Siber zorbalığı önlemek için neler yapmak gerekir?

Siber zorbalık ile ilgili şikayetlerde son dönemlerde yoğun bir artış var. Konuyla ilgili yapılan araştırmalara göre, internet kullanıcılarının yüzde 20’si siber zorbalık mağduru. Kullanıcı yaşı düştükçe, siber zorbalığa yakalanma ihtimali artıyor. Siber zorbaların hedefinde yer alan kullanıcı grupları içinde 13 yaş ve altındaki çocuklar ayrı bir öneme sahip. Çünkü bu kitle, siber zorbalık ile nasıl mücadele edeceğini bilmiyor ve bu nedenle, ciddi psikolojik sorunlar yaşayabiliyor. Siber zorbalıkla mücadelede emniyet güçlerinin yanı sıra ebeveynlere de büyük sorumluluklar düşüyor. Çocuğunuz belki de hiç farkına varmadan siber zorbalık mağduru olmuş olabilir. Siber zorbalık ile ilgili farkındalıklar arttıkça, bu gibi olayları etkin şekilde önlemek ve kayıpları telafi etmek mümkün olur. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, siber zorbalık konusunu ele alacağız. Siber zorbalığı önlemek için neler yapmak gerektiğini merak ediyorsanız, bu yazımızda çok şey bulabilirsiniz. 

Siber zorbalık nedir?

Önce biraz siber zorbalıktan bahsedelim. “Siber zorbalık nedir?” sorusu günümüzde ebeveynler ve çocuklar tarafından üzerinde önemle durulması gereken bir sorudur. En kısa tanımıyla siber zorbalık, iletişim teknolojileri kullanılarak gerçek veya tüzel kişilere zarar vermeye yönelik her türlü saldırıdır. Siber zorbalık suçu işleyenler, hedef aldıkları kişiler veya kurumları elektronik iletişim araçlarını kullanarak belirli bir zaman içinde ve sürekli olarak bu saldırılara maruz bırakır. Bu saldırılarda en çok sosyal medya paylaşımları, özel mesajlar ve e-postalar ile kısa mesajlar kullanılır. Siber zorbalığın en yaygın şekilleri ise öfke dolu kırıcı mesajlar gönderme, sataşmada bulunma, tehdit ve hakaret etme, baskı kurma ve bir şeylere zorlama, sahte hesaplarla özel bilgileri ele geçirme, kişisel bilgileri yayma, kişi veya gruplara yönelik her türlü dışlama ve nefret suçları şeklinde sıralanabilir. Bu suçlar kimi zaman tek başına işlenebileceği gibi, kimi zaman birlikte de gerçekleştirilebilir. Siber zorbalığı önlemede kimi zaman yetersiz kalan iletişim teknolojileri, siber zorbalıkla mücadelede istenilen sonuçları vermeyebilir. 

Siber zorbalık kapsamında en sık karşılaşılan olaylar içinde, sosyal medyada saatlerce, hatta günlerce süren “online kavgalar”, karşıdaki kişiyi küçük düşüren veya mahcup eden lakap takmalar, kişisel bilgileri internet ortamında izinsiz kullanmak gibi konular öne çıkıyor. Siber zorbalık şikayet kanalları üzerinden kullanıcılar, bu gibi suçlar karşısında yasal haklarının gereğinin yerine getirilmesini talep edebilir. Fakat, siber zorbalık nedeniyle oluşan zihinsel ve psikolojik gerilim, kişinin özel yaşamının yanı sıra eğitim ve iş hayatını da olumsuz etkiliyor. Siber zorbalık mağdurlarında sıkça rastlanan düşük benlik saygısı ve itibar kaybı endişesi, siber zorbalıkla mücadelede çoğu zaman gerekli adımların atılmasını engelleyebiliyor. Söz konusu çocuklar olduğunda, siber zorbalık yalnızca internet güvenliğini değil, aynı zamanda fiziksel güvenliği ve yaşama hakkını da tehdit edebilmekte. Öyle ki, küçük yaş gruplarında yakın dönemlerde artan intihar oranlarının en önemli nedenleri arasında siber zorbalığa maruz kalmak var. 

Siber zorbalık kimleri tehdit ediyor?

Aslına bakarsanız, tüm internet kullanıcıları siber zorbalığa az ya da çok maruz kalabilir. Fakat siber zorbalık, özellikle çocuklar ve gençleri tehdit ediyor. Bu nedenle okullarda, siber zorbalık makale ve sunumları ile çocukların ve gençlerin bu konuda bilinçlendirilmesi sağlanıyor. Siber zorbalık ile ilgili sloganlar hazırlanıyor, pano ve benzeri ortamlarda çocuklara ve gençlere neler yapabileceklerine dair belirli bir bakış açısı kazandırılıyor. Siber zorbalıkla nasıl baş edebileceğini bilenler, bu sorunun üstesinden daha kolay gelebilmekte. Siber zorbalık örnek suçları üzerinden yapılan çalışmalar, kişinin belki hiç farkına varmadan maruz kaldığı düşünsel veya duygusal şiddetin bilinç düzeyinde anlaşılmasını sağlıyor. Siber zorbalığa karşı ne yapacaklarını bilmeyenler ise daha fazla mağduriyet yaşayabiliyor. Özellikle ergenlik döneminde ortaya çıkan kimlik bulma arayışları içinde onaylanma ve kabul görme ihtiyaçları, çocukların ve gençlerin yaşadığı mağduriyetlerin artmasında önemli bir etken. 

Siber zorbalıkla ilgili yapılan araştırmalara göre, özellikle 13 yaş ve altındaki çocukların yaşadıkları mağduriyetler çok daha yüksek düzeyde. Bu yaş grubu, siber zorbalık kapsamında en çok kişisel ve fiziksel özellikleri nedeniyle hedef alınıyor. Gözlük kullanmak, kısa boylu veya kilolu olmak vb. nedenlerden dolayı bu yaş grubuna yönelik siber zorbalık suçu daha sık görülüyor. Kullanıcıların yaşları yükseldikçe, siber zorbalık kapsamında dini ve siyasi görüşler, ırk ve etnik kökenler, cinsel tercihler, yaşam tarzları gibi konular da yer almaya başlıyor. Okullarda anlatılan siber zorbalık örnekleri bu gibi saldırılar karşısında doğru davranış şekillerini kazandırmayı amaçlıyor. Fakat bununla birlikte, çocukların okulda öğrendikleri bir konuyu siber zorbalığa maruz kaldıklarında başarılı bir şekilde kullanmaları her zaman mümkün olmuyor. Daha ileri yaş gruplarının maruz kaldığı siber zorbalığın ise çoğu zaman görmezden gelindiğini söyleyebiliriz. Oysa siber zorbalar, kullanıcının şikayette bulunmaması nedeniyle bu suçu işlemeye devam edebiliyor. Ve bu nedenle, yaşanan mağduriyetler artıyor. 

Siber zorbalık niçin yaygınlaşıyor?

İnternet kullanımıyla ilgili rakamlara baktığımızda, dünya genelinde 4 milyara yakın insanın internet kullandığını, 3 milyardan fazla insanın sosyal medyayı etkin bir şekilde kullandığını görüyoruz. Türkiye’de internet kullanıcılarının sayısı 48 milyonun üzerinde ve sosyal medya kullanıcılarının sayısı 45 milyona yakın düzeyde. Dolayısıyla, internet kullanıcılarının çok büyük bir kısmının sosyal medyayı kullandığını söyleyebiliriz. Bununla birlikte, siber zorbalığın hızla artması ile internet ve sosyal medya kullanımı arasındaki ilişki hakkında dikkatle düşünmek gerekir. Nitekim, bir şeyin yaygınlaşması ile o şeyin zorbalığa dönüşmesi arasında zorunlu bir ilişki yok. Siber zorbalığın yaygınlaşmasıyla ilgili esas nedenlere baktığımızda bu nedenlerin toplumda artan şiddet eğilimi, iletişim çatışmaları ve empati yoksunluğu, öfke kontrolünün azalması gibi nedenler olduğunu söyleyebiliriz. Fakat tabii ki, artan internet ve sosyal medya kullanımı, siber zorbalıkta uygulanan baskı ve şiddetin körüklenmesine yol açabiliyor. Siber zorbalık çeşitleri de bu kapsamda daha farklı uygulama araçları ve yöntemlerine sahip oluyor. 

Diğer taraftan, siber zorbalık yalnızca mağdurları değil, olaya tanıklık eden kişileri de etkileyen kötü bir durumdur. Başkasının taciz edildiğine tanıklık etmek, kişinin yaşam kalitesini bozduğu gibi, yaşanan travmaların etkisiyle kişide şiddet eğilimlerini de açığa çıkartabilir. Siber zorba davranışları, tanıkların kendilerini korumak adına özdeşleşme mekanizmasına bağlı olarak kabul görebilir. Söz konusu okul öncesi yaş grubu olduğunda mağdurlar kadar tanıkların da rehabilite edilmesine özen gösterilmesi gerekir. Aksi durumda, siber zorbalığa tanıklık eden çocukların ileride birer siber zorba haline gelmesini önlemek zorlaşır. Siber zorbalık cezası bu gibi durumlarda yetersiz kalabilir. Bu yaş grubunda özdeşleşme mekanizması oldukça etkindir. Bu mekanizma nedeniyle özbenlik algısı yeterince gelişmez ve cezaya karşı ilgisizlik görülebilir. Siber zorbalıktan bir tür doyum almaya başlayan çocukların ileride birer siber zorbaya dönüşmemesi için ebeveynlerin ve eğitim kurumlarının üzerine büyük sorumluluklar düşüyor. 

Siber zorbalığı önlemek için neler yapmak gerekir?

Yukarıda kısaca ele aldığımız üzere siber zorbalık, gerçekten de ciddi bir sorundur ve bu sorunla mücadeleye gereken özen gösterilmezse, daha büyük sorunlara zemin hazırlanabilir. Bu noktada, “Siber zorbalık nasıl önlenir?” diye merak ediyor olabilirsiniz. Aslında bu sorunun tek bir cevabı yok. Bu soruya verilecek tüm cevaplar, belirli bir yöntemden ziyade belirli bir davranış şeklinin geliştirilmesi amacına yöneliktir. Günümüzde siber zorbalık araştırma çalışmaları devam etmekte ve siber zorbalığı önlemek için farklı kanallar devreye sokulmakta. Fakat etkin sonuçlar alabilmek için konuya bütüncül yaklaşmak ve siber zorbalığın boyutlarının farkında olmak gerekir. Siber zorbalık konusunu ele aldığımız yazımızın bu kısmında, siber zorbalığı önlemek için neler yapmak gerektiğine dair birkaç temel noktaya kısaca işaret edeceğiz. Eğer siz veya çocuğunuz siber zorbalık suçu ile karşı karşıya gelmişseniz, profesyonel destek için mutlaka bir uzmanla iletişime geçmelisiniz. 

Gizlilik ve güvenlik ayarlarına dikkat etmelisiniz.

Sosyal medya hesaplarındaki gizlilik ve güvenlik ayarlarını etkin bir şekilde kullanırsanız, siber zorbalık karşısında önemli bir korunma sağlayabilirsiniz. Bu ayarlar sayesinde, tanımadığınız kişilerin sizi ve çocuğunuzu takip ve rahatsız etmesini önleyebilir, profil bilgilerinizi sınırlandırabilirsiniz. İnternet güvenliğini arttırmak için, hizmet sağlayıcınızdan gerekli bilgileri öğrenebilir, güvenli internet seçeneklerinden yararlanabilirsiniz. Ayrıca, çocuğunuzun her fotoğrafı veya video kaydını sosyal medyada paylaşmamalı, paylaşacağınız görüntülerin erişimini mutlaka sınırlandırmalısınız. Olası zararları en aza indirmek için, çocuğunuzla her zaman güçlü bir iletişim kurmalısınız. Tanımadıkları kişileri arkadaş olarak eklememeleri, profillerini herkese açık tutmamaları, öfke ve şiddet içeren yazı ve yorumlar paylaşmamaları konularında çocuğunuza gerekli eğitimi vermelisiniz. Böyle durumlarla karşılaşmaları halinde, siber zorbayı görmezden gelmek yerine durumu derhal size bildirmeleri konusunda da onları mutlaka uyarmalısınız.

Çocuğunuzun sosyal medya kullanımını sınırlandırmalısınız.

Ülkemizde ve dünya genelinde internet kullanım yaşı her geçen gün biraz daha düşüyor. Okul öncesi yaş grubunun oyun ve çeşitli uygulamalar için kullanmaya başladığı internet, eğitim hayatı içinde daha fazla öne çıkıyor. Bununla birlikte, çocuğunuzun internet ve özellikle de sosyal medya kullanım şekline ve niteliğine özen göstermelisiniz. Çocuğunuzda eğer en küçük bir içe kapanma, gerginlik veya kızgınlık hissederseniz, internet ve sosyal medya kullanım şeklini mercek altına almalısınız. Fakat, herhangi bir sınırlandırma yaparken kesinlikle şiddete başvurmamalısınız. Çocuğunuz internette veya sosyal medyada fazla vakit geçiriyorsa, onu doğal yollarla sportif etkinliklere veya çeşitli hobilere yönlendirebilirsiniz. Çocuğunuzun siber zorbalığa maruz kaldığını öğrenirseniz, onu kesinlikle yargılamadan dinlemelisiniz. Sorunu kendi başına çözmek istemişse, güven sarsıcı tutum ve davranışlardan kaçınmalısınız.

Çocuğunuzun vücut mahremiyetini korumalısınız.

Vücut mahremiyeti eğitimi, kişilik gelişiminde çok önemli bir role sahip. 2 yaşını dolduran çocuklar, mahremiyet eğitimi konusunda kritik bir dönemeçte. 2 yaşına kadar mahremiyet konusunda temel davranış özelliklerini çocuğunuza kazandırırsanız, çocuğunuz bu eğitimi daha kolay tamamlayabilir. Bu bağlamda, çocuğunuzun mahremiyetine zarar veren fotoğraf veya video çekimleri yapmaktan kaçınmalısınız. Çocuğunuzla birlikte geçirdiğiniz zaman dilimlerinde, özel ve bireysel sınırlarını korumak konusunda ona gerekli farkındalıkları mutlaka kazandırmalısınız. Çocuğunuzu hiçbir zaman sorunun bir parçası olarak görmemeli, çözümün bir parçası olarak görmelisiniz. Bu konularda istediğiniz davranış tarzı değişikliğini sağlamada güçlük çekiyorsanız, çocuğunuzun okulundan ve rehberlik servislerinden gerekli desteği alabilirsiniz.

Birlikte daha fazla vakit geçirmelisiniz.

Sosyal medya platformlarında siber zorbalık nedeniyle oluşabilecek mağduriyetleri önlemek için yaş sınırı uygulamasına yer verilmekte. Ne var ki, oyun oynamak ve diğer gerekçelerle çocuklar yaşlarını büyük göstererek kolayca kullanıcı hesabı oluşturabilmekte. Bu da çocukları, siber zorbalık tehditlerine açık hale getirmekte. Çocuğunuzla daha fazla vakit geçirirseniz, hem bilginiz olmadan açtığı hesapları fark eder, hem de olası bir saldırıyı daha kısa sürede fark edip gerekli korumayı sağlayabilirsiniz. Çocuğunuza oyun amacıyla bir kullanıcı hesabı açtıysanız, oyun oynarken mutlaka yanında olmalısınız. Bu hesabı sürekli gözetim altında tutmalı, size sormadan bir paylaşım yapmaması konusunda onu uyarmalısınız. Karşınıza çıkan paylaşımlar içinde en küçük bir zorbalık ifadesi gördüğünüzde, bu paylaşımları kesinlikle beğenmemeli ve paylaşmamalısınız. Bu gibi basit önlemler sayesinde, çocuğunuzla arkadaşlık ilişkilerinizi güçlendirebilir, birlikte hem keyifli vakit geçirebilir, hem de çocuğunuzun bilinçli bir internet ve sosyal medya kullanıcısı olmasını sağlayabilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Related Posts

  1. Siber zorbalık için önce eğitim gerekiyor, kişisel eğitim tamamlandıktan sonra karşı tarafa da uymamak gerekiyor. Kullandığımız uygulamaların gizlilikleri konusunda biraz bilinçli olmak gerekiyor. İhtiyatlı olmak gerekiyor…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir