Panasonic: 100 yıllık bir başarı hikayesi…

100 yıllık bir marka geçmişine sahip olan Panasonic, bugüne kadar binlerce ürün geliştirerek aydınlatma sistemlerinden elektrikli ev aletlerine, ofis telefonu ve otomasyon sistemlerinden iletişim ve bilgi teknolojilerine kadar pek çok alanda büyük başarılara imza attı. Panasonic markalı ürünleri günümüzde evlerde, işyerlerinde, kamu binalarında ve endüstriyel alanlarda sıkça görmekteyiz. Geliştirdiği ürünlerle insanların daha rahat ve güvenli bir yaşam sürdürmesine katkı sağlayan Panasonic, çevre dostu çözümleriyle de sektörde ilgiyle takip edilmekte. Ofix.com sitesinin online alışveriş rehberi Ofix Blog‘da her Pazartesi yer verdiğimiz başarı hikayelerine bu hafta, Panasonic markasıyla devam ediyoruz.

Panasonic Markasının Doğuşu

Panasonic markasının temelleri, 1918 yılında Konosuke Matsushita tarafından kurulan Matsushita Electric Industrial Company‘yle atıldı. 1894 yılında Japonya’nın Wakayama şehrinde dünyaya gelen Konosuke Matsushita beş kız, üç erkek çocuğa sahip bir ailenin en küçük çocuğuydu. Pirinç ticaretiyle uğraşan babasının işleri kötü gidince, ailesine destek olmak için küçük yaşlardan itibaren perakende sektörü içinde çeşitli mağazalarda çıraklık yapmaya başladı. Godia bisiklet mağazasında çıraklık yaptığı dönemde, elektrikli araçlara ilgisi arttı. 15 yaşına geldiğinde, geleceğin elektrikli araçlarla şekilleneceğini düşündü ve kendini bu alanda geliştirmek için, Osaka Electric Light Company‘de işe başladı.

Çok zeki ve çalışkan bir insan olan Konosuke Matsushita, 22 yaşına geldiğinde şirkette müfettişlik görevine kadar yükselmeyi başarmıştı. Üstelik, elektrikli araçlar hakkında sahip olduğu bilgileri kullanarak bir ışık soketi bile tasarlamıştı. Fakat şirket bu tasarımın işe yaramaz olduğunu düşündü ve Matsushita‘nın masa başı işlerde çalışmaya devam etmesini istedi. Bunun üzerine Matsushita, elektrikli araçlara yönelik tutkusunu yeni ürünlerin tasarımında kullanmak üzere kendi şirketini kurmaya karar verdi. 1917 yılında, daha sonra Sanyo Electric‘i kuracak olan kayın biraderi Toshio Iue‘yle birlikte kendi geliştirdiği ışık soketlerinin üretimini ve satışını yapmak için Osaka’nın doğusunda 2 odalı küçük bir apartman dairesi kiraladılar.

Konosuke Matsushita ve Toshio Iue‘nin hiç sermayesi yoktu. Işık soketlerinin üretimi için gerekli maddi desteği bulmak için ailelerinin değerli eşyalarının bir kısmını sattılar. Işık soketleri, başlangıçta neredeyse hiç ilgi görmedi. Fakat ikisinin de vazgeçmeye niyeti yoktu. Zeki ve çalışkan oldukları kadar yeniliklere de açık olan bu ikili, 1917 yılının sonlarına doğru çok önemli bir fırsat yakaladılar. Konosuke Matsushita‘nın Osaka Electric Light Company‘de hızlı yükselişinden oldukça etkilenen ve yeteneklerine hayran olan dönemin önemli şirketlerinden birinin yöneticisi, elektrikli fanlar için yalıtım levhaları siparişi verdi. Levhaların üretimini kusursuz bir şekilde tamamlayan bu ikili, satıştan elde ettikleri gelirle 7 Mart 1918 tarihinde Matsushita Electric Industrial Company‘yi kurdular.

Konosuke Matsushita’nın Yaratma Tutkusu

Matsushita Electric Industrial Company kurulduğunda, yalnızca 3 çalışana sahipti. Zemin katta atölye olarak kullandıkları odaya, kalıp yapımı için iki elle çalışan bir pres makinesi yerleştirdiler. Elektrikli fanlar için yalıtım levhası üretiminde kazandıkları başarılar, Konosuke Matsushita‘yı elektrikli ev aletleri geliştirmek konusunda motive etti. Fakat henüz yeterli sermayeleri yoktu. Gerekli sermayeyi bulmak için küçük araçlar üzerine yoğunlaşmak daha akıllıcaydı. Bunun üzerine Matsushita, atölyede gece geç saatlere kadar çalışarak bir ek fiş ve iki yönlü soket geliştirmeyi başardı.

Reçineden yapılan ve yenilikçi bir tasarıma sahip olan bu ürünler, piyasadaki diğer ürünlere oranla hem daha kaliteli, hem de yüzde 50 daha ucuzdu. Satışları daha da arttırmak için perakende satışı yerine toptancılarla çalışmaya başlayan şirket, ürünlerini daha geniş bir tüketici kitlesine sunmayı başardı ve hızlı bir büyüme ivmesi yakaladı. Öyle ki, başlangıçta yalnızca 3 olan çalışan sayısı, yıl sonuna doğru 20’yi aştı.

I. Dünya Savaşı’nın etkilerinin zayıfladığı bu dönemde şirket, yeni fabrikalar kurarak büyümeyi sürdürmek istiyordu. Üretim gücünü arttırmanın yolunun nitelikli iş gücüne bağlı olduğunu gören Konosuke Matsushita, çalışanlarının eğitimiyle bizzat ilgileniyordu. Ürünlerin satışı Osaka’nın ardından Tokyo’da da iyi gidiyor, piyasanın taleplerini karşılamak zorlaşıyordu. Bunun üzerine Matsushita, şirketini daha da büyütebilmek için 1922 yılında 230 metre karelik bir alan kiralayarak şirketin yeni fabrika ve yönetim ofisinin temellerini attı.

Temmuz ayının sonunda faaliyete başlayan fabrikada çalışan sayısı 50’yi aşmıştı. Bu dönemde Matsushita‘nın yaratma tutkusu çok daha güçlü bir hal almıştı. Aklına gelen yeni fikirleri yazmak için yanında sürekli kalem ve kağıt bulunduruyor, birbirinden ilginç buluşlara imza atıyordu. Bisikletlerde kullanılan lambalardan pille çalışan lambalara kadar pek çok ürünü bizzat kendisi geliştiren Matsushita, ürünlerini denemeleri için Osaka ve Tokyo’da pek çok mağazaya numuneler gönderdi. Ürünlerin gördüğü büyük ilgiyi karşılamakta zorluk çekince, 1924 yılında Tokyo’da yeni bir şube kurmaya karar verdi.

Panasonic Markasının Yükselişi

1920’li yılların ikinci yarısında hızlı bir büyüme ivmesi yakalayan şirket, ABD’de başlayan ve hızla dünyaya yayılan 1929 Bunalımı’ndan olumsuz etkilendi. Avrupa’da olduğu Japonya’da da pek çok firmanın kapanmasına yol açan bu bunalım, Panasonic ürünlerinin satışlarını ciddi ölçüde düşürdü. Buna rağmen Matsushita, hiçbir çalışanını işten çıkartmamak konusunda büyük bir kararlılık gösterdi. 1930 yılında satışlar yarı yarıya düştüğü halde üretim devam etti. Kriz dönemini en az zararla atlatabilmek için şirket, o yılların en çok ilgi gören ürünlerinden biri olan radyolara yöneldi ve üretimi birlikte gerçekleştirmek üzere Kokudo Electric Co.‘yla ortaklık kurdu. 

1931 yılının Mart ayında lansmanı yapılan R-31 tüplü radyoları, uzun bir tasarım sürecinin sonunda geliştirildi. Piyasadaki benzerlerine oranla fiyatı yüksek olan bu ürünler, daha iyi teknik donanımlara sahip olduğu için piyasada ilgiyle karşılandı ve şirkete önemli bir getiri sağladı. Bu sayede, elektrikli araçlarda başından beri istenen büyüme için gerekli sermaye sağlanmış oldu. 1933 yılından itibaren şirket, ürün çeşitliliğini telsizler, aydınlatma sistemleri, elektrik motorları, elektrikli vantilatörler, kablolama cihazları, sentetik reçineler ve diğer ürünlerle hızla arttırmaya başladı. Ayrıca, büyümeyi kolaylaştırmak için bünyesinde oluşturduğu birimlere kendi operasyonunu yönetme yetkisi verdi ve daha esnek bir yapı kazandı.

II. Dünya Savaşı’nın ardından Avrupa’da olduğu gibi Japon pazarında da elektrikli ev aletlerine talep arttı. Bu dönemde şirketin ürün yelpazesinde 600’ün üzerinde ürün vardı ve Japon pazarının yanı sıra Avrupa pazarında gördüğü ilgi de yüksekti. Fakat savaş sonrası dönemde hükümetin koyduğu emtia vergisi nedeniyle zor günler yaşadı. 1950 yılında 4.438’e ulaşan çalışanları arasından 567 kişiyi işten çıkarmak zorunda kaldı. Şirket bu zor dönemi atlatabilmek için, dünyaca ünlü Philips markasıyla işbirliği yapmaya başladı. Sadece 60 yıl içinde dünyanın en büyük elektrikli ekipman üreticilerinden biri haline gelen Hollanda merkezli Philips markasıyla yakalanan sinerji, 1952 yılında Matsushita Electronics Corporation‘ın kurulmasını sağladı.

Dünya Pazarında Panasonic

Philips‘le kurulan ortaklık sayesinde 1950’li yılların ikinci yarısında Panasonic, dünya pazarında hızlı bir yükseliş ivmesi yakaladı. Birlikte geliştirdikleri kuru akü pillerinden sonra, kompakt bir kompresör kullanarak 1953 yılında elektrikli buzdolaplarında yeni bir sayfa açtılar. Panasonic markasının elektrikli ev aletlerinde ürün çeşitliliği genişlerken, 1960 yılında piyasaya sunduğu renkli televizyonlar en fazla ilgi gören ürünü oldu. Japonya’nın ilk renkli televizyonu olan K21-10, Avrupa ve Amerikan pazarlarında da büyük ilgi gördü. Şirketin ABD’deki üretim ve satış faaliyetleri, New York’ta kurulan Matsushita Electric Corporation of America üzerinden yönetildi.

1961 yılında, Konosuke Matsushita emekliye ayrıldı ve çalışmaları uzaktan takip etmeye başladı. 1962 yılında SD ve LD serisi faks makinelerinin lansmanı yapıldı. Ardından konsol stereolar, ses otomasyon ürünleri ve hoparlörler, tam otomatik çamaşır makineleri, konsol televizyonlar, mikrodalga fırınlar gibi pek çok ürünle büyüme devam etti. 1970’li yıllarda şirket, Avrupa ve Amerikan pazarlarında yakaladığı gücü Asya’da da yakalayabilmek için başta Pakistan ve Güney Vietnam olmak üzere birçok ülkede fabrikalar kurdu. Bu fabrikalar Panasonic‘in pazar gücünü arttırdığı gibi, ev sahibi ülkelerin ekonomik ve sosyal refahına da önemli bir katkı sağladı. 

1987 yılında Panasonic, artan ürün çeşitliliği ve satış kanallarının koordinasyonunu sağlamak için yeni bir yapılanmaya gitti. Kurumsal tüketici ürünleri satış bölümü, kurumsal sistem satış bölümü ve kurumsal uluslararası endüstri satış bölümü şeklinde yeniden yapılandırılan Panasonic, ürün yelpazesini 6 ana kategoride odaklama kararı aldı. Bu kategoriler aydınlatma ürünleri, bilgi ekipmanı ve kablolama ürünleri, ev aletleri, yapı ürünleri, elektronik ve plastik malzemeler ile otomasyon kontrol ürünleri olarak belirlendi. Büyümenin odağına ise “insan elektroniği” kavramı yerleştirildi. İnsan gereksinimlerine karşı duyarlılığı ileri teknolojiyle birleştiren Panasonic, Ar-Ge ve Ür-Ge çalışmalarında insanların daha rahat ve güvenli bir yaşam sürdürmesine katkı sağlamayı esas aldı.

Günümüzde Panasonic

1992 yılında Tokyo’nun Shinagawa bölgesinde kurduğu Ar-Ge tesisleriyle Panasonic, iletişim ve bilgi teknolojilerinde yükselişini hızlandırdı. Bu alanlarda daha önce farklı birimler tarafından sürdürülen çalışmaların tek çatı altında toplanması, şirketin yönetim esaslarında da bir revizyona gidilmesinin önünü açtı. 1930’larda uygulanmaya başlanan esnek yönetim modelinin yerine pazar odaklı entegre yönetim sistemine sahip olan şirket, telekomünikasyon alanında büyük yatırımlar yapmaya başladı.

1990’lı yıllarda kullanımı artan, 2000’lerde ise çok daha popüler hale gelen cep telefonlarının daha küçük ve daha kullanışlı hale gelmesine önemli katkılar sağlayan şirket, 2008 yılında ismini Panasonic Corporation olarak değiştirdi. Günümüzde Panasonic, telekomünikasyon alanında ve özellikle de masaüstü telefon piyasasında büyük bir güce sahip. Panasonic‘in ayrıca, cep telefonları ve telefon bataryaları da geniş bir kullanıcı kitlesi tarafından beğeniyle kullanılmakta. 

Ofis dostu Panasonic ürünleri Ofix.com’da!

Panasonic markasının başarı hikayesini kısaca özetlediğimiz bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix.com‘un verilerine göre ofislerin en çok sipariş verdiği Panasonic ürünlerinden ilk üçte yer alanları kısaca tanıtacağız. Sitemizde kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için burayı tıklayabilirsiniz.

Panasonic KX-HDV130 Masaüstü IP Telefon

Listemizin ilk sırasında, Panasonic KX-HDV130 masaüstü IP telefon var. 2.3 inç ışıklı ekrana sahip 2 hatlı bu ürünlerde, full-duplex hoparlör ve geniş bant HD ses kalitesi var. 2 adet LAN bağlantı noktasına sahip bu ürünleri buradan sipariş verebilirsiniz.

Panasonic KX-TG1611 Dect Telefon

Listemizin ikinci sırasında, Panasonic KX-TG1611 Dect telefon var. Tek satır LCD ekran, arayan numarayı gösterme, arama kilidi ve konferans özellikleri ile 50 isim ve numara hafızasına sahip bu ürünlerin konuşma süresi 17 saati bulmakta. Sipariş vermek için burayı tıklayabilirsiniz.

Panasonic KX-TG6812 Dect Telefon

Listemizin üçüncü sırasında, Panasonic KX-TG6812 Dect telefon var. 1.8 inçlik LCD ekran, ışıklı tuş takımı, 120 isim ve numara hafızası ve 50 adet arayan numara hafızasına sahip bu ürünlerin maksimum çekim mesafesi 300 metre. Sipariş vermek için burayı tıklayabilirsiniz.

Ofix.com‘da satışı devam eden diğer Panasonic ürünlerini buradan inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza başarı hikayeleri ile dolu bir hafta diliyoruz…

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir