Trail koşusu yaparken nelere dikkat etmek gerekir?

Masa başı işlerde çalışan ve gün içinde çok az hareket eden beyaz yakalılar için sportif aktiviteler hem beden, hem de ruh sağlığı açısından oldukça faydalı. Bu aktiviteler içinde trail koşusu, kişinin hem hareket yeteneğini arttırıyor, hem de doğayla bütünleşmesini sağlıyor. Yol veya pist koşusuna göre daha farkı bir koşu türü olan trail koşusu, diğerlerine oranla biraz daha riskli. Arazi şartlarına uyum sağlayamayan koşucuların trail koşusu sırasında yaralanma riski daha yüksek. Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, trail koşusu yaparken nelere dikkat etmek gerektiği konusunu ele alacağız.

Trail koşusu nedir?

İngilizcede trail sözcüğü patika, iz, iz sürmek gibi anlamlara gelmekte. Türkçeye patika koşusu veya arazi koşusu olarak çevirebileceğimiz trail koşusu, belirli bir koşu türüdür. Bu koşunun diğerlerinden en önemli farkı, koşu parkurunun tümüyle doğal ortamlardan oluşması ve koşuyla birlikte aynı zamanda da doğaya dönüşün gerçekleşmesidir. Başka deyişle trail koşusu, patika veya arazide koşmanın ötesinde, patika veya arazi şartlarına uyum sağlayıp doğayla bütünleşmek, doğadaki zorlukların üstesinden gelmek için yaratıcı çözümler geliştirmek gibi anlamlara gelmekte. Bu nedenle trail koşusu için patika veya arazi koşusu demek aslında biraz yetersiz kalıyor. Sözcüğü bu şekilde çevirdiğimizde, işin doğayla ilgili bu kısmı geri planda kalıyor. 

Bu çerçevede trail koşusu, diğer koşu türlerindeki gibi sabit ve belirli bir parkura sahip değildir. Örneğin yol koşusu veya pist koşusunda sabit parkurlar vardır ve bunlar arasındaki mesafe bilinebilir. Aynı şekilde, bu koşularda zeminin yapısı genellikle darbe emici özelliğe sahiptir. Oysa, trail koşusunda belirli bir parkur olmadığı gibi, zemin de engebeli veya inişli çıkışlı olabilir. Trail koşusunda koşucu, nerede ve ne kadar koşacağına kendisi karar verir. Koşu için seçtiği arazi çim, toprak, kaya veya kumlu olabilir. Bu nedenle, trail koşusunun diğer koşu türlerine oranla daha riskli olduğu söylenebilir.

Trail koşusunun faydaları nelerdir?

Trail koşusunun en önemli faydası, koşucunun hareket yeteneğini arttırması ve doğayla bütünleşmesini sağlamasıdır. Trail koşusunda sabit ve belirli bir parkur olmadığı için koşu zemini sürekli değişir. Bir süre çim veya toprak zeminde koşan sporcu, kendisini birden kayalık veya kumlu zemin üzerinde bulabilir. Bu gibi değişimlerden her biri, koşucunun kendisini şartlara adapte etme yeteneğini geliştirmesini sağlar, sorunların üstesinden gelme becerisini geliştirir. Farklı zemin koşullarında olduğu gibi, trail koşusunu yaptığı ortamlarda hava koşulları da her an değişebilir. Bu gibi değişimlere karşı hazırlık yapan koşucu hem günlük hayatında, hem de iş hayatında risk analizi ve planlama yeteneklerini geliştirir, sorun çözme konusunda özgüvenini arttırır.

Trail koşusu yaparken nelere dikkat etmek gerekir?

Trail koşusunu kısaca bu şekilde ele aldıktan sonra yazımızın bu kısmında, trail koşusu yaparken nelere dikkat etmek gerektiği hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. Kronik bir hastalığınız veya trail koşusunu engelleyecek herhangi bir sağlık sorununuz varsa bu bilgilerden ne şekilde yararlanacağınızı fizyoterapistinize danışabilirsiniz.

Doğru yer ve zamanı belirlemelisiniz.

Trail koşusu açık alanda yapıldığı için her şeyden önce, koşu için doğru yer ve zamanı belirlemelisiniz. Koşu sırasında eklem sağlığı için uygun zeminler ilk tercihiniz olmalı. Hatta koşuya başlamadan önce çevreyi gezerek kendiniz için en ideal rotayı belirleyebilirsiniz. Ayrıca hava sıcaklığına dikkat etmeli, fazla yüksek veya düşük sıcaklıkta koşu yapmaktan kaçınmalısınız. Yağış durumuna da dikkat etmeli, ıslak zeminlerde spor yapmamalısınız. Trail koşusu için uygun bir donanımınız varsa, yer ve hava şartlarına daha kolay uyum sağlayabilirsiniz. Donanımınız iyi değilse, hava sıcaklığının 16-18 derecenin üzerinde olduğu zaman dilimlerini seçebilirsiniz. Bu derecenin altında trail koşusu yaparsanız, vücut direnciniz düşer ve enfeksiyonlara yakalanabilirsiniz. 

Isınma hareketleri yapmalısınız.

Hangi sporu yaparsanız yapın, spora başlamadan önce mutlaka ısınma hareketleri yapmalısınız. Nitekim ısınma hareketleri, kas ve eklemler üzerinde baskıyı azaltıyor ve vücudun spora karşı direnç göstermesini önlüyor. Trail koşusu için genellikle orman içindeki dar patikalar tercih edilir. Ayrıca dağlar ve yamaçlar, tepeler ve dar geçitler de trail koşularında değerlendirilmekte. Bu ortamlarda çeşitli ve engebeli yüzeyler bulunmakta. Vücudunuzu ısıtmadan trail koşusuna başlarsanız vücudunuz arazi koşullarına uyum sağlamakta zorlanır ve yaralanma riskleri artar. Trail koşusu için belirlediğiniz parkur ne kadar kısa veya düz olursa olsun, koşuya başlamadan önce mutlaka ısınma hareketleri yapmalısınız.

Hızınızı doğru ayarlamalısınız.

Açık alanda spor yaparken hızı etkileyen çok sayıda çevresel etkenden bahsedilebilir. Trail koşusu yaparken bu etkenlerin artacağını unutmamalı, hızınızı duruma göre arttırmalı veya azaltmalısınız. Hızınızı ortam koşullarına uygun şekilde ayarlarsanız hem yaralanma riskiniz azalır, hem de vücudunuz daha sağlıklı bir şekilde ortama uyum sağlar. Koşu sporuna aşinaysanız, hız ayarı konusunda zorluk çekmezsiniz. Koşuya yeni başlıyorsanız, diğer parkurlara oranla hızınızı yüzde 30 kadar düşük tutmanızda yarar var. Zorlu arazi koşullarında yüksek hızla koşarsanız yaralanma riskiniz artar. Bununla birlikte, kolay parkurlarda hızınızı fazla düşürürseniz hem vücut ısınız düşer, hem de daha fazla yorgunluk hissedersiniz.

Koşu ayakkabınız arazi koşullarına uygun olmalı.

Trail koşusu sırasında kullanacağınız ayakkabılar, arazi koşullarına uygun olmalı. Aksi durumda ayak kaslarınız ve bağ dokularınız arazide fazla zorlanır ve ayak bileği burkulması başta olmak üzere birçok yaralanma riskiyle karşılaşabilirsiniz. Ayakkabılarınız ayaklarınızın yanı sıra kalça ve omurganızı da rahatlatıcı etkiye sahip olmalı. Yanlış bir ayakkabı seçimi yaparsanız, trail koşusu sırasında herhangi bir kaza veya yaralanma yaşamasanız bile kas ve eklem ağrılarından kemik ödemine kadar çeşitli sağlık sorunlarıyla karşılaşabilirsiniz.

Su kaybına dikkat etmelisiniz.

Spor yaparken vücudumuzda su kaybı artmakta. Bu konuda yapılan hataların başında, su kaybının yalnızca bahar ve yaz döneminde arttığını zannetmek geliyor. Oysa hava ve mevsim şartları ne olursa olsun, spor yaparken vücudumuzda su kaybı oluşmakta. Trail koşusu yaparken soğuktan korunmak için kalın giyinirseniz, vücudunuzdaki su kaybı daha da artacaktır. Su kaybınızı dengelemek için yeterince su tüketmeye dikkat etmelisiniz.

Editörün Tavsiyesi: Erikli Pet Şişe Su

Spor yaparken vücudumuzda oluşan su ve enerji kaybını karşılamak adına çoğu zaman bilgisizlik veya yanlış bilgiler nedeniyle meyve suları veya enerji içecekleri önerilebiliyor. Oysa bu içecekler, kan şekerimizi hızlı yükseltir, pankreasımızdan fazla miktarda insülin salgılanmasına yol açar, metabolizmamızın hızını gereğinden fazla arttırır. Spor sırasında tüketilebilecek en doğru içecek sudur. Nitekim, suyun yerini tutabilecek hiçbir içecek olmadığı gibi, su içerek metabolizmamızın hızını doğru şekilde ayarlamasına katkı sağlayabiliriz. Su konusunda Erikli pet şişe su iyi bir seçim olabilir. Paket içi ürün adedi 12 olan bu ürünlerin hacmi 330 ml, pH değeri ise 7.81. Ürün sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir