Origamiyi hiç denediniz mi?

İş hayatında stres ve yorgunluk, hemen hepimizin yaşadığı sorunlar arasında. Bu sorunlarla baş edebilmek için çoğu zaman internette vakit geçirmeyi tercih ediyoruz. Oysa, çalışma ortamımızda yapabileceğimiz basit ve faydalı birtakım hobilerimiz olursa, bu gibi zamanları daha verimli geçirebiliriz. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, ofisinizde böylesi anlarda yalnızca kağıt ile yapabileceğiniz bir el sanatı olan origami hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız.

Origami nedir?

Origami sözcüğü, Japoncada “oru” (katlama) ve “kami” (kağıt) sözcüklerinin birleşmesiyle oluşan bileşik bir sözcük. “Kağıt katlama” veya “katlanmış kağıt” anlamına geliyor. Uzakdoğu’nun en eski el sanatlarından biri olan origamide makas veya herhangi bir yapıştırıcı kullanmaksızın kağıdı yalnızca katlayarak çeşitli formlara ulaşılmakta. Bu formlar arasında hayvan ve bitki motifleri daha yaygın. Ülkemizde en çok çiçek, kelebek ve at motifleri tercih ediliyor. Kalp motifleri ise özel günlerde verilen hediyelerin önemli bir parçası haline geldi.

Oldukça yaratıcı bir el sanatı olan origami, gözlem gücünün yanı sıra hayal gücü ve matematiksel düşüncenin gelişimine de katkı sağlamakta. Genellikle kare bir kağıdın yalnızca katlama suretiyle nasıl farklı şekiller alabileceğine şaşırmamak mümkün olmasa gerek. Bu yönüyle origami, hem çok basit, hem de çok karmaşık görünen bir el sanatı. Ve tabii, insanın zihin ve el becerilerinin neleri başarabileceğini göstermesi bakımından da oldukça önemli. 

Bu sanatla hem gözlem yeteneğinizi, hem hayal gücünüzü, hem matematiksel analiz yeteneğinizi, hem de el becerilerinizi geliştirebilirsiniz. Sabır ve kararlılık konusunda da yine, origaminin pek çok olumlu etkisinden bahsetmek mümkün. Bu sanatın aynı zamanda da sakinleştirici ve rahatlatıcı bir etkiye sahip olması, ruhsal hastalıklar için yüzlerce yıldır bir tedavi şekli olarak uygulanmasını sağlamış. Bu sanatta kağıt katlarken, günlük stres ve yorgunluğunuzun parmaklarınızın arasından akıp gittiğine tanıklık edebilirsiniz.

Origaminin Gelişim Serüveni

Origaminin ilk olarak nerede ve ne zaman başladığı bugüne kadar kesin olarak aydınlatılamadı. Yaygın kanaat, ilk olarak Çin’de ortaya çıktığı şeklinde. M.Ö. 2. yüzyılda Çinliler tarafından bulunan kağıdın kullanımı bu dönemde henüz yaygın değildi. Ve bu sanat, daha çok tapınaklarda süsleme amacıyla kullanılmaktaydı. Ayrıca, zengin tabakanın verdiği hediyeleri kaplamak için de bu sanattan yararlanılmaktaydı.

Origaminin nasıl yayıldığı konusunda yaygın kanaat ise Budist rahiplerle yayıldığı şeklinde. Çinliler tarafından bulunduğu düşünülen bu sanata “origami” ismini ise Japonlar verdi. Kağıdın fiyatının düşmesi ve kullanımının yaygınlaşması, origaminin daha geniş kitleler tarafından uygulanmasını sağladı. Bu sanat için gereken tek şeyin kağıt olması, yaygınlaşmasını büyük ölçüde kolaylaştırdı.

Uzakdoğu’da 17. yüzyılda origami, bir tür eğlence haline gelmiş ve kitleselleşmişti. Origamiyle ilgili kitapların yazılması da ilk olarak bu dönemde gerçekleşti. Ve bu kitaplar, halk arasında büyük ilgi gördü. Bu kitaplarda, hangi formlar için ne gibi kağıt katlamaların yapılacağı ayrıntılı bir şekilde tasvir edilmekteydi. Bu kitaplardaki yönergelere uygun şekilde yapılan objeler, daha özgün modellerin geliştirilmesine ve kayıt altına alınmasına katkı sağladı. Budist rahiplerle Japonya’ya gelen bu sanat, kitap çevirileriyle İspanya gibi çok uzak coğrafyalara ulaşma şansı yakaladı.

Origami türleri nelerdir?

Origami türleri için farklı kaynaklarda farklı sınıflandırmalar yapılsa da genel olarak üç tür origami olduğunu söyleyebiliriz; klasik origami, modüler (parçalı) origami ve ıslak katlama.

Klasik origami, tek parça kağıdın katlanmasıyla yapılan origamileri ifade eder. Klasik origami, daha çok kuş ve at gibi hayvanların yapımında tercih edilmekte.

Modüler (parçalı) origami ise birbirine benzeyen parçaların birleştirilmesiyle oluşmakta. Origaminin bu türü, daha çok soyut formlar ve geometrik nesnelerde tercih edilmekte. Bu türde kullanılan parçaların yerlerinin değiştirilmesiyle bile birbirinden ilginç objelere ulaşmak mümkün.

Islak katlama ise adından da anlaşılacağı üzere, kağıda kolay şekil vermek için ıslatılmasıyla yapılan origami türüdür. Gerçeğine uygun ve doğal görünen hayvan ve eşya motifleri için daha çok ıslak katlama tercih edilmekte.

Origamiye yeni başlayanlar için klasik origami uygulamaları daha isabetlidir. El becerileriniz ve deneyimleriniz ilerledikçe, modüler origami ve ıslak katlamayla daha yüksek estetik niteliklere sahip objeler yapabilirsiniz.

Origami çocuklar arasında büyük ilgi görüyor.

Origaminin gerek Uzakdoğu, gerekse Avrupa’daki serüveninde çocukların ilgisi hep çok yüksek düzeylerde oldu. Bu kolay ve zevkli el sanatına çocukların gösterdiği ilgi, hayal güçlerinin büyük olmasından kaynaklanıyor olsa gerek. Bu sanat ayrıca, ebeveynleriyle birlikte keyifli vakit geçirebilecekleri zaman dilimleri yaratıyor. Birlikte bir şeyler başarabilmek, çocukları çok mutlu ediyor. Ve tabii, büyüklere de kağıdın yalnızca yazıp çizmeye yaramadığını, estetik bir obje haline getirilebileceğini hatırlatıyor.

Çocukların hayal güçlerinin yanı sıra matematiksel zekalarının gelişmesine de origaminin olumlu etkilerinin olduğu bilinmekte. Öyle ki, Avrupa’da 20. yüzyılın başlarından itibaren origami, okullarda etkinlik alanında öğretilmekte. İki dünya savaşının arasında kalan dönemde Avrupalı çocukların rehabilitasyonunda da yine origaminden yararlandı. II. Dünya Savaşı’ndan sonra yetişkinlerin rehabilitasyonunda da origamiden yararlanma yoluna gidildi. Origami yapımı bugün bile, pek çok psikolojik rahatsızlığın tedavisinde kullanılan yöntemlerden biri.

Origamiye ilginin ülkemizde de giderek artmakta olduğunu söyleyebiliriz. Origamiyle ilgili çok sayıda kurs, etkinlik ve sergiye her geçen gün bir yenisi ekleniyor. Origami atölyesi açmak konusunda talepler gün geçtikçe artıyor. Okullarımızda da öğretimi yapılan origamiye çocukların gösterdiği ilgi hep yüksek düzeylerde. Hayal güçlerini ve yaratıcılıklarını geliştiren origamiyi çocukların bu kadar sevmesi, üretim ve başarıdan aldıkları keyfi arttırması bakımından çok önemli.

Stres ve yorgunluğunuzu origami ile aşabilirsiniz!

Başta da belirttiğimiz gibi, iş hayatında stres ve yorgunluk, hemen hepimizin yaşadığı sorunlar arasında. Takip etmemiz gereken işlerin sayısı arttıkça, üzerimizdeki sorumluluklar da artıyor. Artan her sorumluluk, üzerimize yeni yükler binmesine yol açıyor. Stres ve yorgunlukla baş etmede etkin çözüm yolları bulamadığımızda, enerjimiz düşüyor ve verimliliğimiz azalıyor. Karşılaştığımız sorunlar, üstesinden gelemediğimizde büyüyor. Ve iş hayatımızın yanı sıra özel hayatımız da olumsuz yönde etkileniyor.

Stres ve yorgunluğumuzu yenmemize büyük katkı sağlayan origami, ofisimizde kolayca yapabileceğimiz bir el sanatı. Ve güzel bir ofis hobisi. Bu gibi anlarda, fotokopi kağıtları ile pek çok obje yapabiliriz. Origamiden alacağımız keyif arttıkça, çekmecemizde renkli fotokopi kağıtları bulundurmak ve daha ilginç objeler yapmak bile isteyebiliriz. 

Tüm okurlarımıza stres ve yorgunluktan uzak, yaratıcılıkla dolu, keyifli ve bol kazançlı bir iş hayatı diliyoruz…

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir