Rebul: Beyoğlu’ndan bir başarı hikayesi…

1895 yılında Jean Cesar Reboul tarafından İstanbul Beyoğlu’nda Grande Pharmacie Parisienne (Büyük Paris Eczanesi) ismiyle kurulan Rebul Eczanesi, Türk halkını lavanta özlerinden elde edilen Lavanda kolonyasıyla tanıştırdı. 1939 yılında Mösyö Reboul, eczanesini oğlu gibi gördüğü yardımcısı eczacı Kemal Müderrisoğlu’na devretti. Bu dönemde Rebul Lavanda kolonyaları, “İstanbul beyefendileri”nin kokusu haline geldi. Hatta Beyoğlu’nda dolaşmak için Lavanda kolonyası sürülmesi gerektiği kuşaktan kuşağa bir şehir efsanesi olarak aktarıldı. Ofix.com sitesinin online alışveriş rehberi Ofix Blog‘da her Pazartesi ele aldığımız başarı hikayelerine bu hafta, bir dönemin en popüler kozmetik markası olan Rebul markasıyla devam ediyoruz.

Jean Cesar Reboul

Grande Pharmacie Parisienne‘in kurucusu Jean Cesar Reboul, 26 Aralık 1870 tarihinde Trabzon’da dünyaya geldi. Paris’te tamamladığı eczacılık eğitiminin ardından 1895 yılında, Trabzon ile Hopa arasındaki Doğu Karadeniz karayolunda mühendis olarak çalışan babasını ziyaret etmek için İstanbul’dan geçerken şehirden çok etkilendi. Özellikle La Grande Rue de Pera olarak bilinen bugünkü İstiklal Caddesi, Mösyö Reboul‘u çok etkiledi. Ziyaretinin ardından İstanbul’a yerleşti ve Rumeli Han’ın alt katında Grande Pharmacie Parisienne (Büyük Paris Eczanesi) ismiyle kendi eczanesini açtı.

Osmanlı’nın son dönemlerinde açtığı bu eczanede Mösyö Reboul, dönemin ihtiyaç durulan birçok ilacını kısıtlı imkanlara rağmen üretmeyi başardı. 1900’lerin başında yerli ve yabancı birçok hekimin beğenisini kazanan Grande Pharmacie Parisienne, halk arasında Reboul soyadının serbest söylenişiyle Rebul Eczanesi olarak anılmaya başlandı. İlaçların yanı sıra çeşitli kolonya ve losyonlar yaratmada son derece yenilikçi ve öncü bir vizyona sahip olan Mösyö Reboul‘un bitki özlerinden elde ettiği esanslar, Beyoğlu’nda beğeniyle karşılandı.

1918 yılında Kemal Müderrisoğlu, Darülfünun-i Osmani Eczacı ve Dişçi Mekteb-i Alisi‘nin eczacılık bölümünde 1. sınıfa devam ediyordu. Stajını dönemin en meşhur eczanelerinden biri olan Rebul Eczanesi‘nde yapmak isteyen Kemal Müderrisoğu, Fransızca bilmediği için Mösyö Reboul tarafından geri çevrildi. Mösyö Reboul kendisine, “Fransızca bilmeyen bir kişi Pera’da iş bulamaz” demişti. Rebul Eczanesi‘nde staj yapmayı kafasına koyan Müderrisoğlu, Fransız Konsolosluğu‘ndaki gece dil derslerine katıldı ve 1 yıl içinde Fransızca öğrenerek Mösyö Reboul‘la tekrar görüştü. Bu hırslı ve çalışkan gencin eczaneye büyük faydası olacağını düşünen Mösyö Reboul, Kemal Müderrisoğlu‘nu önce stajyer, ardından çırak olarak eczanesine kabul etti.

Kemal Müderrisoğlu ve Rebul Eczanesi

Mösyö Reboul ile Kemal Müderrisoğlu arasındaki ilişkiler zamanla gelişti ve usta-çırak ilişkisinden çok, bir tür baba-oğul ilişkisine dönüştü. Öyle ki, Mösyö Reboul Kemal Müderrisoğlu‘na “mon fils” yani “oğlum” diye hitap etmeye başlamıştı. Her ikisi de ilaçların yanı sıra kolonya ve losyonlara meraklıydı ve yeni esanslar bulmak konusunda büyük bir tutkuya sahipti. Eczanenin bodrum katında bulunan laboratuvarda Kemal Müderrisoğlu birbirinden güzel kokulara sahip kolonyalar üretirken Mösyö Reboul hastalarıyla ilgileniyor, başta Levantenler olmak üzere müşterilerine kolonya ve losyon satıyordu. Eczanede ayrıca masaj ve gece kremleri üretiliyor, bu ürünler dönemin üst tabakasından pek çok müşteri buluyordu.

1922 yılında Kemal Müderrisoğlu, üniversiteden mezun oldu ve eczacılık diplomasını aldı. Hemen ardından, devlet tarafından Bayramiç Hükümet Tabipliği’ne tayin edildi. Ne var ki, Mösyö Reboul oğlu gibi gördüğü bu en yakın çalışma arkadaşının ayrılmasına razı olmadı. Hatta eczanede kalması için Kemal Müderrisoğlu‘na dönemin en yüksek maaşı olan “vali maaşı” teklif etti. Müderrisoğlu‘nun da Mösyö Reboul‘dan ayrılmaya gönlü elvermedi. Bunun üzerine, tabiplikteki görevi reddetti ve eczanede kalmaya devam etti.

Mösyö Reboul’un Eczaneyi Devretme Kararı

Rebul Eczanesi‘nde omuz omuza geçen 17 yılın ardından, 1939 yılında Mösyö Reboul, artık emeklilik zamanının geldiğini düşündü ve eczanesini Kemal Müderrisoğlu‘na devretmek istedi. Fakat Müderrisoğlu‘nun yeterli birikimi yoktu. Bunun üzerine Müderrisoğlu‘na ortaklık teklif etti ve borcunu kârla ödeyip eczaneyi devralmasını sağladı. Mösyö Reboul 2 çocuk sahibiydi ve çocuklarından hiçbiri eczacılık yapmak istemiyordu. Oysa 1936 yılında piyasaya sunulan Lavanda kolonyaları, eczanenin ününü arttırmış ve Rebul ismini geniş kitlelere ulaştırmıştı. Eczaneyi Kemal Müderrisoğlu‘na devrederken Mösyö Reboul, eczanenin kendisinden sonra da yaşamasını istemişti.

1939 yılında Mösyö Reboul, emekliye ayrıldı ve tüm işleri eski çırağı, yeni ortağı ve eczanenin müstakbel sahibi Kemal Müderrisoğlu‘na devretti. 1943 yılında Müderrisoğlu, Mösyö Reboul‘a borcunu kapattı ve eczaneyi tümüyle devraldı. Bu süreçte, ustasına saygıdan dolayı eczanenin ismini değiştirmek istemedi. Fakat Reboul isminin halk arasında Rebul olarak anılmasından dolayı Rebul Eczanesi ismini kullandı, Rebul sözcüğünün önüne kendi ismini ekledi. Mösyö Reboul, 5 Mart 1944 tarihinde hayata veda etti. Cenazesi Feriköy Katolik Mezarlığı’na defnedildi.

Rebul Lavanda Kolonyaları

1940’lı yıllarda Türkiye, hemen her alanda büyük yokluklar içindeydi. Ülkede en temel ihtiyaçları karşılamak bile mümkün olmayabiliyor, pek çok üründe ithalat yolları kullanılıyordu. II. Dünya Savaşı koşullarında Avrupa’da durma noktasına gelen üretim faaliyetleri, tüm dünya ekonomisini olduğu gibi Türk ekonomisini de olumsuz etkilemişti. Türkiye’de henüz bir ilaç fabrikasının olmaması, geleneksel yöntemlere ilgiyi arttırmış, ilaç ihtiyacını karşılamak için eczacılar yoğun bir çaba içine girmişti. İlacın yanı sıra kozmetik ürünlerde de benzer bir durum söz konusuydu. Dönemin eczanelerinde bir taraftan ilaç hazırlanırken, bir taraftan da yüz kremi, tonik, ağız gargarası, nasır kremi gibi ürünlerin imalatı gerçekleştirilmekteydi.

Bu dönemde Kemal Müderrisoğlu, eczanede üretimini yaptığı Rebul Lavanda kolonyaları ve diğer ürünlerin talebi karşılamadığını gördü. Üretimde modern yöntemlerin kullanıldığı bir fabrika kurarak bu sorunu aşmak istedi. Nitekim bu kolonyalar, Beyoğlu’na çıkan “İstanbul beyefendileri”nin kokusu haline gelmişti. Hatta Beyoğlu’nda dolaşmak için Rebul Lavanda kolonyası sürülmesi gerektiği bir şehir efsanesine dönüşmüştü. Ürünlere yönelik bu yüksek talep, Müderrisoğlu‘nu fabrika konusunda oldukça cesaretlendirdi. Ve beklediği gibi de oldu. Türk ilaç ve kozmetik sanayisinin henüz yeni yeni oluşmaya başladığı bu dönemde Rebul markası ve Lavanda kolonyaları, ilk 5’te yer alan marka ve ürünlerden biri olmayı başardı.

Lavanda kolonyaları ilk olarak 1936 yılında, Mösyö Reboul‘un Pendik’teki evinin bahçesinde yetiştirdiği lavantaların esansından Kemal Müderrisoğlu tarafından üretilmişti. O dönem için talebi karşılamak kolaydı. Mösyö Reboul‘un 5 dönümlük bahçesindeki lavantalar talebi karşılamaya yetiyordu. Fakat talep arttıkça Kemal Müderrisoğlu, ham madde konusunda yeni arayışlara girdi. 1950’li yılların başlarında Fransa’nın Grasse kentinden bir aileyle tanışması, bu konuda bir dönüm noktası oldu. Bu ailenin çiftliğinde üretilen lavantalardan, aynı kentteki bir fabrikada esans elde edildi ve İstanbul’a gönderildi. Güneş görmeden toplanan bu lavantalardan üretilen esansın kokusu çok güçlüydü ve Rebul Lavanda kolonyalarının sırrı esasen burada gizliydi. Öyle ki Müderrisoğlu, ürünlerinin kalitesini korumak için lavanta toplama işlemlerini Grasse kentinde bizzat denetliyordu.

120 Yıl Sonra Gelen Taşınma

Kemal Müderrisoğlu‘nun yönetiminde uzun yıllar boyunca Rebul markası ve Lavanda kolonyaları, en beğenilen kozmetik marka ve ürünlerinden biri olmayı başardı. 1970 yılında Kemal Müderrisoğlu, eczaneyi en küçük oğlu Mehmet Müderrisoğlu‘na devretti ve emekliye ayrıldı, 1986 yılında 82 yaşındayken hayata veda etti. Mehmet Müderrisoğlu‘nun yönetiminde Rebul markası, ürün çeşitliliğini arttırdı ve kozmetik kategorisinde yer alan 200’ün üzerinde üründe temel ham madde olarak Fransa’nın Grasse kentinden getirilen lavanta yağlarını kullanmaya devam etti.

Ne var ki hem Kemal Müderrisoğlu, hem de Mehmet Müderrisoğlu, Rebul Eczanesi‘nin 1895 yılından beri kullandığı dükkanı kat mülkiyetinin olmamasından dolayı satın almayı başaramadı. 2015 yılında İstiklal Caddesi’nde yaşanan dönüşümler sonucunda Rebul Eczanesi, 120 yıldır kullandığı dükkanı terk etmek zorunda kaldı ve Meşelik Sokak’ta Rebul 1895 Eczanesi ismiyle hizmet vermeye başladı. Müderrisoğlu ailesinin üçüncü kuşak üyeleri tarafından yönetilen ve Türkiye genelinde 15 kozmetik butiği olan Rebul markası günümüzde, ürünlerini 60’tan fazla ülkeye ihraç ediyor ve Türk kozmetik sektörünü başarıyla temsil etmeye devam ediyor.

Ofis dostu Rebul kolonyaları Ofix.com’da!

Rebul markasının başarı hikayesini kısaca özetlediğimiz bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix.com‘un verilerine göre ofislerin en çok sipariş verdiği Rebul kolonyalarından ilk üçte yer alan ürünleri kısaca tanıtacağız. Sitemizde kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için burayı tıklayabilirsiniz.

Rebul Lavanda Kolonyası

Listemizin ilk sırasında, Rebul Lavanda kolonyası var. 270 ml hacmindeki bu ürünler, 1936 yılından bu yana ülkemizde en fazla kullanılan kozmetik ürünlerinden biri. Bir dönemin “İstanbul beyefendileri” ile özdeşleştirilen bu ürünleri sipariş vermek için burayı tıklayabilirsiniz.

Rebul Aqua Kolonyası

Listemizin ikinci sırasında, Rebul Aqua kolonyası var. 270 ml hacmindeki bu ürünler, özel aromatik ve egzotik kokusu sayesinde limonun tazeliğini ve doğanın canlılığını hissetmenizi sağlıyor. Bu ürünleri sipariş vermek için burayı tıklayabilirsiniz.

Rebul Green Tea Kolonyası Sprey

Listemizin üçüncü sırasında, Rebul Green Tea kolonyası sprey var. 100 ml hacmindeki bu ürünler, yeşil çay özleri içerdiği için cildi besliyor ve canlandırıyor. Ferah, yumuşak ve doğa hissini veren bu ürünleri sipariş vermek için burayı tıklayabilirsiniz.

Ofix.com‘da satışı devam eden diğer Rebul kolonyalarını buradan inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza başarı hikayeleri ile dolu bir hafta diliyoruz…

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir