Siber zorbalığı önlemek için neler yapmak gerekir?

Efendim, bugün günlerden 10 Nisan Polis Günü. Öncelikle tüm emniyet teşkilatımızın bu anlamlı gününü tüm Ofix.com ekibi olarak kutluyoruz. Emniyet teşkilatına yapılan başvurularda son dönemlerde özellikle de siber suçlarda yoğun bir artış var. Konuyla ilgili yapılan araştırmalara göre, internet kullanıcılarının yüzde 20’si siber zorbalık mağduru. Kullanıcı yaşı düştükçe, bu oran daha da artıyor. Siber zorbalıkla mücadelede emniyet güçlerinin yanı sıra, bizlere de büyük sorumluluklar düşüyor. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, siber zorbalık konusunu ele alacağız ve siber zorbalığı önlemek için neler yapmak gerektiği hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız.

Siber zorbalık nedir?

Önce biraz siber zorbalıktan bahsedelim. En kısa tanımıyla siber zorbalık, iletişim teknolojileri kullanılarak gerçek veya tüzel kişilere zarar vermeye yönelik her türlü saldırıdır. Siber zorbalar, hedef aldıkları kişiler veya kurumları elektronik iletişim araçlarını kullanarak belirli bir zaman içinde ve sürekli olarak bu saldırılara maruz bırakmakta. Bu saldırılarda en çok sosyal medya paylaşımları, özel mesajlar ve e-postalar ile kısa mesajlar kullanılmakta. Siber zorbalığın en yaygın şekilleri ise öfke dolu kırıcı mesajlar gönderme, sataşmada bulunma, tehdit ve hakaret etme, baskı kurma ve bir şeylere zorlama, sahte hesaplarla özel bilgileri ele geçirme, kişisel bilgileri yayma, kişi veya gruplara yönelik her türlü dışlama ve nefret suçları şeklinde ifade edilebilir.

Siber zorbalık kapsamında en sık karşılaşılan olaylar içinde, sosyal medyada saatlerce, hatta günlerce süren “online kavgalar”, karşıdaki kişiyi küçük düşüren veya mahcup eden lakap takmalar, kişisel bilgileri internet ortamında izinsiz kullanmak gibi konular öne çıkıyor. Siber zorbalık nedeniyle oluşan zihinsel ve duygusal gerilim, kişinin özel yaşamının yanı sıra eğitim ve iş hayatını da olumsuz etkiliyor, düşük benlik saygısı veya itibar kaybına yol açabiliyor. Bazı vakıalarda kişinin yalnızca internet güvenliği değil, fiziksel güvenliği de büyük zarar görebiliyor. Üstelik, siber zorbalık mağdurlarının intihar eğilimi içine girdikleri de görülmekte.

Siber zorbalık kimleri tehdit ediyor?

Aslına bakarsanız, tüm internet kullanıcıları siber zorbalığa az ya da çok maruz kalabilir. Fakat siber zorbalık, özellikle de çocuklar ve gençleri mağdur ediyor. Siber zorbalıkla nasıl baş edebileceğini bilenler, sorunu daha kolay atlatabiliyor. Ne yapacaklarını bilmeyenler ise daha fazla mağduriyet yaşayabiliyor. Ergenlik döneminde ortaya çıkan kimlik bulma arayışları içinde onaylanma ve kabul görme ihtiyaçları, yaşanan mağduriyetlerin artmasında önemli bir etken.

Siber zorbalıkla ilgili yapılan araştırmalara göre, özellikle de 13 yaş ve altındaki çocukların yaşadıkları mağduriyetler çok daha yüksek düzeyde. Siber zorbalık kapsamında en çok kişisel ve fiziksel özellikleri nedeniyle hedef alınıyorlar. Kullanıcıların yaşları yükseldikçe, dini ve siyasi görüşler, ırk ve etnik kökenler, cinsel tercihler, yaşam tarzları gibi konular da siber zorbaların hedefleri arasında yer buluyor.

Siber zorbalık niçin yaygınlaşıyor?

İnternet kullanımıyla ilgili rakamlara baktığımızda, dünya genelinde 3.5 milyarın üzerinde insanın internet kullandığını, 2.5 milyardan fazla insanın sosyal medyayı etkin bir şekilde kullandığını görüyoruz. Türkiye’de ise internet kullanıcılarının sayısı 48 milyonun üzerinde ve sosyal medya kullanıcılarının sayısı 45 milyona yakın düzeyde. Dolayısıyla, internet kullanıcılarının çok büyük bir kesiminin sosyal medyayı kullandığını söyleyebiliriz.

Ne var ki, siber zorbalığın hızla artması ile internet ve sosyal medya kullanımı arasındaki ilişki hakkında dikkatle düşünmek gerekir. Nitekim, bir şeyin yaygınlaşması ile o şeyin zorbalığa dönüşmesi arasında zorunlu bir ilişki yok. Esas nedenlere baktığımızda, toplumda artan şiddet eğilimi, iletişim çatışmaları ve empati yoksunluğu, öfke kontrolünün azalması gibi nedenlerden dolayı siber zorbalık, ülkemizde ve tüm dünyada hızla artmakta.

Diğer taraftan, siber zorbalık yalnızca mağdurları değil, olaya tanıklık eden kişileri de etkileyen kötü bir durum. Başkasının taciz edildiğine tanıklık etmek, kişinin yaşam kalitesini bozduğu gibi, yaşanan travmaların etkisiyle kişide şiddet eğilimlerini de açığa çıkartabilen bir durum. Siber zorbalığın yaygınlaşmasında, bu gibi etkenlerin de payı büyük.

Siber zorbalığı önlemek için neler yapmak gerekir?

Yukarıda kısaca özetlediğimiz gibi, siber zorbalık gerçekten de ciddi bir sorundur ve bu sorunla mücadeleye gereken özen gösterilmezse, daha büyük sorunlara zemin hazırlanabilir. Yazımızın bu kısmında, siber zorbalığı önlemek için neler yapmak gerektiği hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız.

Gizlilik ve güvenlik ayarlarına dikkat etmelisiniz.

Sosyal medya hesaplarındaki gizlilik ve güvenlik ayarlarını etkin bir şekilde kullanırsanız, siber zorbalık karşısında önemli bir korunma sağlayabilirsiniz. Bu ayarlar sayesinde, tanımadığınız kişilerin sizi ve çocuğunuzu takip ve rahatsız etmesini önleyebilir, profil bilgilerinizi sınırlandırabilirsiniz. İnternet güvenliğini arttırmak için, hizmet sağlayıcınızdan gerekli bilgileri öğrenebilir, güvenli internet seçeneklerinden yararlanabilirsiniz. Ayrıca, çocuğunuzun her fotoğrafı veya video kaydını sosyal medyada paylaşmamalı, paylaşacağınız görüntülerin erişimini mutlaka sınırlandırmalısınız.

Bununla birlikte, bazı vakıalarda bu gibi önlemler yetersiz kalabilmekte. Olası zararları en aza indirmek için, çocuğunuzla her zaman güçlü bir iletişim kurmalısınız. Tanımadıkları kişileri arkadaş olarak eklememeleri, profillerini herkese açık tutmamaları, öfke ve şiddet içeren yazı ve yorumlar paylaşmamaları konularında çocuğunuza gerekli eğitimi vermelisiniz. Böyle durumlarla karşılaşmaları halinde, siber zorbayı görmezden gelmek yerine durumu derhal size bildirmeleri konusunda onları mutlaka uyarmalısınız.

Çocuğunuzun sosyal medya kullanımını sınırlandırmalısınız.

Ülkemizde ve dünya genelinde internet kullanım yaşı her geçen gün biraz daha düşüyor. Okul öncesi yaş grubunun oyun ve çeşitli uygulamalar için kullanmaya başladığı internet, eğitim hayatı içinde daha fazla öne çıkıyor. Bununla birlikte, çocuğunuzun internet ve özellikle de sosyal medya kullanım şekline ve niteliğine büyük özen göstermelisiniz. Çocuğunuzda eğer en küçük bir içe kapanma, gerginlik veya kızgınlık hissederseniz, internet ve sosyal medya kullanım şeklini mercek altına almalısınız. Fakat, herhangi bir sınırlandırma yaparken kesinlikle şiddete başvurmamalı, onu doğal yollarla sportif etkinliklere veya çeşitli hobilere yönlendirmelisiniz.

Çocuğunuzun siber zorbalığa maruz kaldığını öğrendiğinizde, onu kesinlikle yargılamadan dinlemeli, sorunu kendi başına çözmek istemişse güven sarsıcı tutum ve davranışlardan kaçınmalısınız. Çocuğunuzu hiçbir zaman sorunun bir parçası olarak görmemeli, çözümün bir parçası olarak görmeli ve birlikte mücadele konusunda onu işbirliğine teşvik etmelisiniz. Bu konularda istediğiniz davranış tarzı değişikliğini sağlamada güçlük çekiyorsanız, çocuğunuzun okulundan ve rehberlik servislerinden gerekli desteği alabilirsiniz.

Çocuğunuzun vücut mahremiyetini korumalısınız.

Vücut mahremiyeti eğitimi, kişilik gelişiminde çok önemli bir role sahip. 2 yaşını dolduran çocuklar, mahremiyet eğitimi konusunda kritik bir dönemeçte. 2 yaşına kadar mahremiyet konusunda temel davranış özelliklerini çocuğunuza kazandırırsanız, bu eğitimi daha kolay tamamlayabilirler. Bu bağlamda, çocuğunuzun mahremiyetine zarar veren fotoğraf veya video çekimleri yapmaktan kaçınmalısınız. Çocuğunuzla birlikte geçirdiğiniz zaman dilimlerinde, özel ve bireysel sınırlarını korumak konusunda ona gerekli farkındalıkları mutlaka kazandırmalısınız. 

Birlikte daha fazla vakit geçirmelisiniz.

Sosyal medya platformlarında siber zorbalık nedeniyle oluşabilecek mağduriyetleri önlemek için yaş sınırı uygulamasına yer verilmekte. Ne var ki, oyun oynamak ve diğer gerekçelerle çocuklar yaşlarını büyük göstererek kolayca kullanıcı hesabı oluşturabilmekte. Bu da çocukları, siber zorbalık tehditlerine açık hale getirmekte. Çocuğunuzla daha fazla vakit geçirirseniz, hem bilginiz olmadan açtığı hesapları fark eder, hem de olası bir saldırıyı daha kısa sürede fark edip gerekli korumayı sağlayabilirsiniz. Bu gibi durumlarda ayrıca, resmi makamlara gerekli bildirimleri mutlaka yapmalısınız.

Çocuğunuza oyun amacıyla bir kullanıcı hesabı açtıysanız, oyun oynarken mutlaka yanında olmalısınız. Bu hesabı sürekli gözetim altında tutmalı, size sormadan bir paylaşım yapmaması konusunda onu uyarmalısınız. Karşınıza çıkan paylaşımlar içinde en küçük bir zorbalık ifadesi gördüğünüzde, bu paylaşımları kesinlikle beğenmemeli ve paylaşmamalısınız. Bu gibi basit önlemler sayesinde, çocuğunuzla arkadaşlık ilişkilerinizi güçlendirebilir, birlikte hem keyifli vakit geçirebilir, hem de çocuğunuzun bilinçli bir internet ve sosyal medya kullanıcısı olmasını sağlayabilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir