İyi bir Türk kahvesi pişirmenin püf noktaları nelerdir?

Türk milletinin en sevdiği sıcak içeceklerden biridir Türk kahvesi. Yalnızca lezzeti ve uyandırdığı güzel etkiler bakımından değil, aynı zamanda sunum şeklinden yanındaki ikramlıklara, kahve sohbetlerinden fal bakma alışkanlıklarımıza kadar Türk kahvesinin hayatımızda çok özel bir yeri var. Peki, iyi bir Türk kahvesi pişirmenin püf noktaları nelerdir? Bu yazıda sizler için bu konuyu ele alacağız.

İyi bir Türk kahvesi almalı ve uygun koşullarda saklamalısınız.

İyi bir Türk kahvesi pişirmek için, öncelikle iyi bir kahve almanız ve bu kahveyi uygun koşullarda saklamanız gerekir. Aksi durumda, kahvenin tazeliği gider, kokusu değişir ve aroması ağırlaşır. Kahvenizi hava almayan kaplarda ve her türlü nem ile kokudan uzak tutacak şekilde saklamanız gerekir. Kahveyi saklamakta zorluk çekiyorsanız, az miktarda alıp kısa bir zaman dilimi içinde tüketmeniz de pratik bir çözüm olabilir…

Eskiden hazır çekilmiş kahve almak diye bir şey yoktu. Kahve çekirdekleri evlerde tavada karıştırılarak kavrulur, sonra el değirmenlerinde çekilir veya havanda dövülürdü. Tabii, bu çok zahmetli iş, misafirlere ikram edilen güzel bir kahvenin değerini daha da arttırmaktaydı. “Bir fincan acı kahvenin 40 yıl hatırı var!” sözü, kahvenin Türk damak tadındaki yerini çok güzel özetlemekte…

Türk kahvesi severler tarafından en sık tercih edilen kahve markalarından biri Kurukahveci Mehmet Efendi‘dir. Yumuşak aroması ve benzersiz lezzetiyle günün her saati tüketebileceğiniz bu ürünlerle kendinizi daha özel hissedebilir, arkadaşlarınızla çok hoş kahve sohbetleri yapabilirsiniz…

İyi bir cezve kullanmalısınız.

İyi bir Türk kahvesi pişirmek için, kullanacağınız cezveyi de özenle seçmeniz gerekir. Günümüzde Türk kahvesi makinelerinin kullanımı hızla yaygınlaşsa da iyi bir bakır cezvede pişirilen Türk kahvesinin lezzetine doyum olmadığını düşünen kahve severlerin sayısının fazla olduğunu söyleyebiliriz. Türk kahvesinin tarifi bazı yörelerde farklılık gösterse de geleneksel olarak bakır cezvenin sıkça tercih edildiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Tabii, cezvenizi kullandıktan sonra fazla bekletmemeniz ve hemen temizlemeniz gerekir. Ayrıca, bakır cezvelerinizi 2-3 yılda bir kalaylatmanız gerektiğini de hatırlatalım. Uygun şekilde kullanıldığı sürece bakır cezveler, uzun süreler kullanılabilir. Cezveniz ister bakırdan, isterseniz başka bir materyalden üretilmiş olsun, sapının sağlam ve ısınmaya karşı dayanıklı olmasına da dikkat etmelisiniz.

Kahve ve şeker miktarına dikkat etmelisiniz.

Kahve pişirirken fincan başına iki çay kaşığı veya bir tatlı kaşığı kahve kullanmalısınız. Tabii, kahveyi pişirmeden önce misafirlerinize nasıl bir kahve istediklerini de sormanız gerekir. Sade kahve, içinde hiç şeker barındırmayan kahvedir. Az şekerli kahvede yarım küp kesme şeker, orta şekerli kahvede bir küp kesme şeker, şekerli kahvede ise iki küp kesme şeker kullanılır.

Ne var ki, kahvenizin içerdiği kalori miktarını arttırmamak için fazla şeker kullanmaktan kaçınmalısınız. Son zamanlarda şeker kullanımına bağlı olarak gelişen hastalıkların sayısında önemli bir artış olduğu bilinmekte. Kahvenin aromasını daha güçlü bir şekilde hissetmek istiyorsanız, mümkünse hiç şeker kullanmamayı da deneyebilirsiniz.

Ateşin üzerine almadan önce iyice karıştırmalısınız.

Cezveye kahve ve şekeri koyduktan sonra ateşin üzerine almadan önce 30-40 saniye kadar iyice karıştırmanız gerekir. Bu sayede, ateşin üzerine koyduktan sonra kahveniz kabarana kadar karıştırmanıza gerek kalmaz. Eğer kahvenizi yeterince karıştırmadan ateşin üzerine koyarsanız, pişerken yapacağınız karıştırmalar nedeniyle kahvenizin köpüğünün kaçmasına yol açabilirsiniz.

Kahvenizi karıştırırken fazla aceleci olmamanız gerekir. Farklı kahve çeşitlerinin su ve şeker içinde çözülme süreleri birbirinden farklıdır. Lezzetli bir kahve için cezvenizi ateşin üzerine almadan önce kahvenizin iyice çözündüğünden emin olmalısınız.

Farklı bir aroma için süt, damla sakızı veya kakule kullanabilirsiniz.

Kahvenizin aromasını yumuşatmak için şeker yerine her fincan için bir çay kaşığı süt kullanabilirsiniz. Bu sayede şekere göre daha farklı bir aroma elde edebilirsiniz. Eğer daha komplike lezzetler peşindeyseniz, cezvenin içine damla sakızı veya kakule de ekleyebilirsiniz. Özellikle de kakule, kahvenize değişik bir lezzet katacak ve vücut direncinizi yükseltecektir.

Kahvenizi damla sakızı ile tatlandırmak ve alışılmışın dışında bir kahve keyfi yaşamak isterseniz, Kahve Dünyası markasının ürünlerini mutlaka denemelisiniz. Özel kavurma tekniklerinin kullanıldığı bu ürünlerde kahve çekirdekleri, uzun süre tazeliğini korumakta ve damla sakızı aroması sayesinde damaklarda çok hoş bir lezzet bırakmaktadır.

Musluk suyu mu, sakın ha!

Kahve pişirirken kullanacağınız suya dikkat etmeniz çok önemli. Eğer musluk suyu kullanırsanız, içindeki klor nedeniyle kahvenizin lezzeti düşük olacaktır. Kaldı ki, musluk suyunun içerdiği kirecin sağlık açısından ciddi zararları olduğu da bilinen bir gerçektir. Yalnızca kahve için değil, sağlıklı bir hayat için de temiz içme suyu tüketimine dikkat etmelisiniz.

İyi bir Türk kahvesi için iyi bir şişe suyu kullanmalısınız. Ayrıca, kahvenizin daha güzel köpürmesini sağlamak için soğuk su kullanabilirsiniz. Bunu bir kez denedikten sonra, oda sıcaklığındaki içme suyuyla pişirilen kahvelerin köpüğü sizi tatmin etmeyebilir…

Kahvenizi kısık ateşte pişirmelisiniz.

Kahvenizi pişireceğiniz ateş de son derece önemli. Aslında en güzeli, kahveyi çok ağır ateşte veya eskiden olduğu gibi, mümkünse közde ya da mangalda pişirmektir. Fakat bu her zaman mümkün olmayacağı için, kahve pişirirken ocağınızın en küçük gözünü ve en kısık ateşi kullanmalısınız.

Kahvenizi pişişirken başında beklemeyi de ihmal etmemelisiniz. Düşündüğünüzden kısa sürede kaynayıp cezveden taşacak kahveler, hem ocak yüzeyinde istenmeyen görüntülere yol açar, hem de zaman ve emek kaybına yol açar. Ve tabii, cezveyi ateşe almadan önce iyice karıştırmışsanız, cezvenizden etrafa yayılacak hoş kokuların keyfine doyamayıp ocak başından ayrılamayacağınızı da söyleyebiliriz…

Köpüklere dikkat etmelisiniz.

İyi bir Türk kahvesinin olmazsa olmazlarından biri de köpükleridir. Cezvenizi ocağın üzerine aldıktan sonra kabarıncaya kadar mümkünse hiç karıştırmamanız, çökme oluyorsa çok az karıştırmanız gerekir. Fazla karıştırırsanız, köpüğünün kaçmasına yol açabilirsiniz. Kahve biraz kabarınca, köpüğü fincanlara birer çay kaşığı kadar dağıtmalısınız. Bunu yapmadan önce kahveniz çok kabarırsa yine köpüğü sönebilir.

Daha sonra, cezvede kalan kahveyi tekrar kaynamaya bırakmalı ve kaynadıktan sonra fincanlara paylaştırmalısınız. Kahveyi fincanın ortasına ve hızlıca değil de kenarından ve yavaşça dökmeniz, köpükleri korumanıza yardımcı olacak. Bu arada, bol köpüklü kahve seviyorsanız, Fiero markasının ürünlerini mutlaka denemelisiniz. Özenle seçilen kahve çekirdeklerinden üretilen bu kahvelerin üzerinde biriken köpükler, kahve keyfinizi zirveye taşıyacak…

Kahvenin kavrulma sürelerine dikkat ediyor musunuz?

Kahve türleri arasındaki ayrımlardan biri de kahvenin kavrulma sürelerine göre yapılan ayrımdır. Bu süreye göre az, orta veya koyu kavrulmuş kahve çeşitleri mevcut. Kahve çekirdeklerinin kavrulma süreleri arttıkça, aromalarının yoğunluğu da artar. Az kavrulmuş kahve çekirdekleri ise hafif bir aromaya sahiptir ve tadında bir miktar ekşimsilik vardır. Az kavrulmuş kahveler, genel kahve severlerin pek tercih etmediği bir kahve çeşididir.

Orta kavrulmuş kahve çeşitleri ise kahve severlerin geneline hitap edecek türdendir. Bu kahve çeşidi içinde Kahve Dünyası markasının ürünlerini özellikle denemelisiniz. Üstelik, teneke kutu içinde satılan bu ürünler, ofislerde Türk kahvesini saklamak için oldukça elverişli. Bu ürünlerin esas özelliği ise Arabica kahve çekirdeklerinden çekilmiş olmaları.

Eğer daha farklı bir lezzet arıyorsanız, Mandabatmaz markasının Türk kahvesini deneyebilirsiniz. Bilinen kahve çekme türlerinden farklı bir yöntemle hazırlanan bu kahvelerin oldukça yoğun bir kıvamı var. Üretimine ilk olarak Beyoğlu’nda başlanan bu özel kahveye Ofix.com üzerinden vereceğiniz siparişlerle kolayca ulaşabilirsiniz.

İkramlıklarınızla Türk kahvesi keyfinizi arttırabilirsiniz.

Türk kahvesini iyi bir şekilde pişirmek, kahve keyfinizin yalnızca ilk adımıdır efendim. Kahvenizin sunum şekline ve yanında vereceğiniz ikramlıklara da dikkat etmelisiniz. Türk kahvesinin yanında en sık ikram edilen şey içme suyudur. Suyu kahvenin ardından içmek günümüzde yaygın bir içim alışkanlığı olsa da aslında kahvenin öncesinde bir yudum su içmek gerekir. Bu suyla ağız temizlenir ve içilen kahvenin aroması çok daha güzel algılanır. Suyun yanı sıra Türk kahvesiyle birlikte en yaygın ikramlıklar ise lokum ve çikolatadır. Kendi damak zevkinize ve misafirlerinizin tercihlerine göre farklı lokumları tercih edebilirsiniz.

Lokum çeşitleri arasında Türk halkının en beğendikleri genellikle kuş lokumu, fındıklı lokum, cevizli lokum ve çifte kavrulmuş lokum olmaktadır. Ayrıca güllü lokum, kaymaklı lokum, limonlu lokum ve naneli lokum da sıkça tercih edilebilmektedir. Çikolata içinse genellikle sütlü çikolataların tercih edildiği söylenebilir. Bunun yanı sıra bitter çikolata ve madlen de tercih edilebilmekte.

Dilediğiniz kahve çeşidini online alışveriş sitemiz Ofix.com üzerinden kolaylıkla sipariş verebileceğiniz hatırlatmasıyla bu yazımızı tamamlayalım…

Kahveleriniz bol köpüklü, keyfiniz hep zirvede olsun efendim…

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir