Ofiste Hayatta Kalmanızı Sağlayacak 5 Öneri

Merhaba sevgili beyaz yakalılar, bu haftaki blogumun başlığı sizi biraz korkutmuş olabilir. Paniğe gerek yok, öncelikle bunu belirteyim. Belki ofisimiz, varlık amacı bize kötülük yapmak olan şeytani karakterle dolu değil ama bazen zorlukları ve entrikalarıyla Survivor yarışmasına dönebiliyor. Eğer ofiste yaşam, iş arkadaşlarınızla ilişkiler ve altından kalkamadığınız diğer konularla ilgili tavsiyelere ihtiyacınız varsa, işte dertlerinize deva olacak, ofiste hayatta kalmanızı sağlayacak 5 öneri huzurlarınızda…

1- Asla kahve yapmayı teklif etmeyin!

Açık ofislerde herkes birinin çıkıp da “Kim kahve ister?” diye sormasını bekler saatlerce. Aman diyeyim, o kişi siz olmayın! İyilik yapayım derken günün sonuna kadar mutfakta tıkılıp barista gibi takılmak zorunda kalabilirsiniz. Üstelik bir kez sorunca, artık her seferinde sormanız beklenir ve bu da dipsiz bir kuyudur arkadaşlar, benden söylemesi… 🙂 

2- Dikkatleri üzerinize çekin! (İyi anlamda…) 

İş hayatında yükselmek için patronun gözüne girmek ve insanlar tarafından fark edilmek çok önemli. Ancak tabii bundan kastımız, patrona yalakalık yapmak değil. Bu noktada, “aşırı fazla çalışayım” diye de düşünmeyin, aşırı fazla çalışmak sizi görünmez kılar. Ofiste dikkatleri üzerinize çekmek için işinizi çok iyi yapar, inisiyatif kullanmanız gereken konularda şirket politikalarıyla uyumlu kararlar alır ve bu kararları başarıyla uygularsanız daha başarılı olursunuz. Hatta boşta kalan işler içinde yapabileceklerinize gönüllü olur, bir de dedikodudan uzak durmayı başarabilirseniz, sizden kralını bulamazlar! 

3- Güne önemli işlerle başlamalısınız.

Çoğu ofis çalışanı güne e-postalarını yanıtlayarak başlıyor. Ancak bu iş bazen öyle uzun sürüyor ki, bir de bakmışsınız saat öğleyi geçmiş ve siz asıl yapmanız gereken işlere daha başlayamamışsınız bile! İşe geldiğinizde o gün en önemli gündeminiz neyse ona başlayın. Böylece o bittiğinde hem kafanız rahat olur, hem de e-postalar için bol bol vaktiniz olur. 

4- Pomodoro tekniğini uygulayabilirsiniz.

Pomodoro sözcüğü, İtalyancada domates demek. “Ne alaka?” derseniz, bu teknik adını İtalya’da çok yaygın olan bir mutfak saatinden alıyor. Teknik özetle şu ki, saatinizi kuruyorsunuz (ideal olarak 25 dakika) ve çalışmaya başlıyorsunuz. Bu süre boyunca, kendinizi tek bir göreve adıyorsunuz ve başka hiçbir şeyle ilgilenmiyorsunuz. Süre dolunca alarm çalıyor ve mola hakkı kazanıyorsunuz. Bu yöntem çok basit ve bir o kadar da etkili! 

5- Kendinize iyi bir ofis kankası bulun! 

Aranızdan bazıları “İş iştir, arkadaşlıklar ofisin dışında kalmalı” diyebilir. Ama düşününce, bu epey üzücü değil mi? Çünkü günümüzün çoğunu ofiste geçiriyoruz ve iyi bir ofis kankamız olursa bu süre daha eğlenceli ve verimli hale gelebilir. Ofiste size destek olacak, iş yükünüzü hafifletecek, gerektiğinde size arka çıkacak bir ofis kankası bulursanız güzel olmaz mı? 

Haftaya yeni bir listede görüşmek üzere.

Ofixboy…

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir