Nikola Tesla’nın Başarı Hikayesi

Dünyayı değiştiren mucitler arasında en ilgi çeken isimlerden biri şüphesiz ki Nikola Tesla‘dır. Hakkında onlarca kitap yazılan, hayatı defalarca sinemaya uyarlanan Nikola Tesla icatları ile elektrik başta olmak üzere birçok alanda büyük dönüşümlere imza attı. Thomas Edison‘un doğru akımla ilgili inadına karşın Nikola Tesla, alternatif akımın önemini ve sunduğu fırsatları henüz üniversite yıllarında gördü. İcatları sayesinde alternatif akımdan etkin şekilde yararlanılmasını olanaklı kıldı. Yüksek gerilim, düşük akım ve yüksek frekansta alternatif akım üretmek için tasarladığı, sunumlarında yapay şimşekler üretmek için kullandığı ve kendi ismiyle anılan Tesla bobini, yarattığı yeni teknolojinin sembolü haline geldi. Yaşadığı dönemde yeterince iyi anlaşılamayan bu teknoloji, sonraki süreçte geliştirilecek hemen tüm elektrikli makinelerde kullanıldı ve Nikola Tesla ismini elektrik alanında zirveye taşıdı. Bir Ofix Blog klasiği olan başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Nikola Tesla‘nın hayatından kesitler sunarak başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız. 

Nikola Tesla kimdir?

Nikola Tesla olarak bilinen Nikola Draganic, 10 Temmuz 1856 tarihinde Hırvatistan’ın Batı Lika bölgesindeki Smiljan kasabasında Draganic ailesinin dördüncü çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası kilise papazı, annesi ise icatlara meraklı bir ev kadınıydı. Okuma ve yazma bilmeyen annesi, özellikle ev aletleri konusunda birbirinden ilginç yaratıcı çözümler geliştiriyordu. İcatlara olan merakını annesinden alan küçük Nikola, yüksek bir zekaya sahip olduğunu henüz bu dönemde göstermişti. Fakat insanlarla iletişim kurmakta zorluk çekiyor, daha çok kendi başına vakit geçiriyordu. Çabuk sinirlenen bir yapısı olduğu için kimseyle uzun süre vakit geçiremiyor, özellikle parlak nesnelere karşı aşırı bir tepki gösteriyordu. Okula başladığında sosyal iletişim konusunda daha büyük sorunlarla karşılaştı ve ruh sağlığı bozulmaya başladı. Abisinin ölümünün ardından bu sorunlar daha da arttı. Attan düşerek hayatını kaybeden abisinin ölümünden dolayı kendisi suçlanıyor, atı korkutanın Nikola olduğu düşünülüyordu. Bu düşünce nedeniyle küçük Nikola, şizofreni belirtileri göstermeye başladı. 

Nikola‘nın hayatında icat tutkusu çok erken dönemlerde ortaya çıktı. Henüz 6 yaşındayken kendi su çarkını yapması, bu konuda sahip olduğu doğal yetenekleri göstermişti. Babası onu, kendisi gibi bir papaz yapmak istiyordu. Fakat Nikola teknik eğitim almak ve içindeki icat tutkusunu yeni icatlara dönüştürmek istiyordu. Zekasının yanı sıra el becerileri ve analiz yeteneği konusunda da yüksek niteliklere sahip olan Nikola, lise eğitiminin ardından Prag Üniversitesi‘ne başladı. Ancak bir süre sonra okulda verilen eğitimi yetersiz gördü. Kendisi Almanca, Fransızca, İngilizce ve İtalyanca olmak üzere 4 dil biliyordu ve yaşıtlarına oranla üstün yeteneklere sahipti. Bu nedenle derslere ilgisini zamanla kaybetti. 1878 yılında üniversite eğitimini yarıda bıraktı ve bir otomobil fabrikasında çalışmaya başladı. Bu gelişmeyle birlikte Nikola‘nın ailesiyle arası daha da açıldı. Psikolojisi her geçen gün bozulan Nikola, ailesiyle yaşadığı sorunlardan dolayı Draganic soyadını bırakarak Tesla soyadını aldı. Artan depresyon şikayeti nedeniyle çalışmakta zorluk çekince otomobil fabrikasındaki işinden de ayrıldı. 

Nikola Tesla ve Elektrik Akımları

Öğrencilik hayatı boyunca Nikola Tesla, matematik ve fiziğe karşı büyük ilgi duydu. Bu ilgisini daha çok elektrik akımlarını anlama yönünde kullandı. O yıllarda evlerde doğru akım kullanılmaktaydı. Elektrik akımları içinde doğru akım, maliyetin yükselmesine yol açıyor ve elektriğin kullanılma imkanını azaltıyordu. Nikola Tesla‘ya göre alternatif akım hem maliyetin düşmesini, hem de elektrik kullanımının yaygınlaşmasını sağlayabilirdi. Erken yaşlardan itibaren geliştirdiği bu düşünce, Nikola Tesla‘nın bundan sonraki tüm yaşamının odak noktasına yerleşecekti. Zeka, yetenek ve icat tutkusunu açığa çıkarmak için elektrik akımları üzerine yapacağı incelemeler, aynı zamanda da yeni bir teknolojinin doğmasını sağlayacaktı. Bu amaç doğrultusunda Nikola Tesla, New York’a gitmeye karar verdi. Thomas Edison öncülüğünde elektrik alanında elde edilen başarılar, bu kenti Tesla için önemli bir cazibe merkezi haline getirmişti. New York‘ta büyük elektrik ve teknoloji firmalarından birinde çalışma düşüncesiyle 1884 yılında New York‘a göç etti. 

Ne var ki, işler umduğu gibi gitmedi ve New York’taki ilk yılları büyük bir sefalet içinde geçti. İstediği iş fırsatlarını henüz bulamamıştı. Geçimini sürdürebilmek için farklı pek çok işte çalıştı. Hatta bir süre çukur kazma işçiliği bile yaptı. Nikola Tesla aslında, çok geniş bir hayal gücüne sahipti ve elektrik akımlarıyla ilgili görüşlerini anlatabileceği, birlikte projeler gerçekleştirebileceği muhataplar arıyordu. Bu fırsatları henüz bulamadığı halde elektrikle ilgili çalışmalarını sürdürüyor, birbirinden ilginç projeler tasarlıyordu. Bu dönemde transformatör ve neon lamba gibi çok önemli konularda projelerini kendi imkanlarıyla gerçekleştiriyor, patent başvurusunda bulunuyordu. İşin ilginç tarafı, aldığı patentlerin sayısı 30’u geçtiği halde bu patentlerden herhangi bir ticari sonuç elde edememişti. Henüz düzenli bir geliri bile yoktu. Bir yıl sonra Thomas Edison‘la tanışması, Nikola Tesla için çok önemli bir dönüm noktası oldu. 

Nikola Tesla ve Thomas Edison

Nikola Tesla ile tanıştığında ondan çok etkilenen Thomas Edison, doğru akım motorlarını geliştirmesi için Tesla‘ya iş teklif etti. Bu iş karşılığında 50 bin dolar ödemeyi taahhüt etti. Bu iş için Tesla, pek çok proje geliştirdi ve bulduğu yöntemi Edison‘a iletti. Fakat ne var ki Edison, taahhüt ettiği parayı Tesla‘ya ödemedi. Bunun üzerine Telsa ile Edison arasındaki işbirliği sona erdiği gibi, bir taraftan da amansız bir rekabet başladı. Bu süreçte Tesla, birbirinden ilginç konular üzerinde yeni projeler geliştirmeyi sürdürdü. Projeleri arasında Niagara şelalesine hidroelektrik santrali kurmak gibi devasa projeler de vardı. Yıllar sonra gerçekleştirilecek bu gibi projeler sayesinde Nikola Tesla ismi, tüm zamanların en önemli mucitleri arasında anılmaya başlanacaktı. Ancak Nikola Tesla icatları konusunda istediği ticari sonuçları alamıyordu. Thomas Edison ile anlaşmasını bitirdikten sonra kendi şirketini kurdu ve finansman desteği sağlamak için Robert Lane ile Benjamin Vail ile anlaştı. 

Nikola Tesla icatları elektrik akımları konusunda yepyeni bir teknolojinin temellerini attı. Özellikle jeneratörler ve kablosuz aktarım üniteleri, zamanının çok ötesinde icatlardı. Tesla‘nın icatları karşısında büyük heyecan duyan Thomas Edison, jeneratörlerin tasarımını ve çalışmasını geliştiren yöntem ve buluşları Nikola Tesla‘dan öğrenmişti. Fakat Edison doğru akımda ısrar ediyor, alternatif akımı tehlikeli ve zararlı görüyordu. Bununla birlikte, yüksek voltaj gerektiren aydınlatma sistemleri ve sokak lambaları için ark aydınlatması geliştirme projesi, Edison‘un altından kalkamadığı bir işti. Edison‘un kullandığı doğru akım, yüksek voltaj gerektiren işlerde yetersiz kalıyordu. Bu konuyla ilgili görüşlerini Edison‘la paylaşan Tesla, Edison‘un doğru akımda ısrarı nedeniyle önemli bir başarı elde edemedi. Alternatif akımla ilgili projelerini bundan böyle kendi şirketinde hayata geçirecek olan Nikola Tesla, elektrik enerjisi alanında yeni bir teknolojinin temellerini atarken Robert Lane ile Benjamin Vail‘den sağladığı mali destekle Thomas Edison‘la rekabete başladı. 

Nikola Tesla ve İcatları

Nikola Tesla‘nın New Jersey’de kurduğu Tesla Electric Light and Manufacturing firması, alternatif akımla ilgili yeni bir sürecin doğuşunu sağladı. Ne var ki bu durum, başta Thomas Edison olmak üzere doğru akımı kullanan elektrik üreticilerini rahatsız etmeye başladı. Tesla‘nın alternatif akımla ilgili çalışmalarının kabul görmesi, doğru akımla ilgili devam eden proje ve yatırımların zarar görmesine yol açabilirdi. Bu nedenle Thomas Edison öncülüğünde doğru akım elektrik üreticileri, Nikola Tesla ve alternatif akım aleyhine kamuoyu yaratmaya başladılar. Tesla icatları arasında en ilginç olanlarından biri ise dönen manyetik alandı. Bu icadın temelleri aslında üniversite yıllarına kadar uzanıyordu. Hocası bir gün Tesla‘ya, alternatif akımla çalışan bir motor yapmanın imkansız olduğunu söylemişti. Bu konuyla ilgili çalışmalarına henüz o dönemde başlayan Nikola Tesla, alternatif akımla çalışan motor yapmak için manyetik alan tasarlayarak çok önemli bir buluşa imza attı. 

Nikola Tesla‘nın dönen manyetik alan buluşu, alternatif akım jeneratörleri ve transformatörleri geliştirmesinin önünü açtı. Tesla icatları arasında en çok ilgi görenlerinden biri ise şüphesiz ki Tesla bobiniydi. Yüksek gerilim, düşük akım ve yüksek frekansta alternatif akım üretmek için tasarladığı bu bobin, aynı zamanda da yapay şimşekler üretebiliyordu. Tesla‘nın sunumlarına renk katmak ve kamuoyunun dikkatini çekmek için kullandığı bu bobin, bir süre sonra Tesla icatlarının ve yarattığı yeni teknolojinin sembolü haline geldi. Nikola Tesla icatları sayesinde ortaya çıkan bu yeni teknoloji hem daha düşük bir maliyete sahipti, hem de yüksek voltaj ihtiyacını karşılıyordu. 1900’lerin başlarında henüz yeterince iyi anlaşılamayan bu teknoloji, sonraki süreçte geliştirilecek hemen tüm elektrikli makinelerde kullanılacak ve Nikola Tesla ismini elektrik alanında zirveye taşıyacaktı. Günümüzde sıkça kullanılan floresan lamba, röntgen ışını, MR cihazı gibi pek çok araçta Nikola Tesla ve icatlarının izlerini görmek mümkün. 

Tesla İcatlarının Yarattığı Değişimler

1890 yılında Nikola Tesla, icat ettiği yüksek frekanslı alternatif akım jeneratörü sayesinde ses ve elektromanyetik dalgaların kablosuz iletimini sağlayan yeni bir teknolojinin temellerini attı. Elektrik iletimi alanında çığır açan bu buluş sayesinde Londra fuarını kablosuz olarak aydınlatmayı başardı. Aynı zamanda da radyo dalgalarının iletiminde kullanılan bu teknoloji, Wardenclyffe Kulesi’nde kurduğu radyo vericisiyle yeni bir boyuta taşındı. 1920’lere kadar kullanılan bu teknoloji sayesinde radyo dalgalarının 40 km kadar uzun bir mesafeye iletimi sağlandı. Uzaya ses dalgaları göndererek kozmik radyo dalgalarını kullanan ilk kişi de Nikola Tesla oldu. Radyo dalgalarının iletiminde elde ettiği başarılar, tasarladığı uzaktan kumanda sistemleri için de başarılı sonuçlar verdi. Bu sayede uzaktan kumandanın mucidi olmayı başaran Nikola Tesla, 1 metrelik bir tekneyi uzaktan kumanda ile yüzdürerek ne denli geniş bir hayal gücüne ve icat yeteneğine sahip olduğunu gösterdi. 

Hayatı boyunca Nikola Tesla, bunlar gibi pek çok buluşa imza attı. Ancak buluşlarında elde ettiği başarıyı ticari alanda gösteremedi. Teknoloji firmalarının kendisine ve icatlarına karşı sergilediği olumsuz tutum nedeniyle hayatı maddi zorluklarla geçti. İlk gençlik yıllarından beri yaşadığı psikolojik sorunlar, bu koşullar altında daha da dayanılmaz hale geldi. Hayatının son dönemlerini hem maddi bakımdan, hem de fiziksel ve psikolojik bakımdan güçsüz bir şekilde tamamladı. Katı yiyecekler tüketmeye imkan vermeyen sağlık koşullarından dolayı sadece sıvı gıdalarla beslendi. Fakat buna rağmen, yeni icatlar üzerine düşünmekten hiç vazgeçmedi. 7 Ocak 1943 tarihinde 87 yaşındayken New Yorker otelinin 3327 numaralı odasında hayata gözlerini yumdu. Nikola Tesla‘nın başarı hikayesi, başta elektrik endüstrisi olmak üzere pek çok alanda girişimcilere ilham kaynağı olmayı sürdürüyor. Bu girişimcilerden örneğin Elon Musk, elektrikli araçlar konusunda en önemli ilham kaynağından birinin Nikola Tesla olduğunu sıkça ifade etmekte. 

Tüm okurlarımıza başarı hikayeleri ile dolu bir hafta diliyoruz… 

İlgili yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir