Roberto Goizueta, Coca Cola’yı nasıl yönetti?

Dünyaca ünlü içecek markası Coca Cola‘nın 1981 yılından itibaren 16 yıl boyunca CEO’luğunu ve yönetim kurulu başkanlığını üstlenen Roberto Goizueta, Coca Cola‘nın büyümesinde en önemli isimlerden biridir. Kendi ifadesiyle “akıllı risk alma” stratejisiyle marka konseptini tümüyle yenileyen Goizueta, Coca Cola şirketinin ABD’deki pek çok şişeleme tesisini halka açtı ve yeni ürün tipleriyle pazar hakimiyetini güçlendirdi. Coca Cola‘ya 1954 yılında kimya mühendisi olarak giriş yapan Roberto Goizueta, geliştirdiği Diet Coke sayesinde şirketin cirosunu 3’e katladı, hisse senedi fiyatlarının yüzde 3.500 oranında artmasını sağladı. Ofix.com sitesinin online alışveriş rehberi Ofix Blog‘da her Pazartesi yer verdiğimiz başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Roberto Goizueta‘nın hayatından kesitler sunarak başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız. 

Kısaca Roberto Goizueta

Roberto Goizueta, 18 Kasım 1931 tarihinde Küba’nın başkenti Havana’da doğdu. İspanya’dan Küba’ya göç eden ailesi, Havana’da şeker değirmeni işletiyor, bir taraftan da gayrimenkul işleriyle uğraşıyordu. İlk ve orta öğrenimini bir Cizvit okulu olan Colegio de Belen‘da tamamlayan küçük Roberto, lisans eğitimi için ABD’ye gitti. Connecticut eyaletinde bulunan Cheshire Academy‘de 1 yıl okuduktan sonra, Yale Üniversitesi‘ne geçiş yaptı ve 1953 yılında kimya mühendisliği bölümünden mezun oldu.

Mezuniyetinin ardından Roberto Goizueta, ailesinin işlerini sürdürmek için Havana’ya geri döndü. Aradan 1 yıla yakın bir süre geçtikten sonra, gazetede bir ilan gördü; Coca Cola‘nın Küba’daki şişeleme tesislerine kimya mühendisi alınacaktı. Aile işinde gelecek görmeyen Goizueta, Coca Cola‘ya iş başvurusunda bulundu. Görüşmenin olumlu sonuçlanması üzerine, Coca Cola‘da kimya mühendisi olarak çalışmaya başladı. Goizueta‘nın iki dil bilmesi, Yale mezunu olması ve işine gösterdiği özen, kısa sürede fabrikanın baş mühendisi ve teknik direktörü olmasını sağladı.

Goizueta‘nın Coca Cola‘da çalışmaya başladığı yıllar, Küba tarihi açısından büyük dönüşümlerin yaşandığı yıllardı. 26 Temmuz Hareketi’yle birlikte Fulgencio Batista rejimini deviren Fidel Castro önderliğindeki yeni hükümet, Küba’da komünist bir rejim kurdu. Goizueta ve ailesi yeni rejimin Küba’yı iç savaş sürükleyeceğini düşünerek ABD’ye göç etmeye kadar verdi. Coca Cola‘nın Miami’deki şişeleme fabrikasına naklini sağlayan Roberto Goizueta, daha sonra Bahamalar’daki fabrikasında kimya mühendisliği görevini sürdürdü.

Roberto Goizueta ve Coca Cola 

1964 yılında Roberto Goizueta, Coca Cola‘nın Atlanta’daki genel merkezine teknik araştırma ve geliştirme başkan yardımcısı olarak atandı. Bu dönemde Coca Cola‘nın şişeleme tesisleri dünya geneline yayılmaya başlıyor ve “Coca Cola her yerde bulunur” sözü zihinlere yerleşiyordu. Üstelik, Coca Cola‘nın formülünü korumaya büyük özen gösteren şirket, Ar-Ge çalışmalarına ciddi kaynaklar ayırıyor, yeni ürün tipleri geliştiriyordu. 1950’lerde Fanta‘nın piyasaya sunulmasından sonra önemli bir satış başarısı yakalayan şirket, 1961 yılında Sprite, 1966 yılında ise Fresca markalarını tüketiciyle buluşturmuştu.

1969 yılında ABD vatandaşlığına geçen Roberto Goizueta, Atlanta’da teknik araştırma ve geliştirme başkan yardımcılığını sürdürürken tüm bu çalışmaların içinde bizzat yer aldı. Coca Cola‘nın John Pemberton ile başlayan serüveni içinde Asa Griggs Candler, markalaşma konusunda önemli başarılara imza atmıştı. Robert Woodruff döneminde dünya pazarlarına açılma konusunda büyük bir ivme yakalayan Coca Cola, 1970’li yıllarda reklam faaliyetlerini öne çıkarmaya başlamıştı. Bu yıllarda Coca Cola reklamları yalnızca bir ürünü tanıtmanın ötesinde, eğlence ve arkadaşlık gibi temalarla yeni bir yaşam şeklinin tanıtımını ve pazarlamasını yapıyordu. Bir taraftan da yeni ürün tipleri geliştirmek için Ar-Ge çalışmaları devam ediyordu. Coca Cola ailesi Schweppes, Cappy, Fuse tea, Powerade, Gladiator, SenSun gibi çok sayıda alt markayla büyüyordu.

1975 yılında Coca Cola‘nın dış ilişkiler departmanının başına geçen Roberto Goizueta, Coca Cola‘nın büyüme vizyonunun yeni pazarların talep ve beklentilerine uygun şekilde gerçekleşmesi için çok önemli roller üstlendi. Bu dönemde Coca Cola dünyanın en büyük içecek şirketlerinden biri haline gelirken Roberto Goizueta, SunTrust Banks, Ford Motor Company, Eastman Kodak Company gibi dünya devleriyle iş bağlantılarını geliştiriyor, yeni yatırımlar için kaynak yaratıyordu. 1979 yılında Coca Cola‘nın başkanı J. Lucian Smith görevinden istifa edince, Roberto Goizueta kariyerinde yeni bir yükseliş fırsatı yakaladı, 1981 yılında şirketin CEO’luğuna getirildi.

Coca Cola’da Roberto Goizueta Dönemi

Coca Cola‘nın CEO’su olduktan sonra Roberto Goizueta, kendi ifadesiyle “akıllı risk alma” stratejisini uyguladı. Ve marka konseptini tümüyle yeniledi. Goizueta yönetiminde Coca Cola, şirketin kuruluşundan beri devam eden yönetim politikalarını değiştirerek ABD’deki pek çok şişeleme tesisini halka açtı. Yeni ürün tipleriyle pazar hakimiyetini güçlendirdi. Roberto Goizueta tarafından 1985 yılında geliştirilen Diet Coke, Coca Cola‘nın pazar hakimiyetini güçlendiren en önemli unsurlardan biriydi. Piyasaya sunulduktan kısa bir süre sonra düşük kalorili içecekler grubunda ilk sıraya yerleşen Diet Coke, Pepsi ile rekabetinde Coca Cola‘yı öne geçirdi.

1986 yılında 100. yaşını kutlayan Coca Cola, Diet Coke‘ın yarattığı rüzgarla ürünlerini 165 ülkede satışa sunma başarısı gösterdi. Bu dönemde şirketin Asya Pasifik pazarında güçlenmesini sağlayan en önemli isimlerden biri olan Neville Isdell, Roberto Goizueta yönetimiyle uyum içinde çalıştı. 1989 yılında Berlin Duvarı’nın yıkılması, Coca Cola‘nın Doğu Avrupa pazarına girişi için çok önemli bir fırsattı. Asya Pasifik bölgesindeki başarılarından sonra 1985 yılında Coca Cola‘nın Orta Avrupa bölümünün başkanı olan Neville Isdell, Roberto Goizueta tarafından şirketin Kuzeydoğu Avrupa ile Afrika grubunun başkanlığına getirildi.

Roberto Goizueta döneminde Coca Cola‘nın büyümesi yüksek bir ivmeyle devam etti. Bu büyümede en önemli unsurlardan biri de Coca Cola‘nın eski başkanlarından Robert Woodruff döneminde başlayan sportif faaliyetlere yönelik ilgiydi. Roberto Goizueta‘nın Olimpiyat Oyunları ve FIFA Dünya Kupası gibi uluslararası organizasyonlara sağladığı sponsorluk desteği, Coca Cola ürünlerinin satış başarısında çok önemli bir rol üstlendi. Öyle ki, 1997 yılında günlük Coca Cola tüketim miktarı 1 milyar bardağı buldu. Ağır bir sigara içicisi olan Roberto Goizueta, 1997 yılında yakalandığı akciğer kanserinden dolayı hayatını kaybetti.

Ofis dostu Coca Cola ürünleri Ofix.com’da!

Roberto Goizueta‘nın başarı hikayesini kısaca özetlediğimiz bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix.com‘un verilerine göre ofislerin en sık sipariş verdiği Coca Cola ürünlerinden ilk üçte yer alanları kısaca tanıtacağız. OfixPlus kurumsal müşteri platformumuzda kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için burayı tıklayabilirsiniz.

Coca Cola 250 ml Cam Şişe

Listemizin ilk sırasında, Coca Cola 250 ml cam şişe var. Paket içi miktarı 24 adet olan bu ürünleri, ofis buzdolabında kolayca saklayabilir, dilediğiniz zaman kendiniz tüketebilir veya misafirlerinize ikram edebilirsiniz. 100 ml için şeker ve karbonhidrat miktarı 11.2 gram olan bu ürünlerin verdiği enerji 45 kcal. Ürün sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

Coca Cola Light 250 ml Cam Şişe

Listemizin ikinci sırasında, Coca Cola Light 250 ml cam şişe var. Paket içi miktarı 24 adet olan bu ürünler, şeker ve karbonhidrat içermiyor, 100 ml için enerji miktarı ise 0.2 kcal. Ürün sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

Coca Cola 1 Litre

Listemizin üçüncü sırasında, Coca Cola 1 litre var. Ofiste çalışırken veya mola zamanlarınızda keyifle yudumlayabileceğiniz bu içecekleri soğuk olarak tüketmeniz gerektiğini hatırlatalım. Ürün sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

Ofix.com‘da satışını yapmakta olduğumuz diğer Coca Cola ürünlerini buradan inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza başarı hikayeleri ile dolu bir hafta diliyoruz…

İlgili yazılar

  1. Çok eski kuruluş tarihi olan bir çok şirket modernleşme konusunda geri kalarak yok olup gitti ama bu adam işi biliyor ve Coca Cola’nın sürekli reklamlar ile hep akılda kalması bunun göstergesi. Walmart’ın sahibinin bir sözü vardı, eğer 5 lira kazanıyorsam bunun 3 lirasını reklama veririm diyordu. Tabi burada markalaşmakta ayrı bir yazı konusu. Markalaşma konusunda da sizlerden güzel yazılar bekliyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir