel Eugene Chevreul: Sabunu yaratan mucit…

19. yüzyıla kadar temizlik işlerinde odun külü ve yağ kullanılıyor, bunlardan daha etkili bir temizlik maddesi bilinmiyordu. Fransız kimyager Michel Eugene Chevreul, yağ asitleriyle ilgili yaptığı çalışmalar sırasında bitki ve hayvanlardan elde edilen organik yağlardaki asitlerin güçlü alkali maddelerle birleştirildiğinde iyi bir temizleyici olabileceğini fark etti. Sodyum ve potasyum bakımından zengin organik yağ asitlerinin güçlü alkali maddelerle birleştirilmesi, odun külü ve yağa göre hem kullanımı daha kolay, hem de daha etkili olan sabun (savon) isimli maddenin doğuşunu sağladı. Bu buluşu sayesinde Michel Eugene Chevreul, yüzlerce yıldır devam eden temizlik alışkanlıklarında köklü bir dönüşüme imza attı. Ofix.com sitesinin online alışveriş rehberi Ofix Blog‘da her Pazartesi yer verdiğimiz başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Michel Eugene Chevreul‘ün hayatından kesitler sunarak sabunun icadı konusunda başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız. 

Kısaca Michel Eugene Chevreul

Michel Eugene Chevreul, 31 Ağustos 1786 tarihinde Fransa’nın Angers şehrinde dünyaya geldi. Yakın tarihin en önemli olaylarından biri olan Fransız Devrimi’nin karışıklık ve kargaşa dönemine isabet eden çocukluk yılları, babasının tıp laboratuvarında geçti. Bu yıllarda Fransa’da sokağa çıkmak bile oldukça riskliydi. Küçük Michel Eugene, sokakta oynamak yerine babasının kütüphanesinden seçtiği kitapları okuyordu. Babası onu okula yollamak istemedi, eğitimini bizzat üstlendi.

Michel Eugene 13 yaşına geldiğinde, Fransız Devrimi’nin en sancılı dönemi geride kalmıştı. Fransa’da hayat normale dönmeye başlamıştı. Michel Eugene‘nin iyi bir eğitim alarak kendisini geliştirmesini isteyen babası, dönemin en iyi okullarından biri olan Ecole Centrale‘e çocuğunu yazdırdı. Michel Eugene burada 4 yıl boyunca, kimya eğitiminin yanı sıra fizik, botanik, matematik, Grekçe ve İtalyanca dersleri aldı. 1803 yılında kimyager olarak mezun oldu. Ardından, Paris’te ünlü kimyager Antoine Laurent Lavoisier‘nin asistanı Nicolas Louis Vauquelin‘nın kimya laboratuvarında çalışmaya başladı.

Vauquelin‘nın laboratuvarında Michel Eugene Chevreul, organik bileşikler ve doğal ürünlerin renk ilkeleri üzerine çeşitli çalışmalar yaptı. Kimya tarihinde Vauquelin, organik bileşiklerde yağları, proteinleri ve şekerleri ayrıştıran ilk kimyager olarak anılmakta. Vauquelin‘nın laboratuvarında organik boyalardan yağ bileşiklerini ayırmak için çok önemli çalışmalara katılan Chevreul, 1811 yılında Muséum National d’Historie Naturelle‘de (Ulusal Doğa Tarihi Müzesi) doğa bilimci olarak çalışmaya başladı. Bu işle birlikte Chevreul‘ün aylık geliri arttı ve kendi laboratuvarını kurması için gerekli parayı biriktirmesi mümkün oldu.

Michel Eugene Chevreul ve Yağ Asitleri

Müzedeki işine devam ederken Michel Eugene Chevreul, yağ asitleriyle ilgili yaptığı çalışmaları derinleştirdi ve bazı önemli buluşlara imza attı. 1823 yılında yayınladığı Recherches Chimiques Sur Les Corps Gras D’origine Animale (Hayvansal Kaynaklı Yağlar Üzerine Kimyasal Araştırma) isimli kitabında çalışmalarını bilim çevrelerine duyurdu. Ve Avrupa’da dikkatleri kısa sürede üzerine çekti. O güne kadar yağ asitleri hakkında çok az şey biliniyorken Chevreul, yağ asitlerinin oleik, butirik, kaproik, kaprik ve stearik asit türleri ile kolesterol ve gliserin türlerini ayrıştırmayı başarmıştı. Bu çalışmaları sayesinde, mum yapımına önemli yenilikler getirdi. Daha dayanıklı mum yapmak için Avrupa ve Amerika’daki kimyagerler Chevreul‘ün kitabını incelemeye başladı.

Kitabın getirdiği ünle birlikte Chevreul, yağ asitleri üzerine çalıştırmalarını yoğunlaştırmak için çeşitli kaynaklar buldu, Ecole Polytechnique‘te kimya seminerleri verdi. 1824 yılında çalışmaya başladığı Royale des Gobelins boya fabrikasında yağ asitleri ile kimyasal boyalar ve renk efektleri arasındaki ilişkiler üzerine çalışmalarını derinleştirdi. 1831 yılında yayınladığı Leçons de Chimie Appliquée à la Teinture (Boyamaya Uygulanan Kimya Dersleri) ve 1839 yılında yayınladığı De la loi du Contraste Simultane des Couleurs et de l’Assortiment des Objets Colores (Renklerin Eşzamanlı Kontrastı ve Renkli Nesnelerin Çeşitliliği Yasası) kitapları, yağ asitleri ve renkler konusunda günümüzde de birer başucu kitabı olarak değerlendirilmeye devam ediyor.

Michel Eugene Chevreul ve Sabunun İcadı

Michel Eugene Chevreul‘ün yağ asitleriyle ilgili sürdürdüğü çalışmalar, sabunun icadına giden süreçte çok önemli dönüm noktalarını geride bırakmasını sağladı. 19. yüzyıla kadar temizlik işlerinde kullanılan odun külü ve yağ bileşiminin kullanımı hem çok zordu, hem de ağaç kaybını arttırması önlenemiyordu. Temizlik işlerinde odun külü ve yağın yerine nelerin kullanılabileceğine dair yapılan araştırmalar Antik çağdan beri devam ediyordu. Ancak bunlardan daha etkili bir madde henüz bulunamamıştı. Bu çalışmalar kapsamında en önemli gelişme, 1790 yılında Nicholas Leblanc isimli bir Fransız kimyagerle sağlandı. Tuzu alkaliye çevirmeyi başaran Leblanc, temizlik işlerinde alkali suyun odun külüne duyulan ihtiyacı azalttığını fark etti. 1811 yılında Augustin Jean Fresenel ise alkali suyu bir temizleyici türü olarak endüstriyel bir ürüne dönüştürdü.

Yağ asitleriyle ilgili yaptığı çalışmalar sırasında Michel Eugene Chevreul, bitki ve hayvanlardan elde edilen organik yağlardaki asitlerin güçlü alkali maddelerle birleştirildiğinde iyi bir temizleyici olabileceğini fark etti. Yağlı kirlerin çözünmesinde alkali maddeler veya Fresenel‘in alkali suları tek başına yeterli olmuyordu. Oysa, sodyum ve potasyum bakımından zengin organik yağ asitlerinin güçlü alkali maddelerle birleştirilmesi, daha güçlü bir temizleyiciyi meydana getirebilirdi. Bu düşüncesi doğrultusunda Michel Eugene Chevreul, sabunu icat etmeyi başardı. Böylelikle yüzlerce yıldır devam eden temizlik alışkanlıklarında köklü bir dönüşüme imza attı.

Chevreul‘ün sabun ile ilgili çalışmaları, mum üretimiyle ilgili önemli değişimleri de beraberinde getirdi. 1825 yılında stearik asit mumlarının üretimi için aldığı patent, mum endüstrisinde yeni bir sayfa açtı. Chevreul‘ün geliştirdiği mumlar benzerlerine oranla daha sert, kokusuz ve parlaktı. Öyle ki, 1830’lu yıllarda Fransa’nın en beğenilen mumları Chevreul‘ün mumlarıydı. 1839 yılında Académie des Sciences‘un (Bilimler Akademisi) başkanı seçilen Chevreul, 1864 yılında Muséum National d’Historie Naturelle‘in başkanlığını üstlendi. 1886 yılında Fransız hükümeti, 100. doğum gününün anısına müzenin önüne Chevreul‘ün heykelini dikti. 1889 yılında Chevreul, ilerleyen yaşına bağlı nedenlerden dolayı hayatını kaybetti.

Ofis dostu sabunlar Ofix.com’da!

Michel Eugene Chevreul‘ün hayatından kesitler sunarak sabunun icadı konusunda başarı hikayesini özetlediğimiz bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix.com‘un verilerine göre ofislerin en sık sipariş verdiği sabunları kısaca tanıtmak istiyoruz. OfixPlus kurumsal müşteri platformumuzda kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için burayı tıklayabilirsiniz.

Fax Sıvı Sabun Okyanus Ferahlığı

Listemizin ilk sırasında, Fax Sıvı Sabun Okyanus Ferahlığı var. 4 litre hacmindeki bu ürünlerin gliserinli özel formülü, cilde zarar vermeden hijyen sağlamakta. Ofiste el temizliği yaparken cildinizde okyanus ferahlığı sağlayan bu ürünlerle cildinizin nem dengesini koruyabilirsiniz. Sipariş için burayı tıklayabilirsiniz.

Duru Sıvı Sabun Doğal Zeytinyağlı

Listemizin ikinci sırasında, Duru Sıvı Sabun Doğal Zeytinyağlı var. 1.5 litre hacimli bu ürünler, el hijyeni konusunda etkin çözümler sunduğu gibi, cilt bakımı konusunda da faydalı. Cildi kurutmadan derinlemesine temizlik sağlayan bu ürünleri buradan sipariş verebilirsiniz.

Oxy Sıvı Sabun Floral

Listemizin üçüncü sırasında, Oxy Sıvı Sabun Floral var. 5 litre hacmindeki bu ürünler, toplu kullanım alanları için daha doğru bir tercih olabilir. Bileşimindeki özel yağlar sayesinde cilde yıkama sırasında kaybettiği nemi geri kazandıran bu ürünler hem hoş kokulu, hem de hijyen konusunda etkili. Sipariş için burayı tıklayabilirsiniz.

Ofix.com‘da satışı devam eden diğer sabunları buradan inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza başarı hikayeleri ile dolu bir hafta diliyoruz…

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir