Start Up’ınıza En Doğru Ortağı Bulmanın Yolları

Sonbahar geldi sevgili beyaz yakalılar! Yaptığı işten, çalıştığı ofisten, maaş aldığı şirketten memnun olan benim gibi beyaz yakalıların keyfi yerinde. Fakat herkes böyle değil elbette. Yaratıcı fikirlerini yönetime kabul ettirmeye çalışmaktan bıkıp usanan, yaptığı işten hiç keyif almayan ve tüm mesaisini bir masa ve bilgisayar başında oturup pinekleyerek geçirmek istemeyen birçok okurumun olduğunu tahmin edebiliyorum. Kendi start up’ını, yani girişimini kurmak istediği halde henüz doğru ortağı bulamadığı için yaptığı işe mahkum kalan bu okurlarım için bu hafta çok güzel bir liste hazırladım. En saygın business sitelerini inceledim, ortak seçerken dikkat edilmesi gereken konuları kısaca özetledim. Start up’ınıza en doğru ortağı bulmanın yolları işte huzurlarınızda…

Öncelikle kendinizi eleştirin. Özgeçmişinizdeki eksikler neler mesela?

Tabii ki birer Superman değilsiniz. Kaldı ki, o bile son filmde mahkeme binasındaki bombayı fark edemeyecek kadar insanlaşabiliyordu! Batman de değilsiniz belli ki. Onun da öfkesine nasıl yenik düştüğünü, durduk yere Superman‘in kafasında nasıl da tuvalet lavabosu kırdığını gördük! Demem o ki, süper kahramanların bile eksikleri varsa, sizin neden olmasın! Eğer iyi bir öz eleştiri yapar ve eksiklerinizin neler olduğunu tespit ederseniz, start up’ınıza en doğru ortağı bulmak için önünüzde doğru perspektifler açılacaktır. Bu eksikleri kapatabilecek kişiler sizin için en doğru ortak olabileceği gibi, onların eksiklerini kapatabilecek en doğru ortak da siz olabilirsiniz. Bu sayede yaratıcı fikirlerinizi kendi start up’ınızda çok daha az eksikle iş dünyasına kazandırabilirsiniz. 

Sosyal medya bunun için var: Herkesle konuşun!

Dünyayı şimdilik geçelim; sadece Türkiye’de kaç kişi bu yıl yeni bir start-up‘a adım atmayı düşünüyordur sizce? Sadece üniversite öğrencilerini düşünseniz bile, rakam çok yüksek değil midir? Ve bu durumu fırsata dönüştürmek tamamen sizin elinizde. Sosyal medya, bütün o LinkedIn‘ler, Facebook‘taki gruplar, Twitter‘lar bunun için var sevgili beyaz yakalılar. Fikrinizden olabildiğince fazla insana bahsedin, onlarla fikir alışverişinde bulunun. Bir noktada sizinle en çok uyuşabilecek üsluba sahip insanlarla mutlaka karşılaşırsınız. Tabii bu arada, fikrinizi tüm ayrıntılarıyla anlatmanızı önermiyorum. Fikir hırsızlığı bu ara almış başını gidiyor çünkü! 

Umudunuzu hiçbir zaman kaybetmeyin! 

Ortak adayınız hakkında topladığınız bilgiler, onun size sunduğu öneriler, o efsanevi CV’si ya da girişiminize sağlayabileceği maddi destek… Tüm bunlar iyi hoş da bundan 5 yıl sonra hâlâ o insanla iş yapmaya devam etmeyi isteyecek misiniz acaba? Yani şunu demek istiyorum. Start up’ınıza ortak olacak kişiyle çok iyi anlaşabilmeli, çok güçlü bir dostluk ve sevgi bağı kurmalısınız. Yoksa sorunların üstesinden gelecek gücü hiçbir zaman bulamaz, birkaç yıl içinde start up’ınızın çöküşünü izlemek zorunda kalabilirsiniz. Böyle bir ortak bulmak hiç de kolay değil. Bu yüzden, aramaktan vazgeçmemeli ve umudunuzu yitirmemelisiniz. Ortağınız olacak kişiyle kendinizi, bundan 10 yıl sonra aynı ofiste aynı şirketi yönetirken hayal edemiyorsanız birlikte çalışmaya hiç başlamayın derim.

Haftaya görüşmek üzere.

Ofixboy…

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir