Tarık Akan: Yeşilçam’dan bir başarı hikayesi…

Türk sinemasının en önemli oyuncularından biri olan Tarık Akan, 1970 yılında Ses dergisinin açtığı yarışmada birinci olmasının ardından Yeşilçam’a başarılı bir giriş yaptı. Makine mühendisliği ve gazetecilik eğitimi aldığı halde ekonomik durumu iyi değildi ve yarışmaya aslında ekonomik nedenlerle katılmıştı. “Üçüncü gelsem bile 5 bin lira kazanırım” diyerek şansını denemek istemişti. Fakat kazandığı birincilik sayesinde yeni bir hayata adım attı. Uzun boylu ve yakışıklı görünümü ile oyunculuk yeteneği sayesinde Yeşilçam’ın romantik ve melodram filmlerinin değişmez başrol oyuncularından biri oldu. Filmlerinde canlandırdığı Ferit karakteri, modern Türk erkeğinin sembolü haline geldi. Rol aldığı toplumsal içerikli filmlerle sanatçı duyarlılığını yansıttı. Oyunculuğun yanı sıra yapımcılık ve yazarlıkta da yeteneklerini gösteren Tarık Akan, ülkemizin yetiştirdiği en önemli değerlerden biri olarak herkesin sevgisini kazandı. Bir Ofix Blog klasiği olan başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Tarık Akan‘ın hayatından kesitler sunarak başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız. 

Tarık Akan kimdir?

Tarık Akan olarak bilinen Tarık Tahsin Üregül, 13 Aralık 1949 tarihinde üç çocuklu bir ailenin üçüncü çocuğu olarak İstanbul’da dünyaya geldi. Subay olan babası Yaşar Üregül‘ün görevi nedeniyle küçük Tarık Erzurum, Dumlupınar, Kayseri gibi Anadolu’nun pek çok şehrinde bulundu. Erzurum’da başladığı ilkokul eğitimini Kayseri’de tamamladı. Yaşar Üregül‘ün emekli olmasıyla birlikte küçük Tarık ve ailesi İstanbul’a yerleştiler. Bakırköy’de ortaokul ve liseyi bitiren Tarık, üniversite eğitimini Yıldız Teknik Üniversitesi‘nde makine mühendisliği alanında tamamladı. Ailesine yük olmamak için harçlığını işportacılık yaparak çıkarmaya başladı. Mezuniyetinin ardından Bakırköy’de cankurtaranlığa başladı. Aynı zamanda da seyyar satıcılık yapmayı sürdürdü. Makine mühendisi olduğu halde gazeteciliğe ilgi duydu ve İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Yüksek Okulu‘nda gazetecilik eğitimi almaya başladı. 1970 yılına kadar farklı işlerde çalıştıktan sonra Ses dergisinin düzenlediği sinema artisti yarışmasına katıldı. Kazandığı birincilikle birlikte Yeşilçam’a adım attı ve Türk sinemasının en önemli jönlerinden biri haline geldi. 

Tarık Akan ve Yeşilçam

1956 yılında haftalık dergi olarak yayınlanmaya başlanan Ses dergisi, yerli sinema ve müzik sektörünün gelişiminde çok önemli bir role sahipti. Sinema ve müziğin yanı sıra resim, tiyatro, moda ve benzeri alanlarda yaşanan gelişmeleri okurlarıyla paylaşan Ses dergisi geniş kitlelere ulaşıyordu. Derginin kapakları bile pek çok insanın ilgisini çekiyordu. 1960’lı yıllardan itibaren bu dergi, başta sinema ve müzik olmak üzere görsel sanatların hemen tüm branşlarında önemli kazanımların açığa çıkmasını sağladı. Düzenlediği yarışmalarla farklı sektörlere birbirinden değerli isimleri kazandırdı. 1963 yılında Ediz Hun ve Ajda Pekkan, Ses dergisinin yarışmaları sayesinde sanat hayatlarına adım atmıştı. 1967 yılında Kadir İnanır finale kalmayı başarmıştı. 1970 yılında düzenlenen oyunculuk yarışmasında birinciliği kazanan Tarık Akan da bu isimlerden biri olacaktı. Uzun boyu ve yakışıklı görünümüyle Yeşilçam’da çok önemli bir boşluğu dolduracak olan Tarık Akan, oyunculuk alanında kendi kendisini geliştirecek ve kısa sürede pek çok ödüle layık görülecekti. 

Ses dergisinin düzenlediği yarışmaya Tarık Akan aslında tamamen ekonomik nedenlerle katılmıştı. Oyunculuktan çok, kazanacağı para ödülüne odaklanmıştı. “Üçüncü gelsem bile 5 bin lira kazanırım” diyor, şansını denemek istiyordu. Makine mühendisliği ve gazetecilik eğitimi aldığı halde henüz düzenli bir geliri yoktu. Cankurtaranlık ve işportacılığın yanı sıra düğün salonu müdürlüğü, hatta bilet karaborsacılığı bile yapmıştı. Yarışmadan kazanacağı para ödülü ekonomik anlamda elini rahatlatabilirdi. Fakat beklentisinin üzerinde bir başarı elde etti. Kazandığı birincilik sayesinde yeni bir hayata adım attı. Rol aldığı ilk film, 1971 yılında vizyona giren Solan Bir Yaprak Gibi filmiydi. Başrollerini Fatma Girik ile Münir Özkul‘un paylaştığı bu film, Tarık Akan‘ın oyunculuk kariyeri için çok önemli bir fırsattı. Filmdeki Murat Sayman karakteriyle dikkatleri üzerine çekti. Hayatında ilk kez kamera karşısına geçen Tarık Akan oyunculuk konusunda doğal bir yeteneğe sahipti. Birlikte oynadığı usta isimlerin de katkısıyla kamera önünde rolünü adeta yaşıyordu. 

Yeşilçam’ın Ferit’i

1971 yılında Tarık Akan, Melek mi, Şeytan mı? filminde bu kez Sedat rolüyle seyirciyle buluştu. Bu kez rol arkadaşları Türkan Şoray ve Metin Serezli‘ydi. 1972 yılında Sisli Hatıralar‘da Türkan Şoray‘la tekrar beyaz perdeyi paylaştı. Sisli Hatıralar‘da Hakan rolüyle seyircinin karşısına çıkan Tarık Akan, yakışıklı ve romantik sevgili rolüyle genç kızların kalbini kazanmaya başladı. Bu süreçte Ses dergisi Tarık Akan‘la ilgili haberlere özellikle yer veriyor, yarattığı yıldızın yükselmesini sağlıyordu. Aynı yıl vizyona giren Beyoğlu Güzeli‘ndeki Ferit rolü, Tarık Akan‘ın filmlerinde en çok kullanacağı Ferit ismiyle oynadığı ilk film oldu. 1970’li yıllara damgasını vuran kült karakterlerden biri haline gelecek Ferit karakteri romantik, yakışıklı, şehirli, modern Türk erkeğinin bir sembolü oldu. Bu filmin ardından Emine, Vefasız ve Azat Kuşu geldi. 1972 yılında vizyona giren Sev Kardeşim‘de tekrar Ferit rolüyle seyirciyle buluşan Tarık Akan, Yeşilçam’ın romantik ve melodram filmlerinin değişmez başrol oyuncularından biri haline geldi. 

1972 yılında Kaderimin Oyunu ile Tarık Akan‘ın beyaz perdedeki ünü artmaya devam etti. Birbirine kavuşmaya çalışan iki gencin hikayesini anlatan bu filmde Tarık Akan‘ın rol arkadaşı Hülya Koçyiğit‘ti. Yaşadıkları dramatik olayların ardından birbirinden habersiz aşklarının yasını tutmaya çalışan bu gençlerin hikayesi seyirciler tarafından çok beğenildi. 1972 yılında vizyona giren Suçlu filmi Tarık Akan‘a en iyi erkek oyuncu dalında ilk ödülünü kazandırdı. Filmde Tarık Akan‘a bu kez Fatma Belgen eşlik etti. Aynı kadına aşık olan iki kardeşin hikayesini anlatan bu film, 1973 yılında düzenlenen Antalya Altın Portakal Film Festivali‘nde Tarık Akan‘a en iyi erkek oyuncu ödülünü kazandırdı. 1970 yılında kazandığı birincilikten sonra bu ödül, kariyerinde çok önemli bir başarıydı. 1972 yılında vizyona giren Tatlı Dillim filminde bir kez daha Ferit rolüyle seyirciyle buluştu. 1972 yılında Aşkların En Güzeli, 1973 yılında Bebek Yüzlü, Feryat, Üç Sevgili, Para filmleri Tarık Akan‘a duyulan sevgiyi arttırdı. 

Tarık Akan Filmleri

Tarık Akan‘ın başarı hikayesi, 1973 yılında vizyona giren Canım Kardeşim filmiyle yeni bir dönüm noktasını geride bıraktı. Yeşilçam’ın yakışıklı, zengin ve romantik delikanlısı bu kez yokluk içinde bir ailede kanserle mücadele eden küçük kardeşine televizyon almak için uğraşan bir abi rolüyle seyirciyle buluştu. Ünlü yönetmen Ertem Eğilmez‘in kült filmlerinden biri haline gelen bu filmde Tarık Akan‘a başrolde Halit Akçatepe ve Kahraman Kıral eşlik etti. 1973 yılında Umut Dünyası ve Yalancı Yarim filmleri de Tarık Akan ismini Yeşilçam’da öne çıkardı. 1974 yılında vizyona giren Oh Olsun ve Boşver Arkadaş filmlerinde Tarık Akan, bir kez daha Ferit rolüyle seyirciyle buluştu. Aynı yıl vizyona giren Yeryüzünde Bir Melek filmi de çok beğenildi. Esir Hayat filminde bir mühendisi oynayan Tarık Akan, Kanlı Deniz filmindeki Ahmet karakteriyle oyunculuk yeteneğini bir kez daha gösterdi. Mahcup Delikanlı‘daki Metin rolü de seyirciden büyük alkış aldı. 

1975 yılında vizyona giren Mavi Boncuk filmi, Yakışıklı Necmi rolüyle Tarık Akan ismini bir kez daha öne çıkardı. Ardından Memleketim, Yaz Bekarı ve Ateş Böceği filmleri geldi. Ferit rolüyle oynadığı filmlere Ah Nerede ve Delisin eklenirken, Damat Ferit rolüyle yer aldığı Hababam Sınıfı ile başarısını zirveye taşıdı. Serinin devamı olan Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı‘da Damat Ferit rolüyle filmin başarısını arttırdı. Hababam Sınıfı serisinde Münir Özkul tarafından canlandırılan otoriter Mahmut Hoca karakterinin karşısında Damat Ferit, zekası sayesinde otoritenin yasaklarından kurtulmayı başaran, özgürlüğüne düşkün ve dost canlısı bir karakterdi. Otorite karşısında en önemli desteği ise Hafize Ana‘dan görüyordu. Yeşilçam’ın unutulmaz ismi Adile Naşit tarafından canlandırılan bu karakter, Türk sinemasında fedakar ve sevgi dolu bir anne karakterinin de ilk örneğiydi. Çocuklarının haylazlıklarını mazur gören Hafize Ana, okul zilini her çaldığında çocuklarını adeta özgürlüğe kavuşturuyordu. 

Yeşilçam’ın En Üretken Oyuncusu

Yeşilçam’a ilk adım attığı günden bu yana ömrünün çoğunu kamera karşısında geçiren Tarık Akan, 1970’lerin ikinci yarısında çok sayıda filmde rol almayı sürdürdü. 1976 yılında Evcilik Oyunu, Bizim Aile, Öyle Olsun, Aşk Dediğin Laf Değildir ve Kader Bağlayınca filmleriyle seyircinin karşısına çıktı. 1977 yılında Babanın Evlatları, Bizim Kız, Baraj ve Nehir filmleri Tarık Akan sayesinde önemli başarılar yakaladı. 1978 yılında vizyona giren Maden filmi, Tarık Akan‘a en iyi erkek oyuncu ödülünü ikinci kez kazandırdı. Aynı yıl Sürü filmindeki Şivan karakteriyle Tarık Akan, bu ödülü üçüncü kez kazandı. Lekeli Melek ve Seninle Son Defa filmleri de büyük beğeni topladı. 1979 yılında Adak filmiyle en iyi erkek oyuncu ödülünü dördüncü kez kazandı. Kanal filmindeki kaymakam rolü büyük iz bıraktı. 1980 yılında Demiryol filmi seyirciler tarafından takdirle karşılandı. 1982 yılında Herhangi Bir Kadın, Deli Kan ve Yol filmleriyle seyircinin karşısına çıktı. 

1970’lerin ikinci yarısında Tarık Akan, Türk sinemasında Yılmaz Güney öncülüğünde başlayan toplumcu gerçekçilik akımından çok etkilendi ve toplumsal içerikli filmlerde rol almaya başladı. Bu yönüyle Tarık Akan‘ın sinema kariyeri içinde Yol filmi önemli bir dönüm noktası oldu. Yılmaz Güney sinemasının başyapıtı olarak kabul edilen bu film, Tarık Akan için olduğu kadar Türk sineması için de büyük başarıydı. Cannes Film Festivali‘nde büyük ödülü kazanan Yol filmiyle birlikte Tarık Akan ismi yurt dışında da duyulmaya başlandı. 1983 yılında Arkadaşım, Kaçak ve Gecenin Sonu filmlerinde rol aldı. 1984 yılında Damga, Kayıp Kızlar, Pehlivan, Yosma ve Alev Alev filmleri vizyona girdi. Pehlivan filmindeki Bilal rolüyle en iyi erkek oyuncu ödülünü bir kez daha kazandı. Bu filmle ayrıca Berlin Film Festivali‘nde jüri özel ödülüne layık görüldü. 1985 yılında Bir Avuç Cennet, Kan, Paramparça ve Tele Kızlar filmleriyle seyirciyle buluştu. 

1980’lerden Günümüze Tarık Akan

1979 yılında Tarık Akan, askerlik görevini yapmak için sinema kariyerine ara verdi. 12 Eylül 1980 Darbesi her alanda olduğu gibi sinemayı da olumsuz etkiledi. Toplumsal içerikli filmlerin yasaklandığı bu dönemde cinsel içerikli filmlere ilgi arttı. Bu süreçte Tarık Akan duruşunu hiç bozmadı. Geçimini sürdürmek için taksicilik yaptı. Yılmaz Güney filmlerinde yer almayı da sürdürdü. 12 Eylül’ün ardından başlayan yargılamalar sırasında 12 yıl hapis cezasıyla yargılandı. 1986 yılında Yasemin Erkut ile hayatını birleştirdi. Aynı yıl dünyaya gelen Barış Zeki Üregül ile babalık sevincini yaşadı. 1988 yılında ikiz çocukları Yaşar Özgür ile Özlem dünyaya geldi. 1988 yılında Tarık Akan‘ın seyirciyle buluşmasını sağlayan Dönüş, Kimlik ve Üçüncü Göz filmleri önemli gişe başarıları yakaladı. Bu filmler içinde Üçüncü Göz, yapımcılığını üstlendiği ilk film oldu. Bu filmdeki Tunç karakteriyle Tarık Akan bir kez daha en iyi erkek oyuncu seçildi. 

1990 yılında Bir Küçük Bulut, Karartma Geceleri, Berdel ve Devlerin Ölümü filmleriyle seyirciyle buluştu. Karartma Geceleri‘nde canlandırdığı Mustafa Ünal rolü, Altın Portakal Film Festivali ve Koza Film Festivali‘nde Tarık Akan‘a bir kez daha en iyi erkek oyuncu ödülünü kazandırdı. 1991 yılında Bir Kadın Düşmanı ve Uzun İnce Bir Yol filmlerinde rol aldı. 1992 yılında Taşların Sırrı dizisiyle televizyon ekranlarında yer aldı. Bu dizi, Tarık Akan‘ın oynadığı ilk televizyon dizisi oldu. 1994 yılında Yolcu, Çözülmeler, 1996 yılında Aşk Üzerine Söylenmemiş Her Şey, 1999 yılında Hayal Kurma Oyunları ve 2000 yılında Eylül Fırtınası ile seyirciyle buluştu. 2002-2004 yılları arasında devam eden Koçum Benim dizisi, oynadığı ikinci televizyon dizisi oldu. 2003 yılında Abdülhamid Düşerken, 2004 yılında Vizontele Tuuba ile beyaz perdede bir kez daha göründü. 2009 yılında Deli Deli Olma ve Karşıyaka Memleket filmleriyle seyirciyle buluştu. 2013 yılında Geç Gelen Ölüler‘de kendisini canlandırdı. 

Tüm okurlarımızın her gününün bir başarı hikayesi ile geçmesini diliyoruz… 

İlgili yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir