Sırmakeş: 130 yıllık bir başarı hikayesi…

Ambalajlı su sektörünün en köklü markalarından biri olan Sırmakeş, 130 yıldır tüketicileri doğal kaynak suyu lezzetiyle buluşturuyor. Beykoz ormanları içinde doğallığını koruyarak onlarca yıl tulumbaları, küpleri, testileri, şişeleri dolduran Sırmakeş doğal kaynak suları, günümüzde modern şişeleme teknolojisiyle tüketicilere ulaşıyor. Geleneksel lezzetin çağdaş sunumunu ifade eden Sırmakeş, sıradan bir ambalajlı su markası olmanın ötesinde, tarihten gelen bir su içme keyfini ifade etmekte. Dönemin ünlü yazar, gazeteci ve yayıncısı Ahmet Mithat Efendi‘nin verdiği Sırmakeş ismini taşıyan bu sular, Osmanlı Devleti’nin son döneminde İstanbul’da saraylarda ve konaklarda en fazla tüketilen sulardan biriydi. Bir Ofix Blog klasiği olan başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Sırmakeş‘in başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız. 

Sırmakeş’in Kurucusu Ahmet Mithat Efendi

Ahmet Mithat Efendi, 1844 yılında İstanbul’da doğdu. Babasını küçük yaşta kaybettiği için eğitimini bir süre abisinin gözetiminde sürdürdü. Orta öğrenimini Tophane ve Niş’te tamamladı. Bu süreçte Fransızca öğrendi ve Fransız edebiyatına büyük ilgi duydu. Eğitiminin ardından, Osmanlı Devleti’ne bağlı Tuna Vilayeti’nde katiplik görevine başladı. Bu görevi sırasında bir taraftan devlet adına resmi yazışmaları düzenliyor, bir taraftan da Fransızca çeviri yapıyordu. İşine gösterdiği özen sayesinde, dönemin Tuna valisi Mithat Paşa‘dan büyük ilgi gördü. Genç Ahmet‘e kendi ismi olan Mithat ismini de o koydu. Mithat Paşa‘nın Bağdat’a tayin edilmesinin ardından Ahmet Mithat Efendi, onunla birlikte Bağdat’a gitti. Ve vilayet adına yayınlanan Zevra gazetesinin yazı işleri müdürlüğünü üstlendi.

1871 yılında İstanbul’a dönen Ahmet Mithat Efendi, yayıncılık alanında gerçekleştirdiği çalışmaları İstanbul’da da sürdürmek istedi. Bu amaç doğrultusunda, evinde küçük bir basımevi kurdu ve Dağarcık isimli dergiyi çıkarttı. Fakat ne var ki, dergide Darwin üzerine yazdığı bir yazı nedeniyle Rodos’a sürgün edildi. Meşrutiyet’in ilan edilmesinden sonra, İstanbul’a döndü ve Takvim-i Vekayi gazetesinin yöneticiliğini yaptı. Aynı zamanda da Matbaa-i Amire‘nin müdürlüğünü üstlendi. 1878 yılında kurduğu Tercüman-ı Hakikat gazetesi, günlük ve siyasi gelişmelere ışık tutarken dönemin en önemli gazetesi haline geldi. Gazetede yer alan haber ve yazıların neredeyse tamamı, Ahmet Mithat Efendi tarafından kaleme alınıyordu. Gazetenin dağıtım ve satış işlerini de bizzat kendisi yapıyordu.

Gazetecilik mesleğiyle yazarlığı birleştiren Ahmet Mithat Efendi, bu dönemde çok sayıda eser kaleme aldı. Daha çok Osmanlı modernleşmesi üzerine odaklanan bu eserler, o dönemin şartları içinde geniş bir okur kitlesine ulaşıyordu. Gazete satışlarından ve eserlerinden elde ettiği gelirle, İstanbul’un en sakin bölgelerinden biri olan Beykoz’da bir yalı aldı. Beykoz’a yerleştikten sonra, günlük gazete yazılarının yanı sıra edebiyata ve çeviriye odaklandı. Halkı aydınlatmak istediği konularda gazete yazılarını etkin şekilde kullandı. Edebiyat eserlerinde de aynı amaçla ansiklopedik bilgiler vermekten kaçınmadı.

Sırmakeş’in Doğuşu

1890 yılında Ahmet Mithat Efendi, Beykoz Dereseki Köyü’nde küçük bir çiftlik kurdu. Bu çiftlikte, Avrupa’dan getirttiği kuluçka makinesiyle modern anlamda tavukçuluk yapmaya başladı. Beykoz’a ilk kiraz ve vişne fidanları ile arı kovanlarını getiren kişi de yine o oldu. Çiftliğinde tarım ve hayvancılığın gelişebilmesi için iyi bir su kaynağına ihtiyacı vardı. Çiftliğine en yakın su kaynağı, özel Müezzinoğlu arazisinde bulunuyordu. Çiftliğinin su ihtiyacını karşılamak için bu araziyi satın almak istedi. Bununla birlikte bu su, aynı zamanda içme suyu olarak da tüketilebilecek kadar lezzetli bir suydu. Bunun üzerine Ahmet Mithat Efendi, bu suyu yalnızca çiftliğinde kullanmakla yetinmeyip aynı zamanda da İstanbullularla buluşturmaya karar verdi.

Suyun lezzetinin yanı sıra rengi de Ahmet Mithat Efendi‘yi çok etkilemişti. Suyun rengini sırmaya benzetti ve adını, “sırma yapan kişi” anlamına gelen Sırmakeş koydu. Sırmakeş sularının halkın beğenisine sunulması için Beykoz’dan Suriçi’ne taşınması gerekiyordu. Bu iş için en uygun araçların başında çatanalar geliyordu. Böylelikle Sırmakeş suları, ilk olarak 1890 yılında çatanalarla taşınarak İstanbulluların beğenisine sunuldu. Halkın yanı sıra yöneticilerin de lezzetinden çok hoşlandığı Sırmakeş doğal kaynak suları, Osmanlı Devleti’nin son döneminde saraylarda ve konaklarda en fazla tüketilen sulardan biri haline geldi.

Dönemin İstanbul’unda tüketilen sular, daha çok çevre köylerdeki su kaynaklarından geliyordu. İstanbulluların en sevdiği sular arasında Çırçır, Taşdelen, Karakulak gibi sular üst sıralarda yer alıyordu. Kaynak sularının her birinin kendine özgü bir lezzeti vardı. Şehir halkı, çeşmelerden temin ettikleri sulara alternatif olarak kendi su içme zevklerine uygun kaynak sularını seyyar su satıcılarından satın alabiliyordu. Özellikle orta ve üst tabakanın yaşadığı konaklarda, sıradan çeşme suyu kullanılmıyor, ev halkının tercih ettiği kaynak suları tüketiliyordu. Böyle bir dönemde Ahmet Mithat Efendi‘nin Sırmakeş doğal kaynak suları, İstanbul halkını yepyeni bir lezzetle tanıştırdı.

Osmanlı’dan Günümüze Sırmakeş

Sırmakeş doğal kaynak suları, Beykoz ormanlarından kaynağını alan ve cam gibi bir görünüme sahip çok lezzetli bir su çeşidiydi. Sırma gibi görünen bu sular, 1890’ların ikinci yarısından itibaren Dersaadet’in en önemli içme suyu haline geldi. Paşa konaklarında yapılan toplantılarda ve verilen davetlerde Sırmakeş suları ikram ediliyordu. Geleneksel içeceklerimizden biri haline gelen Türk kahvesi, konaklarda genellikle Sırmakeş sularıyla pişirilmekteydi. Paşa konaklarının yanı sıra saraylara da bu sular gönderiliyor, su gurmelerinin tavsiyesi üzerine hanedan mensupları da bu suları tercih ediyordu. Sırmakeş sularının Beykoz’dan Suriçi’ne taşınırken lezzetinin bozulmaması içinse cam şişeler kullanılıyordu. Bu yönüyle Sırmakeş için, Osmanlı tarihinin ilk şişelenmiş su markası diyebiliriz.

Sırmakeş sularının ünü zaman içinde sınırları aştı. Nitekim, saraylarda yapılan toplantılarda ve verilen davetlerde bu sular, yabancı devletlerin elçilerine de ikram edildi. Sırmakeş sularının lezzetine hayran kalan elçiler, bu lezzete duydukları hayranlığı gizlemediler. Hatta, kendi ülkelerine döndüklerinde bile bu lezzeti aradılar. Bu durumun farkında olan saray yönetimi, yabancı devletlere yolladığı hediyeler arasında Sırmakeş doğal kaynak sularına da yer vermeye başladı. Böylelikle Sırmakeş markası, ülkemizi yurt dışında başarıyla temsil eden bir ambalajlı su markası haline geldi. Elçilere gönderilen cam su şişeleri, geleneksel cam işlemeciliği sanatımızda “çeşm-i bülbül” olarak ifade edilen tarza sahipti. Böylelikle suyun lezzetinin yanı sıra şişesi de büyük ilgi görüyor ve bizi yansıtıyordu.

Osmanlı’dan günümüze Sırmakeş, doğal lezzetini hiç bozmadan ürünlerini tüketicilerle buluşturmakta. Tedarik zinciri yönetiminde sağladığı üst düzey koruma önemleri sayesinde Sırmakeş doğal kaynak suları, 130 yıllık lezzetinden hiçbir şey kaybetmeden günümüzde de milyonlarca tüketiciye ulaşıyor. Lezzetinin yanı sıra içimi de hafif olan bu sular, Osmanlı’nın son döneminde gelişen su içme kültürünü günümüze taşıyor. Sırmakeş doğal kaynak sularının satışı günümüzde, 19 litrelik damacana ve 15 litrelik cam damacana ile 10, 5, 1.5, 0.5, 0.33 ve 200/300 cc pet şişelerle yapılmakta.

Ofis dostu Sırmakeş doğal kaynak suları Ofix.com’da!

Sırmakeş markasının başarı hikayesini okurlarımızla paylaştığımız bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix.com‘un verilerine göre ofislerin en çok sipariş verdiği Sırmakeş suları içinde ilk üçte yer alanları kısaca tanıtacağız. Sitemizde kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için burayı tıklayabilirsiniz.

Sırmakeş Bardak Su 200 ml x 60 Adet

Listemizin ilk sırasında, Sırmakeş bardak su 200 ml x 60 adet var. İnternette Sırmakeş markasıyla ilgili yapılan aramalarda Sırmakeş bardak su araması ilk sıralarda yer alıyor. Sırmakeş bardak su fiyatı araması da yine, internet kullanıcılarının bu bağlamda merak ettiği konulardan biri. Sırmakeş bardak su 200 ml x 60 adet ürünümüz, ofiste veya ofis dışı ortamlarda bardak su ihtiyacına lezzetli ve ekonomik çözümler sunuyor. 5-15 derecede serin ve gün ışığından uzak bir alanda saklandığında lezzetini kaybetmeyen bu ürünler, geleneksel Sırmakeş lezzetini tüketicilerin beğenisine sunuyor. Sırmakeş bardak su 200 ml x 60 adet ürünümüz için fiyat bilgisi öğrenme ve sipariş işlemlerinizi buradan yapabilirsiniz.

Sırmakeş Su Pet Şişe 1.5 L x 6 Adet

Listemizin ikinci sırasında, Sırmakeş su pet şişe 1.5 l x 6 adet var. İnternet kullanıcılarının Sırmakeş su şeklinde aramasını yaptığı bu ürünler, 1.5 litre hacmiyle doğal kaynak suyu lezzetine daha uzun süre ulaşmanızı sağlıyor. Paket içi adedi 6 olan bu ürünleri de aynı saklama koşullarında saklamanız gerekir. Aksi durumda, doğal lezzetinde bozulma olabilir. Sırmakeş su fiyatları ise piyasa ortalamasına göre makul düzeyde. Sırmakeş su pet şişe 1.5 l x 6 adet ürünümüz için fiyat bilgisi öğrenme ve sipariş işlemlerinizi buradan yapabilirsiniz.

Sırmakeş Su Pet Şişe 500 ml x 12 Adet

Listemizin üçüncü sırasında, Sırmakeş su pet şişe 500 ml x 12 adet var. 500 ml’lik pet şişe sular, mobil ortamlarda suya erişim konusunda daha pratik çözümler sunabiliyor. Çantanızda veya arabanızda bulundurabileceğiniz bu ürünler, mobil ortamlarda su ihtiyacınızı kolayca karşılayabilir. Lezzet bakımından üstün niteliklere sahip Sırmakeş fiyat bakımından da bütçe dostudur. Daha geniş hacimli ihtiyaçlarınız için Sırmakeş damacana veya Sırmakeş cam damacana ürünlerini deneyebilirsiniz. Sırmakeş su pet şişe 500 ml x 12 adet ürünümüz için fiyat bilgisi öğrenme ve sipariş işlemlerinizi buradan yapabilirsiniz.

Ofix.com‘da satışı devam eden diğer Sırmakeş ürünlerini buradan inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza başarı hikayeleri ile dolu bir hafta diliyoruz…

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir