Ofiste Öfke Kontrolü

Hayat zor, işler yoğun ve stresli, zaman dar olabilir efendim. İstekleriniz karşılanmadığında, size bir haksızlık yapıldığını düşündüğünüzde veya hiç beklemediğiniz bir davranışla karşılaştığınızda gerilebilir, kendinizi kötü hissedebilirsiniz. Fakat bunların hiçbiri öfke kontrolüne engel olamaz. Öfke kontrolü bozukluğu olan çalışanların veya yöneticilerin davranışları iş akışını bozuyor, motivasyonu ve verimliliği düşürüyor, işe ilgiliyi azaltıyor. Bu sorunların önüne geçmek için öfke kontrolü konusunda farkındalıklarımızı arttırmamız ve gerektiğinde iş arkadaşlarımıza destek olmamız gerekir. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, ofiste öfke kontrolü hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız.

Benliğinize odaklanmalısınız.

Ofiste neredeyse her günümüz bir diğerinin aynısı. Yaptığımız işlerin birçoğunu üzerinde fazla düşünmeden sırf alışkanlıklarımıza göre yapıyoruz. Ofisteki rutin iş akışımız, zaman içinde farkındalıklarımızı yitirmemize yol açıyor. Farklı bir olay veya durumla karşılaştığımızda ne yapmamız gerektiğine karar vermekte zorluk çekebiliyoruz. Oysa benliğe odaklanma, kişinin gerçekten ne istediğini, neye ihtiyaç duyduğunu ve onu neyin mutlu edeceğini görmesini sağlar. Başka deyişle günlük rutinlerinizi aşıp farklı olay ve durumlar hakkında farkındalıklarınızı arttırırsanız, öfkenizin gerçek nedenlerini daha kolay bulup bunların üstesinden gelebilirsiniz.

Ofiste öfke kontrolü bağlamında ilk olarak öfkenizin gerçek nedenlerini bulmanız çok önemli. Benliğinize odaklanarak gerçek nedenleri bulur ve bunların sizde gerginlik oluşturduğunu karşı tarafa doğru bir şekilde iletirseniz, hem öfkenizi kontrol altında tutabilir, hem de sorunun daha kolay bir şekilde çözülmesini sağlayabilirsiniz. Unutmayın ki öfke, sürekli öfke doğuran dinamik bir yapıya sahiptir ve doğru bir iletişim kurmayı engeller. Öfkeli davranışlarınız karşı tarafta öfke uyandıracağı için sorunların giderek büyümesine yol açacaktır. Oysa gerçek nedenleri bulup çözüm konusunda yapıcı bir yaklaşım sergilerseniz, iş arkadaşlarınızla birlikte daha büyük başarılara imza atabilirsiniz.

Yavaşlamalı ve davranışlarınıza objektif bir şekilde bakmalısınız.

Öfkelendiğimiz anlarda vücudumuzda fiziksel ve psikolojik birtakım değişimler ortaya çıkar. Hareketlerimiz hızlanır, ses tonumuz yükselir, kaslarımız gerilir, el ve kol hareketlerimiz artar, kendimizi baskı altında hissederiz. Fakat, vücudumuzdaki fizyolojik değişimleri engelleyemesek bile kontrol altında tutabiliriz. Ofiste öfke kontrolü bağlamında öfkelenmeye başladığınızı hissettiğiniz anda hareketlerinizi olabildiğince yavaşlatmalısınız. Bunu sağlamak için derin nefes alabilir, ellerinizi birbirine bağlayabilirsiniz. Karşı tarafın sözünü kesmek yerine cümlesini bitirmesini bekleyebilir, cevap vermeden önce daha uzun düşünebilirsiniz. Davranışlarınıza objektif bir şekilde bakarsanız, sizi öfkelendiren nedenlerin belki de birçoğunun aslında sizden kaynaklandığını görebilirsiniz.

Küçük sorunları büyütmemelisiniz.

İş hayatında karşılaşılan sorunların çoğu, öfke kontrolüne yeterince özen gösterilmemesi sonucu hızla büyüyen küçük sorunlardan kaynaklanıyor. Öfke kontrolü mekanizmanız yeterince gelişmemişse öfkenizle birlikte sorunlar da büyüyor, sorunlar büyüdükçe artan öfke çok daha yıkıcı sonuçlar doğurabiliyor. Ne demişler, bilirsiniz; keskin sirke küpüne zarar verir! Ofiste öfke kontrolü bağlamında, küçük bir sorunla karşılaştığınızda eğer düzeltilebilir bir şeyse yapıcı bir dille sorunun çözülmesini sağlamalısınız. Küçük sorunları polemik konusu haline getirip huzur bozacak davranışlardan kaçınmalısınız. Çözümü olanaklı değilse, tekrar olmaması konusunda yapıcı önerilerle konuyu kapatmalısınız. Eğer tekrar ediyorsa ve daha büyük sorunlara yol açma ihtimali varsa, iş planınızı gözden geçirip sorunun çözümü konusunda daha yaratıcı çözümler geliştirmelisiniz.

Kendinize dinlenmek için vakit ayırmalısınız.

Ofiste tüm gününüz bilgisayar başında geçiyor ve aralıksız çalışıyorsanız, vücudunuzda kan dolaşımı azalacak ve eklem bölgeleriniz ağrımaya başlayacaktır. Ekrana fazla bakmaktan dolayı baş ağrısı ve gözlerde kızarıklık gibi şikayetler de yaşayabilirsiniz. İş yükünüz veya sorumluluklarınız ne olursa olsun, çalışırken kendinize dinlenmek için vakit ayırmanız çok önemli. Ofiste öfke kontrolü bağlamında gün içinde kesintisiz çalışmak yerine her 2 saatte bir küçük bir çay kahve molası verip biraz hareket edebilirsiniz. Bu sayede hem daha verimli çalışırsınız, hem de sorunlar karşısında daha yaratıcı çözümler geliştirebilirsiniz.

Solunum egzersizleri yapmalısınız.

Solunum egzersizlerinin öfke kontrolüne katkısı büyük. Nitekim, solunum egzersizleri yaparak nefes alıp vermenizi daha sağlıklı hale getirebilir, diyaframınızı güçlendirebilir, solunum yolunuzu rahatlatabilirsiniz. Vücudunuza daha fazla oksijen girdiğinde, öfkelendiğiniz anlarda kan dolaşımınızda artan adrenal ve kortizol miktarının dengelenmesi daha kolay gerçekleşecektir. Solunum egzersizleri için ayakta durabilir veya ofis koltuğu üzerinde rahat bir pozisyonda oturuyor olabilirsiniz. Bir eliniz karnınızda, diğer eliniz göğsünüzün üzerindeyken yavaşça nefes alabilir, 3-4 saniye bekledikten sonra nefesinizi ağzınızdan yine yavaşça verebilirsiniz. Bu hareketi günde en az 5 kez tekrar ederseniz, ofiste öfke kontrolü konusunda daha başarılı sonuçlar alabilirsiniz.

Editörün Tavsiyesi: Doğadan Papatya Bardak Poşet Çay

Sakinleştirici ve yatıştırıcı etkilere sahip bazı bitki çayları, ofiste öfke kontrolü konusunda yardımcı olabilir. Bunlar içinde özellikle de papatya çayı, ülkemizde oldukça beğenilen bir bitki çayı olarak öne çıkıyor. Ofiste gerildiğinizi hissettiğiniz anlarda papatya çayıyla sinirlerinizi yatıştırabilir, kaygı ve endişelerinizi giderebilirsiniz. Papatya çayı ayrıca, vücut direncini yükseltir, baş ağrısı ve uykusuzluk ile stres ve ses kısıklığına iyi gelir, yorgunluğu alır, mide ve bağırsakları rahatlatır. Ofix.com kullanıcılarının en çok sipariş verdiği papatya çayı Doğadan papatya bardak poşet çay için siparişlerinizi buradan verebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir